6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Acentelik sözleşmesinde ticari defter kayıtlarına dayalı hesap alacağı uyuşmazlığı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/557 E. 2019/76 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Acentelik sözleşmesinde, acentenin ödemekle yükümlü olduğu resmi/özel giderler, büro giderleri ve iş akdi devredilen personelin kıdem tazminatı gibi kalemlerin sözleşme ve zeyilname/muvafakatname hükümleriyle acenteye ait olduğu düzenlenmişse ve bu kesintilerin dayanak belgeleri dosyada mevcutsa, acentenin bu kalemlere yönelik soyut/somut itirazı, sözleşme hükümleri karşısında haklı görülmez; taraf kayıtları arasındaki farklılığın kaynağı bilirkişi incelemesiyle tespit edilip dayanağı bulunan kesintiler mahsup edilerek hesaplanan alacak esas alınır.

Ele alınan sorunlar

Kıdem tazminatı kesintisine itiraz → ret

İddia: Davacı, hakedişinden kesilen kıdem tazminatı tutarının kime ödendiğinin, işçilerin kıdeme hak kazanıp kazanmadığının ve ödemenin yapıldığının belli olmadığını, diğer kesinti kalemlerinin de soyut olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesine zeyilname ile eklenen madde, sözleşmenin sona ermesi ve şubenin devri halinde, iş akdi devredilen personelin kıdem tazminatı tutarının acente tarafından ödenmesini ve bu bedelin acentenin hakediş ve alacağından mahsup edilebileceğini öngörmektedir. Bu sözleşme hükmü karşısında, davacının işçilerin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığının belli olmadığı yönündeki itirazı haklı görülmemiştir. Ayrıca trafik cezası tahakkuk eden aracın davacı acente kullanımında bulunduğu tespit edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacı kayıtlarında yer almayan diğer kesintilerin (masraf yansıtma) dayanağı → ret

İddia: Davacı, 2013 yılı alacakları hesaplanmadan, 2012 yılından devreden alacaklardan soyut kesintiler düşülerek sonuca varılmasının hatalı olduğunu ve gerçek alacağının 13.043,99-TL olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tarafların ticari defterleri incelendiğinde, kayıtlar arasındaki farklılığın davalının banka ödemeleri ile davacı kayıtlarında yer almayan kesinti tutarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davacı, kayıtlarında yer almayan ödemelere ilişkin açık bir itirazda bulunmamış, yalnızca kayıtlarında yer almayan kesintilere itiraz etmiştir. Acentelik sözleşmesi hükümleri uyarınca, acente tarafından ödenmesi gereken resmi/özel üçüncü kişi ödemeleri, elektrik, su, haberleşme, ısı gibi giderler ile büro giderlerinin acenteye ait olduğu ve bu tutarların davalı tarafından ödenmesi halinde acenteye rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Ayrıca davacıya atfen imzalı muvafakatname ile SSK primi, ilan-reklam-çevre temizlik vergisi ve benzeri giderlerin davalı tarafından ödenmesi halinde hakedişten mahsup edilmesine muvafakat verildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunda davacı kayıtlarında yer almayan kesintilerin dayanakları tespit edilmiş, sözleşmenin feshinden sonra acente tarafından ödenmesi gereken masraf yansıtma faturalarının davacı kayıtlarına alınmadığı, dayanak belgelerin dosya kapsamında mevcut olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle mahsuplardan sonra ilk derece mahkemesinin kısmen kabule ilişkin hükmünde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Acentelik sözleşmelerinde acentenin ödemekle yükümlü kılındığı gider ve kesinti kalemlerinin (kıdem tazminatı, masraf yansıtma vb.) sözleşme, zeyilname ve muvafakatname hükümleriyle belirlenmiş olması halinde, bu kesintilere yönelik soyut itirazın dayanak belgeler karşısında kabul görmeyeceği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik sözleşmesi ticari defter kayıtları mahsup rücu kıdem tazminatı muvafakatname zeyilname

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1).a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/557

KARAR NO 2019/76

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/12/2017

NUMARASI 2015/162 E.- 2017/999 K.

DAVA

Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/01/2019 (03/02/2019 yazım tarihli )

Davanın kısmen kabulune yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 27/10/2004 tarihinde davalı işyerinde şube müdür yardımcısı olarak işe başladığını,son 5 yıl şube müdürü olarak çalıştığını,Antalya Likya Şubesi’nin acentesi olarak işletilmesi konusunda anlaşılması üzerine iş akdinin sona erdirildiğini, müvekkilinin davalı acentesi olarak çalışmakta iken davalının 15/04/2013 tarihli ihtarname ile acentelik sözleşmesini feshettiğini, sözleşme uyarınca şube giderleri düşüldükten sonra kalan hakedişin müvekkiline ödenmesi gerektiğini,davalının fesihten önceki döneme ait 26.370,97-TL hakedişi ödemediğini ileri sürerek alacak belirlendiği anda artırılmak üzere şimdilik 5.000-TL alacağın reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.23/12/2015 tarihli 1 nolu ara karar uyarınca davacı taraf 26.370,97-TL üzerinden harç eksikliğini tamamlamış,10/03/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 13.043,99-TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, sözleşme uyarınca müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğini haiz olduğunu, davacının sözleşme uyarınca tarafına düşen yükümlülüklere ve özellikle sadakat borcuna aykırı fiilleri nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, haklı fesih karşısında davacı taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının tüm hakedişleri tam ve zamanında ödenmiş olup müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, müvekkili tarafından yapılan kesintilerin sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece;davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 13.043,99- TL alacaklı, davalının kayıtlarına göre ise davacının 1.428,84- TL alacaklı olduğu, tarafların kayıtları arasındaki farklılığın davalının yapmış olduğu ödemelerin davacı kayıtlarında yer almaması ve davacı tarafından kayıtlara alınmayan davalının 7.729,90- TL'lik Vergi, Maliyet, Kıdem Tazminatı yansıtmalarından kaynaklandığı,davacı defterlerinde yer almayan bu kayıtların dayanaklarının bulunduğu,davalının 1.428,84- TL alacaktan sorumlu olduğu,davanın kısmen kabulü ile 1.428,84- TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili;1-Müvekkili hakedişinden kesilen tutarlardan kıdem tazminatının kime ödendiğinin belli olmadığını,işçilerin kıdeme hak kazanıp kazanmadığı,ödemenin yapıldığının bilinmediğini, diğer kesinti kalemlerinin de soyut olduğunu,

2-Raporda 2012 yılından devreden alacağın 10.603,17- TL olduğunun tespit edildiğini, ancak fesih tarihine kadar olan alacaklarının tespit edilmediğini, 2013 yılı alacakları hesaplanmadan, 2012 yılından devreden alacaklardan soyut kesintiler düşüldükten sonra 1.424,84- TL alacakları olduğu sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, alacağın 13.043,99-TL olduğunu belirterek hükmün kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

GEREKÇE

Yargılama da ;tarafların ticari defterleri incelenmiş, tarafların kayıtlarındaki farklılığın, davalının 2013 yılı açılış kaydında mevcut davacı lehine 10.603,78- TL alacak kaydı, davacı kayıtlarında 26.654,98- TL ve davalı kayıtlarında 36.316,06- TL olarak yer alan davalının banka ödemeleri ile davacı kayıtlarında yer almayan 7.729,90-TL kesinti tutarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Bununla birlikte davacı, kayıtlarında yer almayan ödemelere ilişkin açık bir itirazda bulunmamış, kayıtlarında yer almayan kesintilere itiraz etmiş olduğundan, uyuşmazlık bu kesintilerin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasında akdedilen 10/04/2012 tarihli Acentelik Sözleşmesinin 14.maddesinde, acente tarafından ödenmesi gereken tüm resmi veya özel üçüncü kişi ödemelerinin acente tarafından yapılacağı, bu ödemelerin ... Kargo tarafından ödenmesi halinde bu tutarlar için acenteye rücu hakkı doğacağı, 21.maddesinde elektrik, su, haberleşme, ısı vb. giderler ve giderlerin zamanında ödenmemesinden kaynaklanan yükümlülüğün acenteye ait olduğu, ayrıca acentenin bürosunun faaliyeti için her türlü gideri(büro gideri, büro araçları gideri, büro personeli her türlü gideri, diğer giderler) ödemekle yükümlü olduğu, bu tutarların davacı tarafından ödenmek durumunda kalınması halinde davalı acenteye rücu edebileceği düzenlenmiştir.

Yine sözleşmeye dosyada mevcut bila tarihli Zeyilname ile eklendiği anlaşılan 26/e maddesi “Acentelik Sözleşmesinin taraflardan herhangi biri tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi ve sona ermesi ile şubenin ... Kargo’ya devri halinde, acentede çalışan personel de ...Kargo’ya devredilmiş sayılacaktır. Acente bu durumda iş akdi devredilen personelin, acentede çalışma süresi için hesaplanacak kıdem tazminatı tutarında bedeli ...., devir tarihinde ... Kargo’ya ödemekle mükelleftir. Bu bedel ... Kargo tarafından acentenin hakediş ve diğer alacağından mahsup edilebilecektir.” hükmünü haizdir.Dosya kapsamında mevcut “Muvafakatname” başlıklı 05/06/2012 tarihli belge incelendiğinde “SSK primi, ilan, reklam ve çevre temizlik vergisi ve acenteliğin işletilmesi için gerekli ve zaruri olan diğer giderlerin adıma ...

Kargo ...A.Ş. tarafından ödenmesi halinde, hakedişimden veya alacağımdan mahsup edilmesine muvafakatim vardır” yazılı olduğu ve davacıya atfen imza içerdiği görülmüştür.

Davacının, işçilerin kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığının belli olmadığı yönündeki somut itirazının, yukarıda belirtilen sözleşme hükmü karşısında haklı olmadığı,ayrıca trafik cezası tahakkuk eden aracın davacı acente kullanımında bulunduğu açıktır. Yine bilirkişi raporunda davacı kayıtlarında yer almayan kesintilerin dayanakları tesbit edilmiş olup sözleşmenin feshinden sonra acente tarafından ödenmesi gereken masraf yansıtma faturalarının davacı kayıtlarına alınmadığı anlaşılmakla ,dayanak belgelerin dosya kapsamında mevcut olduğu,mahsuplardan sonra davanın kısmen kabulüne ilişkin hükümde isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 362(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 24/01/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/272194 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.