Delil avansı yatırılmaması: mahsup yapılmadan verilen kesin süre geçersizdir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2241 E. 2020/1110 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Delil avansının mahkemece belirlenen kesin süre içinde yatırılmaması, o delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılması sonucunu doğurur; diğer delillerle dava kanıtlanamıyorsa davanın usulden değil esastan reddine karar verilmesi gerekir. Ancak delil avansı için kesin süre verilirken dosyada mevcut gider avansının mahsup edilmesi gerekir; mahsup yapılmadan hiç avans yokmuş gibi işlem yapılarak verilen kesin süre geçersizdir ve bu geçersiz süreye dayanılarak verilen ret kararı da hukuka aykırıdır.
Ele alınan sorunlar
Delil avansı yatırılmamasının hukuki sonucu (esastan/usulden ret ayrımı) → kabul
İddia: Davacı vekili, delil avansının yatırılmamasının red gerekçesi olamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK'nın 324. maddesi uyarınca delil avansının yatırılmaması halinde tarafın o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin davayı mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gereklidir. Diğer deliller ile dava kanıtlanamamışsa, delil avansının kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde davanın usulden değil, esastan reddi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Delil avansı için verilen kesin sürenin, dosyada mevcut gider avansı mahsup edilmeden belirlenmesi nedeniyle geçersizliği → kabul
İddia: Davacı vekili, mahkemece yapılan ihtarın (kesin süre verilmesinin) geçersiz olduğunu belirtmiştir.
Gerekçe: Davada taşıma hizmetinin verilip verilmediği ve davacının faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunlu olup, teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle gerekli inceleme ve araştırmanın mahkemece yapılması mümkün değildir; sunulan faturalar da alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Mahkemece davacı tarafa bilirkişi ücretini yatırması için yasal sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmişse de, sonraki celseye ait tutanaktan davacının o tarih itibariyle dosyada mevcut bir gider avansının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda dosyada mevcut gider avansı mahsup edilerek kalan tutar yönünden davacı vekiline kesin süre verilmesi gerekirken, hiç gider avansı yokmuş gibi işlem yapılması doğru değildir. Bu nedenle verilen kesin süre geçersiz olup, buna bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen borç ödeme taahhüdü ve ibra sözleşmesinin dosyaya sunulmamış olması → ret
İddia: Davacı vekili, alacağa ilişkin borç ödeme taahhüdü ve ibra sözleşmesinin kesin delil niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı vekilince istinaf başvuru dilekçesinde söz edilen borç ödeme taahhüdü ve ibra sözleşmesinin dosyaya sunulmadığı açıktır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Delil avansı için kesin süre verilirken dosyada önceden yatırılmış gider avansının mahsup edilmesi gerektiği ve mahsup yapılmadan hiç avans yokmuş gibi işlem yapılmasının kesin süreyi geçersiz kılacağı yönündeki tespit, benzer usul ihlallerinde bölgesel olarak ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil avansı↗ gider avansı↗ kesin süre↗ bilirkişi incelemesi↗ mahsup↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/2241
KARAR NO 2020/1110
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİH 26/06/2018
NUMARASI 2017/989 Esas 2018/767 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/11/2020
Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile olan ticari ilişkisinden kaynaklı 4 adet fatura bedeli alacağı olan 7.994,91-USD'nin ödenmemesi üzerine Büyükçekmece ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında başlatılan takibe vaki itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen bilirkişi avansının yatırılmaması nedeni ile bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, bu nedenle davacının bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı, teknik bilgi gerektirmesi nedeni ile belirtilen hesaplamanın mahkemece de yapılamayacağı gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; delil avansı yatırılmamasının red gerekçesi olamayacağını, alacağa ilişkin borç ödeme taahhüdü ve ibra sözleşmesinin kesin delil niteliğinde olduğunu, mahkemece yapılan ihtarın geçersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava; fatura alacağına dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK’nn 324. maddesine göre; “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.” HMK'nın 324. maddesi uyarınca delil avansının yatırılmaması halinde, tarafın o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin davayı mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gereklidir.
Diğer deliller ile dava kanıtlanamamışsa, delil avansının kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde davanın usulden değil, esastan reddi gerekir. Somut olayda mahkemece yasal sonuçları hatırlatılmak suretiyle davacı tarafa bilirkişi incelemesi için bilirkişi ücreti niteliğindeki delil avansını yatırması için kesin süre verildiği, aksi halde bu delilden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde veya daha sonra delil avansı yatırılmadığı, bu nedenle bilirkişi incelemesinin yaptırılamadığı, mevcut delillere göre de kanıtlanamadığı anlaşılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davada taşıma hizmetinin verilip verilmediği, verilmiş ise davacının düzenlenen faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunlu olup, teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle gerekli inceleme ve araştırmanın mahkemece yapılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafça sunulan faturaların ise alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı vekilince istinaf başvuru dilekçesinde söz edilen borç ödeme taahhüdü ve ibra sözleşmesinin de sunulmadığı açıktır.
Mahkemece 12.04.2018 tarihli celsede davacı tarafa 1.500-TL bilirkişi ücretini yatırması için yasal sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmişse de, sonraki celseye ait tutanaktan da anlaşılacağı üzere, dosyada davacının o tarih itibariyle 418-TL gider avansının dosyada mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda dosyada mevcut gider avansı mahsup edilerek kalan tutar yönünden davacı vekiline kesin süre verilmesi gerekirken, hiç gider avansı yokmuş gibi işlem yapılması doğru değildir. Bu nedenle verilen kesin süre geçersiz olup, buna bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/989 Esas-2018/767 Karar sayılı ve 26/06/2018 Tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/11/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/269617 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi