6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Eksik tahkikatla hüküm kurulması nedeniyle kararın kaldırılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/328 E. 2019/762 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Taraflar arasındaki cari hesap uyuşmazlığında, mutabakatsızlığı oluşturan çeklerin hangi tarafın borcuna karşılık verildiği ve ciro zincirinin tam olarak belirlenmediği, ayrıca kayıtlar arasındaki farkı yaratan belirleyici bir ödeme kaydının dayanağının araştırılmadığı hallerde, mahkemenin eksik bilirkişi incelemesine ve toplanmamış delillere dayanarak hüküm kurması, tahkikatın tamamlanmasını gerektirir; bu durumda BAM, kararı kaldırıp dosyayı yeniden inceleme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderir.

Ele alınan sorunlar

Bilirkişi raporunun ve ticari defter incelemesinin eksikliği nedeniyle hükme esas alınamayacağı → kabul

İddia: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, aksine davalıdan alacaklı olduğunu, davacı şirkete ait defterlerin usulüne uygun incelenmesi sonucunda bilirkişi kök raporunda alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafından savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı delinerek bilirkişinin yanıltıldığını, dosya kapsamındaki delillere uygun olmayan kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Gerekçe: Davalının davacı ile olan ticari ilişkisi dışında davacının grup şirketi olan dava dışı şirketle de ticari ilişkisi bulunduğu, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki cari hesap farklılığının 4 adet çekten kaynaklandığının tespit edildiği ve bu çeklerin davalıya hangi şirket tarafından ciro edildiğinin belirlenmesi amacıyla seçenekli rapor hazırlandığı anlaşılmaktadır. Çek suretlerinin bankalardan getirtilmesi üzerine, iki çekin davalı adına keşide edildiği ancak davalı tarafından bu çeklerin davacının cari hesabından düşülmesi gerekirken dava dışı şirketin borcundan düşüldüğü, buna karşılık davacı şirketin cari hesabında kaydı gereken diğer iki çekte dava dışı şirket cirosu bulunduğu, dolayısıyla bu iki çekin davacı cari hesabına kaydının doğru olmadığı görülmektedir. Davalı vekilinin bu çeklerin dava dışı şirketin cari hesabına kaydedildiğini ve ilgili çeklerin başka bir asliye ticaret mahkemesi dosyasında sunulduğunu beyan etmiş olmasına karşın, ilk derece mahkemesince bu husus üzerinde durulmamıştır. Bilirkişi raporunda mutabakatsızlığın söz konusu 4 adet çekten kaynaklandığı belirtilmiş olup bu tespit eksik bulunmaktadır. Davacının kayıtlarında yer alan ve davalı kayıtlarında bulunmayan 31/12/2014 tarihli 31.100- TL çek ödemesi kaydı, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin yönünü değiştiren belirleyici bir kayıt olup akıbetinin araştırılması gerekmektedir. Davacı çekin avans olarak verildiğini iddia ederek dava açmışsa da, taraflar arasında süreklilik arz eden nakliye hizmeti ilişkisi bulunduğu ve davalının hizmet karşılığı olmayan ödeme yapmadığını savunduğu göz önüne alındığında ticari defterlerin incelenmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu çerçevede; davacının açıklamasında fatura yazan kayıtlarının dayanağının sunulması, ilgili başka bir asliye ticaret mahkemesinde dava dışı şirketle ilgili dava olup olmadığının taraf vekillerinden sorulması, varsa dosyanın getirtilerek incelenmesi ve buradaki tespitlerin dikkate alınması, kayıtlar arasındaki farklılığı teşkil eden 31/12/2014 tarihli 31.100- TL çek ödemesi kaydının dayanağı olan çekin akıbetinin araştırılması, tarafların ticari defter ve kayıtlarının uyuşmazlık dönemine ilişkin olarak yeniden incelenmesi suretiyle konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre hükme varılması gerekmektedir. Dosyada yapılan tahkikat hükme varmaktan uzak olup hükme esas alınacak derecede delillerin toplanıp değerlendirilmediği anlaşıldığından karar kaldırılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Cari hesap uyuşmazlıklarında, çeklerin hangi tarafın borcuna karşılık ciro edildiğinin ve kayıtlar arasındaki farkı yaratan belirleyici ödemelerin akıbetinin tam olarak araştırılmadan hüküm kurulamayacağı yönünden, benzer ticari alacak-cari hesap davalarında tahkikatın kapsamına ilişkin yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit cari hesap ciro bilirkişi incelemesi ticari defter seçenekli rapor savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/328

KARAR NO 2019/762

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/11/2017

NUMARASI 2015/797 E.-2017/747 K.

DAVA

Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/05/2019

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili hakkında 28/05/2015 tarih ve 16.300-TL bedelli çek nedeniyle İst.... İcra Dairesinin ...E sayılı takip dosyasında icra takibi başlatıldığını,İst.

2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/820 esas sayılı dosyasında borca itiraz ettiklerini, taraflar arasında uzun yıllardır ticari ilişki bulunduğu ve müvekkilinin davalıdan nakliyat hizmeti aldığını, oluşan güven sebebiyle davacının davalıya ileride yapması muhtemel işlerine karşılık, borcu olmasada çek tanzim edip verdiğini,davalının alacağından bu çekleri mahsup ettiğini, davacı tarafından hesaplarda görünen borcu kapatmasının davalıdan istenmesi üzerine; davalı şirketin kötü niyetli olarak iş bu icra takibine giriştiğini, davalının icra takibine konu edilen bu çek karşılığında gerçekte hiçbir iş yapmadığını, bu nedenle müvekkili firmanın takibe konu çekten dolayı davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu hususun cari hesaplarda görüleceğini aksine müvekkili davacı firmanın davalıdan 17.963,40- TL alacağı olduğunu,belirterek müvekkil şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının borçlu olmadığı iddiasının doğru olmadığını, davacıya uzun yıllar nakliye hizmeti verdiklerini , ancak davalı müvekkilinin uzun yıllar verdiği hizmetin karşılığı dışında davacı şirketten hiçbir şekilde para yada çek almadığını, davacının dava dilekçesi ekinde yanlış hatalı tamamen kötü niyetli düzenlenmiş cari hesap ekstresi dışında hiçbir belge sunmadığını, davacı şirketin keşide ve ciro ettiği , cari hesabına işlediği çeklerin tamamının ... şirketinin borçlarına mahsuben verilmiş çekler olmadığını, davacı şirket ortaklarının bir diğer şirketi olan ...Ltd. Şti. adına da çekler verildiğini, davacı şirketin ...' nun borçlarına karşılıkta çekler verdiğini, bazı çekleride ...

ciro ederek müvekkiline verdiğini, ancak dosyaya sunulmuş olan cari hesap ekstresinde sanki bütün çekler .... adına müvekkil şirkete verilmiş gibi gösterildiğini, kendi çekini ... adına ciroladıktan sonra ... cari hesap borcuna karşılık müvekkiline verdiğini, durumun davacıya ait iki firmaya ait cari hesaplar incelendiğinde ortaya çıkacağını, belirterek; davacının davasının reddine,davacının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının ticari defterlerine göre;; 28/05/2015 tarih ve 16.300- TL bedelli çek karşılığı olan 16.300- TL'nin davalı alacağı olarak kaydedildiği, davacı tarafça davalıya yapılan (dört adet çek toplamı) 23.000- TL ödemenin 13.000- TL'sinin (6.500+6.500) dava dışı .....ltd.şti'nin lehdarı olduğu çeklerle yapıldığı, bu nedenle ödemenin ... borcuna karşılık geleceği (bilirkişi raporuna göre) anlaşıldığı, rapordaki birinci alternatif gerçekleştiğinden ve 28/05/2015 tarih ve 16.300-TL bedelli çek karşılığı davalıya ödenmediğinden, davalının İstanbul ....İcra Dairesinin ... sayılı dosyasındaki takibi haklı olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili ; ileride yapılması muhtemel işlere karşılık olarak davalıya keşide edilmiş olan 28/05/2015 keşide tarihli, 16.300- TL bedeli çek ile müvekkili aleyhine İstanbul .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası ile icra takibine giriştiğini, müvekkili şirketin, davalı firmaya böyle bir borcu olmadığı gibi aksine davalıdan alacaklı olduğu,mahkemece usul ve yasaya aykırı olacak şekilde davanın reddine karar verildiğini, davacı şirkete ait defterlerin usulüne uygun yapılan incelemesi neticesinde, davacı şirketin davalı yandan 17.963,42- TL alacaklı konumda olduğu bilirkişi kök raporunda tespit edildiğini, davalı tarafından savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı delinmek suretiyle bilirkişinin yanıltıldığını dosya kapsamı delillere uygun olmayan kararın kaldırılmasını davanın kabulune karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Davalının davacı ile olan ticari ilişkisi dışında davacı şirketin grup şirketi olan ...ltd.şti ile de ticari ilişkisi olduğu, davacı ... bu şirkete faturalar düzenlediği ve karşılığında ödeme aldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda taraflar arasındaki cari hesap farklılığının 4 adet çekten kaynaklandığı tespit edilmiş, çeklerin davalıya hangi şirket tarafından ciro edildiği belirlenmek üzere seçenekli rapor hazırlanmıştır.Buna göre çek suretleri bankalardan getirtilmiştir... ,... nolu çeklerin davalı adına keşide edildiği, ancak davalı tarafından her iki çekin davacının cari hesabından düşülmesi gerekirken dava dışı şirketin borcundan düşüldüğü, ancak davacı şirketin de ... cari hesabında kaydı gereken ...

,... nolu çeklerde ... cirosu bulunduğu anlaşılmaktadır.Buna göre 2 çekin davacı cari hesabına kaydı doğru değildir.Davalı vekili ... - ... nolu çeklerin ... cari hesabına kaydedildiğini, İst.

9. ATM'ne bu ceklerin ... tarafından sunulduğunu beyan etmişse de, mahkemece bu husus üzerinde durulmamıştır. Bilirkişi raporunda,mutabakatsızlığın yukarıda yazılı 4 adet çekten kaynaklandığı belirtilmiş ve bu tespit eksik bulunmaktadır. Davacı şirketin bilirkişi tarafından rapora aktarılan ( sayfa 6) cari hesabında 31/12/2014 tarihinde davalıya 31.100- TL çek ödemesi kayıtlıdır. Davaya konu çek ise kayıtlı değildir.31.12.2014 tarihli 31.100-TL çek ödemesi davalı şirkette kayıtlı değildir.Bu kayıttan önce davacı davalıya 10.600- TL borçlu iken 20.500- TL alacaklı duruma geçmiştir. Davacının kayıtlarında tespit edilen davalıdan alacak kaydı da bu ödemeye dayanmaktadır. Bu kaydın akabinde 02/01/2015 tarihinde daha evvel ilgili hesaba virman edilen 4.963,50- TL alacak yine davalının hesabı borç yazılarak alacak miktarı 25.463,50- TL ye ulaşmış, ve davalının iki adet faturası düşülmek suretiyle davacı kayıtlarında davalıdan alacağı tespit edilmektedir.Davacı çekin davalıya avans olarak verildiğinin iddia etmek suretiyle davasını açmış ise de her iki tarafta taraflar arasında süreklilik arz eden nakliye hizmeti verildiği ve davalı davacının hizmet karşılığı olmayan ödeme yapmadığını savunduğundan ticari defterlerin incelenmesinde isabetsizlik yoktur.

Buna göre davacının davalının kayıtlarında olmayan açıklamasında fatura yazan 01/02/2014 ve 01/03/2014 tarihli kayıtlarının dayanağını sunması, taraf vekillerinden İstanbul 9. Asliye Ticaret MAhkemesi'nde ... Ltd. A.Ş ile ilgili dava olup olmadığının sorulması varsa dosyanın getirtilerek incelenmesi, burada yapılan tespitlerin dikkate alınması, yine davacı vekilinden kayıtlar arasındaki farklılığı teşkil eden 31/12/2014 tarihli 31.100- TL çek ödemesi kaydının dayanağı olan çek bilgilerinin istenilerek çekin akıbeti araştırıldıktan sonra tarafların ticari defter ve kayıtlarının uyuşmazlık dönemine ilişkin incelenmek suretiyle konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre hükme varılmalıdır.Dosyada yapılan tahkikat hükme varmaktan uzak olduğundan hükme tesis edecek derecede delillerin toplanıp değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.

Bu gerekçelerle hükmün kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 01/11/2017 Tarih, 2015/797 Esas 2017/747 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90- TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.31/05/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/271056 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.