6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Navlun faturası bakiyesinde kur farkı hesabıyla itirazın iptali

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/468 E. 2018/1632 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taşıma işinin yapıldığı davalı tarafından kabul edilmişse, işin geç veya kusurlu ifa edildiği yönündeki savunma davalı tarafından ispatlanmalıdır; bu husus delille kanıtlanmazsa savunma dayanaksız kalır. Ayrıca farklı para birimlerinde düzenlenmiş fatura ve ödemelerin (TL çek ile Euro fatura) mahsubunda, ödemenin ilişkili olduğu faturanın düzenlenme tarihindeki kur esas alınarak karşılıklı tutarların çevrilmesi ve bu şekilde bakiye alacağın hesaplanması gerekir.

Ele alınan sorunlar

Taşıma işinin gereği gibi yapılmadığı yönündeki savunmanın ispat yükü → ret

İddia: Davacı vekili, takibe konu faturanın kur farkı faturası değil navlun faturası olduğunu, bilirkişi raporuna göre bakiye alacağı bulunduğunu, davalının defter ibrazından kaçındığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Dava konusu faturaya konu taşıma işinin yapıldığı davalının kabulündedir. Bu kabulle ispat yükünü üzerine alan davalı, taşıma işinin geç veya gereği gibi yapılmadığı yönündeki savunmasını ispata yönelik herhangi bir delil sunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bakiye alacağın hesaplanması ve kur farkı uygulaması → kabul

İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporunda müvekkilinin 8.996,83 TL bakiye alacağı bulunduğunun tespit edildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davalı adına düzenlenen 20/07/2014 tarihli 23.104,80 TL bedelli ve 31/07/2014 tarihli 13.504,80 TL bedelli faturaların kayıtlı olduğu, davalı tarafından verilen 27.000 TL bedelli çek bedelinin ödendiği görülmüştür. Dava konusu fatura, 31/07/2014 tarihli 4.800 Euro bedelli "navlun, gümrükleme" açıklamalı açık faturadır. Dosyada bulunmayan 20/07/2014 tarihli faturanın, tarihindeki kura göre Euro karşılığının 8.000 Euro olduğu tespit edilmiştir. 27.000 TL bedelli çek ödemesi, ilk fatura tarihi olan 20/07/2014 itibariyle geçerli kur esas alınarak Euro'ya çevrildiğinde 9.568,36 Euro'ya tekabül etmektedir; bu tutardan 8.000 Euro'luk ilk fatura düşüldüğünde davacının takip tarihi itibariyle 3.231,64 Euro bakiye alacağı bulunduğu, davalının itirazının haksız olduğu sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesince bu hususlar dikkate alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Farklı para birimlerinde düzenlenmiş fatura ve ödemelerin mahsubunda, ödemenin ilişkilendirildiği faturanın düzenlenme tarihindeki kurun esas alınması gerektiğine ilişkin hesaplama yöntemi ve taşıma işinin yapıldığının kabul edilmesi halinde ayıplı ifa savunmasının ispat yükünün davalıya ait olduğu yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ispat yükü navlun faturası kur farkı icra inkar tazminatı ticari defter

Atıf yapılan mevzuat: 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun — 3095 sayılı yasa 4/a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/468

KARAR NO 2018/1632

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/11/2017

NUMARASI 2015/782 Esas-2017/1215 Karar

DAVA

İtirazın İptali(Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/12/2018 ( 30/12/2018 yazım tarihli )

Davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı için taşıma işi yaptığını ve karşılığında fatura düzenlendiğini, davalının bir kısım ödeme yaptığını, ancak bakiye 3.231,64 -euro borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından davalı adına 31/07/2014 tarihli 4.800-euro bedelli fatura, bu faturanın TL cinsi olan 31/07/2014 tarihli 4815 sıra nolu 13.504,80 -TL bedelli fatura ve 20/07/2014 tarihli 4632 sıra nolu 23.104,80- TL bedelli faturaların düzenlenip davacı defterlerine işlendiği, davalı tarafından 27.000- TL bedelli 30/09/2014 keşide tarihli çek vasıtası ile yapılan ödemenin de kayıtlara işlendiği, takibin 31/07/2014 tarihli faturaya istinaden başlatıldığı, ancak faturalara istinaden alındığı kabul edilen 27.000- TL'nin düşümünden sonra davacının bakiye fatura alacağı bulunmadığı, davacının esasen kur farkından kaynaklanan alacağı talep etmek istediği, ancak itirazın iptali davasının takip ile sıkı sıkıya bağlı olup, TL olarak alınan çek ile yapılan ödemeden sonra kur farkından kaynaklanan alacağı talep imkanının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; takibe konu faturanın kur farkı faturası olmadığını, navlun faturası olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin bakiye 8.996,83- TL alacağı olduğunun tespit edildiğini, davalının defterlerini ibrazdan kaçındığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, bir adet navlun faturasından doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı için taşıma işi yaptığını ve karşılığında dava konusu navlun faturasının düzenlendiğini, davalının bu faturaya ilişkin bakiye borcunu ödemediğini ileri sürmüş, davalı davaya cevap vermemiş olmakla birlikte icra takibine itirazında davacının taşıma işini gereği gibi ve zamanında yapmaması nedeniyle taşımaya konu emtianın zarar gördüğünü, davacıya borcunun olmadığını belirtmiştir.O halde dava konusu faturaya konu taşıma işinin yapıldığı davalının kabulündedir. Bu kabulle ispat yükünü üzerine alan davalı, taşıma işinin geç veya gereği gibi yapılmadığı yönündeki savunmasını ispata yönelik herhangi bir delil sunmamıştır.

İcra dosyası incelendiğinde, 30/10/2014 tarihinde A 4815 nolu faturaya dayalı olarak 3.231,64 -euro asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının yasal sürede itirazı ile takibin durduğu görülmüştür.

Lehe delil vasfını haiz olduğu anlaşılan davacının 2014 yılı ticati defterleri incelendiğinde, davalı adına düzenlenen 20/07/2014 tarihli 4632 nolu 23.104,80- TL bedelli ve 31/07/2014 tarihli 4815 nolu 13.504,80 -TL bedelli faturaların kayıtlı olduğu, davalı tarafından 30/09/2014 vadeli 27.000- TL bedelli çek verildiği ve bedelinin ödendiği, buna göre davacının bakiye alacağının 8.966,83-TL olduğu tespit edilmiştir.

Dava konusu fatura incelendiğinde, 31/07/2014 tarihli A 4815 nolu 4.800-Euro bedelli “navlun,gümrükleme” açıklamalı açık fatura olduğu görülmüştür. Dava konusu olmayan 20/07/2014 tarihli 4632 nolu 23.104,80- TL bedelli faturaya dosya kapsamında rastlanılmamış ise de, fatura tarihindeki kura göre Euro karşılığının 8.000-Euro olduğu tespit edilmiştir.

Bu durumda 27.000-TL bedelli çek ödemesinin ilk fatura tarihi olan 20/07/2014 itibariyle geçerli olan kur dikkate alındığında Euro karşılığının 9.568,36 Euro’ya tekabül ettiği, buna göre davacının takip tarihi itibariyle 3.231,64 Euro bakiye alacağı olduğu, davalının itirazında haksız olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesince bu hususlar dikkate alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan bu gerekçelerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2017 Tarih 2015/782 Esas 2017/1215 Karar sayılı hükmünün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

“Davanın KABULÜ ile; Gaziosmanpaşa ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında vâki itirazın İPTALİNE, takibin 3.231,64 Euro asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmek suretiyle devamına,

Alacak likit olmakla, 3.231,64 Euro’nun takip tarihindeki TL karşılığı 9.163,96 TL’nin %20’si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,”

İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak ;

"Alınması gereken 625,99- TL nispi harçtan 165,91- TL peşin nisbi harcın mahsubu ile bakiye 460,08-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafından ödenen 165,91- TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Davacı tarafından ödenen 1.000- TL bilirkişi ücreti ile 47,50- TL teb. ve posta gderi olmak üzere toplam 1.047,50- TL ilk derece yargı gideri ve 62,50- TL istinaf yargı giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 2.180- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/12/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/274062 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.