Sermaye artırımı kararının iptalinde bilirkişi incelemesi zorunluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/667 E. 2019/1250 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)kaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Gerekçe özeti
Anonim ortaklıkta sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptali istemlerinde, artırım kararının alındığı dönemde ödenmemiş taahhüt edilen sermaye bulunup bulunmadığı, artırımın zorunlu olup olmadığı ve iç ya da dış kaynaklardan karşılanıp karşılanmadığı ile artırım şeklinin şirket ihtiyacını karşılayıp karşılamadığı, hukuk dışında özel/teknik bilgi gerektiren hususlar olduğundan, mahkemenin bu hususları şirketler muhasebesi ve finans konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak rapor doğrultusunda değerlendirmesi gerekir; bu inceleme yapılmadan salt genel bir gerekçeyle verilen iptal kararı, hükme esas delillerin toplanıp değerlendirilmediği gerekçesiyle kaldırılır.
Ele alınan sorunlar
Sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptali isteminde delil yetersizliği → kabul
İddia: Davalı vekili, sermaye artırımının şirketin finansal ihtiyacından kaynaklandığını, davacının azınlık hisselerini yok etmek amacı taşımadığını, ilk derece mahkemesinin dosyayı bilirkişiye tevdi etmeden ve gerekli inceleme yapmadan karar verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın tümüyle reddedilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 456/1 uyarınca iç kaynaklardan yapılan artırım hariç, payların nakdi bedelleri tamamen ödenmediği sürece sermaye artırılamaz; sermayeye oranla önemli sayılmayan tutarların ödenmemiş olması ise sermaye artırımını engellemez. Davalı anonim ortaklığın sermaye artırım kararı verdiği sırada taahhüt edilen ödenmemiş sermayesinin bulunup bulunmadığı, sermaye artırımının zorunlu olup olmadığı, artırımın şirketin iç kaynaklarından mı yoksa dış kaynaklardan mı karşılanması gerektiği ve artırım şeklinin ihtiyacı karşılayıp karşılamadığının tespiti, hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektirmektedir. Bu tespite göre, dış kaynaklardan artırım kararı alınmasının sırf davacı ortağın kâr ve tasfiye payını, oy oranlarını küçültme amacına yönelik olup olmadığı ve şirketin amaç ve önemli çıkarı gerektirmeksizin dürüstlük kuralına ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılık taşıyıp taşımadığı değerlendirilebilir. Mahkemece şirketler muhasebesi ve finans konusunda uzmanlardan oluşan bilirkişi heyetinden taraf ve yargı denetimine elverişli rapor alınıp buna göre karar verilmesi gerekirken, sırf önceki sermaye artış bedellerinin tahsil edilememiş olması gerekçesiyle iptale karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Hükme tesir edecek derecede delillerin toplanıp değerlendirilmediği sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararlarının iptali istemlerinde, artırımın zorunluluğu ve kaynağının tespiti gibi hususların teknik bilgi gerektirdiği ve bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilemeyeceği yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye artırımı↗ genel kurul kararının iptali↗ TTK 456↗ bilirkişi incelemesi↗ objektif iyi niyet kuralı↗ azınlık pay sahiplerinin korunması↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/667
KARAR NO 2019/1250
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/02/2018
NUMARASI 2017/113 Esas 2018/88 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/10/2019
Davanın kısmen kabul-kısmen reddine ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 27/01/2017 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 3 numaralı karar ile davalı şirket esas sözleşmesinin Sermaye başlıklı 7.maddesinin değiştirilmesine ve şirketin sermayesinin 2.500.000-TL’den 6.000.000-TL’ye yükseltilmesine karar verildiğini, şirket hakim hissedarı ...’ın 1.765.056,23- TL sermaye borcunu ödemediğini,sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmeden, artırım kararı alınmasının TTK m.456/1’in emredici hükümlerine aykırı olduğunu, yapılan sermaye artırımının azınlık pay sahiplerini zarara uğratmak maksadıyla yapıldığını, davalı şirketin 2008 yılından bu yana örtülü kazanç transferleri nedeniyle zarar ettiğini,700.000-TL ödemeyi yapacak mali güce sahip olmadığını,iştirak edememesi neticesinde davacıların payının %20’den %8,3’e ineceğini,fesih davasının ön koşulu olan “%10 hisseye sahip olma” koşulu sağlanmadığından,davanın dava şartı yokluğundan reddedileceğini,olağanüstü genel kurulda alınan tüm kararların iptaline, aksi halde 3 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davalı şirketin sermaye takviyesi olmadan ticari faaliyetini sürdüreyeceğini, mali bünyesinin düzeltilmesi amacıyla bankalardan kredi kullandığını, amaçlanan finansal kaynağın şirkete gelmemesi halinde kredi taksitlerinin ödenmemesinin mümkün olmayacağını TTK 448.maddesi uyarınca davacıların sahip oldukları hisse miktarını teminat olarak göstermelerine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;dava konusu yapılan 3 nolu maddesi dışındaki kararların iptali isteminin yerinde olmadığı, 3 nolu karar bakımından ise önceden alınan sermaye artış bedellerin henüz tahsil edilemediği yeniden sermaye artışı yapılamayacağı gerekçesiyle 3 nolu kararın iptaline ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin sermaye takviyesi olmadan ticari faaliyetlerini sürdürebilme olanağından yoksun olduğunu, bir şirketin başkaca finansal olanakları kullanması mümkün olmadığı anda, başvuracağı tek yolun paydaşlarının sermaye takviyesi olduğunu, sermaye artırımına ilişkin kararın, davacının azınlık hisselerini yok etmek amacıyla değil, aksine finansal kaynak temine ve TTK m.376 gereği şirket iflasa sürükleneceğinden bu ihtimalin önüne geçilmesi için alındığını, genel kurul kararının denetlenmesi ve iptalinin gerekli olup olmadığı hususunun, özel denetçi raporu ile tespitinin mümkün olmadığını, özel denetçi raporunun işbu davada esas alınamayacağını, alınan kararların hukuka ve esas sözleşmeye uygun olup olmadığı hususunda dosyanın uzman bir bilirkişiye tevdi edilmeksizin ve herhangi bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava anonim ortaklığın sermaye artırımına ilişkin kararın genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 27.01.2017 tarihli genel kurulun sermaye artırımına ilişkin 3 nolu genel kurul kararının iptaline karar verilmiş, karara karşı davalı şirket tarafından istinaf yasa yoluna yoluna başvurulmuştur.6102 sayılı TTK nın Madde 456. Maddesinde" (1) İç kaynaklardan yapılan artırım hariç, payların nakdî bedelleri tamamen ödenmediği sürece sermaye artırılamaz. Sermayeye oranla önemli sayılmayan tutarların ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemez. "şeklinde düzenlenmiştir.İptal istemine konu 27.01.2017 tarihli 2017 yılı olağanüstü genel kurulunun sermaye artırımına ilişkin 3 nolu gündem maddesi uyarınca alınan karardır. Davalı anonim ortaklığın sermaye artırım kararı verdiği sırada taahhüt edilen ödenmemiş sermayesi bulunup bulunmadığı, sermaye artırımının zorunlu olup olmadığı değerlendirilerek sermaye artırıldığı dönemi itibariyle bu sermaye artırımının kendi iç kaynaklarından yeniden değerlendirme yapılarak mı yoksa dış kaynaklardan karşılamak zorunda olup olmadığı, artırım şeklinin ihtiyacı karşılayıp karşılamadığının tespiti çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektirmekte olup bu tespite göre dış kaynaklardan artırım kararı alınmasının sırf davacı ortağın kâr, tasfiye payını ve oy oranları küçültme amacına ve dolayısıyla azınlık pay sahiplerinin zarara uğratılması amacıyla şirketin amaç ve önemli çıkarı gerektirmeksizin dürüstlük kuralına aykırı şekilde objektif iyi niyet kurallarına aykırılık olup olmadığı hususunun değerlendirilebileceğinden mahkemece şirketler muhasebesi ve finans konusunda uzmanlardan oluşan bilirkişi heyetinden alınacak taraf ve yargı denetimine elverişli rapor sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden;
şirkette daha önce alınan sermaye artış bedelleri henüz tahsil edilemediği bu nedenle yeniden sermaye artışı yapılamayacağı gerekçesiyle sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Hükme tesir edecek derecede delillerin toplanıp değerlendirilmediği sonucuna varıldığından; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının bu yönden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/113 Esas - 2018/88 Karar sayılı 08/02/2018 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeyi gönderilmesine"İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 35,90- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/10/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/271406 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi