6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kefilin kredi sözleşmesinden kaynaklanan depo sorumluluğu ve tebligat usulü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/760 E. 2020/50 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Bilinen adrese usulsüz tebliğ nedeniyle bila tebliğ iade edilen tebligatlarda, aynı adrese Tebligat Kanunu 21/1 uyarınca yeniden tebliğ yapılmasına gerek olmaksızın doğrudan TK 21/2 uyarınca tebliğ yapılabilir. Kredi sözleşmesinde kefilin çeklere ilişkin yasal sorumluluk bedellerinden de sorumlu olacağına dair açık hüküm bulunması halinde, kefilden depo talebinde bulunulabilir; çeklerin basım tarihinden itibaren yasal süre geçmediği sürece bankanın bu bedellere ilişkin sorumluluğu devam eder. Davalı taraf, teminat verildiği veya icra dosyasında tahsilat yapıldığı yönünde bir iddia ileri sürmedikçe, mahkemenin bu hususları re'sen araştırması beklenemez.

Ele alınan sorunlar

Tebligatın doğrudan TK 21/2 uyarınca yapılmasının usule uygunluğu → ret

İddia: Davalı, tebligatların ilk kez gönderilmesine karşın doğrudan TK 21/2 hükmüne göre yapıldığını, öncelikle bilinen adrese tebligat yapılamayacağının anlaşılması gerektiğini, bu nedenle dava dilekçesi ve bilirkişi raporundan haberdar olamadığını ve savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İcra dosyasında davalının son bilinen adresi olan mernis adresine TK 21/1 uyarınca tebliğ yapılmış, ancak adresten taşınıldığından bahisle bila tebliğ iade edilmiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada aynı adrese TK 21/1 uyarınca yeniden tebliğ yapılmasına gerek olmayıp, doğrudan TK 21/2 uyarınca tebliğ yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kefilin çek yasal sorumluluk bedeline ilişkin depo sorumluluğunun kapsamı → ret

İddia: Davalı, 5941 sayılı Çek Kanunu m.3/9 uyarınca basım tarihi üzerinden 5 yıl geçmiş çekler hakkında bankanın yasal sorumluluğunun kalmadığını, ancak bu hususta bir araştırma yapılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Asıl borçluya verilen çeklerle ilgili olarak hamile ödenmek zorunda kalınan yasal sorumluluk bedelleri yönünden kefilden depo talebinde bulunulabilmesi için, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kefilin sorumluluğuna dair açık hüküm bulunması gerekmektedir. Dava konusu sözleşmede bu yönde hüküm bulunduğu görülmüş olup, kefilin depo sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerekmiştir. Dosyada mevcut çek karnesine ilişkin bedeli ödenen çekin basım tarihinin 05.03.2013 olduğu görülmüş, diğer çeklerin de aynı karneye ait olduğuna göre basım tarihlerinin aynı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda takip tarihi itibariyle davalı bankanın yasal sorumluluk bedeline ilişkin sorumluluğu devam etmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Teminat ve icra dosyasında tahsilat hususlarının re'sen araştırılması gerekliliği → ret

İddia: Davalı, diğer şahıslardan teminat alınıp alınmadığının araştırılmadığını, teminat bulunması halinde alacağın öncelikle teminattan karşılanması gerektiğini; ayrıca icra dosyası kapsamında bir tahsilat yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı tarafın yargılama sırasında, kendisinin kefil olarak sorumluluğunu etkileyecek bir teminat verildiği veya icra dosyasında tahsilat yapıldığı yönünde bir iddiası olmadığı sürece, ilk derece mahkemesince bu hususlarda resen araştırma yapılması beklenemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kredi sözleşmesinde açık hüküm bulunması halinde müşterek borçlu müteselsil kefilin, çeklere ilişkin yasal sorumluluk bedellerinden de depo yükümlülüğü altında olduğuna ve bila tebliğ iade edilen adrese Tebligat Kanunu 21/2 uyarınca doğrudan tebliğ yapılabileceğine ilişkin tespitler açısından bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali müşterek borçlu müteselsil kefil genel kredi sözleşmesi çek yasal sorumluluk bedeli depo talebi usulsüz tebligat TK 21/1-21/2 tebligat usulü

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67 · T.K. — T.K. 21/1T.K. 21/2 · 5941 sayılı Çek Kanunu — 5941 sayılı Çek Kanunu 3/9

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/760

KARAR NO 2020/50

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/02/2018

NUMARASI 2016/1054 Esas- 2018/170 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/01/2020

Davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında akdedilen Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi ile Taşıt Kredisi Rehin Sözleşmesinin davalı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşmeler uyarınca asıl borçlunun kredi kullandığını ve kendisine çek karnesi tahsis edildiğini, ancak çek yaprakları piyasaya sürülmüş olmasına rağmen hesabında karşılığı bulundurulmadığından müvekkili tarafından ödenen ve ödenme ihtimali sebebiyle depo edilmesi gereken tutarların borçlularca ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek ihtarname gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, asıl borçlu hakkında taşınır rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, yine borçlular hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, icra takibinde 1 adet ödenen ve 17 adet ödenme riski bulunan çek için talepte bulunulduğunu, ancak sonrasında 8 adet çek yaprağının müvekkiline iade edildiğini ileri sürerek itirazın 9 adet çek yaprağı depo bedeline ilişkin 10.080-TL ve 1 adet ödenmiş çek yaprağı bedeline ilişkin 1.137,17-TL olmak üzere toplam 11.217,17-TL üzerinden iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporu ile davalının bankaya takip tarihi itibariyle karşılıksız çek nedeniyle ödemekle yükümlü olduğu tutarın 1.045- TL asıl alacak, 87,78- TL işlemiş temerrüt faizi, 4,39- TL BSMV olmak üzere toplam 1.137,17- TL nakdi ve davacı bankaya iade edilmeyen 9 adet çek yaprağı karşılığı çek yasal yükümlülük bedeli olan 10.080- TL gayrinakdi borcu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Müvekkiline gönderilen tüm tebligatların ilk kez gönderilmesine karşın yasaya aykırı olarak doğrudan 7201 sayılı TK m.21/2 hükmüne göre tebliğ edildiğini, oysa öncelikle müvekkilinin bilinen adresine tebligat yapılamayacağının anlaşılması halinde bu hükme göre tebliğ yapılabileceğini, usulsüz tebligat nedeniyle müvekkilinin dava dilekçesinden ve bilirkişi raporundan haberdar olamadığını, savunma hakkının kısıtlandığını, 2-5941 sayılı Çek Kanunu’nun 3/9 m. uyarınca basım tarihi üzerinden 5 yıl geçmiş bulunan çekler hakkında bankanın yasal sorumluluğunun kalmadığını, ancak bu hususta bir araştırma yapılmadığını, 3-Diğer şahıslardan teminat alınıp alınmadığının araştırılmadığını, zira teminat bulunması halinde alacağın öncelikle teminattan karşılanması gerektiğini, 4-İcra dosyası kapsamında bir tahsilat yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve gayrinakdi alacağın depo edilmesi amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamında mevcut delillerden, davacı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında akdedilen 29/07/2011 tarihli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin davalı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı,sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle 21/12/2015 tarihi itibariyle hesap kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiği ve 13/01/2016 tarihi itibariyle davalı ve diğer borçlular hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı tespit edilmiştir. İtirazın İptali davası İİK 67.m.

uyarınca icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava türüdür. İcra dosyasında davalının son bilinen adresi olan mernis adresine T.K. 21/1 m. uyarınca tebliğ yapılmış, ancak adresten taşındığından bahisle bila tebliğ iade edilmiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada aynı adrese 21/1 m. uyarınca yeniden tebliğ yapılmasına gerek olmayıp, doğrudan T.K. 21/2 m. uyarınca tebliğ yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Öte yandan asıl borçluya verilen çeklerle ilgili olarak hamile ödenmek zorunda kalınan yasal sorumluluk bedelleri yönünden kefilden depo talebinde bulunulabilmesi için, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kefilin sorumluluğuna dair açık hüküm bulunması gerekmektedir.

Dava konusu sözleşmede de bu yönde hüküm bulunduğu görülmüş olup, bu durumda kefilin depo sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerekmiştir. Dosya kapsamında mevcut çek karnesine ilişkin bedeli ödenen çek incelendiğinde basım tarihinin 05.03.2013 olduğu görülmüş olup, diğer çekler de aynı karneye ait olduğuna göre onların da basım tarihlerinin aynı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda takip tarihi itibariyle davalı bankanın yasal sorumluluk bedeline ilişkin sorumluluğunun devam ettiği açıktır. Davalı tarafın yargılama sırasında, kendisinin kefil olarak sorumluluğunu etkileyecek bir teminat verildiği veya icra dosyasında tahsilat yapıldığı yönünde bir iddiası olmadığı sürece, ilk derece mahkemesince bu hususlarda resen araştırma yapılması ise beklenemez.

O halde ilk derece mahkemesince davanın kabulü yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 77,35- TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/01/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/269692 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.