6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Organsız kalan şirkete kayyım atanması davası şirkete karşı açılmalı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1617 E. 2018/1695 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

TTK'da limited şirketlere yönetim kayyımı atanmasına ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından, bu talep TTK 1. maddesi yollamasıyla TMK'nda yer alan kayyım hükümlerine (TMK 403, 426, 427) göre değerlendirilir. TMK 427/4 uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması halinde yönetim kayyımı atanabilir; ancak bu davanın kendisine kayyım atanması talep edilen şirkete karşı (hasım olarak göstermek suretiyle) açılması gerekir. Dava hasımsız açılmışsa, taraf ehliyeti/dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Yönetim kayyımı talebinin hukuki dayanağının belirlenmesi → tartışılmadı

İddia: Davacı, TTK 617/3 ve 635. maddeleri uyarınca yetkili organı olmayan şirkete idaresi için kayyım atanmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Davacı tarafça ileri sürülen hususlarla dayanılan TTK hükümlerinin ilgisi bulunmamaktadır. TTK'nda yönetim kayyımı atanmasına ilişkin düzenleme mevcut olmadığından, talebin TTK 1. maddesi yollamasıyla TMK'nda yer alan kayyıma ilişkin hükümlere göre değerlendirilmesi gerekmektedir. TMK 403/2 maddesinde kayyımın belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 426. maddesinde vesayet makamının maddede yazılı veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atayacağı, 427. maddesinde ise hangi hallerde yönetim kayyımı atanacağına ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yönetim kayyımı davasının hasımsız açılmasının sonucu → ret

İddia: Davacı, şirketin organsız kaldığını ve iş yapamaz hale geldiğini ileri sürerek şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep etmiş, dava dışı şirkete husumet yöneltmemiştir.

Gerekçe: TMK 427/4 maddesinde bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması halinde yönetim kayyımı atanabileceği öngörülmüştür. Bu düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. TMK 427/4 maddesine dayalı bu davanın kendisine kayyım atanması talep edilen şirkete karşı yöneltilmesi gerekir, ancak dava hasımsız olarak açılmıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince davanın usulden reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirkete yönetim kayyımı atanması talebiyle açılan davanın hukuki dayanağının TTK'da değil TMK 427/4'te bulunduğu ve bu davanın mutlaka kendisine kayyım atanması talep edilen şirkete karşı yöneltilmesi gerektiği, hasımsız açılan davanın usulden reddedileceği yönünde emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Yönetim kayyımı atanması davasında taraf ehliyeti; davanın, kendisine kayyım atanması talep edilen şirkete karşı husumet yöneltilerek açılması gerekir; hasımsız açılan dava taraf ehliyeti dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyımı taraf ehliyeti dava şartı hasımsız dava TMK 427/4 TTK'nın uygulanma alanı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1TTK 617/3TTK 635 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 403/2TMK 426TMK 427TMK 427/4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1617

KARAR NO 2018/1695

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/06/2018

NUMARASI 2017/1333 Esas 2018/572 Karar

DAVA

Yönetim Kayyımı Atanması

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/12/2018

İlk derece mahkemesince davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, 01/11/2002 tarihinde kurulan dava dışı ...Tic. Ltd. Şti.’nin %1 hissedarının müvekkili, %99 hissedarının ise dava dışı Portekiz uyruklu ... şirketi olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda şirket müdürlüğüne seçildiğini, ancak 2011 yılı sonu itibariyle büyük hissedar ile şirketin ve müvekkilinin ilişkisinin koptuğunu, büyük hissedar şirketin tasfiyeye girdiğinin öğrenildiğini, bu şirketin adresine yapılan yazışmalara cevap verilmediğini, ayrıca 02/11/2012 tarihi itibariyle müvekkiline verilen 1 yıllık temsilcilik sıfatının düştüğünü ve şirketin hiçbir işlem yapamaz hale geldiğini, alacakların tahsil edilemediğini ve borçların ödenemediğini, şirkette karar alacak organ bulunmadığını ileri sürerek TTK 617/3 ve 635.maddeleri uyarınca yetkili organı olmayan şirkete idaresi için kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, TTK’nda limited şirketlere kayyım atanmasını gerekli kılan sebeplere ve usulüne dair özel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle TTK’nın 1. maddesi yollaması ile TMK’nun bu konudaki ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği, TMK’nın 427. maddesinde yönetim kayyımlığının düzenlendiği, TMK’nın m.427/4’de belirtilen “gerekli organlardan yoksun kalma” halinin, limited şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını vurguladığı, ancak kayyım atanması davasında husumetin mutlaka şirkete karşı da yönetilmesi gerektiği, Yargıtay kökleşmiş içtihatları ve yerleşmiş görüşünün de bu yönde olduğu, ancak işbu davanın şirkete yöneltilmediği, taraf ehliyeti dava şartlarından olup resen gözetilmesi gerektiği, işbu davada davalı tarafta taraf ehliyeti bulunan kimse olmadığı, ayrıca HMK.nun 124.

maddesinin bu davada uygulanma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nin 114/1-d ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kararın doğru olmadığını, zira ortada dava dilekçesini tebellüğ edecek ve işlemde bulunacak şirket yetkilisinin bulunmadığını, müvekkiline verilen 1 yıllık temsilcilik sıfatının düştüğünü, büyük hissedar ile iletişimin koptuğunu, şirketin organsız kaldığını, iş yapamaz hale geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve şirketin haklarının korunması için yargılama neticesine kadar belirtilen konularda faaliyet göstermesi için şirkete tedbir niteliğinde kayyım atanmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, organsız kaldığı ileri sürülen dava dışı limited şirkete TTK 617/3 ve 635.maddeleri uyarınca yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir.

Davacı kendisinin dava dışı şirketin %1 hissedarı ve müdürü olduğunu, büyük hissedar ile iletişimlerinin koptuğunu, kendisinin müdürlük görevinin sona ermesi nedeniyle şirketin organsız kaldığını ve iş yapamaz hale geldiğini ileri sürerek şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir. Dolayısıyla davacı tarafça ileri sürülen hususlarla dayanmış olduğu TTK hükümlerinin ilgisi bulunmamaktadır.TTK'nda yönetim kayyımı atanmasına ilişkin düzenleme mevcut olmadığından, talebin TTK 1.maddesi yollamasıyla TMK’nda yer alan kayyıma ilişkin hükümlere göre değerlendirilmesi gerekecektir. TMK’nun 403/2. maddesinde kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, maddede yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atayacağı, 427.

maddesinde ise hangi hallerde yönetim kayyımı atananacağına ilişkin ilişkin düzenlemeler mevcuttur.TMK 427/4 maddesinde bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, yönetim kayyımı atanabileceği öngörülmüştür.Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Ne var ki, TMK 427/4 maddesine dayalı bu davanın kendisine kayyım atanması talep edilen şirkete karşı yöneltilmesi gerekir, ancak hasımsız olarak açılmıştır(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 24/01/2008 tarihli 2006/13487 E., 2008/538 K. sayılı emsal kararı).

Bu durumda ilk derece mahkemesince davanın usulden reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/275291 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/304 E. 2019/7377 K. · Onandı

Kayyım atanması davasında husumet şirkete de yöneltilmelidir

Gerekçe özeti

Limited şirkete kayyım atanmasına ilişkin TTK'da özel düzenleme bulunmadığından TTK 1 yollamasıyla TMK'nın yönetim kayyımlığına dair hükümleri (TMK 427; 427/4'teki 'gerekli organlardan yoksun kalma' hâli) uygulanır. Ancak kayyım atanması davasında husumet şirkete de yöneltilmek zorundadır; dava şirkete yöneltilmemiş ve davalı tarafta taraf ehliyeti bulunan kimse yoksa, taraf ehliyeti dava şartı olarak re'sen gözetilir, HMK 124 uygulanamaz ve dava HMK 114/1-d ile 115/2 uyarınca usulden reddedilir.

Emsal değeri

Limited şirkete kayyım atanmasında uygulanacak hukuk (TTK 1 yollamasıyla TMK 427) ve husumetin şirkete de yöneltilmesi zorunluluğu bakımından bağlayıcı emsal değeri taşır.

Kavramlar: yönetim kayyımı limited şirket zorunlu organlardan yoksunluk taraf ehliyeti dava şartı husumet taraf değişikliği

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2019/304 E.  ,  2019/7377 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

...olarak görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/06/2018 tarih ve 2017/1333 E. - 2018/572 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 25/12/2018 tarih ve 2018/1617 E. - 2018/1695 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 01/11/2002 tarihinde kurulan dava dışı Nereids Yatçılık Deniz. ve Tic. Ltd. Şti.’nin %1 hissedarının müvekkili, %99 hissedarının ise dava dışı Portekiz uyruklu Siveerdalee Consultores E Servicos LDA şirketi olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda şirket müdürlüğüne seçildiğini, ancak 2011 yılı sonu itibariyle büyük hissedar ile şirketin ve müvekkilinin ilişkisinin koptuğunu, büyük hissedar şirketin tasfiyeye girdiğinin öğrenildiğini, bu şirketin adresine yapılan yazışmalara cevap verilmediğini, ayrıca 02/11/2012 tarihi itibariyle müvekkiline verilen 1 yıllık temsilcilik sıfatının düştüğünü ve şirketin hiçbir işlem yapamaz hale geldiğini, alacakların tahsil edilemediğini ve borçların ödenemediğini, şirkette karar alacak organ bulunmadığını ileri sürerek TTK 617/3 ve 635.maddeleri uyarınca yetkili organı olmayan şirkete idaresi için kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; TTK’da limited şirketlere kayyım atanmasını gerekli kılan sebeplere ve usulune dair özel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle TTK’nın 1. maddesi yollaması ile TMK’nın bu konudaki ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği, TMK’nın 427. maddesinde yönetim kayyımlığının düzenlendiği, TMK’nın m.427/4’de belirtilen “gerekli organlardan yoksun kalma” halinin, limited şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını vurguladığı, ancak kayyım atanması davasında husumetin mutlaka şirkete karşı da yönetilmesi gerektiği, Yargıtay kökleşmiş içtihatları ve yerleşmiş görünüşünün de bu yönde olduğu, ancak bu davanın şirkete yöneltilmediği, taraf ehliyeti dava şartlarından olup re'sen gözetilmesi gerektiği, davalı tarafta taraf ehliyeti bulunan kimse olmadığı, ayrıca HMK'nın 124.

maddesinin bu davada uygulanma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.