6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Delil tespiti kararına karşı kanun yolu öngörülmediğinden istinaf usulden reddedilir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2184 E. 2018/1379 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Haksız rekabetdiğerKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Delil Tespiti - İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Delil tespitine ilişkin taleplerin reddine dair kararlara karşı HMK'nun 341, 400-406. maddelerinde açıkça bir kanun yolu öngörülmediğinden ve yorum yoluyla kanun yolu ihdas edilemeyeceğinden, bu kararlar kesindir ve istinaf başvurusu usulden reddedilir. Buna karşılık, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın Anayasa m.141/3 ve HMK m.297, 27, 391/2 uyarınca gerekçeli ve denetime elverişli olması zorunludur; gerekçesiz/denetime elverişsiz olarak verilmiş bir ara karar, gerekçesi yazılıp taraflara tebliğ edilmek üzere ilk derece mahkemesine geri çevrilir.

Ele alınan sorunlar

Delil tespiti talebinin reddine ilişkin karara karşı istinaf yolunun açık olup olmadığı → ret

Gerekçe: HMK 341. maddede istinaf kanun yoluna başvurulabilen kararlar açıkça sayılmış olup bunlar arasında delil tespitine ilişkin talepler hakkında verilen kararlar yer almamaktadır. HMK'nun 400 ile 406. maddelerinde de delil tespitine ilişkin kararlara karşı herhangi bir kanun yolu öngörülmemiştir; sadece karşı tarafa tebligat yapılmaksızın yapılan tespitlerde itiraz imkânı düzenlenmiş, itiraz üzerine verilecek karara karşı başvurulabilecek bir kanun yolu ise açıkça düzenlenmemiştir. Yorum yoluyla kanun yolu ihdas edilemeyeceğinden, delil tespiti talebinin reddine ilişkin kararın istinafa tabi olmayan, kesin olarak verilmiş bir karar olduğu kabul edilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın gerekçeli ve denetime elverişli olup olmadığı → tartışılmadı

Gerekçe: Anayasa'nın 141/3. maddesi bütün mahkeme kararlarının gerekçeli yazılmasını zorunlu kılmaktadır; HMK'nun 297/c ve 27/c maddeleri de kararlarda tarafların iddia ve savunmalarının özeti, çekişmeli hususlar, deliller, ret ve üstün tutma nedenleri ile hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesini şart koşmaktadır. İhtiyati tedbir talebinin reddine dair karar, HMK'nun 297. ve 391/2. maddeleri uyarınca usulüne uygun, denetime elverişli ve gerekçeli nitelikte olmadığından, öncelikle talep hakkında gerekçeli ara kararın yazılıp taraflara tebliği ve müteakip usul işlemlerinin tamamlanması, ancak bu şekilde gerekçeli kararın istinaf edilmesi halinde istinaf incelemesi için dosyanın Daireye gönderilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Delil tespiti talebinin reddine ilişkin kararlara karşı HMK'da açıkça bir kanun yolu öngörülmediği ve bu nedenle bu kararların kesin olduğu yönündeki tespit, benzer usuli itirazlarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil tespiti ihtiyati tedbir kanun yolu kesin karar gerekçeli karar denetime elverişlilik geri çevirme

Atıf yapılan mevzuat: Anayasa — Anayasa 141/3 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 297HMK 297/cHMK 27/cHMK 391/2HMK 341HMK 400HMK 406HMK 346/1HMK 352

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2184

KARAR NO 2018/1379

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/07/2018 - 18/07/2018 Tarihli Ara Karar

NUMARASI 2018/625 Esas

TALEP Delil Tespiti - İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/11/2018

İlk derece mahkemesince verilen 05/07/2018 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ve 18/07/2018 tarihli delil tespiti talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkilinin biyomedikal sektorünün bilinen firmalarından biri olduğunu, davalıların müvekkili şirketin eski ortakları olduğunu, ortaklıkları devam ederken müvekkiline rakip olan ve aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketi kurduklarını, haksız rekabet yaratıldığını, davalıların müvekkili şirketin ürünlerini hem sosyal medyada hem de müvekkili şirket müşterisi doktorlara kötülediklerini, davalıların müvekkiline ait müşteri porfföyü ve fiyat bilgilerini kullandıklarını, belirterek haksız rekabetin tespiti, durdurulmasına ve men'ine, şimdilik 1.000,- TL maddi, 10.000,- TL manevi tazminatın davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bilirkişi marifetiyle yapılacak olan bir tespit işlemi ile müvekkili ürünü GCELL hakkında kötüleyici görsel ve yorum bulunup bulunmadığının ve geçmişte yapılan paylaşımların kaldırılıp kaldırılmadığının tespitine, davalı tarafın müvekkil ürünü hakkında sosyal medya hesaplarında yanıltıcı ve kötüleyici içerik yayınlamasının ve doktorlarla kötüleyici ve yanıltıcı beyanların paylaşımının tedbiren engellenmesi, mevcut içeriklerin kaldırılmasına dair tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 05/07/2018 tarihli tensip 10 nolu ara kararı ile, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine, 18/07/2018 tarihli ara kararı ile delil tespiti talebinin şartları oluşmadığı gerekçesiyle karar verilmiştir.

Bu kararlara karşı davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Anayasa'nın 141/3. maddesi ''Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır'' hükmünü içermektedir. HMK'nun 297/c, 27/c maddelerinde ise mahkeme kararlarında her iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonucu ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.

Mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar, 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesi ve 391/2.maddesi uyarınca usulüne uygun, denetime elverişli ve gerekçeli karar niteliğinde olmadığından, öncelikle talep hakkında denetime elverişli ve gerekçeli ara kararı yazıldıktan sonra taraflara tebliği ve müteakip usul işlemlerinin tamamlanmasından sonra bu gerekçeli kararın istinaf edilmesi halinde istinaf incelemesi için dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekmektedir.

HMK 341.madde de istinaf kanun yoluna başvurulabilen kararlar açık bir şekilde belirtilmiş olup, bunların arasında delil tespitine ilişkin talepler hakkında verilen kararlar yer almamaktadır. HMK 400 ile 406. Maddelerinde de delil tespitine ilişkin kararlara karşı herhangi bir kanun yolu öngörülmemiştir. Sadece karşı tarafa tebligat yapılmaksızın yapılan delil tespitinde karşı tarafın delil tespiti kararına itiraz edebileceği düzenlenmiştir.İtiraz üzerine verilecek karara karşı başvurabilecek bir kanun yolu açıkca düzenlenmediği ,yorumla da kanun yolu ihdas edilemeyeceğinden; kararın istinafa tabi olmayan kesin olarak verilmiş bir karar olduğunun kabulü gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, delil tespitinde kanun yolu öngörülmediğinden usulden reddine, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın gerekçesi yazılıp taraf vekillerine tebliğ edilmek üzere geri çevrilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Delil tespitinde kanun yolu öngörülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 346/1 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,

İhtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın gerekçesi yazılıp gerekli usuli işlemler tamamlanmak üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 352. maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi 09/11/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/276000 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.