Bayilik sözleşmesinin süresinden önce sona ermesinde intifa bedelinin kıstelyevm iadesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/608 E. 2019/184 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Sebepsiz zenginleşme (intifa bedeli iadesi) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Bayilik sözleşmesi kapsamında ödenen ve sözleşme süresince kullanılması öngörülen bir bedelin (intifa bedeli), sözleşmenin taraflardan kaynaklanmayan bir nedenle süresinden önce sona ermesi halinde, iyiniyet ve hakkaniyet kuralı gereği kullanılmayan süreye isabet eden kısmının kıstelyevm usulüyle sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadesi gerekir; bu hesaplamada KDV tutarı dışarıda bırakılır ve önceden açılmış ancak erken açıldığından reddedilen bir dava nedeniyle önceki ihtarnameler temerrüde esas alınamayacağından faiz, eldeki davanın açıldığı tarihten itibaren işletilir.
Ele alınan sorunlar
Ödenen bedelin niteliğinin tespiti (intifa bedeli mi, istasyon/proje yapım bedeli mi) → kabul
İddia: Davacı, ödenen bedelin intifa bedeli olduğunun taraflarca da kabul edildiğini, ilk derece mahkemesinin bunu proje/inkişaf bedeli olarak nitelendirmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İntifa resmi senedinde bedel 7.500-TL olarak gösterilmesine karşın, davalının aldığı ödemeler için düzenlediği faturalarda açıklama olarak 'intifa bedeli' yazıldığı, davacının da bu faturaları maddi duran varlıklar hesabında 15 yıl süreyle amortisman ayırmak suretiyle giderleştirdiği gözönüne alındığında, 450.000-TL ödemenin intifaya ilişkin olduğunun kabulü gerekir. İlk derece mahkemesinin, bu bedelin istasyon yapım (inkişaf) bedeli olduğu ve bu nedenle iadesinin istenemeyeceği yönündeki gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle kullanılmayan döneme isabet eden intifa bedelinin kıstelyevm usulüyle iadesi → kısmi kabul
İddia: Davacı, rekabet hukuku mevzuatı nedeniyle sözleşme süresinin kısalması sonucu hukuken ifası imkansız hale gelen kısma isabet eden intifa bedelinin BK 63-64 uyarınca iadeye tabi olduğunu, güncellenmiş bedelin talep edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı, iyiniyetli olarak sözleşme süresinin sonuna kadar devam edeceği düşüncesiyle intifa bedelini iktisap etmiş olup, sözleşmenin kendi dahilinde olmayan nedenlerle süresinden önce geçersiz hale gelmesi karşısında, iyiniyet ve hakkaniyet kuralı gereği elinde kalanı iade etmekle sorumludur. Haklı bir sebeple uhdesinde tuttuğu bedelden dolayı semerelerin istenmesi mümkün değildir; bu nedenle kıstelyevm usulünce kullanılmayan süreye göre hesaplama yapılarak kalan kısmın iadesi gerekir. Denetlenen bilirkişi hesaplamasına göre kullanılan gün sayısı 2424, kullanılmayan gün sayısı 3055 olup, bu hesaplama yöntemi doğru bulunmuş ve 250.912,58-TL'nin sebepsiz zenginleşme olarak iadesine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İntifa bedeli hesabında KDV'nin dahil edilip edilmeyeceği → ret
Gerekçe: İntifa ivaz bedeli hesabında KDV hariç toplam değerin gözönüne alınması gerekir; çünkü katma değer vergisi davalının kazanımı olmayıp vergi olarak devlete ödenmektedir. Bu nedenle KDV isteminin reddi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Temerrüt tarihinin ve faiz başlangıcının tespiti → kısmi kabul
Gerekçe: Davacı tarafça keşide edilen ihtarnameler, İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davadan önce keşide edilmiş, o dava ise erken açıldığından reddedilmiştir. Temerrüt ihtarnamesinden sonra açılan davada alacağın muaccel olmadığı kabul edildiğinden, eldeki davada da ihtarnameler temerrüdün başlangıcına esas alınamaz; bu nedenle hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bayilik/intifa sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi halinde ödenen bedelin işlememiş süreye isabet eden kısmının kıstelyevm usulüyle iadesi ve bu hesaplamada KDV'nin dışlanması yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sebepsiz zenginleşme↗ intifa bedeli↗ kıstelyevm↗ iyiniyet↗ hakkaniyet↗ temerrüt↗ muacceliyet↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/608
KARAR NO 2019/184
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/12/2017
NUMARASI 2014/887 Esas 2017/824 Karar
DAVA
Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/02/2019
Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, Rekabet Kurulunun resmi internet sitesinden 12.03.2009 tarihinde yayınlanan taraflar (Bayii-Malik-Dağıtım Şti.) arasında bayilik sözleşmesi ile bağlantılı kredi, ekipman sözleşmeleri, uzun süreli kira ya da intifa sözleşmeleri gibi şahsi ya da ayni haklarında rekabet yasağı kapsamında değerlendirileceği yönündeki bildirim nedeniyle 4054 sayılı rekabetin korunması hakkındaki kanunun 56. maddesi uyarınca geçersiz sayılan sözleşmeler sebebiyle; davalıya ödenen İntifa Bedeli ve proje bedeli olan 457.000+kdvnin güncellenmiş bedeli olan 661.435,00 TL+KDV alacağının temerrüt tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davalının bayilik sözleşmesinin uzatılması yönündeki ihtarnamelerine karşılık Davacının Rekabet Kurumun vermiş olduğu kararlara fırsat bilerek sözleşmeyi uzatmak yerine sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre intifa bedeli ile proje bedellerinin iadesini talep ettiğini, bu çerçevede hakkını kötüye kullanarak davalıdan güncelleme bedellerini almayı tercih ettiklerini, davacının Tapu resmi senedindeki intifa bedelini ödemediğini, talep edilen güncelleme bedelinin hesaplanıs yönteminin hatalı ve kabul edilebilir olmadığını, davacının Davalı bayinin taraflar arasındaki esas sözleşme kapsamında 15 yıl boyunca iyi niyetli çalışma istek ve arzularına mevcut mevzuat açısından yeni bir beş yıllık bayilik sözleşmesi imzalayabilecekken kötü niyetli açmış olduğu davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının proje bedelini isteyemeyeceği konusunda bilirkişinin rapor verdiği, inkişaf bedeli ile ilgili olarak Yargıtay 19. HD.nin 12/10/2017 tarih 2016/5430-2017/6901 sayılı kararında; talep edilen inkişaf bedeli istasyonun faaliyete geçirilmesi için bir defaya mahsus olarak verilen bir bedel olup, sözleşmede fesih halinde bu bedelin iade edileceği açıkça düzenlenmedikçe iadenin istenemeyeceğinin belirtildiğini, Taraflar arasında yapılan 08/03/2005 tarihli bayilik sözleşmesinde belirtilen Yargıtay kararı doğrultusunda proje bedelinin iade edileceğine dair bir sözleşme hükmü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; müvekkili tarafından ödenen faturalara konu bedelin intifa bedeli olduğunun açıkça yazılı olduğu, bu hususun her iki tarafında kabulünde olduğunu,davalı şirket ile müvekkili şirketler arasında imzalanan intifa sözleşmesinin Rekabet Kurumu'nun grup muafiyeti tebliğlerinde öngörülen süreye aşan kısmının ifasının hukuken imkansız hale geldiğini, Rekabet Kurulu tarafından 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 56.maddesi gereğince aynı kanunun 4.maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle sayılmış olan anlaşmaların bu anlaşmalar gereğince birbirlerine verdikleri herşeyin BK 63 ve 64.maddeleri gereğince iadeye tabi olup, Yüksek Mahkeme tarafından ilgili davalarda verilmiş kararlarında bu doğrultuda olduğunu, müvekkilinin dava konusu intifa bedelini öderken hedeflediği ticari kazancın geri dönüşümünü sağlama imkanını kaybettiğini, belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne yahut kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Taraflar arasındaki 18.4.2008 tarihli bayilik sözleşmesinin sona ermesini müteakip imzalanan 18.9.2010 tarihli 1 yıl süreli bayilik ve işleticilik sözleşmesi 18.9.2011 tarihinde sona ermiştir.Sözleşme sona ermeden evvel davacı şirket tarafından keşide edilen 25 temmuz 2011 tarihli ihtarname ile 450.000-TL intifa bedeli ,7.600-TL proje bedelinin kdv leriyle birlikte bayiye ödendiği, sözleşmenin süresi 18.9.2011 tarihinde sona ereceğinden kullanılmayacak döneme isabet eden 263.264-TL +kdv nin ödemenin yapıldığı tarihten 18.9.2011 tarihine kadar senelik %24 faiz oranıyla güncellenerek 661.435-TL nin hesaplandığı bu miktarın 18.9.2011 tarihinden itibaren faiziyle ödenmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davadışı ... adına kayıtlı bulunan istasyon üzerinde davacı lehine 10.2.2004 tarihinde 7.500.000-TL bedelle 15 yıl süre ile intifa hakkı tesis edildiği,yargılama sırasında incelenen taraf kayıtlarından ve sunulan banka hesap ekstrelerine göre dava dosyasında mevcut intifa senedinden hariç olarak davacının 19.4.2005 tarihinde 175.000-TL,6.6.2005 tarihinde 175.000-TL ,26.8.2005 tarihinde 100.000-TL ödemeyi davalıya yapmıştır. Davalı şirket 18.4.2005 tarihli" intifa bedeli" açıklaması ile kdv hariç 175.000-TL ,2.6.2005 tarihinde 175.000-TL ve 15.8.2005 tarihinde 100.000-TL bedelli faturaları davacı adına düzenlemiştir.İntifa resmi senedinde bedelin 7.500-TL olarak gösterilmesine karşın davalının aldığı ödemeler için "intifa bedeli" olarak fatura düzenlediği ,davacının da davalının düzenlediği faturaları maddi duran varlıklar hesabında 15 yıl süre amortisman ayırmak sureti ile giderleştirme yaptığı gözönüne alındığında 450.000-TL ödemenin intifaya ilişkin olduğunun kabulü gerekmektedir.İlk derece mahkemesinin istasyon yapım bedeli olarak ödenen bedelin iadesinin istenemeyeceği yolunda ki gerekçesi yerinde görülmemiştir.Kaldı ki davalı davadan evvel keşide ettiği ihtarnamede,talep olunan intifa bedeline karşın yeniden sözleşme yapma arzusunda olduklarını bildirmiştir.Davacı tarafından açılan İst.
40. ATM.nin 2011/387 esas sayılı dosyasında 18.9.2011 tarihinden sonra ki döneme tekabül eden intifa bedelinin güncelleştirilmiş değeri olan 661.435-TL+kdv nin avans faiziyle tahsili talep edilmiş,mahkemece dava tarihi itibariyle sözleşmesel ilişki devam ettiğinden erken açılan davanın reddine karar verilmiş,bu karar kesinleşmiştir.Davacı vekili ödenen 450.000-TL den kalan bedeli güncelleştirerek iadesini talep etmekte ise de davalının iyiniyetli olarak sözleşme süresinin sonuna kadar devam edeceği düşüncesiyle iktisap ettiği intifa bedelinin kendi dahilinde olmayan nedenlerle sözleşmenin süresinden evvel geçersiz hale gelmesi nedeniyle iyiniyetle elinde kalanı vermekle sorumlu olduğu, iyiniyet ve hakkaniyet kuralı gereği haklı bir sebeble uhdesinde tuttuğu bir bedelden dolayı semerelerin istenilemeyeceği, bu sebeble kıstelyevm usulünce kullanılmayan süreye göre hesaplama yapılarak kalanı iade ile yükümlüdür.
İlk alınan bilirkişi raporunda ; geri kalan işlememiş süreye tekabül eden miktarın intifa terkin tarihi olan 18.11.2011 tarihine kadar 250.912,58-TL olarak hesaplanmıştır. Mahallinde yapılan keşfen inceleme neticesinde bilirkişiler ; taşınmazın 6.6.2003 tarihinde İlhan Yurttakalan adına yapı ruhsatı alındığı,16.12.2005 tarihinde yapı kullanma izin belgesi verildiği 6.6.2003 tarihinde yapı ruhsatı alınmışken ,2005 yılında yapılan ödemelerin inşaat bedeli olarak kabul edilemeyeceğini, taşınmazın halen bir başka dağıtım firması bayiisi olarak faaliyet gösterdiğini , intifa terkin tarihine kadar kullanılmayan süreye isabet eden kısım 253.972-TL olarak hesaplanmış ise de her iki rapor arasında ki farkın hesaplamadaki(360-365) gün farklığından kaynaklandığı, ilk bilirkişi kurulunun hesaplama yönteminin doğru olduğu kullanılan gün sayısının 2424,kullanlımayan gün sayısının 3055 gün olduğu, denetlenen bu hesaplamaya göre 2424 gün sayısına göre hesaplama yapılan 20.8.2014 tarihli rapor hükme esas alınmak suretiyle davalının sebebsiz zenginleştiği tutarın iadesi gerekmektedir.İntifa ivaz bedeli hesabında kdv hariç toplam değerin gözönüne alınması gerekir çünkü katma değer vergisi davalı kazanımı olmayıp vergi olarak devlete ödendiğinden(Yargıtay 19 HD 2016-5209 esas-2017-1885 karar sayılı ilamı )kdv isteminin reddi gerekmektedir.Davacı tarafça keşide edilen ihtarnamelerin İst.
40. ATM.nde açılan davadan evvel keşide edildikleri ,15.9.2011 tarihinde açılan dava ise erken açıldığından bahisle reddedildiğine göre elde ki davada temerrüdün başlangıcına esas alınamayacağı ,zira temerrüt ihtarnamesinden sonra açılan davada alacağın muaccel olmadığı kabul edildiğinden hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu intifa bedeline ilişkin kısma yönelik olup HMK 355(1) gereği istekle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde intifa bedelinin inkişaf bedeli olarak kabulüyle davanın reddine ilişkin hüküm yerinde olmadığından kaldırılarak davanın kısmen kabulune iadesi gereken bedele dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/887 Esas, 2017/824 Karar sayılı ve 07/12/2017 tarihli hükmünün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "250.912,58- TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, "İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 17.139,83-TL harçtan peşin yatırılan 9.822,35- TL harcın mahsubu ile bakiye 7.317,48 - TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından ödenen 9.846,80- TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından ödenen 4.300- TL bilirkişi ücreti ile 618,50- TL talimat masrafı, teb.ve müz.giderinden ibaret 4.918,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.866- TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yargı gideri yapılmadığından karar verilmesine yer olmadığına, Davacı vekili için takdir olunan 21.004,75- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı vekili için takdir olunan 30.370,90- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davacı tarafından yatırılan 35,90- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,davacının74,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.14/02/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/271800 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi