6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defter kayıtlarındaki aleyhe kayıt, alacaklı aleyhine delildir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1309 E. 2018/1455 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Alacağının varlığını ispat yükü altında olan tarafın kendi ticari defter ve kayıtlarında yer alan, kendi aleyhine sonuç doğuran kayıtlar (örneğin borç/tahsilat kaydı), karşı taraf bu kaydı belgelendirmemiş olsa da, ispat yükü taşıyan taraf aleyhine delil olarak kabul edilir. Bilirkişi raporunun seçenekli sunulduğu ve yoruma açık ibareler içerdiği hâllerde, bu ibarelerin nasıl değerlendirileceği mahkemenin takdirine bırakılmıştır.

Ele alınan sorunlar

Ticari defter kayıtlarındaki 'yapılan tahsilat' ibaresinin ödeme olarak değerlendirilmesi → ret

İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporunun 6. sayfasındaki sonuç kısmının 4. maddesi son paragrafına açıkça aykırı karar verildiğini, davalının hiçbir delil ve defter ibraz etmediğini, buna rağmen bu şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek fatura bedelinden 1.050-TL ödeme düşülüp kalan 4.329,86-TL üzerinden hüküm verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Taraflar arasındaki ticari ilişki 30/05/2012 tarihinde başlamış, davacının 2012 yılına ait faturaları karşılığında ödeme aldığı ve 2013 yılına devreden alacağı bulunmadığı tespit edilmiştir; bu nedenle 2012 yılına ait faturaların takibe konu edilmesi yerinde değildir. İhtilaf, 03/04/2013 tarihli fatura muhteviyatı 5.379,86-TL bedelli mal borcundan doğmuştur ve davalının bu borca karşılık 1.050-TL ödeme yaptığı hususunda taraflar arasında ihtilaf yoktur; bu ödeme düşüldüğünde kalan borç 4.329,86-TL olarak hesaplanmıştır. Ancak davacının ticari defter ve kayıtlarında 20/12/2013 tarihinde 'yapılan tahsilatlar' ibaresiyle 4.075,16-TL'lik bir borç kaydı yapıldığı, bu kaydın fatura bedelinden yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan borca ilave edilerek toplam 8.405,02-TL borcun icra takibiyle talep edildiği anlaşılmaktadır. Davalı ödeme savunmasını belgelendirmemiş olsa da, alacağının varlığını ispat yükü altında olan davacının kendi ticari defter ve kayıtlarındaki aleyhine olan kayıtlar davacı aleyhine delil olarak kabul edilir. Bu itibarla, 20/12/2013 tarihli kaydın davalıdan yapılan bir tahsilat/ödeme olarak kabulü gerekmektedir. Bilirkişi raporu seçenekli olarak hazırlanmış olup 'yapılan tahsilatlar' ibaresinin ne şekilde yorumlanacağı mahkemenin takdirine bırakılmıştır. İlk derece mahkemesinin bu kaydı ödeme olarak kabul ederek kalan borç üzerinden 254,70-TL'ye hükmetmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (BAM'ca yerinde görülen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari defter ve kayıtlarda yer alan, ispat yükü taşıyan tarafın kendi aleyhine sonuç doğuran kayıtların (örn. 'yapılan tahsilatlar' ibaresi) karşı taraf belgelendirmese de o taraf aleyhine delil olarak kabul edilmesi ilkesi yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter ve kayıtlar ispat yükü itirazın iptali bilirkişi incelemesi aleyhe delil

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222HMK 353(1)b-1HMK 362(1)a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1309

KARAR NO 2018/1455

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/04/2018

NUMARASI 2016/1047 Esas 2018/403 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/11/2018

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan alışverişten dolayı borçlunun faturada yazılı malı teslim aldığı ancak bedelini ödemediğini ; alacağından dolayı Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini, takibe konu olan fatura içeriğindeki malların teslim edildiğini, takip miktarı 8.405-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevabında, ticari ilişkiyi kabul ettikleri, emtia satın alındığını, bedelinin kredi kartı yoluyla ödendiğini, takibe konu faturalara ilişkin borç bulunmadığını, teslimin belirlenmesini, zira takip konusu faturalarda müvekkilinin imzasının bulunmadığını, kötü niyet tazminatı isteminin yerinde bulunmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece ;Taraflar arasındaki çekişme 2013 yılı işlemleri ile ilgili olup, davacının sunduğu belgelere göre, davalı tarafa 03/04/2013 tarihli 339515-339516-339517 nolu irsaliyeli fatura içeriği ürünleri davalı asilin imzası ile teslim edildiği, söz konusu fatura içeriğinden davalının haberdar olduğu, bu fatura içeriklerine göre davacı tarafın 5.379,86- TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının bu ürünlere karşılık 1.050 TL ödemede bulunduğu, 20/12/2013 tarihinde yapılan tahsilatlar açıklamasıyla 4.075,16 TL'nin de yapılan tahsilatlar kaydı ile davalı hesabına borç kaydının bulunduğu, bu durumda yapılan ödemeler karşılığında davacının bakiye alacağının 254,70-TL olduğu gerekçesiyle tesbit edilen asıl alacak üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; kararın mahkemeye ibraz olunan raporun 6.sayfasındaki sonuç kısmının 4.maddesi son paragrafına açıkça aykırı olduğunu, davalının mahkemeye hiçbir delil ibraz etmediğini, defterlerini bile bilirkişi incelemesi için azır etmemişken bu şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının müvekkili şirket lehine bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

HMK 222 madde uyarınca tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup ;yapılan bilirkişi incelemesinde taraflar arasında ki ticari ilişkinin 30.5.2012 tarihinde başladığı davacının 2012 yılında davalı adına tanzim ettiği faturalar karşılığı kadar ödeme aldığı 2013 yılına devreden alacağı olmadığı tesbit edilmiştir.Buna göre 2012 yılına ait faturaların takibe konu edilmesi yerinde değildir. İhtilafın 2013 yılında düzenlenen fatura bedelinden doğduğu tesbit edilmiştir.

3. 4.2013 tarihli fatura muhteviyatı malların bedeli 5.379,86-TL borç bulunduğu ve davalının 1.050-TL lik ödeme bulunduğu hususunda ihtilaf yoktur. Davacı tarafından davalı adına borç doğurucu başkaca düzenlenen fatura bulunmamaktadır.1.050-TL ödeme düşüldüğünde kalan borcun 4.329,86-TL olabileceği bilirkişi tarafından hesaplanmıştır.Ancak incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarında 20.12.2013 tarihinde 4.075,16-TL lik "yapılan tahsilatlar " ibaresiyle borç kaydı yapıldığı fatura bedelinden yapılan ödeme 1.050-TL ödeme düşüldükten sonra kalan borca ilave edilerek 2013 yılı sonu itibariyle 8.405,02-TL borcun davacı ticari defterlerine kaydedilerek icra takibiyle talep edilmekte olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı vekili hükümde bilirkişi raporunun değerlendirilmeden verildiğini ileri sürmekte ise de bilirkişi raporunun seçenekli olarak hazırlandığı ve yapılan tahsilatlar ibaresinin ne şekilde yorumlanacağı mahkemenin takdirine bırakmıştır.

Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde fatura bedelinden 1.050-TL ödeme düşülerek kalanı 4.329,86-TL için hüküm verilmesini talep etmiştir. Ancak davalı ticari defterlerini ibraz etmese de alacağının varlığını ispat yükü altında olan davacının ticari defter ve kayıtlarında ki aleyhine kayıtlar davacı aleyhine delil olarak kabul edilecektir. Taraflar arasında ki ihtilafın düzenlenen 5.379,86-TL lik fatura borcundan doğduğu ,1.050-TL lik ödeme düşülmekle borcun 4.329,86-TL hesaplandığı,davalı ödeme savunmasını belgeledirmemiş ise de davacının aleyhine delil olarak kabul edilecek 20.13.2013 tarihinde de borç kaydı yapılan işlemde "yapılan tahsilat" ibaresinin davalıdan yapılan tahsilat olarak kabulü gerektiği sonucuna varılmaktadır.Buna göre İlk derece mahkemesinin davacının ticari defter ve kayıtlarında tesbit edilen 20.12.2013 tarihli kaydı ödeme olarak kabul ederek kalan borçtan düşülerek kalan 254,70-TL ye hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.(1)a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/11/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/274490 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.