Şirketin İhyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7651 E. 2016/7974 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ihya↗ olumsuz oy↗ husumet yokluğu↗ ek tasfiye↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin 04.12.2001 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, 07.02.2011 tarihinde tescil edildiği, tasfiyenin sona erdiğine ilişkin 12.12.2003 tarihinde terkin kaydının işlendiği, şirketin ihyası koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, şirketin ihyasına; davanın şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ve tasfiye memuruna ödenecek aylık ücretin ileride tasfiye sonunda dikkate alınmak üzere yatırılacak avans mahiyetinde olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. -
2-Ancak davası kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine mahkemece avukatlık ücreti takdir ve tayin edilmesi gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17037 E. 2013/22036 K.
Ortak:ek tasfiye
İncelediğiniz kararda1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ve «tasfiye» memuruna ödenecek aylık ücretin ileride tasfiye sonunda dikkate alınmak üzere yatırılacak avans mahiyetinde olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. - 2-Ancak davası kabul edilen ve kendisini vekille «temsil» ettiren davacı lehine mahkemece avukatlık ücreti takdir ve tayin edilmesi gerekirken bu hususta olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaKararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı «tasfiye» memurunun aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7651 E. , 2016/7974 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ-
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/12/2015 tarih ve 2015/480-2015/1080 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... İnşaat Taahüt ve Dış Tic. Ltd. Şti. işçilerinden ...'ın 23.06.1999 tarihinde geçirdiği iş kazası sonunda maluliyeti nedeniyle bağlanan gelire ilişkin olarak müvekkilince işverene karşı rücuen tazminat davası açıldığını, şirketin tasfiyesinin kapanmış olması nedeniyle mahkemece şirketin yeniden ihyası için süre verildiğini ileri sürerek, şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Memurluğu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını savunmuştur.
Davalı Tasfiye Memuru vekili, sadece vekaletname sunmuş, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin 04.12.2001 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, 07.02.2011 tarihinde tescil edildiği, tasfiyenin sona erdiğine ilişkin 12.12.2003 tarihinde terkin kaydının işlendiği, şirketin ihyası koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, şirketin ihyasına; davanın şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ve tasfiye memuruna ödenecek aylık ücretin ileride tasfiye sonunda dikkate alınmak üzere yatırılacak avans mahiyetinde olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. -
2-Ancak davası kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine mahkemece avukatlık ücreti takdir ve tayin edilmesi gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 10/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.-
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273465200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz