İşçi aleyhine tek yönlü rekabet yasağı ceza koşulunun geçersizliği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/206 E. 2019/49 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Rekabet Yasağına Aykırılık Nedeniyle Cezai Şart mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
rekabet yasağı sözleşmesi
Gerekçe özeti
İş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırılık hâlinde uygulanacak ceza koşulu, yalnızca işçi aleyhine düzenlenmiş ve işverene karşılığında herhangi bir edim yüklenmemişse, TBK 420/1 uyarınca geçersizdir; bu geçersizlik hakimin sınırlama yetkisiyle (TBK 445/2) giderilebilecek nitelikte olmayıp, geçersiz sözleşme hükmüne dayalı ceza koşulu alacağı talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Rekabet yasağı sözleşmesinde işçi aleyhine tek yönlü ceza koşulunun geçerliliği → ret
İddia: Davacı, davalının bölge sorumlusu sıfatıyla edindiği müşteri çevresi ve ticari sır niteliğindeki bilgileri kullanarak rekabet yasağını ihlal ettiğini, ticari sırrın niteliğinin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini, somut zarar ispatının şart olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Taraflar arasındaki 03/02/2014 tarihli iş sözleşmesine 6098 sayılı TBK hükümleri uygulanır. TBK 445/2 uyarınca hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını kapsam veya süre yönünden sınırlayabilir; ancak bu sınırlama işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun şekilde gözetmek suretiyle yapılır. TBK 420/1 uyarınca hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. Somut olayda rekabet yasağı ve buna bağlı ceza koşulunu düzenleyen sözleşme hükmünde sadece işçi aleyhine ceza koşulu getirilmiş, işverene karşılık bir yükümlülük öngörülmemiştir. Bu nedenle sözleşmedeki ceza koşulu geçersizdir ve bu geçersizlik hakimin müdahalesiyle giderilebilecek nitelikte değildir; dolayısıyla geçersiz sözleşmeye dayalı alacak talebi de yerinde değildir. İlk derece mahkemesinin gerekçesi (rekabet yasağı şartlarının TBK 444/2 anlamında oluşmadığı) doğru olmasa da, davanın reddi yönündeki sonuç itibarıyla doğru olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
İş sözleşmesindeki rekabet yasağına bağlı ceza koşulunun, işverene karşılık bir edim yüklenmemesi hâlinde TBK 420/1 uyarınca geçersiz olacağı ve bu geçersizliğin hakim müdahalesiyle giderilemeyeceği yönündeki tespit, benzer rekabet yasağı sözleşmelerinde emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı↗ cezai şart↗ işçi aleyhine ceza koşulu↗ karşı edim↗ TBK 420↗ TBK 445↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/206
KARAR NO 2019/49
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/12/2017
NUMARASI 2015/1080 Esas 2017/1174 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/01/2019 (04/02/2019 yazım tarihli )
Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; icra takibinde davalı aleyhine rekabet yasağına aykırı davranış nedeniyle tazminat talep ettiklerini, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının davacı ile iş ilişkisini sonlandırdıktan bir süre sonra iş sözleşmesinin 14. maddesine aykırı olarak aynı iş kolunda haksız rekabet oluşturacak şekilde faaliyet gösterdiğinden sözleşmede öngörülen ceza koşulunu ödemek zorunda olduğu halde icra takibine itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davaya bakmakta iş mahkemelerinin görevli olduğunu, sözleşmenin 2. Sayfasında davalının imzasının içermemesi nedeniyle yok hükmünde olduğunu, rekabet yasağının yazılılık şartının mevcut olmadığını, TBK 444. Maddesi şartlarının oluşmadığını, rekabet yasağı şartlarının TBK'nde öngörülen sınırlandırılması şartlarına uygun olmadığından ve rekabet kaydının işverene karşı edim yüklemediğinden ceza koşulunun geçersiz olduğundan bahisle davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "...belirsiz süreli iş sözleşmesinin 14. maddesi ile düzenlenen rekabet yasağına aykırılık iddiasıyla alacak talebinde bulunulduğu;rekabet yasağının yine TBK 444/2. Maddesine uygun olması halinde geçerli olacağını,davalının davacı şirket nezdindeki iş tanımı ve çalışma şartları itibariyle özel bir müşteri çevresinden, üretim sırrına vakıf olduğundan bahsedilemeyeceği gibi hizmet ilişkisinin yapılan işler hakkında özel bir bilgi edinme imkanı sağlamadığı; gazete ve haberleri takip eden herkesin davalının hizmet ilişkisi içinde edindiği bilgilere kavuşacağı gibi, işin mahiyeti gereği kaza mağduru olabileceği ölçüde herkesin bu iş kolu yönünden müşteri olma potansiyelini taşıdığı,rekabet yasağı şartlarının TBK 444/2 maddesindeki unsurları taşımadığından avanın reddine, koşulları bulunmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine”karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalının aynı iş kolunda faaliyeti sırasında müvekkili şirketten aldığı eğitim ve tecrübe ile çalıştığını, davalının pozisyonunun müvekkili şirkette “bölge sorumlusu” olduğu, bu durumun ise davalı tarafa 400’e yakın müvekkili şirket temsilcilerine ulaşabilecek bilgi ve imkanı sağladığını, Yerleşik Yargıtay uygulamaları yok sayılarak, ticari sırrın ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman bir bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekirken, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın ve hatalı tespitlerde bulunularak karar verildiğini, davalının şirket kurduğunu, müvekkilinin müşteri çevresini, rekabet yasağı süresi olan 1 yıl dolmadan çalışmaya başladığı ...n.Hizmetleri firmasına yönlendirdiğini yasanın, somut bir zararı ispatlama zorunluluğu aramadığını, hizmet akdinin sona erdiği tarihte işçinin elde ettiği bilgileri kullanarak, işverene önemli bir zarar vermesi ihtimalinin yeterli olduğunu,davalı tarafça rekabet yasağına açık bir şekilde uyulmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı, şirkette bölge sorumlusu olarak çalışan davalının işten ayrıldıktan sonra sözleşmeye aykırı olarak kendisi ile aynı alanda iştigal eden ve rakibi olan bir firmada aynı görev tanımı altında çalışmaya başladığını ve bu şekilde rekabet etmeme yasağını ihlal ettiğini ileri sürerek cezai şart talebinde bulunmuş, davalı ise sözleşmenin ilgili hükmünün kendisinin çalışma hak ve özgürlüğünü kısıtlanması nedeniyle geçerli olmadığını, ayrıca davacının kendisinin ticari sırlarını haiz olduğunu ve bu sırların paylaşılması nedeniyle zarara uğradığını ispat edemediğini,sözleşmede işverene karşı edim yüklenmemiş olması nedeniyle de sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Taraflar arasındaki 03.02.2014 tarihli sözleşmenin rekabet yasağı başlıklı 14.
maddesi aynen “çalışan, gerek bu sözleşme süresince, gerekse sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesini takip eden 1 yıl boyunca rekabete konu aynı veya benzeri bir işte işverenden almış olduğu eğitimlerle öğrenmiş olduğu mesleki bilgilere ve sırları kullanarak kendi nam ve hesabına ve/veya başka bir işveren ve müessese nam veya hesabına çalışamaz, ortak olamaz veya başka sıfatlarla alakadar olamaz. Aksi takdirde, son aylık net ücretinin 1 yıllık tutarını maktu tazminat olarak ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt eder.” düzenlemesini içermektedir. Taraflar arasında akdedilen İş Sözleşmesi 03/02/2014 tarihlidir. Dolayısıyla somut olayda 6098 sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerekir.TBK’nun 445/2 maddesi uyarınca hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.
Ancak bu sınırlama, yasal düzenleme gereğince, işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun bir şekilde göz önünde tutmak suretiyle yapılır.TBK'nın 420/1.maddesi uyarınca, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. Somut olayda, rekabet yasağını ve buna bağlı olarak ceza koşulunu düzenleyen sözleşmede, sadece işçi aleyhine ceza koşulu getirildiği, buna karşılık işverene bir yükümlülük getirilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle sözleşmedeki ceza koşulu geçersiz olup, bu geçersizlik hakimin müdahalesiyle giderilebilecek nitelikte bir geçersizlik değildir, dolayısıyla geçersiz sözleşmeye dayalı alacak talebi de yerinde değildir. Davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle reddi doğru olmasa da;
davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan,davacının istinaf başvurusunun esastan reddine gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 44,40- TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL istinaf harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/01/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273341 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi