6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gelir koruma sigortası uyuşmazlığında tüketici mahkemesinin görevi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/904 E. 2020/90 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Davacının nitelemesi: Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Tüketici konumundaki kişinin sigorta şirketine karşı tazminat talebiyle açtığı davalarda, 6502 sayılı Kanun'un 3/1-l ve 73/1 maddeleri uyarınca görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir; aynı Kanun'un 83/2 maddesi bu hususta diğer kanunlardaki hükümlere karşı özel hüküm niteliğindedir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş olsa da BAM tarafından re'sen gözetilir ve ilk derece mahkemesinin görevsiz olarak esas hakkında verdiği karar kaldırılıp dava usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Tüketici işlemi niteliğindeki sigorta sözleşmesi davasında görevli mahkeme → kabul

Gerekçe: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış; 3/1-l maddesinde sigorta sözleşmeleri de dahil olmak üzere tüketiciler ile ticari/mesleki amaçla hareket edenler arasında kurulan sözleşmeler tüketici işlemi kapsamına alınmıştır. Aynı Kanun'un 73/1 maddesi tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklara bakmakla tüketici mahkemelerini görevli kılmış, 83/2 maddesi ise tüketicinin taraf olduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm bulunsa dahi 6502 sayılı Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağını belirterek bu hükmü özel hüküm niteliğinde kılmıştır. Geçici 1. madde ise Kanun'un yürürlüğü sonrası açılan davalarda usul kurallarının derhal uygulanacağını öngörmektedir. Davacının tüketici konumunda olduğu Gelir Koruma Sigortası Poliçesine dayalı işbu davada, bu hükümler uyarınca görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu; ilk derece mahkemesinin görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi gerekirken işin esasını inceleyerek karar vermesinin doğru olmadığı sonucuna varılmıştır. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan istinaf konusu edilmemiş olsa da resen gözetilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Gelir koruma sigortası poliçesine dayalı tazminat davalarında, davacının tüketici sıfatı taşıması halinde görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna ve bu hususun kamu düzeninden olup istinafta re'sen gözetileceğine ilişkin genel bir kural ortaya koymaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Tüketici işlemi niteliğindeki sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ve taraflardan birinin tüketici olduğu davalarda, 6502 sayılı Kanun'un 3/1-l, 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir.
Dava şartı
mahkemenin görevli olması (HMK 114/1-c)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici işlemi görev kamu düzeni usulden ret dava şartı re'sen inceleme

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/904

KARAR NO 2020/90

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/11/2017

NUMARASI 2016/129 Esas-2017/1466 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/01/2020

Davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten Gelir Koruma Poliçesi satın aldığını ve bedelini ödediğini, müvekkilinin ekonomik durumunun bozulduğunu ve iş akdinin feshedildiğini, işvereni tarafından yapılan fesih işleminin SGK’ya bildirildiğini, müvekkilinin tazminat talebiyle davalı şirkete başvurduğunu, ancak kendisine ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı iddia ve taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının tazminat talebinde haklı olduğu, poliçe teminat bedeli olan 9.000,00 TL nin davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Davacının işe iade davası bulunup bulunmadığının incelenmesi ve var ise bekletici mesele yapılması gerektiğini, 2-Sigorta poliçesinin iş akdinin geçerli veya haklı nedenle işverence feshi halini kapsamadığını, davacının müvekkiline başvurduğunu söylediği tarihlerde teminat altına alınan bir rizikonun oluşmadığını, 3-Müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, Gelir Koruma Sigortası Poliçesine dayalı olarak sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de;

tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. Aynı Yasa'da görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin niteliğine ve zaman bakımından uygulanmasına ilişkin hükümlere de yer verilmiş, Yasa'nın 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, maddenin özel hüküm niteliğinde olduğu vurgulanmış ve 6502 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinde yasanın yürürlüğü sonrası açılacak davalarda usul kurallarının derhal uygulanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.

O halde ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 10/10/2018 tarihli 2017/1841 E., 2018/6187 K. sayılı emsal kararı) Görev kamu düzenine ilişkin olup istinaf konusu edilmemiş olsa da resen gözetilmesi gerekeceğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün HMK 353(1)a-3 m. uyarınca kaldırılmasına ve davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/129 Esas 2017/1466 Karar sayılı ve 30/11/2017 tarihli hükmünün HMK.'nun 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA, Davanın, HMK.nun 114/1-c bendinde düzenlenen mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu nedeniyle aynı yasanın 115/2 fıkrası gereğince USULDEN REDDİNE, HMK.

20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde ilk derece mahkemesinden, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, Harç, vekalet ücreti ve yargı giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Davalı tarafından yatırılan 189,60-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliği işlemi tamamlanmak üzere, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

23/01/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/269650 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.