6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ödeme iddiasında ispat külfeti ve ticari defter delili

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1665 E. 2020/542 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında ödeme iddiasını ileri süren taraf bu iddiasını yazılı belgeyle ispatlamak zorundadır; ileri sürülen ödeme belgesi ticari defterde kayıtlı değilse ve belgedeki imza karşı tarafa ait değilse, bu belge mahsup edilmeksizin alacak miktarı belirlenir. Takibin kısmen haksız çıkması, tek başına kötüniyet tazminatına hükmedilmesini gerektirmez; kötüniyetin ayrıca ispatlanması gerekir. Ayrıca, davada bir aşamaya kadar vekille temsil edilip vekilin sonradan çekilmesi, davacı asıl lehine yasal vekalet ücreti takdirine engel değildir.

Ele alınan sorunlar

Ödeme iddiasının ispatı ve alacak miktarının belirlenmesi → ret

İddia: Davalı vekili, sunulan ödeme makbuzu uyarınca davacının 446,26 TL alacaklı olduğunun tespit edilmesi gerekirken mahkemece bu hususun nazara alınmadan fazla alacağa hükmedildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ödeme iddiası yönünden ispat külfeti davalı üzerindedir ve davalı bu iddiasını HMK 200 v.d. maddeleri uyarınca yazılı belge ile ispatlamak zorundadır. Davacının 3.446,26 TL alacaklı olduğuna ilişkin ilk derece tespiti davacı tarafça istinaf edilmediğinden kesinleşmiştir. Davalının davacı adına düzenlediği 02.10.2014 tarihli 3.000 TL'lik nakit ödeme belgesi davalının ticari defterinde kayıtlı değildir; ayrıca yapılan imza incelemesinde bu ödeme makbuzundaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş, davacının da imzanın kabulüne ilişkin bir beyanı bulunmamıştır. Bu durumda ticari defterde kayıtlı olmayan ve imzası davacıya ait olmadığı belirlenen ödeme makbuzunun mahsup edilmemesinde ve alacak miktarının bu şekilde tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kötüniyet tazminatı talebi → ret

İddia: Davalı vekili, davacının ödenmiş bir alacak nedeniyle takip başlatmasının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Davacının başlattığı takip kısmen haksız ise de, dosya kapsamındaki delillerden takip başlatılmasında kötüniyetli olunduğu hususu ispatlanamamıştır. Bu nedenle kötüniyet tazminatı talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Vekillikten çekilme sonrasında davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi → ret

İddia: Davalı vekili, davacının yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmediği halde vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş ve davacı vekili duruşmalara katıldıktan sonra yargılama sırasında vekillikten çekilmiştir. Vekillikten çekildikten sonra duruşmalara katılmaması, davacı asıl lehine yasal vekalet ücretinin takdir edilmesine yasal olarak engel değildir (Y13.HD.20.11.2001 tarih E:2001/9608-K:2001/10741). Bu durumda mahkemece davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ödeme iddiasında ispat külfetinin davalıda olduğu ve ticari defterde kayıtlı olmayan/imzası ait olmayan ödeme belgesinin mahsup edilemeyeceği yönündeki değerlendirme ile vekilin duruşmalar sırasında çekilmesinin davacı lehine vekalet ücreti takdirine engel olmadığı yönündeki tespit, benzer itirazın iptali davalarında emsal niteliğindedir; BAM kararlarının emsal değeri bölgesel ve ikna edici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ispat külfeti ticari defter imza incelemesi kötüniyet tazminatı vekalet ücreti vekillikten çekilme

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 200

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1665

KARAR NO 2020/542

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/04/2018

NUMARASI 2015/648 Esas 2018/433 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/06/2020

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalı adına toplam tutarı 69.454,96 TL olan 4 adet fatura tanzim edildiğini, davalı tarafından sadece 33.004,70 TL ödeme yapıldığını, kalan 36.450 TL'nın davalı tarafından ödenmediğini, bakiye alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 02.06.2015 tarihinde takip yapıldığını, davalı borçlu tarafından yapılan bu takibe 15.06.2015 tarihinde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belrterek davalının yaptığı itirazın iptaline, haklı icra takibinin devamına, İİK.67/II maddesi gereği alacağın %20'si icra inkar tazminatına hükmedilmesine, talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacıdan, takibe konu edilen faturalarda gösterilen hizmetleri aldığını, alınan hizmet bedelinin 33.004.70 TL'nın, davacıya ödendiğinin davacının kabulünde olduğunu, yapılan bu ödeme dışında davacıya, çekle ve makbuz karşılığı nakit ödemeler yapılarak takibe konu faturaların tüm bedellerinin ödendiğini ve davacının hiçbir alacağının kalmadığını beyan ederek, öncelikle taleple bağlı kalınarak, davanın esastan reddine,takip haksız ve kötü niyetli takip olduğundan, %20'den az olmamak kaydı ile, icra inkar tazminatının davacıdan alınarak taraflarına verilmesine,talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davalının ticari defterlerinde davacıya (33.004,70 TL'si çekişmesiz, 33.000,00 TL'si çekişmeli ve makbuz karşılığında) toplam 66.004,70 TL ödemenin kayıtlı olduğu, davacının 3.446,26 TL alacaklı göründüğü, davacı asilin ödeme makbuzlar altındaki imzayı inkar etmediği ve davacının , davalı makbuz karşılığı yaptığı 33.000,00 TL'lik ödemenin başka bir ticari ilişkiye istinaden yapıldığı hususu ispat edilmediği gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline ve kabul edilen likit alacak yönünden inkar tazminatı talebinin kabulüne davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davalı vekili sunulan ödeme makbuzu uyarınca davacının 446,-TL alacaklı olduğu tespit edilmesine rağmen mahkemece bu husus nazara alınmadan fazla alacağı hükmedildiğini, davacının ödenen alacak nedeniyle takip başlatmasının kötüniyetli olduğunu ve davacının yargılama sırasında kendisini vekilli temsil edilmediği halde vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve 446,26 TL alacak yönünden davanın kabulü ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece; yukarıda açıklanan gerekçe ile itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Ödeme iddiası yönünden ispat külfeti davalı üzerinde olup davalı bu iddiasının HMK 200 v.d maddeleri uyarınca yazılı belge ile ispatlamak zorundadır. Mahkemece davalının ticari defterlerinde makbuz karşılığında kasadan yapılan nakit ödeme olarak toplam davacıya 33.000,-TL ödemenin kayıtlı olduğu, davacı asilin bu ödeme makbuzları altındaki imzayı inkar etmediği ve davacının 3.446,26 TL alacaklı olduğu kabul edilmiş olup, davacı tarafından bu karar istinaf edilmemiştir.Davalı vekili sunulan ödeme makbuzları uyarınca davacının 446,-TL alacaklı olduğu tespit edilmesine rağmen mahkemece bu husus nazara alınmadan fazla alacağı hükmedildiğini ileri sürmektedir.

Davalının davacı adına düzenlediği 02.10.2014 tarihli 3000,-TL nakit ödeme belgesi davalının defterinde kayıtlı olmadığı gibi yapılan imza incelemesinde de ödeme makbuzundaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş ve davacının da imzanın kabulüne ilişkin herhangi bir beyanı bulunmadığı görülmüştür. Buna göre mahkemece davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan bu ödeme makbuzu mahsup edilmeksizin alacak miktarının tespit edilmesinde ve davacı başlattığı takipte kısmen haksız ise de; dosya kapsamındaki delillerden takip başlatmasında kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.Öte yandan davacı davada kendisini vekilli temsil ettirmiş ve davacı vekili duruşmalara katıldıktan sonra yargılama sırasında vekillikten çekilmiş olup, vekillikten çekildikten sonra duruşmalara katılmaması davacı asıl lehine yasal vekalet ücretinin takdir edilmesine yasal olarak bir engel bulunmamaktadır.

(Y13.HD.20.11.2001 tarih E:2001/9608-K:2001/10741). Bu durumda mahkemece davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalının istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 204,90- TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 58,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 146- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 47,-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/269347 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.