6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Havayolu taşımasında iade edilen göndericiye ait vergi giderinden sorumluluk

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/838 E. 2019/1537 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Uluslararası havayolu taşımasında alıcının gönderiyi teslimden imtina etmesi nedeniyle doğan yurtdışı vergi/gümrük giderinden taşıyıcı sorumlu değildir; bu gider gönderici veya alıcıya aittir. Konşimentoda gümrük giderlerinin alıcı tarafından ödeneceğine dair şerh, taşıyıcıyı bu giderden sorumlu kılmaz, sadece bilgilendirme amacı taşır. Gönderici, taşıyıcının bu yöndeki bildirimlerine (vergi tutarı, iade şartları) sessiz kalarak zımnen icazet vermişse, teslim edilmeyen gönderi nedeniyle ödenen vergi ve buna bağlı giderlerden (gümrük, KDV, yönetim gideri, iade navlunu) sorumlu tutulur; ithalatın gerçekleşmemiş olması taşıyıcının ödediği vergiyi geri talep etmesine engel değildir.

Ele alınan sorunlar

Taşıyıcının, alıcının teslimden imtina ettiği gönderiye ait yurtdışı vergi/gümrük giderinden sorumluluğu → kabul

İddia: Davacı vekili, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin V. maddesine göre resmi makamlarca tahsil edilen her türlü mali sorumluluğun müşteriye (davalıya) ait olduğunu, taşıyıcının gönderiden kaynaklı vergi ödemesinden sorumlu olmadığını, satışın gerçekleşmemesinin ödediği vergiyi talep etmesine engel olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taşıyıcının ana yükümlülüğü gönderiyi alıcıya teslim etmek, alıcının teslimden imtina etmesi halinde gönderiyi geri getirmekle sınırlıdır; taşıyıcı gönderiden kaynaklı vergi ödemesinden sorumlu değildir. Davacı taşıyıcının ödemek zorunda kaldığı verginin ödenmesi yükümlülüğü ya davalıya ya da alıcıya aittir. Konşimentodaki gümrük giderlerinin alıcı tarafından ödeneceği yönündeki şerh, taşıyıcının teslim sırasında alıcıya gümrük giderleri için haber vermesi amacıyla konulmuş olup, bu şerhten alıcının ödemediği vergiden taşıyıcının sorumlu olduğu sonucu çıkarılamaz; gönderen ile alıcı arasındaki ithalattan doğan vergiden dolayı taşıyıcının ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davacının sunduğu taşıma sözleşmesinin 14. maddesinde geri gönderme halinde vergi ve gümrük giderlerinden göndericinin sorumlu olacağına dair düzenleme bulunmakla birlikte, davalı bu sözleşme altındaki imzayı inkâr ettiğinden ve mahkemece bu yönde inceleme yapılmadığından bu sözleşmeye dayanılamamıştır; ancak taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında gönderinin alıcı tarafından alınmadığı, vergi ücretinin belirtildiği, alıcının bu ödemeyi kabul etmediği için gönderinin ücretli olarak iade edileceği ve vergilerin gönderici adına fatura edileceğinin bildirildiği, davalının bu bildirimlere sessiz kalarak zımnen bildirilen şartlarda kargonun iadesine örtülü olarak icazet verdiği sonucuna varılmıştır. Uluslararası havayolu kargo sözleşmelerinde ticari teamül olarak da, taşıyıcının alıcının malı teslimden imtina etmesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı vergi bedelini davalı göndericinin taşıyıcıya ödemesi, alıcı ile sözleşmesinde hüküm varsa bu bedeli sonradan alıcıdan talep etmesi gerekir. İthalatın gerçekleşmemesi, davacının ödediği vergiyi talep etmesine engel teşkil etmez. Teslim edilmeyen gönderi nedeniyle ödenen vergilerden davalı gönderici sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

İş ortağı tarafından düzenlenip davacıya yansıtılan gümrük/vergi/yönetim gideri faturasından davalının sorumluluğu → kabul

Gerekçe: Taraflar arasında yapılan taşıma nedeniyle davacı taşıma şirketinin iş ortağının davalı adına düzenlediği ve davacıya yansıttığı, öncelikli hizmet, gümrük, KDV ve yönetim giderleri açıklamalı 4.346,87-USD (9.805,23 TL) tutarlı faturadan da davalı sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

İlk derece mahkemesinin hesaplama kapsamının (yalnız navlun bedeli ile sınırlı tutulması) yerinde olup olmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporunda haklılığının ortaya çıktığını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının sorumlu olduğu fatura bedeli ile geri getirme (gidiş-dönüş) navlun ücreti toplamı 11.097,30 TL (9.805,23 TL + 1.292,07 TL) olup, bu miktar yönünden itirazın iptali talebinin kısmen kabulü gerekirken, mahkemece yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirmeyle sadece geri getirme navlun ücreti yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Uluslararası havayolu taşımalarında alıcının teslimden imtina etmesi halinde doğan gümrük/vergi giderinden taşıyıcının sorumlu olmadığı, konşimentodaki gümrük şerhinin sadece bilgilendirme amaçlı olduğu ve göndericinin taşıyıcının bildirimlerine sessiz kalmasının zımni icazet sayılarak sorumluluk doğurabileceği yönündeki tespitler, benzer taşıma sözleşmesi ihtilaflarında bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali havayolu taşıma sözleşmesi konşimento zımni icazet gümrük vergisi icra inkar tazminatı likit alacak

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67İİK 67/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/838

KARAR NO 2019/1537

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/12/2017

NUMARASI 2015/244 Esas 2017/1148 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/12/2019

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin anlaşmalı müşterilerinden olan davalının müvekkil şirkete muhtelif zamanlarda gönderici olarak taşıttırdığı 4 adet kargo bedelini ve müvekkil şirket aracılığı ile yurtdışına (Brezilya'ya) gönderdiği ancak yurtdışında alıcısı bulunmayan kargonun tekrar davalı göndericiye iadesi sürecinde Brezilya Devletine ödenen vergi miktarının davalı borçlu tarafından ödenmesi gerekirken müvekkili tarafından ödenmesine yönelik oluşan icra dosyasındaki borç miktarını tüm girişimlere rağmen davalı firmanın ödemediğini, söz konusu kargo için Brezilya'ya ödenen vergilerin müvekkili tarafından ödendiğini ve kargonun Türkiye Gümrüğüne giderek davalının geri dönen kargoyu teslim aldığını, bu süreçte davalı ile ticari ilişkinin devam ettiğini ve davalıya taşıma hizmeti verildiğini, ..676,..665, ..653, ...0642 nolu konşimentolara ait 4 adet kargo bedellerine yönelik düzenlenen e-faturalar belirtilen vergi borcunun talep edildiği gerekçesiyle haksız olarak ödenmediğini, bu hizmetin neticesinde tarifeye uygun olarak düzenlenen taşıma faturaları e-fatura olarak gönderildiği halde davalının sebepsiz yere bu güne kadar ödemeyi yapmadığını, bunun üzerine 24/11/2014 tarihinde iadeli taahhütlü posta yolu ile davalı borçluya ihtarname çekildiğini ve bu ihtarnamenin 03/12/2014 tarihinde şirketin yetkili amirine tebliğ edildiğini ve davalının temerrüde düşürüldüğünü, bunun üzerine İstanbul ....

İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile 24/12/2014 tarihinde icra takibi başlattıklarını, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafın talebinin taşıma ilişkisiyle bir alakası olmadığını, ihtilafın taşıma şirketinin yurtdışına ürünün gümrük vergilerini ödediği iddiasından kaynaklandığını, davacı vekilinin de kabul ettiği üzere müvekkilinin ürünü gönderirken yurtdışına gönderilen kargolarda gümrük giderlerinin alıcıdan talep edilmesinin konşimentoda belirtildiğini ve imzalayarak taşıyıcıya verildiğini, müvekkili şirketin sadece Türkiye'nin uygulamış olduğu vergi, harç ve resimlerden sorumlu olduğunu, başka ülkeye giden bir ürünün gittiği ülkedeki vergilerinden ürünün, malın alıcısı olan kişi veya kurum yani kendi ülkelerindeki ithalat rejimine göre sorumlu olduklarını, davacının taşıma sözleşmesinin 14.

