Resmi satım sözleşmesinde bedel peşin alındı ibaresine karşı hile iddiası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1667 E. 2020/557 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Araç satım bedeli mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Resmi senette (noter satım sözleşmesinde) bedelin peşin alındığı yazılıysa, bu kayda karşı ileri sürülen ve üçüncü bir kişinin hilesine dayanan iddialar, TBK 36 kapsamında üçüncü kişinin hilesi sayılabilecek nitelikte değilse ve itimada dayanan bir işlem söz konusu ise tanıkla ispat edilemez; senedin aksi yazılı delille ispatlanmalıdır. Şirket yetkilisi olmayan bir üçüncü kişinin kendi adına düzenlediği senetler, davalı şirketle ilişkilendirilemediği ve davalı tarafça borç için düzenlendiği kabul edilmediği takdirde şirketin sorumluluğunu doğurmaz.
Ele alınan sorunlar
Resmi satım sözleşmesindeki 'bedel peşin alındı' kaydına karşı hile iddiasının ispatı ve tanık dinlenip dinlenemeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, davalı ile dava dışı üçüncü bir kişinin TBK 36 uyarınca aldatması sonucu bedelin tamamı alınmaksızın noterde sözleşme imzalandığını, hile iddiasının her türlü delille ispat edilebileceğini, ticari defterlerin incelenmesi ve tanıkların dinlenmesi gerektiğini, üçüncü kişinin verdiği bonoların bakiye alacağı doğruladığını ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Noter önünde düzenlenen senetlerde dahi hata-hile-ikrah iddiasında bulunulabilir ve hile iddiasının maddi vakıaları yönünden tanık dinlenebilir; ancak itimada dayanan işlemlerde tanık dinlenemez. Şirket yetkilisinin kendi adına düzenlediği senetler nedeniyle şirketin sorumluluğu doğmaz ve bu husus basiretli bir tacir tarafından bilinmesi gereken bir olgudur. Somut olayda dava dışı kişinin keşideci olduğu senetler davalı şirketle ilişkilendirilememekte, davalı taraf senetlerin bu borç için düzenlendiğini kabul etmemekte ve noter senedinde bedelin peşin ödendiği yazılıdır. Satım sözleşmesi uyarınca üçüncü kişinin senet düzenlemesi ve bu senetlerin ödenmemesine yönelik davacının ileri sürdüğü maddi vakıalar TBK 36 uyarınca üçüncü kişinin hilesi olarak değerlendirilemeyeceğinden, mahkemece tanık dinlenmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı noterde düzenlenen resmi araç satım sözleşmesinde sattığı aracın bedelini peşin aldığını kabul etmiş olup bu senedin aksini yazılı delille ispatlayamamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Noter önünde düzenlenen resmi satım sözleşmesindeki bedel kaydına karşı ileri sürülen hile iddiasının, itimada dayanan işlemlerde tanıkla ispat edilemeyeceği ve üçüncü kişinin hilesinin TBK 36 kapsamında ne zaman kabul edilebileceği hususunda emsal niteliktedir; ancak bölgesel BAM kararı olarak ikna edici nitelikte olup bağlayıcı içtihat değildir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hile (TBK 36)↗ resmi senede karşı ispat↗ yazılı delil ile ispat↗ itimada dayanan işlemlerde tanık dinlenememesi↗ üçüncü kişinin hilesi↗ senet-borç ilişkisi↗ basiretli tacir↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1667
KARAR NO 2020/557
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/04/2018
NUMARASI 2017/472 Esas 2018/525 Karar
DAVA
ALACAK
İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/06/2020
Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde : Davalı ile müvekkili arasında müvekkile ait ... plaka sayılı taşıtın davalıya satışı için Beyoğlu .... Noterliğinin 15/03/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı 180.000-TL bedelli araç satış sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin araç bedeli için 180.000-TL bedelli faturayı tanzim ettiğini ve davalıya teslim ettiğini, davalının faturaya içeriğine itiraz etmemekle faturayı kabul ettiğini, fatura bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, araç bedelinden kalan 30.000-TL'nin ödemesinin yapılmadığını, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davalı tarafın yetkiye itiraz edildiğini belirterek itirazların iptaline, takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli olduğundan inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH Davacı taraça verilen ıslah dilekçesi ile itirazın iptaline ilişkin dava alacak davası olarak ıslah edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Noter satış sözleşmesinde söz konusu araç alım satım işleminden dolayı müvekkilin davacıya hiçbir borcu kalmadığını belirterek davanın reddine, kötüniyet tazminatının % 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının Noter satış sözleşmesi altındaki imzaya bir itirazı bulunmadığını, davalının temsilcisi olarak tanıtan kişi tarafından aldatıldığını beyanla hile iddiasında bulunulmuş ise de, bahsi geçen kişi dosyada taraf olmadığı gibi satış sözleşmesi de davacı ve davalı arasında akdedildiği , bu sözleşmeye göre, bedelin ödendiği ,aracın davalıya teslim edildiği ,davacının bedeli almadığını iddia ediyor ise yazılı belgenin aksi yöndeki bu beyanını yazılı delil ile ispatı gerektiği ,davacının bu yönde herhangi bir delil sunmadığı ve açıkca yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle ispat yükü kendisine düşen davacının, ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; Müvekkilinin, davalı ile dava dışı ... tarafından TBK.’nın 36. maddesinde düzenlenen aldatma sonucu paranın tamamını almaksızın noterde sözleşme imzalayarak aracı teslim ettigini,davalının 180.000-TL bedelli faturadan 150.000-TLyi ödediğini,davalı borcu ödediğini iddia ettiğinden ispat yükünün kendisinde olduğunu,aldatma (hile) her türlü delille ispat edilebileceğini,taraf ticari defterlerinin incelenmesiyle ve davalıya ait BA formlarının istenmesiyle müvekkilin davalıdan alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını,dava dışı ...nin, babasının yetkilisi olduğu şirket adına hareketle müvekkili ile iletişime geçerek bakiye borç 30.000-TL için 2 ayrı bono verdiğini , tersini düşünmenin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu,zira hiç kimsenin durduk yere bono vermeyeceğini,bono bedelleri ile bakiye alacağın miktarının aynı olduğunu,mahkemece delillerinin toplanmadığı ve tanıklarının dinlenmediğini,bu sebeplerle kararın kaldırılarak ile 30.000-TL.’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava araç satım bedeli için düzenlenen bakiye fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir.Davacı şirketin maliki olduğu 34 SK 710 plaka sayılı aracın 180.000- TL bedel ile Beyoğlu .... Noterliğinin 15/03/2017 tarih ve ... yevmiye nolu resmi araç satım sözleşmesi davalı şirkete satılarak mülkiyetinin devredildiği görülmüştür. Satış sözleşmesinde satım bedelinin peşin alındığı yazılıdır.Davacı resmi senette yazılanın aksine davaya konu aracın satım bedeli 180.000- TL nin 150.000- TL lik kısmının peşin ödendiğini, dava dışı ...'nin kendisini davalı şirket yetkilisi olarak tanıtıp kalan bedel için 30.000- TL bedelli 2 adet senet vermek suretiyle ödeyeceği konusunda aldatması sonucu paranın tamamı alınmaksızın noterde sözleşmenin imzalandığı ve aracın teslim edildiğini ileri sürmektedir.
Noter önünde doğrudan düzenlenen senetlerde dahi hata-hile-ikrah iddiasında bulunulabilir ve hile iddiasının maddi vakıaları yönünden tanık dinlenbilir ise de itimada dayanan işlemlerde tanık dinlenemez.(Yargıtay 19. H.D 26/06/2018 Tarih - E:2016/18222 K:2018/3573,(Yargıtay 11. H.D 208/12/2011Tarih - E:2009/14521 K: 2011/16629) Şirket yetkilisinin kendi adına düzenlediği senetler nedeniyle şirketin sorumluluğu doğmaz ve bu hususu basiretli bir tacirin bildiği kabul edilir .Somut olayda dava dışı ...'nin keşideci olduğu senetler davalı şirket ile ilişkilendirilememekte,davalı tarafça senetlerin bu borç için düzenlendiği de kabul edilmemekte ,noter senedinde bedelin peşin ödendiğinin yazılı olduğu savunulmaktadır.
Satım sözleşmesi uyarınca 3. kişinin senet düzenlemesi ve senetlerin ödenmemesine yönelik davacının ileri sürdüğü maddi vakıalar TBK nın 36. maddesi uyarınca 3. kişinin hilesi olarak değerlendirilemeyeceğinden mahkemece tanık dinlenmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı noterde düzenlenen resmi araç satım sözleşmesinde sattığı aracın bedelini peşin aldığını kabul etmiş olup,bu senedin aksini yazılı delillerle ispatlayamamıştır.Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin yatırılan 35,90- TLnin mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/269345 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi