Fatura alacağının ispatında ticari defterlerin delil niteliği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2428 E. 2020/1130 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Fatura konusu mal veya hizmetin karşı tarafa teslim/ifa edildiğini ispat külfeti alacaklıya (fatura düzenleyene) aittir. Ticari defterler ancak kanunda belirtilen şartları (usulüne uygun tutulma, ilgili döneme ait olma) taşıdığı ölçüde lehe delil teşkil eder; defterin bulunmadığı veya lehe delil niteliği taşımadığı dönemlere ait alacak iddiaları, faturayı destekleyen bağımsız ticari belgelerle (irsaliye vb.) ya da Ba-Bs formu gibi resmi kayıtlarla desteklenmedikçe ispatlanmış sayılmaz.
Ele alınan sorunlar
Ticari defterlerin lehe delil niteliği ve fatura konusu alacağın ispatı → ret
İddia: Davacı vekili, bilirkişi kök ve ek raporlarında davalının müflis şirketten alacaklı olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamakta, davalı ticari ilişkiyi ve borcun varlığını inkâr etmektedir. Bilirkişi incelemesinde, davacının 2011-2012 yıllarına ait ticari defterlerinin (Mülga) TTK 66, HMK 222 ve TTK 64/3 uyarınca lehine delil niteliğinde olduğu, ancak 2013 yılı defterlerinin (iflas kararı bu tarihte verildiğinden sonrasına ait defter bulunmadığından) lehine delil niteliği taşımadığı tespit edilmiştir. Aleyhine delil niteliği taşıyan 2013 yılı defterlerindeki bakiye takip tarihinde muhafaza edilmiş olsa da, davacının takip konusu alacağının dayanağı olan ticari belgeler (fatura, irsaliye vb.) ibraz edilmemiştir. Ayrıca davalının bağlı olduğu vergi dairesinden celp edilen Ba formlarının 2014 yılından itibaren mevcut olduğu, davalının bilanço usulüne 2014 yılından itibaren geçtiği, bu nedenle 2013 yılı ve öncesi düzenlenen faturaların Ba-Bs formu mükellefiyeti bulunmaması sebebiyle tespitinin de mümkün olmadığı belirlenmiştir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dosya kapsamına göre davacının ticari defterleri lehine delil teşkil etmediğinden ve alacak ispata muhtaç kaldığından, davanın reddi yönündeki hüküm usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunmuştur. (BAM'ca yerinde görülen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Fatura konusu mal/hizmetin teslim edildiğinin ispat yükünün alacaklıda olduğu ve ticari defterlerin belirli dönemler için lehe delil niteliğini kaybedebileceği, ayrıca Ba-Bs formu eksikliğinin fatura tarihinin/varlığının tespitini imkânsız kılabileceği yönündeki değerlendirme, benzer ispat sorunlarına sahip alacak davaları için yol gösterici niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defterlerin ispat gücü↗ fatura ile ispat↗ Ba-Bs formu↗ iflas idaresi tarafından açılan alacak takibi↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/2428
KARAR NO 2020/1130
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/07/2018
NUMARASI 2015/957 Esas - 2018/824 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/11/2020
Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili ; Bakırköy 3. ATM'nin 2013/154 E. sayılı dosyası ile 19/12/2013 tarihinden geçerli olmak üzere ... San. ve Tic. A.Ş.'nin iflasına karar verildiği, İflas tasfiyesinın Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile yürütüldüğü, Müflis ... San. Tic. A.Ş.'nin üçüncü şahıslardaki alacaklarının tespiti için ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişi tarafından müflisin alacaklı olduğu üçüncü şahıslar ile alacak miktarlarını içeren bilirkişi raporunun iflas dosyasına ibraz edildiğini, İflas İdaresince İ.İ.K. md. 229 gereği masanın vadesi gelmiş ve bilirkişi raporu ile tespit edilen alacaklarının tahsili için müflisin borçlularına karşı icra takibi başlatılmasına karar verildiğini, davalı aleyhine de Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, ancak davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini belirterek, davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ; ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi HMK.nın 6. maddesi gereğince borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesi ve mahkemeleri olup, takip borçlusu konumundaki müvekkilinin ikametgahı, iş yeri İzmir olup, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğundan, bu sebeple yetki yönünden itiraz ettiklerini, müvekkili hakkında yapılan icra takibinde borcun sebebi, nedeni açıklanmamış olup, alacaklının müvekkilinden bu miktar bir alacağı var ise bunu belgelemesi, sebebini açıklayıp, icra takibine bunu ekleyip ayrıca tebliğ etmesi gerektiğini, alacaklı olduğunu iddia eden şirkete borcu bulunmadığından yetkiye, borcun tamamına ve tüm ferilerine, işlemiş ve işleyecek faiz ve faiz oranlarına ayrıca ve açıkça itiraz ettiklerini belirterek, yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili İzmir Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılması için faturanın tebliği, fatura düzenleyenin faturanın ihtiva ettiği mal hizmet vs. karşı tarafa ifası-teslimini kanıtlaması gerektiğini, davacı defterlerinin lehine delil kuvvetinde olmadığı iddianın ispatına dair vesaiklerin de sunulamadığı alacağın ispata muhtaç kaldığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvurusunda; Yerel Mahkemece davanın esasına girilmiş ve dosyada bilirkişi kök ve ek raporu alınmış olup, Bakırköy ... İflas Müdürlüğü'nün ... İflas dosyasından alınan bilirkişi raporunda müflis şirketin davalıdan alacaklı gözüktüğü, mahkemenin almış olduğu gerek kök gerekse ek raporda da davalının müflis şirketten alacaklı olduğu tespit edilmişken davanın ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, bu sebeple İlk derece Mahkemesi kararının bozularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; İflas İdaresince İ.İ.K. md. 229 gereği masanın vadesi gelmiş ve bilirkişi raporu ile tespit edilen alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı, ticari ilişkiyi ve borcun varlığını inkar etmektedir. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; davacıya ait 2011, 2012 yılları ticari defterlerinin 6762 sayılı (Mülga) TTK.m.66, HMK. 222 md. ve 6102 sayılı TTK. 64/3 md. gereğince lehine delil niteliğinin bulunduğu, 2013 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davacı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin 19/12/2013 tarihinde Bakırköy 3.
ATMnin 2013/154 E. sayılı dosyası ile iflas kararı verildiği, bu tarihten sonra ticari defterlerinin bulunmadığı, bu itibarla aleyhine delil niteliği olan 2013 yılı ticari defterlerindeki bakiyesinin takip tarihi 12/02/2015 itibariyle muhafaza edildiğinden her ne kadar takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 49.249,48-TL cari hesap alacağı kayıtlı ise de, davacının takip konusu alacağının dayanakları olan ticari belgeleri (fatura, irsaliye vb.) ibraz edilmediği tespit edilmiştir. Öte yandan davalının bağlı olduğu vergi dairesinden dosyaya celp edilen Ba formlarının 2014 yılından itibaren mevcut olduğu, zira davalının 2014 yılından sonra bilanço usulüne geçmiş olduğundan 2014 yılından sonra davalının Ba-Bs mükellefiyetinin doğduğu, bu nedenle davacının 2013 yılı ve öncesinde davalıya düzenlemiş olduğu faturaların ilgili dönemde davalının Ba-Bs formu mükellefiyeti olmaması nedeniyle tespitinin de mümkün olmadığı görülmüştür.
Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Dosya kapsamına göre davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil etmediği, davacının takip tarihi itibariyle alacağının ispata muhtaç olduğu, bu itibarla davanın reddi yönünde verilen hükmün usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, davacı vekilinin hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 10/11/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/269551 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi