6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati haciz talebinde alacağın muaccel olduğuna ilişkin kanaat verici delil aranması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1662 E. 2018/1536 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde, alacaklının İİK 258/1 uyarınca alacağının varlığını ve gerektiğinde haciz sebeplerini mahkemeye kanaat getirecek delillerle göstermesi gerekir. Taraflar arasındaki ticari sözleşme ilişkisinin ne şekilde yürütüldüğü ve alacağın muaccel olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, karşı tarafın mal kaçırma amacıyla hareket ettiğine dair somut ve kanaat verici delil bulunmadığı durumlarda, ihtiyati haciz talebinin reddi isabetli olur.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz koşullarının (İİK 257, 258/1) oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Alacaklı vekili, borç mutabakat sözleşmesinde alacağın 15 Kasım 2015 tarihinden itibaren muaccel olduğunun açıkça belirtildiğini, borçlu şirketlerin adres, ortaklık ve yetkili akrabalık bağları nedeniyle aralarında bağlantı bulunduğunu, borçluların mal kaçırma hazırlığında olduklarını, tebligatların yapılamadığı adreslerin uydurma olduğunu, sunulan belgelerin alacağın varlığını ispatladığını, mahkemenin tam ispat aradığını ileri sürerek kararın kaldırılıp ihtiyati haciz talebinin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: İİK 258/1 uyarınca ihtiyati haciz talep eden alacaklının, alacağını ve gerektiğinde haciz sebeplerini mahkemeye kanaat getirecek delillerle göstermesi gerekir. Taraflar arasında alüminyum satışına ilişkin sözleşmeler ve 1.7.2016 tarihli mutabakat metni imzalanmış olup, mutabakat metninde toplam tutarın 238.696 USD olduğu ve bu tutarın tahsil edilmesi gerektiği yazılıdır. Ancak ticari ilişkinin koşullarını belirleyen sözleşmeler imzalanmış olmakla birlikte, ilişkinin ne şekilde yürütüldüğü ve hükümlerinin yerine getirilip getirilmediği hususu yargılamaya muhtaçtır. Karşı yan şirketlerin mal kaçırma amacıyla hareket ettiklerini somut olarak ortaya koyan kanaat verici delil sunulamamıştır. Mutabakat belgesi de haziran 2016 tarihindeki borç-alacak durumunu ortaya koyan bir belge olup, alacağın muaccel olup olmadığı ve muaccel ise miktarının tespiti yargılamayı gerektirir niteliktedir. Sunulan delilleri ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanaat verici delil olarak görmeyen ilk derece mahkemesinin delilleri takdirinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari sözleşme ilişkisine dayalı alacak iddialarında, alacağın muaccel olup olmadığının ve mal kaçırma iddiasının yargılamayı gerektirdiği hallerde ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi gerektiğine ilişkin bir uygulama örneği oluşturması nedeniyle bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz kanaat verici delil muacceliyet mal kaçırma İİK 257 İİK 258/1

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257İİK 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1662

KARAR NO 2018/1536

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/03/2018

NUMARASI 2018/1403 D.İş 2018/1403 Karar

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/12/2018

İlk derece mahkemesince verilen 06/03/2018 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati haciz isteyen vekili; müvekkili ile grup şirketi olan ... ve... arasında alüminyum alımı için sözleşme yapıldığını, müvekkilinin alüminyum alımı için gerekli bedelleri gönderdiği halde borçluların sözleşme gereği verilmesi gereken alüminyumları teslim etmediğini, ödenen bedellerin iade edileceğini söylemekle birlikte iadenin gerçekleştirilmediğini, borçluların borcu kabul ettiklerine dair mutabakat sözleşmeleri imzalandığını, vadesi geçtiği halde müvekkilinin ödediği bedellerin iade edilmediğini, borçluların mal kaçırma ve yeni şirket kurarak Türkiye'de mevcut firmalarda bulunan hakedişlerini bu firma üzerinden hileli yollarla devretme hazırlığında olduğunu öğrendiklerini, İİK.nun 257.maddesinde öngörülen koşulların oluştuğunu, sundukları belgelerin alacağın varlığını ispatlar mahiyette olduğunu, Gürcistan menşeili firmaların bu şekilde Türk firmalarını dolandırdıklarını, İstanbul Anadolu C.Başsavcılığına aracı olan şahısla ilgili suç duyurusunda bulundukları zaman polis memurlarından şifahen öğrendiklerini ileri sürerek borçlular aleyhine müvekkilinin alacağının tahsilini teminen menkul ve gayrımenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirketler arasındaki bağlantıyı gösteren herhangi bir delil sunulmadığı, ... Ltd.ile aralarında düzenlenen borç kabulünü içeren belgede herhangi bir vade söz konusu olmadığı, borcun neye dayalı olduğu, dolayısıyla muaccel olup olmadığı da belirsiz olduğu, savcılık soruşturmasının halen devam ettiği, karşı tarafın mal kaçırma hazırlığında olduğuna dair bir delilin olmadığı, İİK.nun 257/1 ve 2.fıkralarında öngörülen şartların mevcut olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili; müvekkilinin adresleri, ortakları aynı olan karşı taraf iki şirketle sözleşme yaptığını, hatta borç mutabakat sözleşmesi imzaladığını, ancak davalıların müvekkiline teslimi gereken alüminyumları teslim etmedikleri gibi aldıkları bedelleri de iade etmediklerini, söz konusu şirketler hakkında dolandırıcılık kastına yönelik soruşturma dosyasının mevcut olduğunu, vadesinin çoktan geçmiş olması, aleyhine ihtiyati haciz istenen firmaların Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmaması, mallarını kaçırmaya, gizlemeye çalışmaları hususunun dikkate alınmadığını, borç mutabakat sözleşmesi incelendiğinde söz konusu alacağın 15 Kasım 2015 tarihinden itibaren muaccel olduğunun açıkça ifade edildiğini, davaya konu alacağın rehinle temin edilmediğini, borçlulara icra takibi yapıldığını, sözleşmelerde şirket merkezi olarak bildirdikleri adreslerine tebligat çıkarıldığını, ancak tebligat yapılamadığını, adreslerin borçlularla ilgisi olmayan uydurma adresler olduğunu, iki şirketin unvanlarının aynı olması, iki şirketin şirket yetkililerinin akraba olması ve iki şirketinde müvekkili ile imzalanan sözleşmelerde bildirdikleri adreslerinin aynı olmasının şirketler arasındaki bağlantıyı açıkça ortaya koyduğunu, İİK 257 maddesindeki ihtiyati hacze ilişkin koşulların oluştuğunu ve sunulan belgelerin alacağın varlığını ispatlar mahiyette olduğunu, mahkemece tam ispat arandığını, alacaklı müvekkili Türk firmasının, Gürcü menşeili davalı karşısında Gürcü Mahkemelerinde korunmasının olmadığı gibi, Yüce Türk Yargı Mercileri tarafından da korunmadığını, müvekkilinin mağdur hale getirildiğini belirterek kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İİK nun 258/1 maddesinde htiyati haciz kararı talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu düzenlenmiştir.

Karşı yan ...ve .... ltd. ile ,ihtiyati haciz isteyen/alacaklı arasında alimünyum satışı ve koşularını belirleyen 30.12.2017 ,25.8.2016 tarihli sözleşmeler imzalandığı anlaşılmaktadır.

1. 7.2016 tarihli mutabakat metninde sözleşmenin teminat bakiyesi tutarı, tedarik edilmemiş ürün bakiyesi ve hava temizleme filtresi maliyetinin 15.000 usd olduğu son olarak tarafların 1 haziran 2016 tarihli koşula göre toplam miktarın 238.696 usd ye eşit olduğuna bunun da ihtiyati haciz isteyen alacaklının ... ltd.den 238.696 usd tahsil etmek zorunda olduğunun kabul ettikleri yazılıdır.

Ticari ilişkinin koşullarını belirleyen sözleşmeler imzalanmasına karşın ,ilişkinin ne şekilde yürütüldüğü,hükümlerinin yerine getirilip getirilmediği hususu yargılamaya muhtaç olup ,karşı yan şirketlerin mal kaçırma amacıyla hareket ettiklerini somut olarak ortaya koyan kanaat verici delil sunulamadığı, mutabakat belgesinin de haziran 2016 tarihinde ki borç-alacak durumunu ortaya koyan bir belge olduğu ,ihtiyati haciz isteyenin alacağının muaccel olup olmadığı,muaccel alacak var ise miktarının tesbiti yargılamayı gerektirir niteliktedir.sunulanları ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanaat verici delil olarak görmeyen mahkemenin delilleri takdirinde isabetsizlik bulunmadığından ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararına karşı ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiş,alacaklı /ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

İhtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran alacaklı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/12/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273282 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.