maddesinden söz ettiğini, bu sözleşmenin kanuni şartları taşımadığı için sözleşmeyi kabul etmediklerini, davacının müvekkili şirkete faturaların tebliğ edildiğini ve müvekkili şirketin temerrüde düştüğünü iddia ettiğini fakat müvekkilinin faturaya noter aracılığı ile itiraz ettiğini ve bu durum karşısında fatura içeriklerinin kesinleşmediğini ve temerrüt olgusunun gerçekleşmediğini, bu nedenlerle davanın reddine, müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; Davalının davacı ile aralarındaki taşıma sözleşmesi uyarınca yapılan ihracatın boşa çıktığı, malın iadeten geri geldiği bu hali ile ithalat gerçekleşmediği için gümrük ve sair resmi giderlerin de ödeyene iade edilmesi gerekeceği, davacı tarafından davalıya yansıtılamayacağı, ithalat gerçekleşmediği için ödenmiş olsa bile söz konusu ödemelerin de ödeyen tarafından iade alınabileceği gerekçesiyle davalı göndericinin gümrük cezalarından sorumlu olmayacağı ancak navlun faturalarından sorumlu olduğu, navluna ilişkin olan 12.09.2014 tarihli 87,98- TL, 11.10.2014 tarihli 228,22-TL, 25.10.2014 tarihli 459,89 TL bedelli ve 4. faturanın navluna isabet eden 515,98 -TL toplamı olan 1.292,07- TL davalının sorumlu olması gerektiği, takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2.

maddesine göre hükmolunan alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatından sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 1.292,07- TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; bilirkişi raporunda haklılığının ortaya çıktığını, taraflar arasında yapılan Yurtdışı Hizmetler Taşıma Sözleşmesi’nin V.maddesine göre “İşbu anlaşmadan dolayı oluşabilecek her türlü resim, harç, çeşitli fonlar gibi her ne nam adı altında olursa olsun resmi makamlar tarafından vergilendirilen veya tahsil edilen mali sorumlulukların idari ve kanuni takip aşamalarında ortaya çıkacak olan her türlü gecikme faizi, temerrüt faizi, harç ve avukatlık ücretlerinin tamamı müşteriye aittir.” hükmünü içerdiğini, taşıyıcının gönderiden kaynaklı vergi ödemesinden sorumlu olmadığını, ayrıca satışın gerçekleşmemesinin davacının ödediği vergiyi talep etmesine engel teşkil etmediğini, dava konusu kargo taşımasının yapıldığı tarihte müvekkilinin yurtdışı lisansörünün ...

olduğunu, 10/10/2014 tarihli 10.321,21-TL bedelli fatura karşılığını müvekkili şirketin ...’e ... T.A.Ş.’den 17/11/2014 tarihinde ... dekont numaralı 65.251,07- TL USD bedelli dekont ile ödediğini, ... ile müvekkili şirketin hep cari hesap çalıştığını, ....’e yapılan ödemelerin içinde birden çok fatura bedeli olduğunu, ...’in ABD’deki merkezinden de talep edilebileceği ancak bu hususta mahkemece ara karar oluşturulmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; İİK.

67. vd. maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.İcra takibine konu alacak; hava taşıma sözleşmesi uyarıncı uyarınca cari hesap alacağının tahsili isteminden kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında uluslararası havayolu kargo sözleşmesi bulunduğu,bu sözleşme uyarınca davacının davalıya ait gönderiyi Brezilya'ya taşıdığı ve alıcının gönderiyi almaması nedeniyle gönderinin Türkiye'ye geri getirildiği ve davalı tarafından teslim alındığı hususu ihtilafsızdır.Davalı vekili taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca düzenlenen konşimentoda gümrük giderlerinin alıcı tarafından ödeneceğinin şerh edildiğini, bu nedenle teslim alınmayan gönderi nedeniyle ödenen vergi ve giderlerden sorumlu olmadığını savunmuştur.Taşıyıcının ana yükümlülüğü gönderiyi alıcıya teslim etmek, alıcının teslimden imtina etmesi halinde gönderiyi geri getirmekle sınırlıdır.

taşıyıcı gönderiden kaynaklı vergi ödemesinden sorumlu olmadığı, Davacı taşıyıcının ödemek zorunda kaldığı verginin ödenmesi yükümlülüğü ya davalıya ya da alıcıya aittir. Konşimentoda gümrük giderlerinin alıcı tarafından ödenmesi gerektiği yönündeki şerhin taşıyıcının teslim sırasında alıcıya gümrük giderleri için haber vermesi için konulmuş olup,bu şerh nedeniyle alıcının ödemediği vergiden taşıyıcının sorumlu olduğu sonucu çıkarılamaz.Gönderen ile alıcı arasındaki ithalattan doğan vergiden dolayı taşıyıcının bu vergiyi ödeme gibi yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davacı vekilinin dosyaya sunduğu taşıma sözleşmesinin 14. maddesinde Kargo'nun alıcı tarafından alınmayı geri gönderilmesi halinde vergi gümrük vergilerinden göndericinin sorumlu olacağına yönelik düzenleme bulunan imzalı taşıma sözleşmesi altındaki imzayı davalı inkar etmiş olmasına rağmen mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmaması doğru değil ise de taraflar arasında böyle bir sözleşme bulunmasa dahi taraflar arasında yapılan e- posta yazışmalarında gönderinin alıcı tarafından alınmadığı , vergi ücretinin 4.143,96 -usd olduğu alıcının bu ödemeyi kabul etmediği için gönderinin Türkiye'ye ücretli olarak iadesi söz konusu olduğu,vergiler alıcı tarafından ödenmesi için gönderici adına fatura edileceği bildirildiği ve davalının bu bildirimlere sessiz kalarak zımnen bildirilen şartlarda kargonun iadesine (örtülü olarak) icazet verdiği sonuç ve kananatine varılmıştır.

Uluslararası havayolu kargo sözleşmelerinde de ticari teamül olarak da davalının taşıyıcının alıcının malı teslimden imtina etmesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı vergi bedelini davacı taşıyıcıya ödeyip eğer alıcı ile olan sözleşmesinde hüküm varsa bu bedeli alıcıdan talep etmesi gerekmektedir. Ayrıca ithalatın gerçekleşmemesi davacının ödediği vergiyi talep etmesine engel teşkil etmeyecektir. Teslim edilmeyen gönderi nedeniyle ödenen verğilerden davalı gönderici sorumlu olup, taraflar arasında yapılan taşıma nedeniyle davacı taşıma şirketinin iş ortağı ... davalı adına düzenlediği ve davacıya yansıttığı 5-080-16673 nolu 4.346,87-USD(9805,23 TL) tutarlı (priority service- öncelikli hizmeti, Duty-Gümrük, VAT,-KDV Administartion fee-yönetim giderleri) açıklamaları faturadan da davalı sorumludur.Buna göre davalının sorumlu olduğu bu fatura ve geri getirme(gidiş-dönüş) navlun ücreti toplamı 11.097,30- TL ( 9.805,23 TL+1292,07 TL )yönünden itirazın iptali talebinin kısmen kabulü gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme sadece getirme (gidiş-dönüş) navlun ücreti yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bununla birlikte dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)b-2 uyarınca hükmün kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile asıl alacağın 11.097,30- TL lik kısmı yönünden ,itirazın iptali ile faturadan kaynaklı likit takibe konu alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazimatı talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi 27/12/2017 Tarih 2015/244 Esas 2017/1148 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın KISMEN KABULÜ ile;İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında itirazın kısmen iptaline ;

11. 097,30- TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına,fazlaya ilişkin istemin reddine 11.097,30- TL asıl alacağın %20 si oranında (2.219,46 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine ,"Alınması gereken 758,05- TL ilam harcından mahkeme ve icra veznesine peşin yatırılan 198,06- TLnin mahsubu ile bakiye 559,99- TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından ödenen 229,86- TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacının aşamalarda yaptığı 3.350-TL bilirkişi ücreti ve 59-TL posta-müzekkere giderinden ibaret toplam 3.409-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 3.290-TL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalının aşamalarda yaptığı 67-TL posta-müzekkere giderinden ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 3-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 2.725- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Vekille temsil olunan davalı için reddolunan miktar üzerinden A.A.Ü.T.

gereği 500,40-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan 32,50-TL posta masrafının davanın kabulü oranında hesaplanan 31-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan 28-TL posta masrafının davanın reddi oranında hesaplanan 1,5-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

05/12/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/270986 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.