6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Finansal kirilama konusu malda sigorta poliçesine dayalı dava açma yetkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1746 E. 2020/552 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Sigorta poliçesinde sigorta ettiren veya sigortalı sıfatı bulunmayan ve poliçe kapsamında başkası lehine sigorta ilişkisi de kurulmamış olan bir kişinin (örneğin finansal kiralama konusu malı kullanan kiracının), poliçeye dayalı tazminat talebiyle dava açabilmesi için, sigorta ettiren/sigortalı olan tarafın davanın açılmasına ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakat etmiş olması gerekir. Bu muvafakatin varlığı araştırılmadan davanın esasına girilmesi eksik incelemedir; muvafakat yoksa dava aktif husumet yokluğundan reddedilmelidir.

Ele alınan sorunlar

Davacının (kiracının) sigorta poliçesine dayalı davada aktif husumeti/taraf sıfatı → tartışılmadı

İddia: Davalı vekili, poliçenin kendisi ile dava dışı finansal kiralama şirketi arasında akdedildiğini, davacının poliçede taraf olmadığını, sigortalının da bu şirket olduğunu, davacının makinenin maliki olmadığını ve sigorta yaptırma yükümlülüğünün kiralayan şirkette bulunduğunu ileri sürerek davacının aktif husumetinin bulunmadığını savunmuştur.

Gerekçe: Dava konusu sigorta poliçesinin sigorta ettireni ve sigortalısının dava dışı finansal kiralama şirketi olduğu, kiralanan ekipmanların kira ödeme süresince bu poliçe ile teminat altına alındığı ve Poliçenin Özel Şartlar kısmında müşteriler arasında davacının da yer aldığı anlaşılmaktadır. Ancak sigorta sözleşmelerinde sigorta bedelini alma ve zararı tazmin ettirme hakkı, lehine sözleşme yapılan kişiye aittir; davacının poliçede sigorta ettiren veya sigortalı konumunda olmadığı, TTK 1454. madde uyarınca başkası lehine sigortanın da söz konusu olmadığı görülmüştür. Finansal kiralama konusu makinenin mülkiyetinin dava tarihi itibariyle veya yargılama sırasında davacı kiracıya geçtiğine ilişkin bilgi veya belge bulunmamakla birlikte, finansal kiralama şirketi tarafından davacı kiracıya işbu davayı açabilmesi ve tazminatın davacıya ödenmesi hususunda yetki verilmesi halinde davacının davada taraf sıfatının bulunduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, öncelikle dava dışı finansal kiralama şirketinin davanın açılmasına ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için davacı tarafa muvafakati sağlamak üzere süre verilmesi, muvafakatin sağlanması halinde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Finansal kiralama konusu malın kiracısının, sigorta poliçesinde taraf olmadığı ve başkası lehine sigorta ilişkisinin de bulunmadığı hallerde, poliçeye dayalı dava açabilmesi için sigortalı/sigorta ettiren finansal kiralama şirketinin muvafakatinin araştırılması gerektiği yönünde emsal niteliğindedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Sigorta poliçesinde taraf olmayan kişinin dava açabilmesi için sigortalı/sigorta ettirenin davanın açılmasına ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatinin bulunması gerekir; muvafakat yoksa dava aktif husumet yokluğundan reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet/taraf sıfatı başkası lehine sigorta finansal kiralama sözleşmesi sigorta ettiren/sigortalı Leasing All Risk Sigorta Poliçesi muvafakat

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1454 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1746

KARAR NO 2020/552

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/04/2017

NUMARASI 2014/883 Esas-2017/398 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/06/2020

Davanın kısmen kabulüne yönelik hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı hakkında başlattığı icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, davalının itirazında makine hasarının bakımsızlıktan kaynaklandığını ve teminat kapsamı dışında olduğunu ileri sürdüğünü, oysa teknik inceleme sonucu hasarın çalışma sırasında bir parçasının kırılması ve hareketinin devam etmesi nedeniyle oluştuğunun tespit edildiğini, müvekkilinin hasar nedeniyle makinenin bakımını yaptırdığını ve hasar bedelini ödediğini, davalının bu tutarı müvekkiline ödemekten imtina ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının bu davada taraf sıfatının bulunmadığını, zira sigorta poliçesinin müvekkili ile dava dışı ... A.Ş. arasında akdedildiğini ve sigortalının da adı geçen şirket olduğunu, davacının poliçede herhangi bir sıfatının bulunmadığını, ayrıca hasarın teminat dışı olduğunu, yine poliçede eksik sigorta ve muafiyet bulunduğunu, talep edilen tutarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava konusu Poliçenin sigortalısı ... A.Ş. olup bu şirketin birden fazla müşterisi için ve finansal kiralama suretiyle kiraladıkları makineler ile sabit cihazlar için düzenlendiği, müşteriler arasında davacının adının da yer aldığı, gerek 6361 sayılı Yasanın 24.m. ve gerekse dayanak yapılan sigorta poliçesi içeriğine göre, ayrıca makinenin kısmen hasara uğramasına bağlı olarak davacının bu hasarı bedelini ödeyerek giderdiği, makinenin kiralanması süresince sigorta primini de ödediği gözetildiğinde davacının davada aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabul edildiği, ödenmesi gereken hasar tutarının 20.324,54 TL olduğu, davacının icra inkar tazminatı talebinin ise haklı görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 20.324,54-TL asıl alacak üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Davacının aktif husumetinin bulunmadığını, zira Poliçenin müvekkili ile dava dışı ... A.Ş. arasında akdedildiğini, davacının taraf olmadığını, davacının makinenin maliki de olmadığını, Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca sigorta yaptırma yükümlülüğünün kiralayan şirkette olduğunu ve Poliçenin buna uygun düzenlendiğini, 2-Ekspertiz raporu ile bilirkişi raporunun hasar nedeni yönünden çelişmekte olduğunu ve bu çelişkinin giderilmediğini, 3-Bilirkişi raporunda hesaplanan hasar tutarının fahiş olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, makine hasar bedelinin Leasing All Risk Sigorta Poliçesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Dosya kapsamında mevcut delillerden davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiği, eki niteliğindeki ödeme planına göre yargılama sırasında kira ödemelerinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Yine dava konusu Leasing All Risk Sigorta Poliçesi incelendiğinde, sigorta ettireni ve sigortalısının dava dışı ... A.Ş. olduğu ve bir kısım müşterilerine kiralanan ekipmanların kira ödeme süresince bu poliçe ile teminat altına alındığı, Poliçenin Özel Şartlar kısmında yer alan Müşteriler arasında davacının da bulunduğu görülmüştür. Ne var ki sigorta sözleşmelerinde sigorta bedelini alma ve zararı tazmin ettirme hakkı lehine sözleşme yapılan kişiye ait olup, somut olayda davacının davaya konu poliçede sigorta ettiren veya sigortalı konumunda olmadığı anlaşılmakta olup, TTK.

1454 m. uyarınca başkası Lehine Sigorta da söz konusu değildir. Öte yandan finansal kiralama konusu makinenin mülkiyetinin dava tarihi itibariyle veya yargılama sırasında davacı kiracıya geçtiği yönünde bilgi veya belgeye rastlanılmamış ise de, finansal kiralama şirketi tarafından, davacı kiracıya iş bu davayı açabilmesi ve tazminatın davacıya ödenmesi hususunda yetki verilmesi halinde, davacının iş bu davada taraf sıfatı olduğu kabul edilmelidir. O halde ilk derece mahkemesince, öncelikle dava dışı ... A.Ş.’nin iş bu davanın açılmasına ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için davacı tarafa muvafakati sağlamak üzere süre verilmesi, muvafakatin sağlanması halinde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin, istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)a-4-6 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/04/2017 tarihli 2014/883 Esas-2017/398 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE," İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 347,50-TL istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 03/06/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/269350 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.