6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Navlun alacağı kabul, demuraj alacağı ispatsızlık nedeniyle ret

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1211 E. 2019/957 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Deniz taşımasında alt taşıyan (organizatör) sıfatıyla hareket eden davacının demuraj alacağını talep edebilmesi için, öncelikle demuraj bedelini fiilen taşıyan/konteyner tedarik eden firmaya ödediğini ispat etmesi gerekir; kendisine bu yönde bir talepte bulunulduğunu veya ödeme yaptığını ispat edemeyen davacı, varış ihbarnamesindeki kayda dayanarak da demuraj alacağını ispat edemez. Ayrıca, karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi, ancak dayanan tarafın bu defterlere münhasır delil olarak dayanması halinde aleyhine sonuç doğurur; münhasır delil olarak dayanılmamışsa defterlerin ibraz edilmemesi ispat yükünü tersine çevirmez.

Ele alınan sorunlar

2. taşımaya ilişkin navlun alacağı talebi → kabul

İddia: Davalı vekili, navlun ücretine ilişkin savunmalarının dikkate alınmadığını ve yeterli inceleme yapılmadığını, müvekkilinin borcu olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: İlk taşımaya ilişkin 975-USD bedelli navlun faturasının davalı tarafça ödenmiş olması, 2. taşımada 1 değil 2 adet konteyner taşıma işinin söz konusu olması, dava dışı fiili taşıyan tarafından davacı adına kesilen 2. taşıma navlun faturasının 2.700-USD olması, her iki taşıma arasındaki mesafe farkı, taşıma süreleri ve taşımaların kendi aralarında geçen zaman dikkate alındığında davacının 2. taşıma için 3.100-USD navlun alacağı talebinde haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Yargılama sırasında bilirkişi raporlarına itiraz etmeyen davalının navlun alacağına ilişkin soyut nitelikteki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Demuraj alacağı talebi - alt taşıyanın ödeme yaptığını ispat şartı → ret

İddia: Davacı vekili, konteyner demurajının boşaltma anına kadar işlediğini, taşıyan sıfatıyla müvekkilinin demurajın muhatabı olduğunu, ancak ödeyecek asıl muhatabın davalı olduğunu, dava dışı fiili taşıyan firma ile iyi ticari ilişkisi bulunması nedeniyle faturalandırmanın sonraya bırakılmasının alacağın talep edilemeyeceği anlamına gelmediğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Kural olarak demuraj ücretinden taşıtan (davalı) sorumlu ise de, alt taşıyan (organizatör) olan davacının bu bedeli talep edebilmesinin öncelikli koşulu, demuraj bedelini konteyner tedarik eden ve fiilen taşıyan firmaya ödediğini ispat etmesidir. Davacı, kendisinden bu yönde talepte bulunulduğunu veya böyle bir ödeme yaptığını ispat edemediği gibi, demuraj ücretine ilişkin davalının sorumluluğunu düzenleyen davalı ile akdettiği ayrı bir sözleşmeye de dayanmamıştır. Davacı tarafından düzenlenen varış ihbarnamesindeki kayıt tek başına yeterli görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ticari defterlerin ibraz edilmemesinin ispat üzerindeki etkisi → ret

İddia: Davacı vekili, davalının ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığını, bu nedenle HMK 222/5 uyarınca lehe delil vasfı bulunan ticari defterlerine göre alacak iddiasının ispatlanmış sayılması gerektiğini, bu hususun gerekçeli kararda değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini sunmamış olsa bile, HMK 222/5 maddesi uyarınca bir tarafın ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ibraz edilmemesinin defter sahibi aleyhine sonuç doğurması, karşı tarafın münhasır delil olarak buna dayanmasına bağlıdır. Davacı, davalının ticari defterlerine münhasır delil olarak dayanmamış olup, demuraj faturasına dayalı alacak iddiasını ispat edememiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın alt taşıyanın demuraj alacağını talep edebilmesi için fiilen taşıyana ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiğine ilişkin tespiti ve ticari defterlerin ibraz edilmemesinin ancak münhasır delil olarak dayanılması halinde aleyhe sonuç doğuracağına ilişkin gerekçesi, benzer deniz taşıma ve ispat hukuku uyuşmazlıklarında bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
demuraj alt taşıyan organizatör navlun ticari defterlerin ibrazı münhasır delil fiili taşıyan

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222/5

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1211

KARAR NO 2019/957

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/03/2018

NUMARASI 2015/235 2018/125

DAVA

Alacak (Deniz Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/07/2019

Davanın kısmen kabulune yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, davalının ithal ettiği malların Çin’den İstanbul Kumkort Limanına taşıma işini müvekkilinin üstlendiğini ve malların taşındığını, ancak malların varış ihbarnameleri davalıya gönderilmesine rağmen davalı malları çekmediği gibi konteyneri boşaltmak için bir çaba da sarfetmediğini, kontenyner boşaltılmadığı sürece demuraj işlemeye devam edeceğini, yapılan görüşmelerden sonuç elde edilememesi üzerine başlatılan icra takibinin ise davalının itirazı ile durduğunu, icra takibinden sonra da demuraj işlemeye devam ettiğinden borç bakiyesinin büyüdüğünü ileri sürerek deniz taşımacılığından kaynaklanan 31.825-USD alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, dava konusu her iki taşıma işine ilişkin ihbarname, e-posta ve faturaların müvekkiline ulaşmadığını, ayrıca ... isimli gemi tarafından taşınan emtiaya ilişkin olarak müvekkilinin davacı tarafça kesilen 975-USD bedelli navlun faturası ile 350-USD bedelli liman içi hizmet faturasını ödediğini, ayrıca her iki taşımaya konu emtianın limana indirildiğini haber alan müvekkilinin emtiayı gümrükten çekebilmek adına gerekli işlemleri başlatmak istediğini, ancak davacı tarafça bazı belgelerin temin edilmemesi ve davacının hizmet kusuru nedeniyle emtianın gümrükten çekilemediğini, yine davacının bu taşımalar dolayısıyla gerçekten demuraj ücreti ödeyip ödemediğinin, ödemiş ise yapılan bu ödemenin hangi şekil ve esaslara göre ödendiğinin belirsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının alacak iddiasının 31.825- USD tutarında navlun, liman masrafları ve demuraj alacağı taleplerine ilişkin olduğu, bu miktarın davacının ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davacının talep ettiği toplam alacak miktarı içinde 3.100- USD navlun – deniz taşıma bedeli olduğu, taraflar arasında bu tutara ilişkin mutabakat yapılmadığı, ancak her iki taşımada taşınan mesafe farkı, taşıma zamanı, faturalar arasında 3 ayı bulan fark gözetildiğinde, davacının 3.100- USD navlun alacağı talebinde haklı görüldüğü, ayrıca 1.taşımada 975- USD navlun ve 350- USD liman masrafları toplamı 1.325-USD bedelin ödendiği, 2.taşımada yer alan 2 konteyner bakımından liman masrafı faturası bulunmadığı, öte yandan henüz davacıya dava dışı fiili taşıyan tarafından demuraj alacağı faturası tanzim edilmediği hususunun davacı yanca da kabul edildiği, dolayısıyla davacının yansıtma amaçlı fatura tanzimi için şartların mevcut olmadığı, yansıtma için öncelikle davacıya bu yönde talebin 3.kişi fiili taşıyandan gelmiş olması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.100-USD alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığını ve dolayısıyla HMK 222/5 maddesi uyarınca müvekkilinin lehe delil vasfı olan ticari defterleri ile alacak iddiasının ispat edilmiş sayılması gerektiğini, bu hususun gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, ayrıca 1.ek raporda envanter defterinin sunulmadığı tespitine ilişkin bilirkişinin yerinde yaptığı incelemede, sehven envanter defterini incelemeyi unuttuğunu ve dosya içerisine 16.05.2017 tarihli dilekçeleri ile sunulan 2014-2015 yılları envanter defterinin açılışlarının yapıldığının ve ilgili sayfalarında davalının kayıtlarının bulunduğunun ortada olduğunu, 2-Konteyner demurajının yükün konteyner içinden boşaltıldığı zaman fatura edilmekte olduğunu, boşaltma anına kadar işlemeye devam eden günlük demuraj işleme tarifesinin bulunduğunu, müvekkilinin taşıyan sıfatı nedeniyle ilgili demurajın muhatabı konumunda olduğunu, ancak demuraj ücretini ödeyecek olan asıl muhatabın davalı olduğunu, dava dışı ....

firması ile davacının iyi bir ticari ilişkisinin olması nedeniyle tahsil edilemeyen demuraj alacağının faturasının kesilme işinin sonraya bırakılmasının bu bedellerin talep edilemeyeceği anlamına gelmeyeceğini, dava dışı konteyner sahibi olan bu şirket tarafından söz konusu konteynerlerin demuraj bedellerine ilişkin faturalandırmanın konteynerların boşaltılması sonrası yapılacağını, kaldı ki .... firmasının, müvekkiline yaptığı bildirimde sadece bir konteynerden dolayı 35.280 USD demuraj alacağı oluştuğunu ve diğer konteynerin boşalması sonrası toplu olarak fatura edilerek talep edileceğini bildirdiğini,3-Demuraj bedelleri hariç tutulsa dahi, müvekkilinin ... nolu 975 USD bedelli, ... nolu 350 USD bedelli, ...

nolu 3.100 USD bedelli navlun + liman içi hizmetler faturaları nedeniyle en az 4.425 USD alacaklı olduğunun sunulan navlun ve masraf faturalarından da anlaşılmakta olduğunu, bu nedenle itirazları doğrultusunda yeniden hesaplama içermeyen 2. ek raporun kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Navlun ücretine ilişkin savunmalarının dikkate alınmadığını ve yeterli inceleme yapılmadığını, cevap dilekçesinde belirtildiği üzere müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, deniz yoluyla taşıma işinden kaynaklanan bir kısım navlun, demuraj ve liman masrafı bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.Dosya kapsamında mevcut belgelerden davalı alıcının aynı zamanda taşıtan olduğu, taşıma işleri organizatörü olduğu anlaşılan davacı ile anlaştığı ve buna göre davacının davalının yurtdışından ithal ettiği emtiaya ilişkin 2 adet taşıma işini organize ettiği, fiili taşımanın dava dışı ... firması tarafından yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Davalı, 1.taşımaya ilişkin olarak davacı tarafça kesilen 975-USD bedelli navlun faturası ile 350-USD bedelli liman içi hizmet faturasının ödendiğini, diğer alacak taleplerini ise kabul etmediklerini, bu taşımalar kapsamında davacıya herhangi bir borcunun olmadığını savunmuş, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle navlun alacağı talebinin kabulüne, demuraj ve liman masrafı alacakları taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.Öncelikle dava dilekçesi ekinde toplam 33.150-USD bedelli fatura sunulmuş ise de, dava değeri 31.825-USD olarak gösterilmiş, kaldı ki davalı 22.11.2014 tarihli 975- USD bedelli navlun faturası, 22.11.2014 tarihli 350- USD bedelli liman içi hizmet bedeli faturasının ödenmiş olduğunu savunmuş ve kök raporda davacı kayıtlarına göre davacının 31.825-USD alacaklı olduğu ve söz konusu iki fatura bedelinin ödenmiş olduğu yönünde tespitte bulunulmuş, davacı vekilinin 27.02.2018 tarihli 3.ek rapora beyan dilekçesi içeriğinden de alacak taleplerinin 3.100-USD bedelli navlun faturası ve 28.725-USD bedelli demuraj faturası olmak üzere toplam 31.825-USD olduğu anlaşılmıştır.O halde davacının bu davadaki talepleri 2.taşımaya ilişkin navlun alacağı ile her iki taşımaya ilişkin demuraj alacağından ibaret olup, liman masrafına ilişkin bir talebi bulunmamaktadır.İlk taşımaya ilişkin navlun faturasının 975-USD olup davalı tarafça ödenmiş olması, 2.taşımada 1 değil 2 adet konteyner taşıma işinin söz konusu olması ve dava dışı fiili(asıl) taşıyan tarafından davacı adına kesilen 2.taşıma navlun faturasının 2.700-USD olması, her iki taşıma arasındaki mesafe farkı, taşıma süreleri ve taşımaların kendi aralarında geçen zaman dikkate alındığında davacının 2.taşıma için 3.100-USD navlun alacağı talebinde haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, yargılama sırasında bilirkişi raporlarına da itiraz etmeyen davalının navlun alacağına ilişkin soyut nitelikteki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Davacının demuraj alacağı talebine gelince, kural olarak demuraj ücretinden taşıtan davalı sorumlu ise de, alt taşıyan(organizatör) olan davacının bu bedeli talep edebilmesinin öncelikli koşulu, demuraj bedelini konteyner tedarik eden ve fiilen taşıyan ... firmasına ödediğini ispat etmesi olup, davacı kendisinden bu yönde talepte bulunulduğunu veya böyle bir ödeme yaptığını ispat edemediği gibi; demuraj ücretine ilişkin davalının sorumluluğunu düzenleyen davalı ile akdettiği ayrı bir sözleşmeye de dayanmamıştır. Davacı tarafında düzenlenen varış ihbarnamesindeki kayıt ise tek başına yeterli görülmemiştir(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 03.11.2015 tarihli 2014/12287 E., 2015/11462 K. sayılı ve 14.12.2015 tarihli 2015/5836 E., 2015/13401 K.

sayılı emsal kararları).Öte yandan davalı ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini sunmamış olsa bile, HMK 222/5 maddesi uyarınca bir tarafın ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibinin aleyhine sonuç doğurması, ancak karşı tarafın münhasır delil olarak buna dayanmasına bağlıdır(Emsal: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12/10/2016 tarihli 2014/11-1159 E., 2016/967 K. sayılı kararı). Ne var ki davacı davalının ticari defterlerine münhasır delil olarak dayanmamış ve dolayısıyla demuraj faturasına dayalı alacak iddiasını ispat edememiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 44,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL nin mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalıdan alınması gereken 572,56- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 143,14- TL harcın mahsubu ile bakiye 429,42- TLnin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

04/07/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/272938 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4141 E. 2020/2377 K. · Onandı

Demuraj bedelini fiili taşıyana ödediğini ispat edemeyen alt taşıyan talep edemez

Gerekçe özeti

Demuraj ücretinden kural olarak taşıtan sorumlu olsa da, alt taşıyan (organizatör) konumundaki tarafın taşıtandan demuraj bedelini talep edebilmesinin ön koşulu, bu bedeli konteyner tedarik eden ve fiilen taşıyan firmaya ödediğini yahut kendisinden bu yönde talepte bulunulduğunu ispat etmesidir; varış ihbarnamesindeki kayıt tek başına bu talebi haklı kılmaz.

Emsal değeri

Alt taşıyanın taşıtandan demuraj talep edebilmesinin, bedeli fiili taşıyana ödediğini ispat koşuluna bağlı olduğu yönünden emsal değeri taşır; Yargıtay onamasıyla teyit edilmiştir.

Kavramlar: demuraj navlun alt taşıyan taşıtan yansıtma ispat yükü

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2019/4141 E.  ,  2020/2377 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/03/2018 tarih ve 2015/235 E. - 2018/125 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 04/07/2019 tarih ve 2018/1211 E. - 2019/957 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının ithal ettiği malların Çin’den İstanbul Kumkort Limanına taşıma işini müvekkilinin üstlendiğini ve malların taşındığını, ancak malların varış ihbarnamelerinin davalıya gönderilmesine rağmen davalının malları çekmediğini ve konteyneri boşaltmak için bir çaba da sarfetmediğini, kontenyner boşaltılmadığı sürece demuraj işlemeye devam edeceğini, yapılan görüşmelerden sonuç elde edilememesi üzerine başlatılan icra takibinin ise davalının itirazı ile durduğunu, icra takibinden sonra da demuraj işlemeye devam ettiğinden borç bakiyesinin büyüdüğünü ileri sürerek, deniz taşımacılığından kaynaklanan 31.825-ABD Doları alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu her iki taşıma işine ilişkin ihbarname, e-posta ve faturaların müvekkiline ulaşmadığını, ayrıca Luna Maersk/1412 isimli gemi tarafından taşınan emtiaya ilişkin olarak müvekkilinin davacı tarafça kesilen 975-ABD Doları bedelli navlun faturası ile 350-ABD Doları bedelli liman içi hizmet faturasını ödediğini, ayrıca her iki taşımaya konu emtianın limana indirildiğini haber alan müvekkilinin emtiayı gümrükten çekebilmek adına gerekli işlemleri başlatmak istediğini, ancak davacı tarafça bazı belgelerin temin edilmemesi ve dolayısıyla davacının hizmet kusuru nedeniyle emtianın gümrükten çekilemediğini, yine davacının bu taşımalar dolayısıyla gerçekten demuraj ücreti ödeyip ödemediğinin, ödemiş ise yapılan bu ödemenin hangi şekil ve esaslara göre ödendiğinin belirsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının talep ettiği toplam alacak miktarı içinde 3.100-ABD Doları navlun /deniz taşıma bedelinin bulunduğu, taraflar arasında bu tutara ilişkin mutabakat yapılmadığı, ancak her iki taşımada taşınan mesafe farkı, taşıma zamanı, faturalar arasındaki üç ay kadar zaman farkı gözetildiğinde, davacının 3.100-ABD Doları navlun alacağı talebinde haklı görüldüğü, ayrıca 1.taşımada 975-ABD Doları navlun ve 350-ABD Doları liman masrafları toplamı 1.325-ABD Doları bedelin ödendiği, 2.taşımada yer alan 2 konteyner bakımından liman masrafı faturası bulunmadığı, öte yandan henüz davacıya dava dışı fiili taşıyan tarafından demuraj alacağı faturası tanzim edilmediği hususunun davacı yanca da kabul edildiği, dolayısıyla davacının yansıtma amaçlı fatura tanzimi için şartların mevcut olmadığı, yansıtma için öncelikle davacıya 3.kişi fiili taşıyandan bu yönde bir talebin gelmiş olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.100-ABD Doları alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; ilk taşımaya ilişkin navlun faturasının 975-ABD Doları olup davalı tarafça ödenmiş olması, 2.taşımada 1 değil 2 adet konteyner taşıma işinin söz konusu olması ve dava dışı fiili(asıl) taşıyan tarafından davacı adına kesilen 2.taşıma navlun faturasının 2.700-ABD Doları olması, her iki taşıma arasındaki mesafe farkı, taşıma süreleri ve taşımaların kendi aralarında geçen zaman dikkate alındığında davacının 2.taşıma için 3.100-ABD Doları navlun alacağı talebinde haklı olduğu, kural olarak demuraj ücretinden taşıtan davalı sorumlu ise de, alt taşıyan(organizatör) olan davacının bu bedeli talep edebilmesinin öncelikli koşulu, demuraj bedelini konteyner tedarik eden ve fiilen taşıyan Maersk Line firmasına ödediğini ispat etmesi olup, davacının kendisinden bu yönde talepte bulunulduğunu veya böyle bir ödeme yaptığını ispat edemediği, bu hususta davalının sorumluluğunu düzenleyen ayrı bir sözleşmeye de dayanmadığı, varış ihbarnamesindeki kaydın tek başına yeterli olmadığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.