6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ürünün her araca uygunluğu onaylanmadan bayiye satış zorunluluğu dayatılamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1054 E. 2019/603 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Bayilik sözleşmesi kapsamında bayiye satılan bir ürünün her araca uygunluğunun teknik olarak onaylanmamış olmasına rağmen, satıcının tanıtım materyallerinde ürünün her türlü araca uygun olduğu şeklinde bayiyi yanıltıcı beyanlarda bulunması ve bayinin bu sınırlamalar konusunda bilgilendirildiğine dair belge sunulamaması halinde, bayinin ileride büyük zararlara yol açabilecek bu ürünü satmaya ve sözleşmeyi sürdürmeye zorlanması dürüstlük kuralına aykırı olur; bu durumda bayinin sözleşmeden dönme ve ödediği bedelin iadesini talep etme hakkı doğar, üründe doğrudan bir ayıp tespiti bulunması şart değildir.

Ele alınan sorunlar

Bayilik sözleşmesinden dönme ve ödenen bedelin iadesi talebinin haklılığı → ret

İddia: Davalı vekili, satılan ürünlerden hiçbirinin ayıplı olduğuna dair somut delil bulunmadığını, TBK 230 uyarınca dönme hakkının sadece ayıplı mallar için geçerli olduğunu, ürün incelemesi yapılmadan hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: Ürünün doğrudan ayıplı olduğu yönünde kesin bir tespit bulunmamakla birlikte, davacı aracındaki arızanın devam ettiği ve nedeninin net olarak tespit edilemediği, ürünün her model araca uygunluğunun onaylanmadığı, davalının sadece bir model araç için uygunluk testi sunabildiği halde firma broşüründe müşterileri yanıltacak şekilde ürünün her türlü araç için uygun olduğu bilgisinin yer aldığı, davacı bayinin bu husus konusunda bilgilendirildiğine dair bir belgeye rastlanmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, ileride büyük zararlara neden olabilecek nitelikte, uygunluğu onaylanmamış bir ürünü satmaya ve sözleşmeyi devam ettirmeye bayinin zorlanmasının dürüstlük kuralına aykırı olacağı sonucuna varılmış, davacının sözleşmeden dönme talebinde haklı olduğu kabul edilerek ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında isabetsizlik görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Gerekçe kaynağı: özgün

Ürün bedelinin iadesine hükmedilirken ürünlerin davalıya iadesine karar verilmemesi → ret

Gerekçe: Ürün bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilirken bayilik sözleşmesine konu ürünlerin davalıya iadesine karar verilmemiş olması, davalının talebi halinde ürünlerin kendisine iadesinin her zaman mümkün olması nedeniyle sonucu etkilememektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bayilik ilişkisinde satıcının ürünün uygunluk/kapsam sınırlarını bayiye açık ve doğru şekilde bildirme yükümlülüğünü yerine getirmemesinin, doğrudan bir ayıp tespiti olmasa da dönme hakkını doğurabileceğine ilişkin değerlendirme, benimsenen ilk derece gerekçesi üzerinden emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi sözleşmeden dönme aydınlatma yükümlülüğü dürüstlük kuralı bedel iadesi ayıp

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 230

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1054

KARAR NO 2019/603

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/09/2017

NUMARASI 2016/880 E.-2017/1040 K.

DAVA

Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/04/2019

İlk derece mahkemesince davanın kabulune yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında Yetkili Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme ekinde belirtildiği üzere 20 takım ve müvekkili şirket yetkilisi aracı için 1 takım olmak üzere toplam 21 takım slamstop kitinin müvekkiline teslim edildiğini, müvekkili şirket yetkilisi aracına bu kitin montajının bizzat davalı tarafça yapıldığını, araç kapılarının vakum sistemiyle tamamen kapanmasını sağlayan bu kite ilişkin olarak kış aylarında sorun yaşanmazken havaların ısınması ile işlevini yerine getirmediğinin, kapıyı içeriye doğru çekmediğinin tespit edildiğini, dolayısıyla kitin gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığını, ayrıca bu kitlerin bazı model araçlara uygulanamayacağının öğrenildiğini, oysa davalının bu konuda müvekkilini bilgilendirmediği gibi onaylanmayan araç modellerinden olan şirket aracına montaj yaptığını, müvekkilinin daha büyük zararlara neden olmamak için kendisine gelen taleplere olumlu yanıt vermediğini, durum davalıya sözlü ve yazılı olarak bildirilmiş olmasına rağmen hiçbir dönüş yapılmadığını, bu nedenle bayilik sözleşmesine devam edilmesinin de mümkün olmadığını ileri sürerek davalıya ödenen ve 20 kitin karşılığı olan 48.000-TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının bayilik sözleşmesine konu kitlerin ayıplı olduğunu iddia etmediğini, bu kitlere ilişkin herhangi bir müşteri şikayetinin de olmadığını, dolayısıyla davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, davacı talebinin TBK 230.maddesine de aykırı olduğunu, dolayısıyla sözleşmenin feshinin haklı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının sözleşme kapsamında taahhüt edip davacıya teslim ettiği bakım kiti şeklindeki ürünlerin sözleşme ile kararlaştırılan niteliklere sahip olmadığı, bastırılan ürün broşürü ve diğer tanıtıcı faaliyetlerin gerekli uyarıları içermediği, satıcının bu konuda malın niteliklerine ilişkin aydınlatma yükümlülüğünün bulunduğu, bunun tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğinden söz edilemeyeceği, müşterilere satışı yapılmamakla birlikte ürün bedelinin iadesinin davacı tarafından talep edilebileceği, bu nedenle davacı şirkete fatura edilen tutar üzerinden davacının iade isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının yetkili bayi sıfatıyla davalıdan almış olduğu 40 takım 20 araçlık üründen bir tanesinin dahi ayıplı çıktığına dair somut delil ortaya konulamadığını, buna rağmen ürün bedellerinin tamamının iadesinin talep edildiğini, mahkemenin de talebi aynen kabul ettiğini, ancak bu kararın TBK’nun 230.maddesine aykırı olduğunu, bu madde uyarınca dönme hakkı sadece ayıplı mallar için geçerli olduğu halde ve ayıp iddiasının somut dayanağı olmadığı halde , kitler üzerinde inceleme de yapılmadan karar verildiğini belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, Bayiilik Sözleşmesine aykırı davranıldığı iddiasıyla sözleşmeden dönme ve sözleşme uyarınca yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkindir.Davacının davalıdan 1 adet araç kapı vakumu satın aldığı ve almış olduğu bu ürünü aracına monte ettirdiği, akabinde taraflar arasında 23.02.2016 tarihinde akdedilen Yetkili Bayilik Sözleşmesi uyarınca davacının bu ürünün satışı konusunda yetkili kılındığı ve sözleşme uyarınca davacının müşterilerine satmak üzere davalıdan 20 adet ürün satın alarak bedelini ödediği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Bununla birlikte davacı, aracına montajını yaptırdığı bu ürünü bir süre sorunsuz kullandığını, ancak bir süre sonra havaların ısınması ile işlevini yerine getirmemeye başladığını, dolayısıyla ürünün ayıplı olduğunu, ayrıca bu kitin her araca uygun olmadığının öğrenildiğini, bu nedenle satışının da yapılmadığını ileri sürmüş ve davalıya ihtarname göndererek sözleşmenin feshedildiğini bildirmiş ve ödenen ürün tutarının iadesini talep etmiştir.

Davalı ise üründe herhangi bir sorun olmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporu incelendiğinde, davacı aracındaki arızanın devam ettiği, zira aracın kapılarında kapanmama veya normal olmayan kapanmanın söz konusu olduğu, ısı değişikliğinin arızaya neden olmayacağı, ancak mıknatıs düşmesinin ve ayar sorununun neden olabileceği, araç gövdesindeki mıknatısların basınçlı su ile yıkama nedeniyle çıkabileceği, öte yandan aracın kullanım belgesinin ve garanti belgesinin olmadığı, bu nedenle kullanıma ilişkin gerekli ikazların yapıldığının tespit edilemediği, öte yandan davalı firma broşüründe “her model araç kullanımı” ifadesi varken, internet sayfasında marka ve modellerin ayrıntılı olarak yer aldığı,bu şekilde müşterinin yanlış yönlendirildiği, bu kitin uygunluk testi yapılan ve onaylanan ....

... araçlarına veya test sonucu spesifik olarak ibraz edilmiş/edilecek diğer araçlar için satılabileceği, davacı aracına uygun olduğunun ispat edilemediği, bayiye ürün özellikleri hususunda bilgi verilip verilmediğinin önemli olduğu hususlarının belirtildiği görülmüştür.O halde dava konusu ürünün ayıplı olduğu yönünde bir tespit bulunmamakla birlikte, bu üründeki arızanın devam ettiği, nedeninin ise net bir şekilde tespit edilemediği, öte yandan her türlü araca uygunluğu onaylanmamış bir ürün olduğu, davalı tarafça sadece bir model araç için uygunluk testinin sunulduğu, oysa davalı firma broşüründe müşterileri yanıltacak şekilde her türlü araç için uygun olduğu bilgisinin yer aldığı, davacı bayinin bu konuda bilgilendirildiğine dair bir belgeye de rastlanılmadığı, bu durumda davacı bayinin ileride büyük zararlara neden olabilecek bu ürünü satmaya ve sözleşmeyi devam ettirmeye zorlanmasının dürüstlük kuralına aykırı olacağı, davacının sözleşmeden dönme talebinde haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönünde vermiş olduğu kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Öte yandan ürün bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilirken, bayilik sözleşmesine konu ürünlerin de davalıya iadesine karar verilmemiş ise de, davalının talebi halinde ürünlerin kendisine iadesi her zaman mümkündür.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 3.278,88- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 819,72- TL harcın mahsubu ile bakiye 2.459,16- TLnin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 56- TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

29. 04.2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/272264 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.