Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9378 E. 2016/9743 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin devri↗ tahsil cirosu↗ ciro ve teslim↗ temlik cirosu↗ vekalet ilişkisi↗ fon bankası↗ şekil şartı↗ temlik sözleşmesi↗ el koyma↗ bozma sonrası karar↗ ciranta↗ kambiyo senedi↗ ciro↗ genel kredi sözleşmesi↗ hamil↗ temlik↗ geçersizlik↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olan çeklerin ... ile ... ... Yönetim Şirketi A.Ş. arasında yapılan yazılı bir temlik sözleşmesi ile devredilmesinin hukuken mümkün olmadığı, (nama yazılı kambiyo senedi istisna olmak üzere), bu nedenle ... ile ... ... Yönetim şirketi A.Ş. arasında yapılan 04/04/2006 tarihli temlik sözleşmesi ile devri TTK'daki şekil şartlarına tabi olan dava konusu çeklerin de devredilmiş olmaları iddiasının hukuka uygun düşmeyeceğinden davacının, davalı bankaya devrettiği çeklerin halen davalı bankanın sorumluluğunda olduğunun kabulü gerekeceği, temlik cirosunun, senetten doğan hakların devralana geçmesi amacıyla yapıldığı, tahsil cirosunun temelinde ise, vekalet ilişkisi yattığı, tahsil cirosunun açık tahsil cirosu şeklinde olabileceği gibi, örtülü tahsil cirosu şeklinde de olabileceği, açık tahsil cirosunda, senedin tahsil amacıyla ciro ve teslim edildiği belli olduğundan, hamilin senedi ciranta adına ve hesabına tahsil ettiği, örtülü tahsil cirosunda ise, hamilin senedi kendi adına ve ciranta hesabına tahsil ettiği, her ne kadar bazı çeklerin temlik cirosu ile davalı bankaya devredildiğinden söz edilse de, dava konusu çeklerin örtülü tahsil cirosu ile davalı banka adına fakat davacı hesabına ciro ve teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, vekalet ilişkisi niteliğinde olduğu genel kabul gören tahsil cirosu ile çeki devralan bankanın süresinde tahsil için ibraz yükümlülüğünün, çekler karşılıksız çıkarsa süresinde takibe koyma yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekeceği, vekilin, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında olduğu, genel kredi sözleşmesine bunun aksine konulan hükümlerin geçersiz olacağını, davalı bankanın davacıya karşı, davaya konu olan çeklerin süresinde ibraz edilmeyerek kambiyo senedini yitirmiş olanlarından, karşılıksız çıkmış çeklerin takibe konulmakla birlikte takiplerine devam edilmeyenlerinden, bunların takiplerine devamı için davacıyla iletişime geçerek bilgi vermemesinden ve çekleri iade etmeyerek davacının kendisinin takibe devam etmesini sağlamamasından dolayı sorumlu olduğu, davalı bankanın takibe konulmasına rağmen tahsil edilemeyen çeklerin 5.130.00 TL, takibe koymadığı ve iade etmeyerek zamanaşımına uğrattığı çeklerin 4.319,00 TL olup, toplam 9.449,00 TL zararın oluştuğu, ... ... A.Ş.'ne husumet yöneltilemeyeceği, ... A.Ş.'nin BDDK'nın 09/07/2001 tarih ve 382 sayılı kararı ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14/3-4 madde ve fıkaralarına istinaden ...'ne devredilmesine karar verildiği, ... Yönetim Kurulu'nun 20/03/2002 tarih ve 177 sayılı kararı ile BDDK'nın 20/03/02 tarih ve 653 sayılı kararı uyarınca Tasfiye Halindeki .... A.Ş.'nin tasfiyesinin kaldırılarak tüm aktif ve pasifleriyle, hisselerinin tamamı ...'ne ait olan Bayındırbank A.Ş. bünyesinde birleştirilmesine karar verildiği, ... tarafından 07/12/2005 tarihinde .... A.Ş.'nin ünvanının Birleşik Fon Bankası olarak değiştirildiği, bu haliyle artık ...'nin davalı .... A.Ş.'nin külli halefi olmayıp, ... A.Ş.'nin külli halefinin Birleşik Fon Bankası olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 9.449,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı banka külli halefi Birleşik Fon Bankası'ndan tahsiline, ... ... A.Ş. ve ...'nin nin davada taraf sıfatı bulunmadığından haklarında ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sırasında bilirkişilerden kök ve ek rapor alınmış ve alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise, de, davalı vekilinin ek rapora yönelik somut ve ciddi itirazları ile 28/12/2001 tarihli temlik ve işbu temlik uyarınca yapılan işlemlere ilişkin beyan ve savunmaları değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, 5411 sayılı Bankalar Kanunu'nun 140. maddesi gereğince davalı ...Ş. harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine mahkeme karar ve ilam harcına hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2960 E. 2012/4199 K.
Ortak:tahsil cirosu · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaYönetim şirketi A.Ş. arasında yapılan 04/04/2006 tarihli «temlik sözleşmesi» ile devri TTK'daki «şekil şartlarına» tabi olan dava konusu çeklerin de devredilmiş olmaları iddiasının hukuka uygun düşmeyeceğinden davacının, davalı bankaya devrettiği çeklerin halen davalı bankanın sorumluluğunda olduğunun kabulü gerekeceği, temlik cirosunun, senetten doğan hakların devralana geçmesi amacıyla yapıldığı, tahsil cirosunun temelinde ise, «vekalet ilişkisi» yattığı, tahsil cirosunun açık «tahsil cirosu» şeklinde olabileceği gibi, örtülü tahsil cirosu şeklinde de olabileceği, açık tahsil cirosunda, senedin tahsil amacıyla «ciro» ve «teslim» edildiği belli olduğundan, «hamilin» senedi «ciranta» adına ve hesabına tahsil ettiği, örtülü tahsil cirosunda ise, hamilin senedi kendi adına ve ciranta hesabına tahsil ettiği, her ne kadar bazı çeklerin «temlik cirosu» ile davalı bankaya devredildiğinden söz edilse de, dava konusu çeklerin örtülü tahsil cirosu ile davalı banka adına fakat davacı hesabına ciro ve teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, vekalet ilişkisi niteliğinde olduğu genel kabul gören tahsil cirosu ile çeki devralan bankanın süresinde tahsil için «ibraz» yükümlülüğünün, çekler karşılıksız çıkarsa süresinde takibe «koyma» yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekeceği, vekilin, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında olduğu, «genel kredi sözleşmesine» bunun aksine konulan hükümlerin «geçersiz» olacağını, davalı bankanın davacıya karşı, davaya konu olan çeklerin süresinde ibraz edilmeyerek «kambiyo senedini» yitirmiş olanlarından, karşılıksız çıkmış çeklerin takibe konulmakla birlikte takiplerine devam edilmeyenlerinden, bunların takiplerine devamı için davacıyla iletişime geçerek bilgi vermemesinden ve çekleri iade etmeyerek davacının kendisinin takibe devam etmesini sağlamamasından dolayı sorumlu olduğu, davalı bankanın takibe konulmasına rağmen tahsil edilemeyen çeklerin 5.130.00 TL, takibe koymadığı ve iade etmeyerek «zamanaşımına» uğrattığı çeklerin 4.319,00 TL olup, toplam 9.449,00 TL zararın oluştuğu, ... ...
A.Ş.'ne «husumet» yöneltilemeyeceği, ...
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından çekin davalı şirketin ortağı olan ...isimli kişiye verildiği bu kişinin çeki «tahsil cirosu» ile davalı şirkete verdiği ve «çek» bedelinin davalı şirket tarafından tahsil edildiği, taraflar arasında çek verilmesini gerektirir bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce bozul …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · çek
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından çekin davalı şirketin ortağı olan ...isimli kişiye verildiği bu kişinin çeki «tahsil cirosu» ile davalı şirkete verdiği ve «çek» bedelinin davalı şirket tarafından tahsil edildiği, taraflar arasında çek verilmesini gerektirir bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce bozul …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1062 E. 2015/2176 K.
Ortak:tahsil cirosu · ciro · hamil · temlik
İncelediğiniz karardaYönetim şirketi A.Ş. arasında yapılan 04/04/2006 tarihli «temlik sözleşmesi» ile devri TTK'daki «şekil şartlarına» tabi olan dava konusu çeklerin de devredilmiş olmaları iddiasının hukuka uygun düşmeyeceğinden davacının, davalı bankaya devrettiği çeklerin halen davalı bankanın sorumluluğunda olduğunun kabulü gerekeceği, temlik cirosunun, senetten doğan hakların devralana geçmesi amacıyla yapıldığı, tahsil cirosunun temelinde ise, «vekalet ilişkisi» yattığı, tahsil cirosunun açık «tahsil cirosu» şeklinde olabileceği gibi, örtülü tahsil cirosu şeklinde de olabileceği, açık tahsil cirosunda, senedin tahsil amacıyla «ciro» ve «teslim» edildiği belli olduğundan, «hamilin» senedi «ciranta» adına ve hesabına tahsil ettiği, örtülü tahsil cirosunda ise, hamilin senedi kendi adına ve ciranta hesabına tahsil ettiği, her ne kadar bazı çeklerin «temlik cirosu» ile davalı bankaya devredildiğinden söz edilse de, dava konusu çeklerin örtülü tahsil cirosu ile davalı banka adına fakat davacı hesabına ciro ve teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, vekalet ilişkisi niteliğinde olduğu genel kabul gören tahsil cirosu ile çeki devralan bankanın süresinde tahsil için «ibraz» yükümlülüğünün, çekler karşılıksız çıkarsa süresinde takibe «koyma» yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekeceği, vekilin, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında olduğu, «genel kredi sözleşmesine» bunun aksine konulan hükümlerin «geçersiz» olacağını, davalı bankanın davacıya karşı, davaya konu olan çeklerin süresinde ibraz edilmeyerek «kambiyo senedini» yitirmiş olanlarından, karşılıksız çıkmış çeklerin takibe konulmakla birlikte takiplerine devam edilmeyenlerinden, bunların takiplerine devamı için davacıyla iletişime geçerek bilgi vermemesinden ve çekleri iade etmeyerek davacının kendisinin takibe devam etmesini sağlamamasından dolayı sorumlu olduğu, davalı bankanın takibe konulmasına rağmen tahsil edilemeyen çeklerin 5.130.00 TL, takibe koymadığı ve iade etmeyerek «zamanaşımına» uğrattığı çeklerin 4.319,00 TL olup, toplam 9.449,00 TL zararın oluştuğu, ... ...
Yönetim Şirketi A.Ş. arasında yapılan yazılı bir «temlik sözleşmesi» ile devredilmesinin hukuken mümkün olmadığı, (nama yazılı «kambiyo senedi» istisna olmak üzere), bu nedenle ... ile ... ...
Ancak, mahkemece «bozma sonrası» yapılan yargılama sırasında bilirkişilerden kök ve ek rapor alınmış ve alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise, de, davalı vekilinin ek rapora yönelik somut ve ciddi itirazları ile 28/12/2001 tarihli «temlik» ve işbu temlik uyarınca yapılan işlemlere ilişkin beyan ve savunmaları değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği, talebin çeke dayalı olduğu ve çekin «ihtiyati haciz» talep edene rehin cirosuyla geçtiği, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olamayacağı çünkü, bankaların mal/emtia satan değil, kredi kullandıran kuruluşlar olup, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çekleri aldıkları ve bu ciroların da olsa olsa rehin cirosu olacağı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine k …
Ancak, «ihtiyati haciz» istemine konu çekte, ihtiyati haciz talep eden «temlik» cirosuyla «hamil» olup, çeki «rehin» cirosuyla aldığına dair bir beyanı da bulunmadığından ve «çek» üzerinde «rehin cirosu» da olmadığından, mahkemece İİK'nın «257». maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu nazara alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin cirosu · i̇i̇k 257 · rehin · ihtiyati haciz · haciz · çek · teminat
Benzer bu karardaAncak, «ihtiyati haciz» istemine konu çekte, ihtiyati haciz talep eden «temlik» cirosuyla «hamil» olup, çeki «rehin» cirosuyla aldığına dair bir beyanı da bulunmadığından ve «çek» üzerinde «rehin cirosu» da olmadığından, mahkemece İİK'nın «257». maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu nazara alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği, talebin çeke dayalı olduğu ve çekin «ihtiyati haciz» talep edene rehin cirosuyla geçtiği, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olamayacağı çünkü, bankaların mal/emtia satan değil, kredi kullandıran kuruluşlar olup, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çekleri aldıkları ve bu ciroların da olsa olsa rehin cirosu olacağı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine k …
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, çeke dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6616 E. 2014/9325 K.
Ortak:temlik cirosu · ciro · hamil · temlik
İncelediğiniz karardaYönetim şirketi A.Ş. arasında yapılan 04/04/2006 tarihli «temlik sözleşmesi» ile devri TTK'daki «şekil şartlarına» tabi olan dava konusu çeklerin de devredilmiş olmaları iddiasının hukuka uygun düşmeyeceğinden davacının, davalı bankaya devrettiği çeklerin halen davalı bankanın sorumluluğunda olduğunun kabulü gerekeceği, temlik cirosunun, senetten doğan hakların devralana geçmesi amacıyla yapıldığı, tahsil cirosunun temelinde ise, «vekalet ilişkisi» yattığı, tahsil cirosunun açık «tahsil cirosu» şeklinde olabileceği gibi, örtülü tahsil cirosu şeklinde de olabileceği, açık tahsil cirosunda, senedin tahsil amacıyla «ciro» ve «teslim» edildiği belli olduğundan, «hamilin» senedi «ciranta» adına ve hesabına tahsil ettiği, örtülü tahsil cirosunda ise, hamilin senedi kendi adına ve ciranta hesabına tahsil ettiği, her ne kadar bazı çeklerin «temlik cirosu» ile davalı bankaya devredildiğinden söz edilse de, dava konusu çeklerin örtülü tahsil cirosu ile davalı banka adına fakat davacı hesabına ciro ve teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, vekalet ilişkisi niteliğinde olduğu genel kabul gören tahsil cirosu ile çeki devralan bankanın süresinde tahsil için «ibraz» yükümlülüğünün, çekler karşılıksız çıkarsa süresinde takibe «koyma» yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekeceği, vekilin, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında olduğu, «genel kredi sözleşmesine» bunun aksine konulan hükümlerin «geçersiz» olacağını, davalı bankanın davacıya karşı, davaya konu olan çeklerin süresinde ibraz edilmeyerek «kambiyo senedini» yitirmiş olanlarından, karşılıksız çıkmış çeklerin takibe konulmakla birlikte takiplerine devam edilmeyenlerinden, bunların takiplerine devamı için davacıyla iletişime geçerek bilgi vermemesinden ve çekleri iade etmeyerek davacının kendisinin takibe devam etmesini sağlamamasından dolayı sorumlu olduğu, davalı bankanın takibe konulmasına rağmen tahsil edilemeyen çeklerin 5.130.00 TL, takibe koymadığı ve iade etmeyerek «zamanaşımına» uğrattığı çeklerin 4.319,00 TL olup, toplam 9.449,00 TL zararın oluştuğu, ... ...
Yönetim Şirketi A.Ş. arasında yapılan yazılı bir «temlik sözleşmesi» ile devredilmesinin hukuken mümkün olmadığı, (nama yazılı «kambiyo senedi» istisna olmak üzere), bu nedenle ... ile ... ...
Ancak, mahkemece «bozma sonrası» yapılan yargılama sırasında bilirkişilerden kök ve ek rapor alınmış ve alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise, de, davalı vekilinin ek rapora yönelik somut ve ciddi itirazları ile 28/12/2001 tarihli «temlik» ve işbu temlik uyarınca yapılan işlemlere ilişkin beyan ve savunmaları değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, çekin «rehin» cirosuyla devrinin mümkün olmadığı, çekin rehin cirosuyla devri yasak olduğundan «hamilin» bir hak iddiasında bulunamayacağı, bankaların müşterilerin kullandırdıkları krediler nedeniyle edindikleri çeklerdeki «cironun» tahsil ya da «temlik cirosu» olamayacağı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, «lehdar» tarafından kendisine «ciro» edilen iki adet çeke dayalı olarak, lehdar ve «keşideci» aleyhine talepte bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · rehin · ihtiyati haciz · keşideci · haciz · çek
Benzer bu karardaİstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, «lehdar» tarafından kendisine «ciro» edilen iki adet çeke dayalı olarak, lehdar ve «keşideci» aleyhine talepte bulunmuştur.
Bu nedenle mahkemece çeklerin "olsa olsa «rehin» cirosuyla" devredildiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Her ne kadar mahkemenin da kabulünde olduğu üzere talep ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi atfıyla 689. maddesi gereğince çeklerin «rehin» cirosuyla devri mümkün değil ise de, somut uyuşmazlıkta çeklerin rehin cirosuyla devredildiğine dair dosya içinde herhangi bir belge bulunmadığı gibi «çek» üzerinde de herhangi bir kayıt yer almamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9378 E. , 2016/9743 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/04/2013 tarih ve 2011/97-2013/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi nezdinde, müşterilerinden aldığı kıymetli evrakın tahsili amacıyla kullandığı bir hesabının bulunduğunu, daha sonradan bu hesabından temlik cirosuyla verdiği çek bedellerinin, dava dışı ... Kırtasiye Ltd. Şti. ve Ofisma A.Ş.'nin davalı bankaya olan tüm kredi borçlarının tahsilinde kullanılmasını kabul ettiğine dair 22.09.2000 tarihli bir talimat verdiğini, ancak davalı bankanın tahsil ettiği çek ve senet bedellerini anılan şirketlerin kredi borçlarının karşılanması için kullanılmadığını, bunun üzerine 01.02.2001 tarihli ihtarname ile bu paraların bir başka bankadaki hesaba .... yapılması talimatını verdiğini, davalı bankanın bu kez tahsil edilen paraları bloke ettiği gibi, karşılıksız çıkan çek ve senetleri de müvekkiline iade etmediğini, davalının iadesi gereken bu çek ve senetlerin zaman aşımına uğramasına neden olduğu, bununla da yetinmeyip bir kısım çek ve senetlere dayanarak müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, oysa müvekkilinin çek ve senetleri sadece yukarıda açıklanan usul çerçevesinde tahsil etmesi münhasır amacıyla davalıya verdiğini ve davalı bankaya başka bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek, toplam (57.967.150.000.-) TL’nin ve davalıya teslim edilen kıymetli evrak arasında ...
çek niteliğine sahip olanların tahsil tarihindeki TL karşılığının, temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, temlik tarihine kadar tahsil edilen çek bedellerinin ilgili firma hesabına alacak geçtiğini, temlik tarihi itibariyle tahsil edilemeyen çekler ve çeklerle ilgili takipler ...'ye temlik edilmiş olduğundan husumet itirazında bulunduklarını, ... A.Ş.'nin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, faiz isteminin de haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olan çeklerin ... ile ... ... Yönetim Şirketi A.Ş. arasında yapılan yazılı bir temlik sözleşmesi ile devredilmesinin hukuken mümkün olmadığı, (nama yazılı kambiyo senedi istisna olmak üzere), bu nedenle ... ile ... ... Yönetim şirketi A.Ş. arasında yapılan 04/04/2006 tarihli temlik sözleşmesi ile devri TTK'daki şekil şartlarına tabi olan dava konusu çeklerin de devredilmiş olmaları iddiasının hukuka uygun düşmeyeceğinden davacının, davalı bankaya devrettiği çeklerin halen davalı bankanın sorumluluğunda olduğunun kabulü gerekeceği, temlik cirosunun, senetten doğan hakların devralana geçmesi amacıyla yapıldığı, tahsil cirosunun temelinde ise, vekalet ilişkisi yattığı, tahsil cirosunun açık tahsil cirosu şeklinde olabileceği gibi, örtülü tahsil cirosu şeklinde de olabileceği, açık tahsil cirosunda, senedin tahsil amacıyla ciro ve teslim edildiği belli olduğundan, hamilin senedi ciranta adına ve hesabına tahsil ettiği, örtülü tahsil cirosunda ise, hamilin senedi kendi adına ve ciranta hesabına tahsil ettiği, her ne kadar bazı çeklerin temlik cirosu ile davalı bankaya devredildiğinden söz edilse de, dava konusu çeklerin örtülü tahsil cirosu ile davalı banka adına fakat davacı hesabına ciro ve teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, vekalet ilişkisi niteliğinde olduğu genel kabul gören tahsil cirosu ile çeki devralan bankanın süresinde tahsil için ibraz yükümlülüğünün, çekler karşılıksız çıkarsa süresinde takibe koyma yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekeceği, vekilin, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında olduğu, genel kredi sözleşmesine bunun aksine konulan hükümlerin geçersiz olacağını, davalı bankanın davacıya karşı, davaya konu olan çeklerin süresinde ibraz edilmeyerek kambiyo senedini yitirmiş olanlarından, karşılıksız çıkmış çeklerin takibe konulmakla birlikte takiplerine devam edilmeyenlerinden, bunların takiplerine devamı için davacıyla iletişime geçerek bilgi vermemesinden ve çekleri iade etmeyerek davacının kendisinin takibe devam etmesini sağlamamasından dolayı sorumlu olduğu, davalı bankanın takibe konulmasına rağmen tahsil edilemeyen çeklerin 5.130.00 TL, takibe koymadığı ve iade etmeyerek zamanaşımına uğrattığı çeklerin 4.319,00 TL olup, toplam 9.449,00 TL zararın oluştuğu, ...
... A.Ş.'ne husumet yöneltilemeyeceği, ... A.Ş.'nin BDDK'nın 09/07/2001 tarih ve 382 sayılı kararı ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14/3-4 madde ve fıkaralarına istinaden ...'ne devredilmesine karar verildiği, ... Yönetim Kurulu'nun 20/03/2002 tarih ve 177 sayılı kararı ile BDDK'nın 20/03/02 tarih ve 653 sayılı kararı uyarınca Tasfiye Halindeki .... A.Ş.'nin tasfiyesinin kaldırılarak tüm aktif ve pasifleriyle, hisselerinin tamamı ...'ne ait olan Bayındırbank A.Ş. bünyesinde birleştirilmesine karar verildiği, ... tarafından 07/12/2005 tarihinde .... A.Ş.'nin ünvanının Birleşik Fon Bankası olarak değiştirildiği, bu haliyle artık ...'nin davalı .... A.Ş.'nin külli halefi olmayıp, ... A.Ş.'nin külli halefinin Birleşik Fon Bankası olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 9.449,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı banka külli halefi Birleşik Fon Bankası'ndan tahsiline, ...
... A.Ş. ve ...'nin nin davada taraf sıfatı bulunmadığından haklarında ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sırasında bilirkişilerden kök ve ek rapor alınmış ve alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise, de, davalı vekilinin ek rapora yönelik somut ve ciddi itirazları ile 28/12/2001 tarihli temlik ve işbu temlik uyarınca yapılan işlemlere ilişkin beyan ve savunmaları değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, 5411 sayılı Bankalar Kanunu'nun 140. maddesi gereğince davalı ...Ş. harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine mahkeme karar ve ilam harcına hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/275105400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz