6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15437 E. 2016/8519 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas erteleme i̇i̇k 266 kayyım tazminat davası usulden reddi iflas

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 266HMK 285 · TMK — TMK 467 · İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; iflas erteleme davasında kayyum olarak atanan davalıların sorumluluğuna ilişkin HMK’da ve İİK’da ayrıca bir düzenleme mevcut olmadığı ve davalılar hakkında HMK’nın bilirkişi ve bilirkişilerin seçilmesine ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu nedenle zarar görmüş olanların HMK’nın 285. maddesi gereğince zararın tazmini için ancak doğrudan devlete karşı tazminat davası açılabileceği, doğrudan bilirkişilere açılan davada dava şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, dava dışı şirketler tarafından açılan iflas ertelemesi davasında kayyum olarak atanan davalıların sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bu tür davaların sadece doğrudan devlet aleyhine açılabileceği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, iflas erteleme davası sırasında mahkemece atanan kayyumların HMK’nın 266. maddesinde düzenlenen bilirkişi niteliğinde olmadığı, bu kişilerin

sorumluluğuyla ilgili İİK’da hüküm bulunmaması karşısında; kayyımların sorumluluğu, TMK 467/II'nın 1. fıkrasına yaptığı atfa bağlı olarak vasinin sorumluluğuna ilişkin hükümler kapsamında değerlendirileceği göz önüne alınarak, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde 6100 sayılı HMK’daki bilirkişilere uygulanan hükümler gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9737 E. 2015/12044 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yönetim Kayyımı Atanması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/686 E. 2019/1950 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/15437 E.  ,  2016/8519 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/07/2015 tarih ve 2015/453-2015/513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ... A.Ş. ve ... Üretim A.Ş. arasında yapılan sözleşme ile müvekkiline olan borçlarının ödenmesi için ... projesi kapsamındaki gelirlerinin temlik sözleşmesi ile müvekkiline devredildiğini, daha sonra adı geçen şirketlerin iflas ertelemesi istediğini, davalıların ise iflas erteleme davasında adı geçen şirketlere kayyum olarak atandıklarını, davalıların iflas ertelemesi isteyen şirketlerin ... gelirlerinin müvekkili bankaya temlik edildiğini bilmelerine rağmen bu gelirlerin borçlu şirketlerce kullanılmasına göz yumduklarını, iflas ertelemesi isteyen şirketlerin tüm yönetim kurulu kararlarını denetleyen ve onaylayan davalıların ... gelirlerinden elde edilen tutarların müvekkili ...aplarına gönderilmesi gerekirken şirketlerin ...aplarına aktarılarak kullanılmasına açıkça muvafakat etmeleri ve onay vermeleri nedeniyle müvekkili alacaklı bankanın zararına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek HMK’nın 107.

maddesi gereğince şimdilik 20.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; iflas erteleme davasında kayyum olarak atanan davalıların sorumluluğuna ilişkin HMK’da ve İİK’da ayrıca bir düzenleme mevcut olmadığı ve davalılar hakkında HMK’nın bilirkişi ve bilirkişilerin seçilmesine ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu nedenle zarar görmüş olanların HMK’nın 285. maddesi gereğince zararın tazmini için ancak doğrudan devlete karşı tazminat davası açılabileceği, doğrudan bilirkişilere açılan davada dava şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, dava dışı şirketler tarafından açılan iflas ertelemesi davasında kayyum olarak atanan davalıların sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bu tür davaların sadece doğrudan devlet aleyhine açılabileceği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, iflas erteleme davası sırasında mahkemece atanan kayyumların HMK’nın 266. maddesinde düzenlenen bilirkişi niteliğinde olmadığı, bu kişilerin

sorumluluğuyla ilgili İİK’da hüküm bulunmaması karşısında; kayyımların sorumluluğu, TMK 467/II'nın 1. fıkrasına yaptığı atfa bağlı olarak vasinin sorumluluğuna ilişkin hükümler kapsamında değerlendirileceği göz önüne alınarak, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde 6100 sayılı HMK’daki bilirkişilere uygulanan hükümler gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/275546700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.