Müdürün azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13596 E. 2016/9388 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müdürün azli↗ geri çevirme↗ re'sen terkin↗ kayyım atanması↗ ek mehil↗ kayyım↗ tasfiye memuru atanması↗ şirket müdürü↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ yargılama gideri↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sırasında şirketin sicil kaydının re'sen terkin edilerek şirketin tüzel kişiliği sona erdiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, şirket müdürü yerine şirkete kayyım atanması ve müdür olan davalının sorumluluğuna dayalı tazminat, birleşen dava ise, müdürün azli ile şirkete kayyım atanması istemlerine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında şirketin sicil kaydının re’sen terkin edilerek tüzel kişiliği sona erdiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemiz 2014/9560 E- 2014/17437 K. sayılı geri çevirme ilamında da belirtildiği üzere davacı tarafa, davalı şirketin TTK'nın geçici 7/son ve 547. maddesi uyarınca ihyası için mehil ve yetki verilerek, şirketin ihyasına karar verilmesi ve şirketi temsilen tasfiye memuru atanması halinde tasfiye memuru ya da tasfiye memuru tarafından atanacak vekil huzuru ile yargılamaya devam edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2714 E. 2017/3119 K.
Ortak:kayyım atanması · ek mehil · kayyım · temsil
İncelediğiniz kararda1- Asıl dava, «şirket müdürü» yerine şirkete «kayyım atanması» ve müdür olan davalının sorumluluğuna dayalı tazminat, birleşen dava ise, «müdürün azli» ile şirkete kayyım atanması istemlerine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında şirketin sicil «kaydının» re’«sen terkin» edilerek «tüzel kişiliği» sona erdiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemiz 2014/9560 E- 2014/17437 K. sayılı «geri çevirme» ilamında da belirtildiği üzere davacı tarafa, davalı şirketin TTK'nın geçici 7/«son» ve 547. maddesi uyarınca «ihyası» için «mehil» ve «yetki» verilerek, şirketin ihyasına karar verilmesi ve şirketi «temsilen» «tasfiye memuru atanması» halinde tasfiye memuru ya da tasfiye memuru tarafından atanacak vekil huzuru ile yargılamaya devam edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «anonim şirket» hissesinin davacı adına tespit ve tescili, «şirketin müdürlük» yetkileri kaldırılarak şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; dava «anonim şirketlerde» «pay sahipliğinin tespiti» ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu şirketin tek pay sahipli anonim şirket olduğu, tek pay sahibinin ... olduğu, «taahhütname» tarihi olan 09.10.2007 tarihinde şirketi «temsile» yetkili kişi ve kişilerin mevcut olmadığı, taahhütnamenin şirket «pay defterine» kaydedilmediği, anonim şirketlerde senede bağlanmamış ortaklık paylarının devri «alacağın temliki» hükümleri çerçevesinde gerçekleşeceği, gerçekleştirilen devir işleminin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin pay defterine kaydedilmesi gerektiği, da …
Bu nedenle, mahkemece davacıya ... hakkında ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, davacı tarafından dava açılması halinde de bu dava ile birleştirilerek davanın görülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliğinin tespiti · şirket müdürlüğü · pay sahipliği · alacağın temliki · hisse devri · pay defteri · temlik · anonim şirket
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; dava «anonim şirketlerde» «pay sahipliğinin tespiti» ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu şirketin tek pay sahipli anonim şirket olduğu, tek pay sahibinin ... olduğu, «taahhütname» tarihi olan 09.10.2007 tarihinde şirketi «temsile» yetkili kişi ve kişilerin mevcut olmadığı, taahhütnamenin şirket «pay defterine» kaydedilmediği, anonim şirketlerde senede bağlanmamış ortaklık paylarının devri «alacağın temliki» hükümleri çerçevesinde gerçekleşeceği, gerçekleştirilen devir işleminin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin pay defterine kaydedilmesi gerektiği, da …
1- Dava, «anonim şirket» hissesinin davacı adına tespit ve tescili, «şirketin müdürlük» yetkileri kaldırılarak şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Mahkemece «hisse devri» işleminin şirket «pay defterine» kaydedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz kararda1- Asıl dava, «şirket müdürü» yerine şirkete «kayyım atanması» ve müdür olan davalının sorumluluğuna dayalı tazminat, birleşen dava ise, «müdürün azli» ile şirkete kayyım atanması istemlerine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında şirketin sicil «kaydının» re’«sen terkin» edilerek «tüzel kişiliği» sona erdiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2078 E. 2022/7771 K.
Ortak:kayyım atanması · kayyım
İncelediğiniz kararda1- Asıl dava, «şirket müdürü» yerine şirkete «kayyım atanması» ve müdür olan davalının sorumluluğuna dayalı tazminat, birleşen dava ise, «müdürün azli» ile şirkete kayyım atanması istemlerine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında şirketin sicil «kaydının» re’«sen terkin» edilerek «tüzel kişiliği» sona erdiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve davalı şirkete «kayyım atanması» yönünden davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13596 E. , 2016/9388 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/01/2014 tarih ve 2013/81-2014/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalının ... Isıtma Ltd. Şti. isimli şirketi kurduklarını, davalının şirket müdürü olduğunu, şirketin kuruluşu sırasında dava dışı ...'in iç ortak olarak yer aldığını ve şirkete mal alımı için 3. kişi ... lehine 150.000 TL değerinde ipotek tesis ettiğini, şirketin demirbaşlarını da alarak şirketin kullanımına bıraktığını, son derece iyi bir performans sergilerken birden bire davalının 2012 yılı Eylül ayında hiçbir gerekçe olmadan şirketin faaliyetlerine son verdiğini, bu sırada özellikle .... tarafından ipotek tesis edilen ...L'e olan borcun ödenmediğini ve ...'in işbu teminat mektubu karşılığını ödemekle yükümlü kaldığını, davalının hem iç ortağa hem de müvekkiline özellikle zarar vermek için diğer ticari borçlarını ödediğini, şirketin tüm emtialarını, demirbaşlarını bilinmeyen bir yere götürdüğünü, davalının bu eylemlerinin yasanın hem ortaklara hem de özellikle müdürlere yüklediği görevlere aykırı olduğunu, şirketin vermesi gereken beyannameleri vermesi, takip etmesi gereken alacakları takip etmesi ve yeniden faaliyete geçmesi gerektiğini ileri sürerek, müdür yerine şirkete kayyım atanmasını, davalının şirkete vermiş olduğu zarar bilinemediğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000 TL tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, husumet itirazında bulunmuş, davanın dava şartı yokluğundan usulden ve ayrıca yerinde olmaması nedeniyle esastan da reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, asıl davada ileri sürdüğü sebeplerle, müdürün azli ile şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sırasında şirketin sicil kaydının re'sen terkin edilerek şirketin tüzel kişiliği sona erdiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, şirket müdürü yerine şirkete kayyım atanması ve müdür olan davalının sorumluluğuna dayalı tazminat, birleşen dava ise, müdürün azli ile şirkete kayyım atanması istemlerine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında şirketin sicil kaydının re’sen terkin edilerek tüzel kişiliği sona erdiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemiz 2014/9560 E- 2014/17437 K. sayılı geri çevirme ilamında da belirtildiği üzere davacı tarafa, davalı şirketin TTK'nın geçici 7/son ve 547. maddesi uyarınca ihyası için mehil ve yetki verilerek, şirketin ihyasına karar verilmesi ve şirketi temsilen tasfiye memuru atanması halinde tasfiye memuru ya da tasfiye memuru tarafından atanacak vekil huzuru ile yargılamaya devam edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl ve birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273760600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz