Bono istirdatı davasında ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat yokluğu nedeniyle reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1715 E. 2018/1350 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bono/senet istirdatı davasında ödemeden men şeklinde ihtiyati tedbir talep edildiğinde, davalı tarafın senetlerin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle verildiğini savunması ve davacının bu ticari ilişkinin varlığını kabul etmesi halinde, davalının kötüniyetli veya ağır kusurlu iktisap ettiğine ilişkin yaklaşık ispat ölçüsünde delil bulunmadığı kabul edilir ve tedbir talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Bonoların ödemeden men edilmesi yönünde ihtiyati tedbir talebi → ret
İddia: Davacı vekili, çek/bono iptali davasında verilen süre içinde istirdat davası açıldığı halde mahkemenin ödemeden men kararını kaldırıp senetlerin üçüncü kişilere iadesine karar verdiğini, bu durumun müvekkilini hukuki korumadan yoksun bıraktığını; ayrıca zayii dosyasına teminat yatırıldığından cebri icra tehdidiyle karşı karşıya kalınmasının HMK 389 kapsamında ciddi bir endişe oluşturduğunu, savcılıkça el koyma kararı bulunmasının ihtiyati tedbire engel olmadığını ileri sürerek tedbir talebinin kabulünü istemiştir.
Gerekçe: HMK 389/1 uyarınca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı ya da imkânsızlaşacağı yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi gerekir. HMK 390/3 gereği tedbir isteyen, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Somut olayda davalı taraf bonoların aralarındaki ticari ilişki nedeniyle verildiğini savunmuş, davacı taraf da bonoların verildiğini kabul etmemekle birlikte taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu kabul etmiştir. Bu karşılıklı kabul karşısında, davalıların bonoları kötüniyetli veya ağır kusurlu şekilde iktisap ettiklerine ilişkin, dosyanın geldiği aşama itibariyle davacının haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Senet/bono istirdatı davasında ödemeden men tedbiri talebinde, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığının davacı tarafça da kabul edilmesi halinde kötüniyetli iktisap iddiasının yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığına ilişkin değerlendirme, benzer ihtiyati tedbir taleplerinde bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ istirdat davası↗ ödemeden men kararı↗ kötüniyetli iktisap↗ bono/senet cirosu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1715
KARAR NO 2018/1350
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/02/2018 (Ara Karar Tarihi)
NUMARASI 2017/1279 Esas
DAVA
İstirdat
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/11/2018 (09/11/2018 yazım tarihli )
Mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen 01/02/2018 tarihli ara kararına karşı davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkilinin hamili olduğu keşidecisi . ....Ltd. Şti. olan 26/08/2016 keşide tarihli, 01/09/2017, 01/09/2018 ve 01/09/2019 vade tarihli 500.000-’er TL bedelli 3 adet senedin müvekkilinin yetkilisi olduğu dava dışı .. Ltd. Şti.’nde 18/06/2017 tarihinde gerçekleşen hırsızlık sonucu çalındığını,ceza soruşturmasının derdest olduğunu, senetlerin zayii nedeniyle iptali için açılan davada ödemeden men kararı verildiğini,01/09/2017 tarihli senedin davalı ... tarafından vadesinde bankaya ibraz edildiğini,iptal davası yargılaması sırasında diğer iki senedi de ellerinde bulunduranların mahkemeye ibraz ettiklerini , mahkeme tarafından istirdat davası açmak üzere süre verildiğini, senetlerin üzerine davalılar ile ilintili olduğunu ortaya koyacak bir kayıt veya cironun bulunmadığını,senetleri iktisaplarında ağır kusurlu ve kötüniyetli olduklarını, davalı ...’nun sunduğu ödeme dekontlarının taraflar arasında gerçekleşen ancak ödeme ile sona eren toplam hacmi 150.000-TL olan bir ilişkiye delil olduğunu, ancak senetlerin bu ilişki nedeniyle verilmediğini , davalı tarafça sunulan diğer delillerin ise müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket arasındaki ticari ilişkiyle ilgili olduğunu ileri sürerek dava konusu senetlerin istirdatına ve senetler hakkında ödemeden men kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, davacının yöneticisi olduğu ... .Ltd. Şti. tarafından keşide edilen dava konusu senetlerin, müvekkili ... ve yöneticisi olduğu şirketler ile davacı ve yöneticisi olduğu şirketler arasındaki şahsi ve ticari borçların ödenmesi için davacının özgür iradesi doğrultusunda müvekkillerine ciro edilerek verildiğini, ayrıca davacının dava konusu senetlerin çalındığı yönündeki ifadesini hırsızlık olayının gerçekleştiği tarihin üzerinden yaklaşık 1 ay geçtikten sonra verdiğini, bu durumun basiretli tacirin durumuna uymadığını savunarak davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece savcılıkça dava konusu bonolara ilişkin el koyma kararı verildiği,mevcut delil durumu itibariyle bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf dilekçesinde özetle;1- Çek iptali davasında verilen sürede istirdat davası açılmaması halinde çeklere ilişkin ödemeden men kararının kaldırılacağı belirtildiğinden verilen sürede dava açılmasına rağmen mahkemenin kendi ara kararına aykırı olarak ödemeden men kararını kaldırarak senetlerin üçüncü şahıslara iadesine karar verdiğini,müvekkilini hukuki korumadan yoksun bıraktığını, bunun üzerine iş bu davada ihtiyati tedbir talep edildiğini,
2- ödemeden men kararı kaldırılan senetler nedeniyle müvekkilinin dava konusu senetlerle hiçbir ilgisi bulunmayan davalı tarafın zararlarının karşılığını teşkil etmek üzere zayii dosyasına 250.000-TL teminat ödeyen davacının cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kalmasının HMK 389 m.hükmü karşısında mutlak bir endişe teşkil ettiğini,savcılıkça el koyma kararı verilmiş olmasının ihtiyati tedbir kararı verilmesine engel teşkil etmediğini belirterek ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın kaldırılarak tedbir talebinin kabulünü istemiştir.
GEREKÇE
Talep, zayii olduğu ve kötüniyetli iktisap ile ele geçirildiği ileri sürülen bonoların istirdatı istemiyle açılan davada, bonoların ödemeden men edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Dava konusu bonolar incelendiğinde, keşidecisi dava dışı . ....Ltd. Şti., lehdarı ....Ltd. Şti. olan, arkasında sırasıyla .. Ltd. Şti. ve davacı cirosu olan 26/08/2016 keşide tarihli, 01/09/2017, 01/09/2018 ve 01/09/2019 vade tarihli 500.000-’er TL bedelli bonolar olduğu görülmüştür. HMK 389/1.maddesinde" (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir...
''; 390/3. maddesinde "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır''; 391/1.maddesinde" Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" düzenlemelerine yer verilmiştir.
Somut olayda, davalı tarafın bonoların aralarındaki ticari ilişki nedeniyle verildiğini savunması ve davacı tarafın ticari ilişkiyi kabul etmesi(bonoların verildiğini kabul etmemekle birlikte) karşısında davalıların kötüniyetli veya ağır kusurlu olduklarına ilişkin dosyanın geldiği aşama itibariyle davacının haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, bu nedenle davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan giderlerin üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 01/11/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/276040 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi