6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Eksik inceleme ve bekletici mesele nedeniyle kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1016 E. 2019/1598 K. · · İlk derece: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taraflar arasında akdedilen bir sözleşmenin ihlal edilip edilmediğine ve bu ihlale bağlı taleplerin (bedel iadesi, cezai şart) doğup doğmadığına ilişkin uyuşmazlıklarda, konunun teknik uzmanlık gerektirmesi halinde alınan bilirkişi raporunun taraf ve yargı denetimine elverişli, yeterli ve denetlenebilir olması gerekir; aksi halde eksik inceleme söz konusu olur. Ayrıca, aynı sözleşmeden kaynaklanan ve aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunan, verilecek kararın birbirini etkileyebileceği başka bir dava mevcutsa, çelişkili kararların önlenmesi ve hukuki güvenliğin sağlanması amacıyla bu irtibatın bekletici mesele veya birleştirme yönünden değerlendirilmesi gerekir; bu hususların gözetilmeden verilen karar eksik inceleme nedeniyle kaldırılır.

Ele alınan sorunlar

Bilirkişi raporunun denetime elverişsizliği ve eksik inceleme → kabul

İddia: Davalı vekili, sözleşme hükümlerinin ihlal edilip edilmediğinin ve cezai şartı gerektiren hususların tespit edilmediğini, kusur araştırması yapılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki Program Yayın Saati Kiralama Sözleşmesinin ihlal edilip edilmediği ve buna bağlı olarak ödenen bedelin iadesi ile cezai şart talebinin doğup doğmadığının değerlendirilmesi için, kanalın uydudan hangi tarihte ve ne sebeple çıkarıldığı ile davacının programının aynı evsafta başka bir kanalda yayınlanıp yayınlanmadığı hususlarının medya ve iletişim konusunda uzman bilirkişiden alınacak, taraf ve yargı denetimine elverişli bir raporla tespit edilmesi gerekir. Mahkemece hüküm vermeye elverişsiz ve yetersiz bilirkişi raporuna göre eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bağlantılı davayla hukuki ve fiili irtibat / bekletici mesele değerlendirmesi → kabul

İddia: Davalı vekili, aynı sözleşmeden kaynaklanan ve İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının sonucunun beklenmesi veya birleştirilmesi gerektiğini, bu talep hakkında karar verilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının aynı sözleşme nedeniyle program yayın bedeline ilişkin başlattığı icra takibi uyarınca açılan İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/107 Esas sayılı itirazın iptali davası ile eldeki dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu, yayın bedeline ilişkin verilecek kararın eldeki davada verilecek kararı etkileyebilecek nitelikte olduğu; hukuki güvenirliğin sağlanması ve çelişkili kararların ortaya çıkmasının önlenmesi hususunun da değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken bu yönün gözetilmediği anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Aynı sözleşmeden kaynaklanan birden fazla dava bulunduğunda hukuki/fiili irtibatın bekletici mesele yönünden değerlendirilmesi gerektiği ve teknik konularda alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olması gerektiği hususlarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali cezai şart bekletici mesele hukuki ve fiili irtibat bilirkişi incelemesi denetime elverişlilik eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1016

KARAR NO 2019/1598

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/03/2018

NUMARASI 2016/576 Esas 2018/204 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/12/2019

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı arasında 22/09/2015 tarihli televizyon yayınında yayın saati kiralanması için, ticari iş ilşkisi kurulduğunu, depozito miktarını yatırdığını, kanal tarafından çekimlere başlandığını,müvekkiline her çekimden sonra uyduda ... isimli kanalda çekimlerin yayınlanacağını söylediklerini, kanalın uydu yayınlarında gözükmemesi üzerine müvekkilin kanalı aradığını, kanaldan bir açıklama gelmediğini, kanalın uydudan çıkarıldığını gördüğünü, sözleşme hükümlerinin yerine gelmemesi üzerine müvekkilinin Kadıköy .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesini çektiğini, ihtarname şirketin yerinde olmadığından geri döndüğünü, müvekkilinin toplam 31.000 TL asıl alacağı olduğunu,İstanbul ....

Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, Noter mariferi ile yapılan ihtarnamenin şirketin daimi çalışanı ... tebliğ edildiğini, davalı tarafın yetkili yer bakımından takibe itiraz ettiğini, sözleşmenin 3.5 maddesinde yetkili yerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, müvekkilin arakadaşının banka hesabı aracılığı ile toplam 4.000- TL davalı şirkete depozito bedeli olarak gönderdiğini,sözleşme şartlarına uymayan davalının 27.000- TL cezai şart olarak ödemesi gerektiğini iddia ederek itirazın iptalini ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili süreden sonra sunduğu beyan dilekçesinde; takibe süresinde itiraz ettiklerini, sözleşmeye göre müvekkil ile davalı arasında 7 adet çekim yapıldığını, çekim bedeli ise sözleşmenin 2.4 (4.sayfa) maddesi gereği bölüm başı 1.000-TL+KDV olmak üzere toplam 1.180- TL olduğunu, ayrıca davalıdan sözleşme gereği 2.4 maddesinde yer alan program dizisinin 4 haftalık bedeli 4.000- TL ve kdv’si ile birlikte 4.720-TL talep edildiğini, davalı 7 çekim bedeli ile 4 haftalık program dizisi bedeli olan 12.980-TL'nin sadece 5.180-TL sini ödediğini, geriye kalan 7.800-TL bakiyeyi ödemekten kaçındığını, hali hazırda müvekkil şirkete 7.800-TL borcu bulunduğunu, davacı alacaklı olmadığı gibi taraflarına borcu bulunduğunu, esasen sözleşmenin hükümlerini ihlal edenin davacı olduğunu, sözleşmede belirtilen bedelin müvekkiline ödenmediğini, ayrıca müvekkili şirketin 23/09/2015 tarihinde bilinmeyen bir sebepten dolayı yandığını, mücbir sebepten ötürü yayınların sanal yoldan sürdüğünü belirterek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece;davacı tarafın sözleşme gereği 15/10/2015 tarihinde davalıya 1.500-TL, 13/10/2015 tarihinde 2.500-TL olmak üzere toplam 4.000-TL ödeme yaptığı, Sözleşmenin 2.4 maddesinin 3. Paragrafında “işbu cezai şart 12 ayda toplam 27 program 15 günde bir yayınlanacak olan toplam program bedeli olan 27.000- TL+kdv kabul ve beyan edilir” şeklinde olduğu, Bu verilere göre davacının, davalıdan alacağının 27.000-TL, 4.000-TL depozito olarak banka kanalı ile gönderilen toplam 31.000- TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin 27.000- TL asıl alacak, 4.000- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.000-TL üzerinden aynı koşullar ile devamına, icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece sözlü yargılama yapılmaksızın usul ve yasalara aykırı olarak karar verildiğini, aynı sözleşmeden kaynaklı İstanbul 6.ATM’nin 2017/101 esas sayılı davanın sonucunun beklenmesine veya birleştirilerek değerlendirmeye alınmasına karar verilmesi talebi hakkında karar verilmediğini, ayrıca cezai şartı gerektirir hususların açıklanmadığını, davacının müvekkili şirkete borçlu olduğunu, sözleşme hükümlerinin hiç ya da gereği gibi ifa edilmediğinin tespiti gerekirken, böyle bir tespit yoluna gidilmediğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun davranmadığına yönelik kusur araştırması yapılmadığını, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının zararının bulunması gerektiğini, oysa müvekkilinin itirazında haklı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; program yayınsaati kiralama sözleşmesi uyarınca ödenen bedelin iadesi ve cezai şart bedelinin tahsili istami ile başlatılan icra takibine İİK.

67. vd. maddeleri uyarınca açılan vaki itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca programın... uydu kanalında yayınlanması konusunda anlaşıldığı , programın yayınlanacağı kanalın uydu yayınlarında bulunmadığı ve uydudan çıkarılması nedeniyle ihlal edilen sözleşme uyarınca ödenen bedelin iadesi ve cezai şart bedeli talep edilmektedir.Davalı vekili davacının proğramının aynı evsafta olan başka bir kanalda yayınlandığını, ve ödenmeyen yayın bedeli ile ilgili davacı hakkında icra takibi başlatıldığını ve bu takip uyarınca açılan itirazın iptali davasının bekletici mesele yapılması veya yargılamanın birleştirilerek birlikte yürütülmesi gerektiğini savunmuştur.Davacının davalıya 4000-TL ödemede bulunduğu hususu ihtilafsızdır.

Somut olayda uyuşmazlık;Davalının Program Yayın Saati Kiralama Sözleşmesini ihlal edip etmediği ve bu sözleşme uyarınca ödenen bedelin iadesi ve ile öngörülen cezai şart bedelini ödemesi gerekip gerekmediği noktasındadır. Taraflar arasında imzalanan dava konusu sözleşmenin ihlal edilip edilmediği ve buna bağlı olarak ödenen bedelin iadesi ve cezai şart talebi edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi yönünden; ... kanalının uydudan hangi tarihte ve ne sebeple çıkarıldığı, uydudan çıkarıldıktan sonra davacının yapmış olduğu programın kanal ile aynı evsafta başka bir kanalda yayınlanıp yayınlanmadığı hususlarını tespit edecek medya ve iletişim konusunda uzman bilirkişiden alınacak taraf ve yargı denetimine elverişli raporu sonucuna göre ve davalının aynı sözleşme nedeniyle program yayın bedeline ilişkin başlatmış olduğu icra takibi uyarınca açılan İstanbul 6 ATM 2017/107 Esas sayılı itirazın iptali davası ile eldeki dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu ve yayın bedeline ilişkin verilecek kararın işbu davada verilecek kararı etkileyebilecek nitelikte olduğu , hukuki güvenirliğin sağlanması ve aynı konuda çelişkili kararların ortaya çıkmasına sebebiyet verilmemesi hususu da değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken mahkemece hüküm vermeye ve denetime elverişsiz ve yetersiz bilirkişi raporuna göre eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Hükme tesir edecek derecede delillerin toplanıp değerlendirilmediği sonucuna varıldığından;davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının bu yönden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/576 Esas - 2018/204 Karar sayılı 05/03/2018 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine" İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 529,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/274757 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.