Temsil kayyımı atanmadan yapılan tebliğ nedeniyle dosyanın geri çevrilmesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1199 E. 2019/962 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıön inceleme aşamasında geri çevirme (HMK 352)Kesinlik belirsiz
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Asli Müdahale mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir şirketin, davacıyla açık bir menfaat çekişmesi içinde olduğu bir davada, şirketi temsile yetkili organının (yönetim kurulunun) davacı tarafından oluşturulmuş olması veya davacının şirketi temsile yetkili hâle gelmesi durumunda, şirketin usulüne uygun temsil edilebilmesi için TMK 426. maddesi uyarınca bir temsil kayyımı atanması zorunludur. Bu koşullar altında, hükmün şirket adına yetkisi sona ermiş kişilere (örn. görevi kendiliğinden sona eren yönetim kayyımlarına) tebliğ edilmiş olması usulsüz tebliğ teşkil eder ve istinaf incelemesi öncesinde bu eksikliğin, ilk derece mahkemesine geri çevrilerek giderilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Davalı şirkete husumet yönünden temsil kayyımı atanması gerekliliği ve hükmün usulsüz tebliği → kısmi kabul
Gerekçe: Dava tarihi itibariyle davalı şirketin hisselerinin büyük kısmının davacı ile dava dışı bir kişiye ait olduğu, yargılama sırasında yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında davacının şirketin yönetim kurulu başkanlığına seçildiği ve bu kararın ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacı, davalı şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı hâline geldiğinden, yönetim kurulu seçimi yapılıncaya kadar görevlendirilmiş olan yönetim kayyımlarının görevi sona ermiştir. Buna rağmen hükmün önce azledilen vekillere, ardından görevi sona ermiş olan yönetim kayyımlarına tebliğ edilmiş olması, tebliği usulsüz kılmaktadır. Öte yandan davacı ile davalı şirket arasında, davanın ve uyuşmazlığın niteliği gözetildiğinde açık bir menfaat çekişmesi ortaya çıktığından, TMK'nın 426. maddesi doğrultusunda davalı şirkete bir temsil kayyımı atanması zorunlu hâle gelmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince öncelikle davalı şirkete bir temsil kayyımı atanmasının sağlanması, ardından hükmün ve asli müdahale talep eden tarafın istinaf dilekçesinin davalı şirkete tebliği ile yasal istinaf süresinin beklenilmesinden sonra dosyanın gönderilmesi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Davacı ile davalı şirket arasında menfaat çekişmesi bulunan hâllerde, şirketin usulüne uygun temsil edilebilmesi için TMK 426 uyarınca temsil kayyımı atanmasının zorunlu olduğu ve bu husus sağlanmadan yapılan tebliğin usulsüz sayılacağı yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi↗ organ boşluğu↗ temsil kayyımı↗ menfaat çekişmesi↗ usulsüz tebliğ↗ yönetim kayyımı↗ asli müdahale↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1199
KARAR NO 2019/962
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/11/2017
NUMARASI 2015/384 E.-2017/871 K.
ASLİ MÜDAHALE
DAVA
ŞİRKET FESHİ
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/07/2019
Taraflar arasında görülen davada verilen hükmün asli müdahale talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
GEREKÇE
Dava, TTK 530. m. uyarınca davalı şirketin organsız kalması nedeniyle feshi, bunun mümkün olmaması halinde TTK 531. m. uyarınca haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yargılama sırasında şirketin organ boşluğunun doldurulduğu ve fesih-tasfiyeyi gerektirecek koşulların ortadan kalktığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde, dava tarihi itibariyle davalı şirketin toplam 1.700.000 hissesinin 849.997,73 adedinin davacıya, 850.000 adedinin dava dışı ... ve 2,27 adedinin ... ait olduğu, ... şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, bununla birlikte yargılama sırasında davalı şirketin 2016 yılına ait olağanüstü genel kurul toplantısının 18.05.2017 tarihinde yapıldığı ve şirketin yönetim kurulu başkanlığına davacının seçildiği, kararın 11.07.2017 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, bu şekilde davacının davalı şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı olduğu ve yönetim kurulu seçimi yapılıncaya kadar görevlendirilmiş olan yönetim kayyımlarının görevlerinin ise sona erdiği, buna rağmen hükmün önce azledilen vekillere, daha sonra ise yönetim kayyımlarına tebliğ edildiği, bu haliyle tebliğin usulsüz olduğu, öte yandan davacı ile davalı şirket arasında, davanın ve uyuşmazlığın niteliği de gözetildiğinde açık bir menfaat çekişmesinin ortaya çıktığı anlaşılmakla, işbu dava bakımından TMK'nın 426.
maddesi doğrultusunda, davalı şirkete bir temsil kayyımının atanmasının zorunlu hale geldiği anlaşılmaktadır. O halde ilk derece mahkemesince öncelikle davalı şirkete bir temsil kayyımı atanmasının sağlanması, ardından hükmün ve asli müdahale talep eden tarafın istinaf dilekçesinin davalı şirkete tebliği ile yasal istinaf süresinin beklenilmesinden sonra gönderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İlk derece mahkemesince öncelikle davalı şirkete bir temsil kayyımı atanmasının sağlanması, ardından hükmün ve asli müdahale talep eden tarafın istinaf dilekçesinin davalı şirkete tebliği ile yasal istinaf süresinin beklenilmesinden sonra gönderilmesi için dosyanın Dairemize gönderilmek üzere GERİ ÇEVRİLMESİNE,HMK 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 04/07/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/272929 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi