Yaklaşık ispat şartı sağlanmadan üçüncü kişi malvarlığına tedbir konulamaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1635 E. 2018/1563 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İhtiyati tedbir talebinde bulunan tarafın, dayandığı belgedeki imzaya karşı taraf tarafından itiraz edilmiş olması halinde, bu belgenin karşı tarafı bağlayıp bağlamayacağı ancak yargılama sonucunda belirlenebileceğinden, davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispatlandığından söz edilemez ve bu durumda ihtiyati tedbir talebi reddedilir. Ayrıca dava konusu olmayan malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir talep edilmesi de yasal düzenlemeye uygun değildir.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat şartı yönünden değerlendirilmesi → ret
İddia: Davacı vekili, davalılara ait taşınmazların tespiti ve devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasının zorunlu olduğunu, taşınmazların devri halinde zararının tahsilinin imkânsızlaşacağını, ilk derece mahkemesinin HMK 389 maddesine dayanan gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK'nun 390/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verebilmek için davada esas yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispatı gerekmektedir. Sunulan delillerin yaklaşık ispat derecesinde olması gerektiği, dava konusu olmayan davalıların malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasının yasal düzenlemeye göre yerinde olmadığı; davacı tarafın davalıdan sadır olduğunu bildirdiği yazılı belgeye dayandığı, ancak icra takibinde davalı itirazının belgedeki imzaya da ilişkin olduğu ve imzaya da itiraz edildiği, buna göre yazılı belgenin davalı tarafı bağlayıp bağlamayacağının yapılacak tahkikat sonucu belirlenebileceği, davacı iddialarının haklılığının yargılama neticesi belirleneceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Dayanılan belgedeki imzaya itiraz edilmiş olması halinde ihtiyati tedbir için gerekli yaklaşık ispat şartının sağlanamayacağı ve dava konusu olmayan malvarlığı üzerine tedbir talep edilemeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer ihtiyati tedbir taleplerinde ikna edici bir bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ imzaya itiraz↗ davanın esası yönünden haklılık↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1635
KARAR NO 2018/1563
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAH.
TARİHİ 11/05/2018 (Ara Karar)
NUMARASI 2018/533 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/12/2018
İlk derece mahkemesince verilen 11/05/2018 tarihli ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili, müvekkilinin beş adet taşını satın alınması için 270.000- USD karşılığında davalılardan ... ile anlaştığını, ancak ...'ın talebi ile parayı banka havalesiyle onun eşi ...'a gönderdiğini; satıcının davalı şirketin sahibi olduğunu belirterek; bilahare pırlanta taşlarının kendisine teslim edilmediğini gönderilen paranın 20.000,- USD'sinin davalıların karına ilişkin olduğunu; 250.000,- USD'nin talep edildiğini; sonuç alınamadığını belirterek 250.000- USD alacak yönünden İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatıldığını, haksız bir itirazla takibin durdurulduğunu belirtmek suretiyle itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve alacağının teminatı içinde davalılara ait gayrimenkul ve araçlar üzerine tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 11/05/2018 tarihli ara karar ile, HMK'nun 390/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verebilmek için alacağın sunulan delillere göre kuvvetle muhtemel olması gerektiği; davacı tarafın her ne kadar davalıdan sadir olduğunu bildirdiği yazılı belgeye dayandırmışsa da; icra takibinde davalı itirazının belgedeki imzaya da ilişkin olduğu ve imzaya da itiraz edildiği nedeniyle haklılığın yargılamayı gerektirmekte olduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalılardan ..., ... ve ... adlarına kayıtlı taşınmazların tespiti ile 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasının zorunlu olduğunu, taşınmazların devrinin yapılması halinde müvekkilinin zararıın tahsilinin imkansızlaşacağını, davalıların bu tür çabalara girmesinin hukuk davalarında yoğun karşılaşılan bir durum olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin HMK.'nın 389. maddesine dayanan gerekçesinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin davalılar tarafından büyük zarara uğratıldığını belirterek 11/05/2018 tarihli ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine yönelik kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK 389/1.maddesinde" (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir... ''; 390/3. maddesinde "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır''; 391/1.maddesinde" Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" düzenlemelerine yer verilmiştir.
Aynı yasanın 390/3 maddesi, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
HMK'nun 390/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verebilmek için davada esas yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispatı gerekmektedir.Sunulan deliller yaklaşık ispat derecesinde olması gerektiği ,dava konusu olmayan davalıların malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması yasal düzenlemeye göre yerinde olmadığı gibi ; davacı taraf her ne kadar davalıdan sadır olduğunu bildirdiği yazılı belge mevcut olduğunu ileri sürmekte ise de ; icra takibinde davalı itirazının belgedeki imzayada ilişkin olduğu ve imzaya da itiraz edildiği ,buna göre yazılı belgenin davalı tarafı bağlayıp bağlamayacağı yapılacak tahkikat sonucu belirlenebileceği,İlk derece mahkemesinin davacı iddialarının haklılığının yargılama neticesi belirleneceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermesinde isabetsizlik olmadığı, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden ihtiyati tedbir isteyen alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İhtiyati tedbir isteyen alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.06/12/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273285 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi