6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hakedişten ceza kesintisine itiraz edilmeden imza atılması sonucu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1565 E. 2020/530 K. · · İlk derece: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Ticari hizmet sözleşmelerinde sözleşmenin eki niteliğindeki teknik şartname ve genel şartname (HİGŞ) hükümleri taraflar arasında münhasır delil sözleşmesi niteliği taşır. Süreklilik arz eden hizmetlerde eksikliğin ve buna itirazın hizmetin verildiği sırada tespit edilmesi gerekir; eksikliğin giderilmesi için ayrıca süre verilmesi zorunlu değildir. Basiretli bir tacir olan yüklenicinin, ihtirazi kayıt koymadan imzaladığı hakediş raporlarına sözleşme ve ekinde belirlenen süre içinde itiraz etmemesi halinde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı ve buna dayanılarak kesilen idari para cezalarının sözleşme hükümlerine uygun kaldığı kabul edilir.

Ele alınan sorunlar

Sözleşme ekinin (HİGŞ, teknik şartname) münhasır delil sözleşmesi niteliği → ret

Gerekçe: Taraflar arasında imzalanan Personel Taşıma Hizmet Alımına İlişkin sözleşmenin 8.1 maddesi uyarınca teknik şartname ve HİGŞ sözleşmenin eki olarak kararlaştırılmıştır ve bu eklerin hükümlerinin taraflar arasında münhasır delil sözleşmesi niteliğinde olduğunun kabulü gerekmiştir. Sözleşmenin 16. maddesi uyarınca yüklenicinin teknik şartname ve ihale dokümanında belirtilen taahhütlerini yerine getirmediğinin tespiti halinde her bir aykırılık için sözleşme bedelinin binde bir oranında ceza kesileceği ve bu cezaların protesto çekmeye gerek kalmaksızın yükleniciye yapılacak ödemelerden kesileceği düzenlenmiştir. Davaya konu para cezalarının, teknik şartnameye aykırı davranış nedeniyle kesildiği, sözleşme hükmü ile teknik şartname arasında çelişki bulunmadığı görülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Eksikliğin tespiti ve giderilmesi için 10 gün süre verilmesinin gerekip gerekmediği → ret

İddia: Davacı, ceza tutanaklarının kesin kabul tutanağının ekinde olmadığını, eksikliklerin belgelerin üzerinde tek tek gösterilmesi ve tamamlanması için süre verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: HİGŞ 32 ve 34. maddeleri uyarınca süreklilik arz eden hizmetlerde eksikliğin ve buna itirazın hizmetin verildiği sırada tespit edilmesi gerektiği düzenlenmiş olup, eksikliğin giderilmesi için 10 günlük süre verilmesi gerektiğine yönelik bir düzenleme bulunmamaktadır. Hizmetin niteliği gereği tespit edilen ve idari para cezası kesilen ihlaller (GPS bulundurmamak, araçların ve şoförlerin yaşının şartnameye uygun olmaması vs.) eksikliğin tamamlanması için süre verilmesini gerektirmeyen ihlallerdir. Kontrol teşkilatı tarafından tutulan idari para cezasına ilişkin tutanaklara itirazı ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi, tutanak imzalayanların yeminli beyanları ile içeriğinin doğrulandığı ve bu tutanaklar hakkında davacı çalışanlarına sözlü olarak bilgi verildiği anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhtirazi kayıtsız imzalanan hakediş raporlarına süresinde itiraz edilmemesinin sonucu → ret

İddia: Davacı, davalının yanlış yönlendirmesiyle hakediş tutanaklarını imzaladığını, ceza tutanaklarına ihtirazi kayıt koyduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı kurumun hakediş tutarı belirtilmeden hizmetin eksiksiz ve kusursuz yapıldığına ilişkin hizmet işleri kabul tutanağı düzenlediği, bu tutanakta ödenecek bedele ilişkin bir kabul bulunmadığı görülmüştür. HİGŞ 32 ve 34. maddeleri ve sözleşmenin 16.2 maddesi uyarınca düzenlenen hakediş raporlarında para cezaları mahsup edilmek suretiyle hakediş bedeli belirlenmiş ve raporlar davacı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanmıştır. Basiretli bir tacirin imzaladığı sözleşme ile kendisine yüklenen hak ve sorumlulukları bilmesi gerektiğinden, ihtirazi kayıt koymadan imzalanan hakediş raporlarına HİGŞ 42. maddesi uyarınca hakedişin ödendiği tarihten başlamak üzere en çok 10 gün içinde itiraz dilekçesiyle bildirim yapılmadığından, hakedişin olduğu gibi kabul edilmiş sayılması gerekir. Ayrıca davacı, dava ve itiraz haklarını saklı tuttuğuna ilişkin ihtirazi kayıtla tebliğ aldığı ceza tutanaklarına da HİGŞ 59. maddesi uyarınca durumun ortaya çıktığı günden itibaren on gün içinde maddi ve hukuki gerekçelerle idareye başvurduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunmamıştır. Sözleşme uyarınca her bir aykırılık için sözleşme bedelinin binde bir oranında kesilen ve sözleşme bedelinin %30'unu geçmeyen idari para cezalarının sözleşme hükmüne uygun ve fahiş olmadığı anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşme eki teknik şartname ve genel şartname hükümlerinin münhasır delil sözleşmesi niteliği taşıdığına ve ihtirazi kayıtsız imzalanan hakediş raporlarına süresinde itiraz edilmemesinin hakedişin olduğu gibi kabul edildiği sonucunu doğurduğuna ilişkin tespitler bakımından emsal niteliktedir; ancak BAM kararlarının emsal değeri bölgesel ve ikna edicidir, bağlayıcı içtihat niteliği taşımaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasır delil sözleşmesi hakediş ihtirazi kayıt cezai şart hizmet işleri kabul tutanağı basiretli tacir

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 193

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1565

KARAR NO 2020/530

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/11/2017

NUMARASI 2016/1069 Esas 2017/816 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/05/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin açtığı personel taşıma ihalesini kazandığını, 133 araçla yapılacak taşıma işini üstlendiği ve 30/06/2014 tarihinde hizmet verilmeye başlandığını, her ay hakediş düzenlendiğini, hakedişlerde bir gerekçe belirtilmeden ceza kesintisi yapıldığını, bu nedenlerle hakedişlerde yapılan mesnetsiz kesintilerin usule ve mevzuata uygun olmadığının tespitine ve 225.987,63 -TL'nin her hakediş için hesaplanmak üzere ilk hakediş tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, hakedişlere ihtirazi kayıt şerhini düşmediklerini ve 10 günlük yasal süre geçtiğini bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı tarafın hakedişlerden yapılan kesintilere ilişkin talebinin taraflar arasındaki sözleşme uyarınca belirtilen sürelerde ve belirtilen usulde davalı tarafa yapacağı bir başvurunun zorunlu olması gerekeceğinden iş bu başvurunun yapıldığını gösterir bir delil dosyada bulunmadığından ve hakedişler bir itiraz belirtilmeden imzalandığından taraflar arasında imzalanan sözleşme ve sözleşmenin eki 8.2 maddesi uyarınca sözleşmenin eki niteliğindeki dökümanlarda HİGŞ maddelerde yer alan usullerin HMK' nın 193. Maddesi uyarınca münhasır delil sözleşmesi niteliğini taşıdığından ayrıca delil sözleşmesi ile münhasır olarak belirtilen delil dışında olan tanık beyanlarına da itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirketin çok büyük bir organizasyon gerektiren 133 araçla yapılacak personel taşıma işinin aksamadan yapılması için tüm organizasyonu kurduğunu, ancak işin ilk 3 aylık kısmında idarede çalışan bir memurun çeşitli, sudan ve geçersiz gerekçelerle müvekkil şirketi zarara uğratmak kastıyla sözleşmedeki cezai şart oranını hatalı uygulayarak müvekkil şirketin hak edişinden fahiş miktarlarda ceza adı altında kesinti yaptığını , davalı idarenin davaya konu usulsüz ve yok hükmündeki tek taraflı tutanaklarla fahiş cezalar tahakkuk ettirip, davacı müvekkilin hak edişlerinden kesinti yaptığını, müvekkilinin bu tutanakların tamamına ihtirazi kayıt koyduğunu, Muayene Kabul Komisyonu tarafından tutulan "Hizmet İşleri Kabul Tutanaklarının" ilgili hak ediş döneminde ceza kesilmediği anlamına gelmeyeceği iddiasının, tüm yönetmeliklere aykırı olduğunu, davalının iddiasının aksine yönetmelikte eğer varsa kusur ve noksanlıkların bu belgelerin üzerinde(ekinde değil) açıkça, tek tek gösterilmesi, tamamlanması için yükleniciye ne kadar süre verildiğinin yazılması gerektiğini, 33 tane ceza tutanağının üzerinde de "iş bu ceza tutanağı ...

tarihli kesin kabul tutanağının ekidir" ibaresinin olmadığını, mahkemece kesin kabullerin göz ardı edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul tutanaklarının onaylanmakla kesinleştiğini ve müvekkilinin ilgili sorumluluklarının kesinleşmeyle sona erdiğini; davalının, ihtirazi kayıtla imzalayan müvekkile 10 gün süre verdiğine dair hiçbir belge sunamadığını çünkü bu tutanaklar hizmet verildiği anda tutulmadığı ve müvekkile hak ediş ödemesi yapılmadan hemen önce imzalatılmaya çalışıldığını,davalı kurumun sözleşme ve şartnamelerin hiçbir maddesine uymayarak usule aykırı ceza tutanakları tanzim ettiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, Personel Taşıma Hizmet Alımına İlişkin sözleşme uyarınca davalı kurum tarafından düzenlenen Ceza adı altında yapılan haksız kesinti işlemin iptali ile yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.Taraflar arasında 10.06.2014 tarihli Personel Taşıma Hizmet Alımına İlişkin sözleşme imzalandıgı hususu ihtilafsızdır.Bu sözleşme uyarınca taraflar arasında teknik şartname imzalanmış ve sözleşmenin 8.1 maddesi uyarınca teknik şartname ve HİGŞ sözleşmenin eki olarak kararlaştırılmış ve sözleşme ekinin hükümleri taraflar arasında münhasır delil sözleşmesi niteliğinde olduğunun kabulü gerekmiştir. Sözleşmenin16. Maddesi uyarınca yüklenicinin teknik şartname ve ihale dokümanında belirtilen taahhütlerinin yapılmadığının tesbit edilmesi halinde, herbir aykırılık için sözleşme bedelinin 0,001 (bindebir) oranında ceza kesilecegı ve cezaların ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın yükleniciye yapılacak ödemelerden kesileceği düzenlenmiş olup,davaya konu idari para cezalarının sözleşmenin eki niteliğindeki personel taşıma teknik şartnamesine ayıkırı davranılması nedeniyle düzenlendiği ,sözleşmenin ceza verilmesini ilişkin hükmü ile teknik şartnamenin ihlal nedeniyle cezai müeyyidenin eksiksiz uygulanacağı yönündeki düzenleme arasında bir çelişki bulunmadığı görülmüştür .

HİGŞ 32 ve34 maddesi uyarınca süreklilik arz eden hizmetlerde eksikliğin ve buna itirazın hizmetin verildiği sırada tespit edilmesi gerektiği düzenlenmiş olup ,eksikliğin giderilmesi için 10 günlük süre verilmesi gerektiğine yönelik bir düzenleme bulunmamaktadır. Hizmetin niteliği gereği tespit edilen ve idari para cezası kesilen ihlaller(GPS bulundurmamak ,araçlarınve şöforlerin yaşının şartnameye uygun olmaması ..vs) eksikliğin tamamlanmasını için süre verilmesini gerektirmeyen ihlaller olup,kontrol teşkilatı tarafından tutulan idarı para cezasına ilişkin tutanaklar da itiraz ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi tutanak mümzilerinin yeminli beyanları ile içeriği doğrulandığı ve bu tutanaklar hakkında sözlü olarak davacı çalışanlarına bilgi verildiği anlaşılmıştır.Davalı kurumun ;

hakediş tutarı belirtilmeden hizmetin eksiksiz ve kusursuz yapıldığı ve kabulünün belirtilen eklerdeki belgeler uyarınca mümkün olduğu yönünde hizmet işleri kabul tutanağı düzenlediği ,kabul tutanağında ödenecek bedele ilişkin bir kabul olmadığı ve belirtilen belgelerdeki şartlar uyarınca yapıldığı görülmüştür. Kabul tutanağı üzerine ,Hak ediş hesaplamalarında kontrol teşkilatının düzenlediği tunanakların dikkate alınacağı yönündeki HİGS 32 ve 34 maddesi ve davalı idarenin idari para cezalarını herhangi bir protestoya gerek kalmaksızın hakediş bedelinden mahsup edebileceği yönünde sözleşmenin 16.2 maddesi uyarınca düzenlenen hak ediş raporlarında davaya konu para cezaları mahsup edilmek suretiyle hak ediş bedeli belirlenmiş ve hakediş raporları Davacı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanmıştır.

Davacı her ne kadar davalı tarafın yanlış yönlendirmesiyle hakediş tutanaklarını imzalamadığını ileri sürmekte ise de basıretli bir tacirin imzalamış olduğu sözleşme ile kendisine yüklenen hak ve sorumlulukları bilmesi gerektiği ,ihtirazi kayıt koymadan imzaladığı hakediş raporlarına HİGŞ 42 .maddesi uyarınca hakediş raporunu imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmeler içinde hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok 10 gün içinde itiraza ilişkin dilekçe ile bildirmediğinden , hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağının kabulu gerektiği gibi, davacı hak ediş raporlarından sonra dava ve itiraz haklarını saklı tuttuğuna ilişkin ihtirazi kayıtla tebliği aldığı ceza tutanaklarına da HİGŞ 59.

Maddesi uyarınca durumun ortaya çıktığı günden başlamak üzere on gün içinde itiraz ve şikayetlerini maddi ve hukuki gerekçeleriyle birlikte açıklayan bir dilekçe ile idareye başvurduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delilde sunmamıştır. Sözleşmeye herbir ayırılık için sözleşme bedelinin 0,001 oranında kesilen ve sözleşme bedelinin % 30 geçmeyen ve idari para cezalarının sözleşme hükmüne uygun ve fahiş olmadığı anlaşılmıştır.Bu durumde mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esetan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davalı yan gider avansından karşılanan 42-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

28/05/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/269378 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5343 E. 2022/2317 K. · Onandı

Hizmet İşleri Genel Şartnamesindeki itiraz usulünün münhasır delil sözleşmesi niteliği

Gerekçe özeti

Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde öngörülen, hakediş ve tutanaklara karşı belirli süre içinde yazılı itiraz usulü HMK 193 anlamında münhasır delil sözleşmesi niteliğindedir; süresinde ve usulünce itiraz etmeyen yüklenici, ihtirazi kayıt koysa bile kayıtlı hususları kabul etmiş sayılır ve bu delil dışındaki tanık beyanına dayanamaz.

Emsal değeri

Hizmet İşleri Genel Şartnamesindeki süreli yazılı itiraz usulünün münhasır delil sözleşmesi sayılması ve süresinde itiraz edilmeyen kayıtların kabul edilmiş sayılarak tanık beyanının dışlanması yönünden emsal niteliğindedir.

Kavramlar: münhasır delil sözleşmesi Hizmet İşleri Genel Şartnamesi ihtirazi kayıt hakediş cezai şart

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2020/5343 E.  ,  2022/2317 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.11.2017 tarih ve 2016/1069 E- 2017/816 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.05.2020 tarih ve 2018/1565 E- 2020/530 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.03.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya personel taşıma hizmeti verdiğini, ilk ikinci hak ediş için düzenlenen hizmet işleri kabul tutanağında müvekkilinin hizmeti eksiksiz verdiğinin tespit edildiğini, bu aylara ilişkin müvekkilinin fatura düzenleyip davalıya teslim ettiğini, davalının kötüniyetli bir memurunun 17 adet ceza tutanağını müvekkilinin yetkilisinden eski tarihli olarak imzalamasını istediğini, kendisine “bu tutanakları imzalamazsanız hak edişleri alamazsınız” denildiği için hak edişlerin alınabilmesi için tutanakların önüne konulduğu 09.09.2014 tarihini atarak ihtirazi kayıtla imzalamak zorunda kaldığını, aynı memurun ikinci hak edişin ödenmesinin şartı olarak bu kez 8 adet ceza tutanağını imzalamasını istediğini, hak edişlerin alınabilmesi için bunların da 24.09.2014 tarihi atılarak ihtirazi kayıtla imzalandığını, üçüncü hak ediş tutanağının düzenlendiğini, aynı memurun bu kez de 8 adet ceza tutanağını müvekkilinin yetkilisinden imzalamasını istediğini, müvekkilinin bunları da 27.10.2014 tarihini atarak ihtirazi kayıtla imzaladığını, böylece davalının memurunun usulsüz, uyarısız, bildirimsiz, ihtarsız, tutarsız, dayanaksız, ayrıntısız, denetimsiz, tespitsiz, masa başında, tek taraflı, sonradan üretilen, mükerrer, toplu tanzim edilen, yok hükmündeki bu 33 adet tutanakla müvekkiline 225.987,63 TL ceza kestiğini, kesilen cezaların müvekkilinin hak edişinden düşüldüğünü, bunların ifaya ekli cezai şart kabul edilse bile ifa çekincesiz kabul edildiğinden cezanın istenemeyeceğini, şartnamenin 34.

maddesinde açıkça ifade edildiği halde müvekkiline itiraz için on günlük bir sürenin verilmediğini, yine şartnamenin 44. maddesinde kusur ve eksikliklerin giderilmesi için süre verilmesinin öngörüldüğünü ileri sürerek ceza adı altında yapılan kesintilerin haksızlığının tespiti ile iptalini, alacaklardan mahsup edilen 225.987,63 TL’nin ilk hak ediş tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42. maddesi uyarınca yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu taktirde karşı görüşlerinin neler olduğu ve dayandığı gerçekleri idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hak ediş raporunu “idareye verilen .... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla” cümlesini yazarak ya da bu anlama gelecek bir itiraz şerhi ile imzalamasının gerektiğini, itirazlar bu şekilde bildirilmediği taktirde hakedişin olduğu gibi kabul edilmiş sayılacağını, yine 34. maddesinde on günlük süre içinde karşı görüşlerini yazı ile bildirmezse belgelerin ve defterlerin içinde kayıtlı hususları kabul ve imza etmiş sayılacağının düzenlendiğini, hak ediş raporlarına karşı ihtirazi kaydın ileri sürülmediğini, dilekçenin idareye verilmediğini, anılan 42.

maddenin HMK’nın 193. maddesi anlamında münhasır delil sözleşmesi niteliği taşıdığını, aynı şartnamenin 59. maddesinde yüklenicinin anlaşmazlığa neden olan konuda bu durumun ortaya çıktığı günden başlamak üzere on gün içinde itiraz ve şikayetlerini maddi ve hukuki gerekçeleriyle birlikte açıklayan bir dilekçe ile idareye başvurması gerektiğini, bu durumda idarenin de iki ay içinde karar verebileceğini, bundan sonra yüklenicinin sözleşmede belirtilen çözüm yöntemini harekete geçirebileceğini, davacının bir kısım tutanaklara ihtirazi kaydını geçirmesine rağmen anılan maddelerde öngörülen yönteme başvurmayıp yaklaşık 5 ay sonra işbu davayı açtığını, sözleşme ve ekleri ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin yükleniciye ilgili evraka ihtirazi kayıtla imza atma ve akabinde itirazlarını açıklayan dilekçeyi kuruma sunma hak ve yetkisi verdiğini, tüm tutanaklardaki ihlallerin gerçek olduğunu, kontrol teşkilatınca bu ihlallerin somut olarak tespit edildiğini, ihlalin giderilmesi için süre öngörülmediğini, davacının bir kısım tutanaklardaki kayıtların aksini sunma imkanına sahip olduğu halde bu hususta hiçbir belge sunmadığını, bir tutanağa istinaden tespit edilen ihlal devam ettikçe kontrol teşkilatının yükümlülük yerine getirilene kadar ihlali tespit etme ve ceza uygulama yetkisine haiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tutanak tarihi ile imza atılan tarihin farklı olduğunu belirterek itiraz ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ve kabul anlamına gelmemek şartı ile tutanakları imzaladığı, taraflar arasındaki Hizmet Alımına İlişkin Sözleşmenin 8. maddesi ile ek olarak belirtilen Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 34. maddesinin “İş yerinde işin sözleşme ve eklerinin ve iş programına uygun olarak yapılmasını temin ve bunun kontrolü için idarenin sözleşmesinde belirlediği kayıtlar yüklenici ile birlikte kontrol teşkilatı tarafından tutulur. Yüklenici bu belgeler ve defterleri imzalamış olmakla içindekileri ve yapılan hesapların doğruluğunu kabul etmiş olur.

Bu belgeleri imzalamaz veya ihtirazi kayıtla imzalarsa karşı görüşlerini yazılı olarak bildirmesi için kayıt ve belgelerin kendisine gösterildiği tarihten başlamak üzere 10 gün süre verilir. Bu süre içerisinde karşı görüşlerini yazı ile bildirmezse belgelerin ve defterlerin içinde kayıtlı hususları kabul ve imza etmiş sayılır” şeklinde düzenlendiği, aynı şartnamenin 59. maddesinde; “yüklenicinin anlaşmazlığa neden olan konuda bu durumun ortaya çıktığı günden başlamak üzere 10 gün içinde itiraz ve şikayetlerini maddi ve hukuki gerekçeleri ile açıklayan bir dilekçe ile idareye başvurması gerektiğinin” belirtildiği, davacı tarafça belirtilen sürelerde ceza tutanaklarına karşı kabul edilen sözleşme hükümlerine göre bir başvuru yapılmadığı, bir, iki ve üç numaralı hakedişlerde davacı tarafın kaşe ve imzası ile ceza bedellerinin yazılı olduğunun görüldüğü, taraflar arasındaki Hizmet Alımına İlişkin Sözleşmenin 8.

maddesi ile ek olarak belirtilen Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin hakedişler ve ödeme başlıklı 42. maddesinde; “yüklenicinin geçici hak edişlere itirazı olduğu takdirde karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri idareye vereceği ve bir örneği de hak ediş raporuna ekleyeceği, dilekçesinde açıklaması ve hak ediş raporunun “idareye verilen ... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla” cümlesini yazarak yada bu anlama gelecek bir itiraz şerhi ile imzalaması gerekeceğinin” yazıldığı, hakedişlerin bir itiraz olmadan imzalandığı, Hizmet İşleri Kabul Tutanağı başlıklı 3 adet belgede ise yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığının yazdığı, Hizmet Alımına İlişkin Sözleşmenin 8.

maddesi ile ek olarak belirtilen Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 27. maddesine göre herhangi bir işin kontrol teşkilatının denetimi altında yapılmış veya işe onay verilmiş olması yüklenicinin üstlenmiş olduğu işi bütünüyle projelerine sözleşme ve şartnamelerine teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapmak hususundaki yükümlülüklerini ve bu konudaki sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağının belirtildiği, davacı tarafın hakedişlerden yapılan kesintilere ilişkin talebinin taraflar arasındaki sözleşme uyarınca belirtilen sürelerde ve belirtilen usulde davalı tarafa yapacağı bir başvurunun zorunlu olduğu, iş bu başvurunun yapıldığını gösterir bir delilin bulunmadığı, hakedişlerin bir itiraz belirtilmeden imzalandığı, belirtilen usullerin HMK'nın 193.

maddesi uyarınca münhasır delil sözleşmesi niteliğini taşıdığı, delil sözleşmesi ile münhasır olarak belirtilen delil dışında olan tanık beyanlarına da itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.