6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Resmi şekle uyulmayan taşınmaz satışında ödenen bedelin iadesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/605 E. 2019/973 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ EmsalZamanaşımı

Davacının nitelemesi: Sebepsiz Zenginleşme mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Resmi şekle uyulmadan yapılan taşınmaz satış sözleşmesi geçersizdir ve tarafların karşılıklı edimlerini tam olarak ifa etmediği hâllerde alıcı, ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde geri isteyebilir; geçersiz sözleşmede yer alan ceza-i şart hükmü de bu geçersizlikten etkilenir ve uygulanamaz. Mahkeme, talep sonucunda yabancı para tutarının yalnızca TL karşılığı üzerinden talep edilmiş olması hâlinde, bu husus istinaf sebebi yapılmamış olsa da, HMK 26. madde uyarınca taleple bağlılık ilkesine aykırılığı re'sen gözetip buna göre hüküm kurar.

Ele alınan sorunlar

Resmi şekle uyulmadan yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin geçersizliği ve iade yükümlülüğü → kabul

Gerekçe: Taşınmaz satışına ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılması şarttır (TMK m.706, BK m.213, TBK m.237, Tapu Kanunu m.26, Noterlik Kanunu m.60); bu şekle uyulmayan sözleşme hukuken geçersizdir ve geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda alıcı, geçersiz sözleşme nedeniyle satıcıya verdiği bedeli sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri isteyebilir. Ancak geçersiz sözleşmeye istinaden karşılıklı edimler yerine getirilmiş ise artık bir geçersizlikten söz edilemez. Satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığı ve tapu devrinin gerçekleşmediği ihtilafsızdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Aynı tarihli başka projeden yapılan taşınmaz alımlarının tapusunun alınmış olmasının, dava konusu sözleşmenin geçersizliği iddiasına MK 2 (dürüstlük kuralı) yönünden etkisi → ret

İddia: Davacının aynı tarihte aynı şekilde düzenlenen sözleşmeye dayalı olarak başka bir projeden satın aldığı dairelerin tapusunu almış olmasına rağmen, dava konusu projedeki taşınmazlar için geçersizlik iddiasında bulunmasının MK 2'ye aykırı olduğu.

Gerekçe: Tapudan satışları yapılan taşınmazlarla ilgili başka bir proje bakımından bir uyuşmazlık bulunmadığı ve tarafların o proje yönünden karşılıklı edimlerini yerine getirdiği; bu husustaki ilişkinin, dava konusu projedeki taşınmazların satışına dair sözleşmenin geçerliliğine bir etkisi bulunmadığına dair ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Zamanaşımı def'i → ret

İddia: Davacının ödemeyi yaptığı tarihten yaklaşık 3 yıl sonra dava açtığı, bu nedenle TBK 82 (BK 66) gereği zamanaşımı süresinin dolduğu ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği.

Gerekçe: Geçersiz de olsa bir satış sözleşmesi söz konusu olduğundan ve ödemeler 2009 yılında yapılıp dava 24.11.2011 tarihinde açıldığından, TBK 146 gereği uygulanması gereken 10 yıllık genel zamanaşımı süresi henüz dolmamıştır; bu nedenle davalı vekilinin zamanaşımı süresinin dolduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Geçersiz sözleşmede kararlaştırılan ceza-i şartın uygulanabilirliği → ret

İddia: Davacının sözleşmeyi feshetmesi karşısında, ödenen bedelin sözleşmede kararlaştırılan ceza-i şart olarak davalıda kalması gerektiği.

Gerekçe: Şekil şartına uygun yapılmayan sözleşme geçersiz olduğundan, bu sözleşmede yer alan ceza-i şart hükmü de geçersizdir; bu nedenle davalının ödenen bedelin ceza-i şart olarak bırakılacağı yönündeki istemi yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ödenen peşinat tutarının ispatı ve komisyoncuya yapılan ödemelerin davalıya yapılmış sayılması → ret

İddia: Davalı, 77.554 GBP'den başka ödeme yapılmadığını, bakiyenin şirkete ödenmediğini ve komisyoncuya yapılan ödemelerden sorumlu olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava dışı şirketin ticari defter kayıtları da incelenmek suretiyle, komisyoncuya davalı adına yapılan ödemelerin davalıya yapılmış sayılacağına yönelik tespit yerindedir. Davalı delil listesinde de yer alan ek takas anlaşmalarının varlığı davalı tarafça da kabul edilmektedir. Her bir daireye ait ek protokol-takas anlaşmasında, davacıya tahsis edilen yeni dairelere mahsup edilecek peşinat tutarları açıkça yazılı olup, bu tutarların toplamı 179.190 GBP'yi vermektedir. Bu nedenle davalının 77.554 GBP'den başka ödeme almadığı yolundaki savunmasına ve istinaf nedenlerine itibar edilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Talep sonucunda GBP cinsinden ifadeden feragat edilmiş sayılması ve ilk derece mahkemesinin GBP üzerinden hüküm kurmasının HMK 26'ya aykırılığı → kabul

Gerekçe: Dava dilekçesinin netice-i talep kısmında davacı, başlangıçta 179.190 GBP karşılığı 515.063-TL'nin GBP'ye uygulanan reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir. Bu nedenle GBP cinsinden talepte bulunma hakkından feragat edilmiş sayılır ve bir daha ıslah yoluyla dahi GBP üzerinden talepte bulunulamaz. Mahkemece ise 179.190 GBP'nin tahsiline karar verilmiş olması, davalı vekili tarafından istinaf nedeni olarak ileri sürülmemiş olsa da emredici kurala ve HMK 26. maddesine aykırılık teşkil etmektedir; zira mahkeme, davacının talebiyle bağlı olup bu talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu husus re'sen incelenmiş olup, hükmün kaldırılarak 515.063-TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi işletilerek tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Resmi şekle uyulmadan yapılan taşınmaz satış sözleşmelerinin geçersizliği, bu geçersizliğin ceza-i şart hükmüne de sirayet etmesi ve talep sonucunda yabancı para tutarının sadece TL karşılığı üzerinden istenmiş olması hâlinde mahkemenin taleple bağlılık ilkesini (HMK 26) re'sen gözeterek karar kurması yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Geçersiz de olsa satış sözleşmesine dayanan bedel iadesi taleplerinde, TBK 146 gereği 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resmi şekil şartı sebepsiz zenginleşme ceza-i şart zamanaşımı taleple bağlılık (HMK m.26) ıslah takas anlaşması

Atıf yapılan mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 706 · BK — BK 213 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 237TBK 146 · Tapu Kanunu — Tapu Kanunu 26 · Noterlik Kanunu — Noterlik Kanunu 60 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 26

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/605

KARAR NO 2019/973

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/11/2017

NUMARASI 2014/363 Esas 2017/1457 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/07/2019

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı .... aracılığı ile Bodrum ticaret siciline kayıtlı .....Ltd. Şti'ne atfen yetki mektubu imzalayarak kendisi adına davalıdan 12 adet taşınmaz alımı yapılması için yetkilendirildiğini,12 adet taşınmaz satış bedelinin ilk taksiti olarak 181.530-sterlini danışmanlık şirketi hesabına gönderdiği,ödemelerin tamamının davalıya aktarıldığı inancı içinde bulunduğunu, davalının 12 taşınmazı çeşitli nedenlerle A Blok'tan başka bloklara kaydırılacağı dayatması ile karşılaştığını, davalı yetkilisi ile harici satış sözleşmelerine ek nitelikte "Ek protokol ve Takas Anlaşması" imzaladığını, bu anlaşma ile davalı toplamda 179.190 sterlin bedeli her bir taşınmaz için müvekkilinden aldığını kabul ettiği, ...'ın yöneticisi olduğu şirket ile davalı arasında gayrimenkul ve ticaret sözleşmesi imzalandığının öğrenildiği, davalının ...

olan komisyon borcunun davacının ödemelerini elinde tutan danışmanlık şirketi tarafından acenteye olan borcun davacıdan olan alacağın acenteye temliki suretiyle ödenmesinin düzenlendiğini davalı, acente ve danışmanlık şirketlerinin ilişkisinde ödenen toplam 181.530 sterlini davalıya ve acenteye ödediği, ancak harici satış sözleşmesine konu hiç bir taşınmazın zilyetlik ve tapu devrinin alınmadığını, resmi şekle uyulmadan yapılan taşınmaz satış sözleşmelerinin geçersiz olduğu,bu nedenle herkesin aldıklarını iade ile yükümlü olduğu, ödenen toplam 179.190 GBP'inin karşılığı 515.063 TL'nin dövize uygulanan en yüksek reeskont faizi ile davalıdan tahsili talep edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin İnnovie adı altında toplu konut inşa ettiğini, davacının yetkili temsil belgesi ile danışmanlık şirketi aracılığı ile 10 adet daireyi satın aldığını, harici satım sözleşmesi ile alınan dairelerin bedellerinin müvekkiline ödendiğini, 10 adet dairenin tapusunun alındığını, harici satım sözleşmesi ile ayrıca 3 yıl boyunca dairelerin değerlerinin %6 sı kadar kira ödemeyi satıcı şirketin taahhüt ettiği, hatta davacının avukatı aracılığı ile gönderdiği ihtarda tapuları aldıklarını, birikmiş kira alacağını talep ettiklerini, kiraların banka aracılığı ile yatırıldığını, davacının yine aynı tarihli İnnovie 2 adlı projeden 12 adet daireyi de aynı şekilde satın alarak, kısmen peşinatları ödediğini, 2.

etaptan alınan daire blok ve numaraların da değişiklik olduğunu, dayatma olmadığı, davacının aldığı 12 adet dairenin borcunun ödenip, teslim alınmasının, aksi halde o güne kadar yapılan ödemelerin ceza-i şart olarak kalacağının ihtar ettiklerini, davanın karşı ihtarı ile 12 adet daire ile ilgili imzalanan harici satış sözleşmesinin geçerli olmayıp paranın iadesinin talep edilmesi üzerine, sözleşmenin feshedilerek 2. etap 12 adet daire için ödenen bedelin ceza-i şart olarak kaldığını, İnnovie 1. etap ile ilgili sözleşmenin 2. etap içinde aynı olup, birini kabul ederken diğerinin geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin MK 2 ye aykırı olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, gerek ödeme tarihi, gerekse dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 213. Maddesi ve Tapu Kanunu 26. Madde, MK 706/1 madde gereğince taşınmaz satışına ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılmasının şart olup, resmi şekil şartına uymayan sözleşmelerin geçersiz olduğunu, ancak böyle sözleşmeler de tarafların sözleşmeyi yerine getirmemesi halinde birbirlerine verdiklerini geri isteyebileceklerinin düzenlendiği, taşınmazların davacıya devrinin yapılmadığının ihtilafsız olup, tahsil edilen paranın iade yükümlülüğü olduğu, şekil şartına uyulmadan yapılan harici satım sözleşmesi de geçersiz olup, zamanaşımı bulunmadığından davanın kabulüne, dava tarihi itibariyle faiz yürütülmesine ilişkin karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacının davasını şekle aykırılık nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırdığını, bu nedenle 16.01.2009 - 26.01.2009 tarihlerinde gayrimenkuller için ödediği bedellerini talep ettiği , davanın 24.11.2011 tarihinde yani sözleşme ve ödeme tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra açıldığı bu nedenle TBK 82. (BK 66) madde gereği zamanaşımı geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği,Şekil eksikliğini, olayda ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, dürüstlük kuralına aykırı davrandığı, zira ilk etapta işlemlerin edimlerin karşılıklı yerine geldiğini, teslim aşamasına kadar satın almaktan vazgeçeceğine dair beyanının olmayıp bakiye borcu ödememe amacını güttüğünü,Davacının 07.01.2009 tarihli sözleşme ile satın aldığı 12 adet dairenin parasının ödendiğini ispat edemediğini, ...

Ltd. adlı firmanın, müvekkilinin acentesi olmayıp, para tahsil yetkisinin bulunmadığını, sözleşmede ödeme yapılması gereken hesabın açık olarak belirtildiğini,77.554-GBP ödemeden başkaca ödeme olmadığını , bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;resmi şekil şartına uyulmadan yapılan gayrımenkul satım sözleşmesinde ödenen bedelin tahsili için açılan alacak davasıdır.Taraflar arasında imzalanan 7.1.2019 tarihli satış sözleşmesi resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir. (TMK m.706, BK m.213, TBK. md 237, T.Kanunu m.26 Noterlik Kanunu m.60). Bu nedenle, geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda alıcı; geçersiz sözleşme nedeniyle, satıcıya verdiği bedeli sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri isteyebilir. Ancak geçersiz sözleşmeye istinaden karşılıklı edimler yerine getirilmiş ise artık bir geçersizlikten söz edilemeyecektir.Satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığında ve tapu devrinin gerçekleşmediğine ilişkin ihtilaf olmayıp ,davacının aynı tarihte aynı şekilde düzenlenen sözleşmeye dayalı olarak innovia 1 projesinden satın aldığı 10 adet dairenin tapusunu aldığı ,aynı tarihte innovia 2 projesinden satın aldığı gayrımenkuller için geçersizlik iddiasının ileri sürülmesinin MK 2 ye aykırı olduğu davalı tarafından ileri sürülmekte ise de İnnovia 1 projesi ile ilgili bir uyuşmazlık olmadığı ,tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirdiği ,tapudan satışları yapılan taşınmazların ,İnnovia 2 projesinde bulunan taşınmazların satışına dair sözleşmenin geçerliliğine etkisi bulunmadığına dair ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik yoktur.Davacının peşinat olarak ....

etabına ait taşınmazlar ile ilgili olarak ise 12 adet dairenin satışına ilişkin davacı tarafından, yapılan bilirkişi incelemesi ile de belirlendiği üzere ödenen 179.190 ingiliz sterlini peşinat davacı tarafından sözleşme feshedilerek iadesi talep edilmiştir. Davalı ise sözleşme gereğince ceza-i şart olarak bu bedelin kendilerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmektedir.Davalı vekili cevap dilekçesini ıslah ettiklerini beyan ederek zamanaşımı defiinde bulunmuş,mahkemece bu talep hakkında bir karar verilmemiş ise de , geçersiz de olsa satış sözleşmesi sözkonusu olduğu,ödemelerin 2009 yılında yapılıp 24.11.2011 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmakla TBK 146 gereği 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanması gerektiğinden davalı vekilinin zamanaşımı süresinin dolduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalının geçersiz olan bu sözleşmeye yönelik, davacı tarafından sözleşmenin feshedilmesi karşısında ödenen bedelin ceza-i şart olarak bırakılacağı yönündeki istemi yerinde değildir.Zira şekil şartına uygun yapılmayan sözleşme gereği, sözleşmede bulunan ceza-i şart hükmü de geçersizdir.Davalının aşamalarda 77.554-GBP den başkaca ödeme yapılmadığını ,bakiyenin şirkete ödenmediği ,komisyoncuya yapılan ödemelerden davalının sorumlu olmadığına yönelik savunmaları kapsamında dava dışı şirketin ticari defter kayıtları da incelenmek suretiyle komisyoncuya davalı adına yapılan ödemelerin de davalıya yapılmış sayılacağına yönelik tesbiti de yerindedir.

Zira davalı delil listesinde davacının delil olarak sunduğu beyan edilen (EK-8)ek takas anlaşmalarının varlığı davalı tarafın da kabulündedir.Her bir daireye ait 5.5.2009 tarihli ek protokol-takas anlaşmasında davacıya satılan A1 blokta ki gayrımenkullerin yerine ,E1 bloktaki tahsis edilen yeni dairelerin bilgilerinin ve davacının ödediği yeni dairelere mahsup edilecek peşinatın açıkça yazdığı, buna göre davacının 179.190-GBPyi peşinat olarak ödediği sabittir. (17.830+17.830+12.100+11.376+13238+13238+11.815+13.808+20.354+20.354+13.439-179190-GBP) Takas anlaşmalarıyla davacının her bir daire için ödediği peşinat sözleşmeye yazıldığından davalının 77.554-GBP den başka ödeme almadığı yolundaki savunmasına ve istinaf nedenlerine itibar edilmemiştir.Ancak dava dilekçesinde davanın konusu ve netice-talep başlığı altında yer alan davacı talebini içerir ifadelerden anlaşılacağı üzere davacı tarafça, başlangıçta 179.190 İngiliz Sterlini (GBP) karşılığı 515.063-TL nin gbp ye uygulanan reeskont faizi ile tahsili talep edilmiştir.Bu itibarla GBP cinsinden talepte bulunma hakkından feragat edilmiş sayılacağından, artık bir daha ıslah yolu ile dahi GBP üzerinden talepte bulunulamaz.Ancak mahkemece 179.190- İngiliz Sterlini (GBP) nin tahsiline karar verildiği , her ne kadar davalı vekili bu hususa ilişkin istinaf nedeni olarak ileri sürmemiş ise de emredici kurala ve HMK 26.

Maddesine aykırılık teşkil ettiği ,mahkemenin davacının talebi ile bağlı olup, bu talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği gözetilerek resen incelenmiştir. Davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve 179.190 GBP karşılığı 515.063-TL nin dava tarihinden itibaren reeskont faiz işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE; İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2017 Tarih 2014/363 Esas 2017/1457 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; ""Davanın KABULÜNE; 515.063-TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine"İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 35.183,95- TL nispi karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 7.648,70- TL harcın mahsubu ile bakiye 27.535,25- TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından ödenen 7.667,10- TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından ödenen 1.900-TL bilirkişi ücreti ve 428-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.328-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 34.552,52- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 8.795,98 -TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 70-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 08/07/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/272898 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.