6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Mevduat hesabından yetkisiz çekim davasında görevli mahkeme

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1118 E. 2018/1547 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Bankacılık İşleminden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Bir tarafın tacir/banka olması, karşı tarafın hesabı ticari veya mesleki amaçla kullandığına dair iddia veya delil bulunmadığı sürece uyuşmazlığı tüketici işlemi niteliğinden çıkarmaz; bu durumda davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil Tüketici Mahkemesidir.

Ele alınan sorunlar

Bankacılık işleminden kaynaklanan itirazın iptali davasında görevli mahkemenin belirlenmesi → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin tacir sıfatı ve TTK 4/1-f maddesindeki bankalarla ilgili özel düzenleme gereğince Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca dava konusu işlemlerin 6502 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki (2006-2012) döneme ilişkin olması nedeniyle tüketici işlemi sayılamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: HMK 115/1 uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı her aşamada resen araştırılır; HMK 114/1-c uyarınca mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. TTK 4. maddeye göre bir davanın ticari dava sayılması için tarafların ticari işletmesiyle ilgili olması veya kanunda özel bir görev düzenlemesi bulunması gerekir. 6502 sayılı TKHK'nın 3. maddesinde bankacılık sözleşmeleri de dahil olmak üzere ticari/mesleki amaçla hareket eden kişiler ile tüketiciler arasındaki her türlü sözleşme ve hukuki işlem tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi görevlidir; 83. maddesi ise taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler hakkında diğer kanunlarda düzenleme bulunmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını engellemeyeceğini belirtir. Somut olayda davalı bankanın tacir olduğu tartışmasız olsa da, davacının mevduat hesabını ticari veya mesleki amaçla kullandığına ilişkin bir iddia veya delil bulunmadığından, davacının bu hesaba ilişkin işlemlerde tüketici konumunda olduğu, dolayısıyla davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu sonucuna varılmıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Bankanın tacir sıfatı bulunmasına rağmen, hesap sahibinin hesabı ticari/mesleki amaçla kullandığına dair delil bulunmaması halinde uyuşmazlığın tüketici işlemi sayılacağı ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olacağı yönündeki tespit açısından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Bankacılık sözleşmelerine dayalı uyuşmazlıklarda, hesap sahibinin hesabı ticari veya mesleki amaçla kullandığına dair iddia/delil bulunmuyorsa, davaya bakmakla görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir; bankanın tacir sıfatı bu sonucu değiştirmez.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev dava şartı tüketici işlemi bankacılık sözleşmesi itirazın iptali ticari dava

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 115/1HMK 114/1-c · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4 · 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 26502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 36502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 736502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 83

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1118

KARAR NO 2018/1547

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/02/2018

NUMARASI 2017/559E.- 2018/119 K.

DAVA

İtirazın İptali(Bankacılık İşleminden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/12/2018

İlk derece mahkemesince mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen Mevduat Sözleşmeleri uyarınca açılan mevduat hesabı üzerinde tasarruf yapabilme yetkisinin sadece hesap sahibi olan müvekkiline ait olduğunu, buna rağmen davalı bankanın bu hesaptan farklı tarihlerde vekaleti bulunnmayan dava dışı şahsa ödeme yaptığını, bu şekilde özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bankanın ödenen bu tutarlardan sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalı banka hakkında 5 ayrı icra takibi başlattığını ve banka ile yetkilileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunduklarını, ayrıca davacının dava konusu ettiği işlemlerden haberdar olduğunu, iddia ve taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, uyuşmazlığın davacının davalı banka nezdinde açılan 75/9082886 nolu hesabından 34 ayrı işlemle yetkisiz kişi tarafından çekildiği iddia edilen paranın davacıya iade edilmesine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, yasal sürede talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir sıfatı ve TTK’nun 4-f maddesindeki bankalarla ilgili özel düzenleme gereğince Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca 6502 sayılı yasanın Geçici 1.maddesi uyarınca dava konusu işlemlerin 2006-2012 yıllarına ilişkin olması yani 6502 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önceki döneme ilişkin olması nedeniyle tüketici işlemi olarak kabul edilemeyeceğini,Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davacı adına mevduat hesabı açıldığı ve dava konusu işlemlerin bu hesap üzerinden gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.

HMK’nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.

6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.

Bunun yanında 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde belirtilmiştir. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.

6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Yine kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.

Somut olayda, davalı bankanın tacir olduğu şüphesiz ise de, davacının dava konusu mevduat hesabını ticari veya mesleki amaçla kullandığı yönünde bir iddiada bulunulmadığı gibi bu yönde bilgi veya belgeye de rastlanılmadığından, davacının şahsi hesabına ilişkin dava konusu işlemlerde tüketici konumunda olduğu, dava tarihi de dikkate alındığında davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 06/12/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273284 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.