6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim organı seçildikten sonra kayyım talebinde hukuki yararın ortadan kalkması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/575 E. 2019/1094 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Şirketin yönetim organı bulunmadığı gerekçesiyle açılan kayyım atanması davasında, yargılama sırasında genel kurula izin davası sonucunda yönetim kurulu seçilmiş ise, kayyım atanması talebine ilişkin uyuşmazlık ortadan kalkmış olur ve talebin reddi gerekir; dava tarihinden sonra gerçekleşen olaylar bu davada incelenemez ve şirkete kayyım atanması talebinde husumetin şirkete yöneltilmesi yeterli ve gereklidir.

Ele alınan sorunlar

Yargılama sırasında şirketin yönetim organının oluşması nedeniyle kayyım talebinin konusuz kalması → ret

İddia: Davacılar vekili, taleplerinin tamamı hakkında karar verilmediğini, talebin sadece genel kurulun toplanması değil, eksik organların tamamlanması, defterlerin incelenmesi, kira alacaklarının tespiti ve tahsili gibi hususları da kapsadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava, şirketin temsile yetkili organı bulunmadığından kayyım atanmasına ilişkindir. Yargılamadan önce, davalı tarafından açılan genel kurula izin davası neticelenmiş; bu izin kararı üzerine şirketin genel kurulu toplanarak yönetim kurulunu seçmiştir. Organsız kalan şirketin yapılan genel kurul sonucunda yönetim organı seçilmiş olması nedeniyle, kayyım atanması talebine ilişkin uyuşmazlık ortadan kalkmıştır. Davacıların ileri sürdüğü kira alacaklarının tahsili ve tespiti talebi de esasen dava dilekçesinde saklı tutulan bir husus olup, davanın sonuç talebinin organsız kalan şirketin yönetimine kayyım tayini olduğu anlaşılmaktadır. Önce şirketi temsile yetkili organ seçildikten sonra diğer talepler yöneltilebileceğinden, kayyım atanması talebinin reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Dava tarihinden sonra gönderilen ihtarnamenin dikkate alınmaması → ret

İddia: Davacılar vekili, dava tarihinden sonra yeni seçilen yönetim kuruluna gönderilen 28/11/2017 tarihli ihtarnamenin mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava tarihinden sonra gerçekleşen bir vakıanın bu davada incelenmesi mümkün görülmemiştir. Şirketi temsile yetkili organ seçildikten sonra diğer taleplerin yöneltilebileceği dikkate alındığında, dava tarihinden sonra seçilen yönetim kuruluna gönderilen ihtarnamenin mahkemece dikkate alınmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kayyım atanması davasında husumetin şirkete yöneltilmesinin yeterliliği → ret

İddia: Davacılar vekili, kayyım atanması davasında husumetin diğer ortakların yanında mutlaka şirkete de yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Şirketin yönetim kurulu üyelerinin seçilebilmesi için mahkemeye başvurulduğu anlaşılmakta olup, esasen şirkete kayyım atanması taleplerinde husumetin şirkete yöneltilmesi yeterli ve gereklidir. Kendilerine husumet düşmeyecek gerçek kişi davalılar ile davalı şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirketin organsız kalması nedeniyle açılan kayyım atanması davasında, yargılama sırasında yönetim organının genel kurul yoluyla oluşturulmasının, kayyım talebine ilişkin uyuşmazlığı ortadan kaldırdığına ve bu tür davalarda husumetin şirkete yöneltilmesinin yeterli olduğuna ilişkin gerekçe emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Şirkete kayyım atanması taleplerinde husumetin şirkete yöneltilmesi gerekliliği

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayyım atanması temsile yetkili organ genel kurula izin davası husumet hukuki yarar

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 410/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/575

KARAR NO 2019/1094

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/11/2017

NUMARASI 2016/1457 Esas 2017/1099 Karar

DAVA

Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/09/2019

Davanın reddine ilişkin hükmün bir kısım davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; davacıların pay sahibi olduğu .... A.Ş.'nin, 59,20 pay sahibi olan YK başkanı ...'nin 05/06/2016 tarihinde vefat ettiğini; bu şahsın ölümünden sonra ise şirket organlarının tamamen iş göremez hale geldiğini; davalı şirketin genel kurulunun toplanamadığını ve şirket defter ve kayıtlarının da ortaklarca incelenemediğini; şirketin devamı için işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını; açıklanan nedenlerle, şirketin organsız kalması nedeniyle, şirket genel kurulunun toplanması ile eksik organların tamamlanması, ortakların şirket belge ve defterlerinin incelemelerinin sağlanması, kira alacaklarının tespiti ile tahsilinin sağlanması ve ortaklara dağıtılması için ...A.Ş'ne kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalılar ... mirasçıları vekili; davalı ... tarafından, ...'ne kayyım atanması talepli ...Anadolu 3. ATM'nde 12/11/2016 tarihinde 2016/1246 esas sayılı olarak açılan davanın karar aşamasında bulunduğunu;açılmış bu davanın derdest dava olduğunu; ayrıca ...'nin şirketteki pay oranının %67,3 olduğunu; davalı gerçek kişilerin bu davada taraf sıfatlarının da bulunmadığını; ayrıca şirket açışından da bu davaya katılıp, cevap dilekçesi vererek ilk itirazlarını ve def'ilerini sunacak temsil edecek YKnun da bulunmadığını; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1246 Esas sayılı dosyasından şirket YK seçimi ve bununla ilgili davacı şirketin genel kurulunun yapılabilmesi için TTK.nun. 410/2. maddesi uyarınca davacı ...'ye izin verilmesine karar verildiği; bu karar kapsamında; davalı ...AŞ'nin, 03/07/2017 tarihinde, olağanüstü genel kurul toplantısı yaptığı ve şirketin YK üyeliklerine ... ve ...'nin seçildiği ve ticaret siciline tescil edilerek ilan edildiği; bu nedenlerle;davalı şirketin yönetim organının oluştuğu/bu konudaki uyuşmazlığın ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili; taleplerinin tamamı hakkında karar verilmediğini, talebin şirketin organsız kalması ve işgöremez hale gelmesi nedeniyle, Genel Kurulun toplanması ile eksik organların tamamlanması, ortakların şirket belge ve defterlerini incelemelerinin sağlanması, kira alacaklarının tespiti ile tahsilinin sağlanması olduğunu, şirket defterlerinin müvekkillerine incelettirilmediğini, 28/11/2017 tarihli ihtarnamenin mahkemece dikkate alınmadığını, kayyım atanması davasında husumetin diğer ortakların yanında mutlaka şirkete de yöneltilmesi gerektiğini,önceki davadan haberdar olunmadığı için, işbu davanın reddinden kaynaklı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava şirketin temsile yetkili organı bulunmadığından kayyım atanmasına ilişkindir.Yargılamadan evvel şirketin genel kurulu toplantıya çağrılmak üzere davalı ... tarafından açılan genel kurula izin davası neticelenmiş bu izin kararı üzerine şirketin genel kurulu toplanarak şirketin yönetim kurulunu seçtiği anlaşılmaktadır.Buna göre organsız kalan şirketin yapılan genel kurul neticesinde yönetim organı seçilmiş olup ,davanın kayyım atanması talebine ilişkin uyuşmazlık ortadan kalktığından kayyım atanmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Davacılar ... ve ... vekili şirkete yöneltilebilecek talepleri bulunduğunu davalı şirketin yönetim organı olmadığından bu taleplerinin gerçekleştirilebilmesi için şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.Talepleri arasında kira alacaklarının tahsili ve tesbiti de bulunduğunu ileri sürmekte ise de dava dilekçesinde şirketten birikmiş kira alacakları olduğunu ileri sürerek ,müvekkillerin kira ve her türlü alacak haklarının saklı tutulduğu beyan edilmiştir.Sonuç talebin organsız kalan şirketin yönetimine kayyım tayini olduğu anlaşılmaktadır.

Önce şirketi temsile yetkili organ seçildikten sonra diğer taleplerin yöneltilebileceği dikkate alındığında davacının dava tarihinden sonra seçilen yönetim kuruluna gönderdiği ihtarnamenin mahkemece dikkate alınmadığı yolunda ki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dava tarihinden sonra gerçekleşen bir vakıanın bu dava da incelenmesi mümkün görülmemiştir.Şirketin YK seçilebilmesi için mahkemeye başvurduğu anlaşılan ve esasen şirkete kayyım atanması taleplerinde husumetin şirkete yöneltilmesi yeterli ve gerekli olup ,kendilerine husumet düşmeyecek gerçek kişi davalılar ile davalı şirket hakkında ki davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp,davacılar vekilinin hükme yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/b-1 gereği esastan REDDİNE ,İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılan 35,90- TL peşin harcın karar harcına mahsubuna ,bakiye 8,50-TL harcın davacılardan tahsiliyle hazineye gelir kaydına .İstinaf yoluna başvuran davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/09/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/275176 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5185 E. 2020/3049 K. · Onandı

Yönetim organı sonradan oluşan şirkette kayyım atanması talebi

Gerekçe özeti

Şirkete organsızlık nedeniyle kayyım atanması talep edilmiş olsa da, yargılama sırasında olağanüstü genel kurul yapılıp yönetim kurulu üyeleri seçilerek yönetim organı oluşmuş ve karar tescil edilmişse, kayyım talebinin dayanağı olan organsızlık uyuşmazlığı ortadan kalkacağından dava reddedilir.

Emsal değeri

Organsızlığa dayalı kayyım talebinde, yargılama sırasında yönetim organının oluşmasıyla uyuşmazlığın ortadan kalkarak davanın reddedilmesi bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: şirkete kayyım atanması organsızlık yönetim organının oluşması olağanüstü genel kurul TTK 410/2 izni

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2019/5185 E.  ,  2020/3049 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/11/2017 tarih ve 2016/1457 E- 2017/1099 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/09/2019 tarih ve 2018/575 E- 2019/1094 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davacıların pay sahibi olduğu Alpiba Metal San. ve Tic. A.Ş.'nin, 59,20 oranında pay sahibi olan yönetim kurulu başkanı ...'nin 05/06/2016 tarihinde vefat ettiğini, bu şahsın ölümünden sonra ise şirket organlarının tamamen iş göremez hale geldiğini, davalı şirketin genel kurulunun toplanamadığını, şirket defter ve kayıtlarının ortaklarca incelenemediğini, şirketin organsız kaldığını ileri sürerek, şirket genel kurulunun toplanması ile eksik organların tamamlanması, ortakların şirket belge ve defterlerinin incelemelerinin sağlanması, kira alacaklarının tespiti ile tahsilinin sağlanması ve ortaklara dağıtılması için Alpiba Metal San. ve Tic. A.Ş.'ye kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1246 Esas sayılı dosyasında şirket yönetim kurulu seçimi ve bununla ilgili davacı şirketin genel kurulunun yapılabilmesi için TTK'nın 410/2. maddesi uyarınca davacı ...'ye izin verilmesine karar verildiği, bu karar kapsamında davalı şirketin 03/07/2017 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yaptığı ve şirketin yönetim kurulu üyeliklerine ... ve ...'nin seçildiği, kararın ticaret siciline tescil edilerek ilan edildiği, davalı şirketin yönetim organının oluştuğu, bu konudaki uyuşmazlığın ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce, davacıların nihai taleplerinin şirkete kayyım atanması olduğu, diğer hakların saklı tutulduğu, mahkeme kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ...'den alınmasına, 22/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.