Usulsüz ticari defterlerde faturaların davalı kayıtlarında olmaması ve teslim ispatı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/317 E. 2018/1551 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticari alacak davalarında, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olması bu defterleri delil olma niteliğinden çıkarmaz; kanuna aykırı tutulan defterlerdeki kayıtlar, tutan tarafın aleyhine delil olarak değerlendirilebilir. Faturaya konu mal veya hizmetin teslim edildiğinin ispat yükü davacıdadır; faturanın karşı tarafın defterlerinde kayıtlı olmaması halinde, teslime ilişkin irsaliyede karşı tarafın imzası bulunuyorsa teslim ispatlanmış sayılır, imza yoksa ve başka delil ibraz edilmemişse borçlu o fatura bedelinden sorumlu tutulamaz. Alacağa faiz işletilebilmesi, sözleşme veya ihtarla temerrüt şartının gerçekleşmesine bağlıdır; bu şartlar yoksa, alacak konusunda daha önce açılan ve dava şartı yokluğundan (yetkisizlik) reddedilen bir icra takibinin ilk tarihi, temerrüt tarihi olarak kabul edilir.
Ele alınan sorunlar
Ticari defterlerin usulsüzlüğü ve delil niteliği → kabul
Gerekçe: Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde her iki tarafın defterlerinin usule uygun tutulmadığı ve bu nedenle delil kabul edilemeyeceği tespit edilmiştir. Ancak kanuna uygun tutulmayan defterlerdeki, tarafların kendi aleyhlerine olan kayıtların aleyhlerine delil olacağı kabul edilerek borç miktarının bu esasa göre tespiti gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Faturaya konu malın teslim edildiğinin ispatı - imzasız irsaliyeler → kısmi kabul
İddia: Davacı vekili, bilirkişinin ticari defterlere göre 15.701,06 TL bakiye alacak belirlediğini, üç faturaya ait irsaliyelerde imza olmamasına rağmen taraflar arasında süregelen ticari ilişki bulunduğunun görüldüğünü öne sürerek istinaf etmiştir.
Gerekçe: Davacı, dava konusu faturalara ilişkin mal veya hizmetin teslim edildiğini ispatla yükümlüdür. Salt davacı ticari defter ve belgeleri esas alınarak karar verilemez; defter kayıtlarının dayanak belgelerle doğrulanması gerekir. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan beş faturadan ikisine ait sevk irsaliyesinde teslim alanın imzası bulunduğundan bu iki faturaya konu malın teslimi kanıtlanmış, diğer üç faturada imza bulunmadığından ve davacı bu faturalara konu malın teslim edildiğine dair başka delil ibraz edemediğinden, davalının bu üç fatura bedelinden sorumlu tutulamayacağı kabul edilmiştir. Teslimi kanıtlanan iki fatura toplamı (8.485-TL), davalının defterlerine göre tespit edilen cari hesap borcuna (3.423,89-TL) ilave edilerek borç miktarı yeniden hesaplanmıştır. Ayrıca davalının defterlerinde kayıtlı ödeme miktarı ile davacının defterlerinde kayıtlı ödeme miktarı arasındaki fark davacı aleyhine, davalı lehine olan bir kayıt olduğundan bu fark da toplam borçtan düşülerek nihai borç miktarı olan 8.250,69-TL'ye ulaşılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Temerrüt tarihinin ve faiz başlangıcının belirlenmesi → kabul
İddia: Davacı vekili, faizin fatura tarihinden itibaren başlaması gerektiğini, aksi halde borçlunun icraya verildiği takip tarihinden itibaren temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğini, ilk derece mahkemesinin faiz konusunda gerekçesinin bulunmadığını öne sürmüştür.
Gerekçe: Bir alacağa faiz talep edilebilmesi için ödeme tarihinin kesin olarak bilinmesi, taraflar arasında faiz yönünden bir sözleşme bulunması ya da borçlunun ihtar veya ihbarla temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Davacı tarafından davalıya keşide edilmiş bir temerrüt ihtarı veya taraflar arasında sözleşme mevcut değildir. Dava konusu alacakla ilgili önce açılan icra takibinde yetki itirazının haklı bulunması nedeniyle o davanın dava şartı yokluğundan reddedilmiş olması karşısında, alacak ile ilgili ilk takip tarihi itibarıyla davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Usulsüz tutulan ticari defterlerin tarafların aleyhine delil olarak kullanılabileceği ve karşı tarafın defterinde kayıtlı olmayan faturalara ilişkin teslim ispatının irsaliye imzasına bağlanması yönünden emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defterlerin delil niteliği↗ ispat yükü↗ sevk irsaliyesi↗ temerrüt↗ itirazın iptali↗ cari hesap↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/317
KARAR NO 2018/1551
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/10/2017
NUMARASI 2017/493 Esas 2017/979 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satış)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/12/2018 (30/12/2018 yazım tarihli )
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 2007 yılından itibaren kozmetik ürünlerinin teşhiri için davalıya ürün teşhir standı yaptığını, yapılan işler karşılığı ödenmeyen 15.701,06.-TL bakiye alacağın faiziyle birlikte tahsili için Çatalca İcra Müdürlüğünün...sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı haksız bir şekilde itiraz ettiğini öne sürerek davalının itirazının iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, hangi alacağın hangi faturadan ve sevk irsaliyesinden kaynaklandığı hususunda dosyada herhangi bir bilgi bulunmadığını, davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, müvekkiline karşı daha önce bir temerrüt ihtarında bulunulmadığını, talep edilen faizin haksız ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, davanın reddine ve davalının %20 'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, bilirkişi raporunda özetle: "davacının ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı taraf ticari defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle taraflar arasında 22.363,30- TL cari hesap farkı bulunduğu, bu farkın davacı ticari defterlerinde kayıtlı, ancak davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam beş adet faturadan kaynaklandığı, bu faturalara konu irsaliyelerden iki faturaya bağlı irsaliye konu malın teslim edildiğinin anlaşıldığı, diğer irsaliyelerde teslim alanın imzasının bulunmadığı, davacının kendi defterlerine göre davalıdan takip miktarı kadar alacaklı olduğu" bildirildiği; davalı vekilinin, davacının dayandığı ve alınan bilirkişi raporu ile imzasız olduğu belirlenen irsaliyelere konu malın davalıya teslim edilmediğini savunduğu, davacı ise aksini ispat edemediğinden imzasız bulunan irsaliyelerden davalının sorumlu tutulamayacağı ,4.273,01-TL alacak için itirazın iptaline fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; bilirkişinin ticari defterlerde 15.701,06 TL bakiye alacak olduğunu belirttiğini, bilirkişi yaptığı incelemede 3 adet faturaya ait irsaliyelerde imza olmamasına rağmen, taraflar arasında süre gelen bir ticari ilişkinin mevcut olduğunun görüldüğünü, faizin fatura tarihinden itibaren başlayacağını, aksi halde davalı borçlunun 4.1.2013 tarihinde Kadıköy 1.İcra Dairesinin 2013/95 Esas nolu dosyasıyla icraya verildiğini, temerrüdün takip tarihi olan 4.1.2013 tarihinde yapıldığının kabulü gerektiğini, mahkemenin faiz konusunda gerekçesinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılarak lehine esas hakkında yeniden karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Taraflar arasında dava konusu iş ile ilgili yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Davalı borcun varlığını inkar etmektedir. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış,her iki tarafın ticari defterlerinin usule uygun tutulmadığı, delil kabul edilemiyeceği tespit edilmiştir. Davacının dava konusu faturalara ilişkin mal yada hizmetin teslim edildiğini ispatı gerekmektedir. Bilirkişi incelemesi ile davacı defterlerine göre 15.701,06-TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerine göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu davalının 3.423,89-TL cari hesap borcu olduğu ,davalı tarafınr defterlerinde 5 adet faturanın kayıtlı olmadığı, dava konusu olan beş adet fatura/irsaliye dan üç adetinde teslime ilişkin imza olmadığı tespit edilmiştir.
Davacı davaya konu malların davalıya teslim edildiğini ispatla yükümlüdür. Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının dayanak belgelerle doğrulanması gerekir. Salt davacı ticari defter ve belgeleri esas alınarak karar verilemez Mahkemece, davacının dava konusu malları davalıya teslimine ilişkin delillerin değerlendirilmesi gerekir. Davacı vekili mal/hizmetin teslim edildiğine ilişkin delil ibraz edememiştir. Faturaların teslimine dair imza bulunmadığından davanın bu faturaların teslim edilmediği tespit yerindedir. (y.19hd2015/14750 e. 2016/3616k.
02. 03.2016 gün )
Bir alacağa faiz talep edilmesi için ödeneceği tarihin kesin olarak bilinmesi taraflar arasında faiz yönünden bir sözleşme olması yada borçlunun ihtar yada ihbarla temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Davacı tarafından davalı adına keşide edilen temerrüt ihtarı yada taraflar arasında sözleşme mevcut değlidir. Davacı vekili tarafından dava konusu alacakla ilgili İstanbul Anadolu ( Kadıköy ) ...İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takip dosyası açılmış olup takibe yapılan yetki itirazının haklı olması nedeniyle itirazın iptali davası isteminin dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.Alacak ile ilgili icra takip tarihi 4.1.2013 tarihi itibari ile davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir.
Taraflar arasında ki ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan raporda tarafların ticari defterlerdeki kayıtlarda mutabakatsızlık olduğu ; davalı yanın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre 31.12.2008 tarihi itibariyle 3.423,89-TL davacıya borçlu göründüğü anlaşılmaktadır.Bilirkişi raporunda 5.3.2008 tarihli 5.605-TL,,25.6.2008 tarihli 10.510,50-TL bedelli ,17.7.2008 tarihli 2.880-TL bedelli ,23.9.2008 tarihli 892,80-TL bedelli, 30.10.2008 tarihli ve 2.475-TL bedelli olmak üzere toplam 22.363,30-TL bedelli 5 adet davacı faturasının davalıda kayıtlı olmadığı ,öte yandan 2008 yılında davalının kayıtlarında 59.746,80-TL ödeme görünürken davacının kayıtlarında 63.405-TL ödeme yaptığının kayıtlı olduğu tesbit edilmiştir.Buna göre her iki tarafın kanuna uygun tutulmayan ticari defterlerine göre tarafların aleyhindeki kayıtların aleyhlerine delil olacağı gözetilerek borç miktarının tesbiti gerekmektedir.
Davacının düzenlediği faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından davacının faturaların davalıya tebliğinin sağlandığı ve itiraz edilmediğinin veya fatura içeriği malların davalıya teslimini kanıtlaması gerekir.Davacı faturaların tümünün davalıya tebliğinin sağlandığı yolunda bir belge ibraz etmemiş ise de davalıda kayıtlı bulunmayan 5 adet faturadan ikisine ait sevk irsaliyesinde malların davalı tarafından teslim alındığı irsaliyelerdeki imzalar ile teslimin sağlandığı anlaşılmaktadır.Davalı taraf irsaliyelere karşı çıkmamıştır.Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tesbit edilen 5 faturadan 5.3.2008 tarihli 5.605-TL -17.7.2008 tarihli 2.880-TL bedelli iki adet fatura kapsamı malın davalıya teslimi kanıtlandığından davalının borcuna ilavesi gerekmektedir.Buna göre davalının defterlerinde tesbit edilen borç tutarı 3.423,89-TL ye iki fatura toplamı 8.485-TL ilave edildiğinde toplam borç miktarı olarak 11.908,89-TL ye ulaşılmaktadır.Öte yandan davalının ticari defterlerinde davalı ödemesi 59.746,80-TL olarak kayıtlı olup davacıda ise 63.405-TL ödeme(daha fazla) kayıtlı olduğundan davacı aleyhine davalı lehine olan bu kaydın dikkate alınması gerekmektedir.Anlatılanlara göre davalının kendi kayıtlarında görünmeyen davalı ödemesinin de toplam borç tutarı olan 11.908,89-TL den düşüldüğünde (ödeme farkı -3.658,20-TL ) davalının borç rakamı olan 8.250,69-TL ye ulaşılmaktadır.
Bu miktar asıl alacağa hükmedilmesi gerekirken sonuç olarak verilen kararın hesaplama hatasına dayandığı açıktır. Davacı vekilinin asıl alacağa yönelik istinaf sebebleri kısmen yerinde görülerek belirlenen asıl alacak ve ilk takip tarihi olan 4.1.2013 tarihinden 2.takip tarihi olan 13 haziran 2014 tarihine kadar kademeli olarak yapılan avans faiz oranlarına göre 525 gün işlemiş faize hak kazandığı hesaplanmakla hesaplanan faiz tutarının ilavesiyle toplam 9.569,15-TL üzerinden takibin devamı gerektiğinden hükmün kaldırılarak yargılamayı gerektirmeyen eksiklik giderilmek suretiyle yeniden hüküm verilmesine itirazın kısmen iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/493 Esas-2017/979 Karar sayılı ve 10/10/2017 tarihli hükmünün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
"İtirazın KISMEN İPTALİNE;
8. 250,69- TL alacağa 1.318,46- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.569,15- TL üzerinden takibin devamına;
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına; fazla istemin reddine,
Kabul edilen kısım yönünden %20 icra inkar tazminatı 1.913,83-TL nin davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,
Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine "
İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;
"Alınması gereken 653,66- TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 439,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 213,91- TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 464,95-TL peşin harçlar toplamının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan, 257,50- TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.200-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.457,50- TL yargılama giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 542-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı vekili için takdir olunan 2.180- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı vekili için davanın reddolunan kısmı nazara alınarak hesaplanan 2.180-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/12/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273297 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi