6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Durum ve koşul değişikliğine dayalı tedbir kaldırma kararına istinaf yolu kapalıdır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1999 E. 2018/1469 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun usulden reddiKesin

★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)usul emsali

Gerekçe özeti

İhtiyati tedbirin, itiraz üzerine değil durum ve koşulların değiştiği ileri sürülerek HMK 396 uyarınca kaldırılması talebi üzerine verilen kararlara karşı istinaf yolu açık değildir; çünkü HMK 396/2, 394. maddenin itiraza ilişkin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapmakla birlikte kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya atıf yapmamıştır ve yorum yoluyla kanun yolu ihdas edilemez.

Ele alınan sorunlar

Durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin kaldırılması talebine ilişkin kararın istinafa tabi olup olmadığı → ret

İddia: Taraf vekilleri, şirkete yönetim kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ve kendilerine temsil yetkisi verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Gerekçe: HMK 341/1 uyarınca ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir talebinin reddine ve bu taleplerin kabulü halinde ihtiyati tedbire yasal sürede itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. HMK 396/2 maddesi ise durum ve koşulların değiştiği sabit olursa talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verilebileceğini düzenlemiş, itiraza ilişkin 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrasına kıyasen atıf yapmış, ancak kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya atıf yapmamıştır. Bu nedenle durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin kaldırılması taleplerine ilişkin olarak verilen ilk derece mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu açık değildir; yorumla kanun yolu ihdas edilmesi mümkün değildir. Somut olayda istinafa konu ara karar, tarafların ihtiyati tedbir kararına yasal sürede itirazları üzerine verilmiş bir karar olmayıp, HMK 396 uyarınca durum ve koşulların değiştiği ileri sürülerek yapılan kaldırma talebi üzerine verilmiş bir karardır. Bu nitelikteki kararlara karşı istinaf yolu açık olmadığından başvurunun usulden reddi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

HMK 396 kapsamında durum ve koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı istinaf yolunun açık olmadığı yönündeki tespit, benzer usuli itirazlarda emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbirin kaldırılması durum ve koşulların değişmesi kanun yolu yönetim kayyımı istinaf

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 341/1HMK 396HMK 394HMK 396/2HMK 346/1HMK 362.f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1999

KARAR NO 2018/1469

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/07/2018 (Ara Karar)

NUMARASI 2014/1173 Esas

DAVACI-K.DAVALI/İHTİYATİ

TALEP İhtiyati Tedbirin Kaldırılması

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/11/2018

İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine yönelik olarak verilen 17/07/2018 tarihli ara kararın davacı-k.davalı ... vekili ile davalı-k.davacı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Asıl dava, tarafların ortağı olduğu dava dışı şirketin haklı nedenlerle feshi, davacı-karşı davalı ...’nun şirkete şahsi olarak koyduğu 461.693,85 TL’nin kendisine ödenmesi istemine; karşı dava TTK’nun 636/3 maddesi uyarınca davacı-k.davalı ...’nun şirket ortaklığından çıkarılması istemine; birleşen dava ise ...’nun şirkete verdiği zararın tespiti ile şimdilik 50.000,00 TL’nin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Karşı davada davacı ... vekili aynı zamanda TTK’nun 636/4 maddesi uyarınca dava neticeleninceye kadar şirkete müvekkilinin temsilci olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 18/06/2014 tarihli ara kararı ile, ...’nun şirket yöneticiliğinden azli talebiyle açılan davada tayin edilen denetim kayyımının iş bu davada yönetim kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir. Davalı-k.davacı vekili müteadit defalar bu tedbirin kaldırılarak şirkete müvekkilinin yönetici olarak atanmasını talep etmiş ise de mahkemece talepler reddedilmiş, öte yandan mevcut yönetim kayyımın vefatı üzerine Mahkemenin 04/05/2017 tarihli ara kararı ile yeni bir yönetim kayyım atanmasına karar verilmiştir.

Davalı-k.davacı ... vekili 25/06/2018 tarihli dilekçesi ile, yönetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ile şirket yönetiminin müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Aynı şekilde davacı-karşı davalı ... vekili de 14/07/2018 tarihli dilekçesi ile, şirkete yönetim kayyımı atama kararının kaldırılmasını ve müvekkiline şirketi temsil yetkisi verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin 17/07/2018 tarihli ara kararı ile, ihtiyati tedbir talebinin kaldırılmasına yönelik talepler yerinde görülmeyerek reddedilmiş, bu ara karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Taraf vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle; şirkete yönetim kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ve kendilerine temsil yetkisi verilmesi gerektiğini belirterek mahkemenin 17/07/2018 tarihli ara kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.

GEREKÇE

HMK 341/1.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir talebinin reddine ve bu taleplerin kabulü halinde ihtiyati tedbire yasal sürede itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

HMK 396. maddesi “Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.” şeklindedir.

Görüldüğü üzere HMK 396/2 maddesi, aynı yasanın 394.maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapmış, kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya atıf yapmamıştır. Bu nedenle durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin kaldırılması taleplerine ilişkin olarak verilen İlk Derece Mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu açık değildir. Yorumla kanun yolu ihdas edilmesi de mümkün değildir.

Somut olayda, istinaf incelemesine konu 17/07/2018 tarihli ara karar da, tarafların 18/06/2014 tarihli ihtiyati tedbir kararına yasal sürede itirazları üzerine verilen bir karar olmadığına göre, ancak HMK’nun 396.maddesi uyarınca durum ve koşulların değiştiğinden bahisle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebi üzerine verilen bir karar olarak kabulü mümkündür. Yukarıda açıklanan nedenlerle, bu kararlara karşı istinaf yolu açık olmadığından, her iki taraf vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı-k.davalı ... vekili ile davalı-k.davacı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK 341/1, 346/1 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,

İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin istinaf harcının kendilerine iadesine,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 22/11/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/275081 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.