6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Teminat mektubunun iadesi ve ünvan değişikliği talebinin ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/617 E. 2019/1135 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Kesin teminat mektubunun muhatabı olan şirketin tür değişikliğine uğraması halinde, mektubun güvence altına aldığı risk ortadan kalkmadan mektubun bankaya iade edilmemesi ve yeni ünvan adına mektup düzenlenmesi talep edilecekse bu hususun açıkça belirtilerek iade edilmesi gerekir; bu koşulların yerine getirildiği ispatlanamazsa, mektubun iptal amacıyla iade edildiği kabul edilir ve nakde çevrilmesi talebi haklı görülmez. Ayrıca teminat mektubunun iptal edilip edilmediği ve ödeme koşullarının oluşup oluşmadığı hususu hukuk dışında özel/teknik bilgi gerektirmeyip hakimin hukuk bilgisiyle çözebileceği bir husus olduğundan, bilirkişi heyetine hukukçu eklenmesi zorunlu değildir.

Ele alınan sorunlar

Bilirkişi heyetine hukukçu üye eklenmesi ve ek rapor alınması gerektiği iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, bilirkişi heyetine hukukçu eklenmeden ve heyetten ek rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Teminat mektubunun iptal edilip edilmediği ve davalı banka yönünden ödeme koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun çözümü, hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir husus olmayıp hakimin hukuk bilgisi ile çözebileceği bir ihtilaftır; bu nedenle bilirkişi heyetine hukukçu eklenmeden ve heyetten ek rapor alınmadan karar verilmesi hatalı değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Teminat mektubunun ünvan değişikliği amacıyla iade edildiği iddiasının ispatı ve nakde çevirme talebinin haklılığı → kabul

İddia: Davalı vekili, davacının teminat mektubunu 20/11/2014 tarihinde iptal/çıkış amacıyla bankaya iade ettiğini, ünvan değişikliği amacıyla yeni mektup talebinde bulunulmadığını, dolayısıyla teminat mektubunun geçerliliğinin sona erdiğini ve davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Teminat mektubu davacı şirketin tür değişikliğinden sonra da aynı şartlarla ve eski (limited şirket) ünvanı adına 14.11.2015 tarihine kadar uzatılmıştır. Davacının 20.11.2014 tarihli dilekçesiyle mektubun iptali için bankaya iade edildiği, içeriği ve imzası davacı tarafından inkar edilmeyen bu dilekçede yeni ünvan adına mektup düzenlenmesi talebinin bulunmadığı, bu dilekçenin aksinin aynı nitelikte bir delille ispatlanmadığı, ayrıca davacının kendi ihtarındaki açıklamasına göre yeni ünvan adına mektup düzenlenmesi talebinin ancak 17.12.2014 tarihinde, iade dilekçesinden sonra yapıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı, teminat mektubunun ünvan değişikliği amacıyla iade edildiği iddiasını ispatlayamamıştır. Basiretli bir tacir olarak, şirketin tür değişikliği durumunda teminat mektubunun güvence altına aldığı risk ortadan kalkmadan bankaya iade edilmemesi, yeni ünvan adına mektup düzenlenmesi talep edilecekse bu hususun açıkça belirtilerek iade edilmesi gerekir. Davacı bu koşulları yerine getirmediğinden, mahkemece davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayanmaktadır; dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus olmadığından, hüküm kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kesin teminat mektubunun muhatap şirketin tür değişikliği durumunda bankaya iade koşulları ve ispat yükünün davacıda olduğu yönündeki değerlendirme, benzer teminat mektubu uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin teminat mektubu itirazın iptali ispat yükü basiretli tacir bilirkişi incelemesi teminat mektubunun iptali

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 266/-(1)HMK 282-(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/617

KARAR NO 2019/1135

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/12/2017

NUMARASI 2016/217 Esas 2017/1067 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/09/2019

Davanın kabulüne ilişkin hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenp gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; Davalı bankanın Malatya Şubesi tarafından, ....Ltd.Şti'nin müvekkili şirketten yapacağı mal alımından dolayı doğmuş ve doğacak borçlarının 60.000-TL kadar olan kısmını garanti eden ve borç tutarını müvekkilinin ilk yazılı ödeme talebi üzerine derhal ödeyeceğini taahhüt eden 22.11.2013 tarihli ve 14.11.2014 tarihine kadar geçerli kesin teminat mektubunun müvekkili şirkete verildiğini, yine bankanın Malatya Şubesi tarafından 14.11.2014 tarihli yazı ile süresinin 14.11.2015 tarihine kadar uzatıldığını, müvekkili şirketin ltd.şti iken AŞ,ye dönüştüğünü, ileride ortaya çıkabilecek karışıklıkların önüne geçmek adına davalı bankanın Malatya Şubesi’ne 17.12.2014 tarihinde yazılan yazı ile unvan değişikliği yapıldığı ve teminat mektubunun yeni ünvana göre düzenlenmesi talep edilerek teminat mektubunun davalının Güneşli Şubesi’ne teslim edildiğinin bildirildiğini, Davalı-borçlu bankanın, teminat mektubunu yeni ünvanına göre düzenlemediği gibi da iade etmediğini,bankanın Malatya Şubesi’nin sadece 05.02.2015 tarihli "aslı gibidir" onaylı suretini müvekkili şirkete teslim ettiğini, bu arada müvekkili şirketin müşterisi ....Ltd.Şti.’nin borcunu ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin 10.11.2015 tarihinde davalıya başvurarak teminat mektubunun nakde çevrilmesini talep ettiğini, cevap verilmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, teminat mektuplarının garanti fonksiyonu gereği usulune uygun bir tazmin talebi gelmesi halinde,derhal ve hiç bir araştırma yapmadan ödemeye ve lehtara rücu etmeye yetkili olduğunu, itirazın iptali ile davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacıya verilen teminat mektubunun, “....Ltd. Şti.” lehine verilen kesin ve 14.11.2014 tarihine kadar geçerli olan ve mektup süre uzatım talebi doğrultusunda 14.11.2015 tarihine kadar geçerlilik süresi uzatılan süreli teminat mektubu olduğunu, söz konusu mektubun iptal edilmemesi ve süresi içinde usulüne, içeriğine ve mahiyetine uygun tazmin talebi olması halinde müvekkili bankanın garanti sorumluluğunun doğacağını, ancak davacının, 20.11.2014 tarihinde mektup aslını müvekkili bankanın Güneşli şubesine iade ederek, ilgili mektubun iptalini yani sistemden çıkışını ve talep ettikleri işlem hakkında da mektubu düzenleyen ve kendilerine teslim eden Malatya şubesine bilgi verilmesini talep eden bir talimat yazısı verdiklerini, bankanın Güneşli şubesi çalışanları da davacının talimatı doğrultusunda aynı gün içinde ilgili Malatya şubesine mail ortamında konu hakkında bilgi ilettiklerini, ancak davacı şirket yetkilisinin 20.11.2014 tarihinde sanki hiç bu yazıyı vermemiş gibi 10.11.2015 tarihinde mektubun tazminini talep ettiğini, müvekkili bankanın, 12.11.2015 tarihli yazısı ile davacının 20.11.2014 tarihinde mektubu müvekkili bankaya iade ettiğini ve talimat doğrultusunda mektubun çıkışının gerçekleştirildiğini belirttiğini,yazışmalara bakıldığında;

davacının iddia ettiği gibi bir unvan değişikliğinden bahsetmediği ve yeni bir mektup talebinin olmadığı, davacının bu konuda somut deliller ibraz edemediğini, çünkü ne yazılı ne de sözlü bu şekilde bir talep olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının, borcu garanti altına alınan dava dışı...Gıda .. Ltd. Şti'nden talep tarihi itibariyle alacaklı olduğu,davalının teminat mektubu gereği garanti altına aldığı bedeli ödemekten imtina edecek haklı bir sebebi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne,davada haklılık durumunun tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davalı vekili;davacının 20/11/2014 günü mektup aslını bankanın Güneşli şubesine iade ederek, mektubun iptalini yani sistemden çıkışını talep ettikleri işlem hakkında da Malatya Şubesine bilgi verilmesini talep eden talimat yazısı verdiklerini, talimat doğrultusunda mail ortamında konu hakkında bilgi iletildiğini, ancak davacı şirket yetkililerinin 10/11/2015 tarihinde ilgili mektubun tazminini talep ettiklerini, müvekkili bankanın 12/11/2015 tarihli cevabı yazısı ile davacının 20/11/2014 tarihinde mektubu müvekkili bankaya iade ettiğini ve talimatları doğrultusunda mektubun çıkışının gerçekleştirildiğinin belirtildiğini, davacının 05/02/2015 tarihinde müvekkili banka şubesine başvurarak kayıtlarında bulundurmak amacı ile çıkışı yapılan mektubun onaylı bir suretinin verilmesini istemesi üzerine müşteri memnuniyeti gereği taleplerinin geri çevrilmediğini, teminat mektubuna aslı gidir yapılmasının mektubun hukuken geçerli olduğunun, müvekkili bankanın sorumluluğunun devam ettiğinin bir kanıtı olmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine yahut yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davacı vekili; müvekkilinin, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava İİK.

67. vd. maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.İcra takibine konu alacak nakde çevrilmesi talep olunan teminat mektubu bedelinin tahsiline ilişkindir.Davacı şirketin tür değişikliğine ilişkin 25.04.2014 tarihli genel kurul kararı 30.04.2014 tarihinde tescil edilmiş ve 07.05.2014 tarihli Ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Davalı banka tarafından 14.11.2014 tarihine kadar geçerli olmak üzere dava dışı ... GIDA ...Ltd Şti lehine 60.000-TL ye kadar borçlarını ödeme taahüdüne ilişkin davacının muhatabı olduğu 22.11.2013 tarihli U2013112200308 nolu kesin teminat mektubu düzenlediği, 14.11.2014 tarihinde kesin teminat mektubunun süresinin aynı şartlarla 14.11.2015 tarihine kadar uzatıldığı ve teminat mektubunun asılının davacı tarafından 20.11.2014 tarihli dilekçe ile bankaya teslim edildiği hususu ihtilafsızdır.Uyuşmazlık;

Davacının dava ve takibe konu teminat mektubunu şirket tür değişikliği sonucu yeni ünvana düzenlenemek üzere davlı bankaya teslim edip etmediği ve teminat mektubunun paraya çevrilmesini davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.6100 sayılı HMK. hükümlerine göre; mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir [266/-(1)]. Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir [282-(1)]. Bilirkişi raporuna karşı itiraz mevcut ise bu itirazlar çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir husu olması halinde hakim bu itirazları karşılamak üzere bilirkişi heyetinden ek rapor alarak bu itirazları karşılamalıdır.

Teminat mektubunun iptal edilip edilmediği ve davalı banka yönüden ödeme koşularının oluşup oluşmadığı hususunun çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir husus olamayıp hakimin hukuk bilgisi ile çözebileceği bir ihtilaf olması nedeniyle bilirkişi heyetine hukukçu eklenmeden ve heyetten ek rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğu yönündeki davalı istinafı yerinde görülmemiştir.Davacı teminat mektubunun muhatabı olan şirketin limited şirketten AŞ.ye dönüşmesi sebebiyle teminat mektubunun ünvan değişikliği düzeltilerek iade edilmesi koşuluyla davalı bankaya teslim edildiğini iddia etmekte ise de; davacı şirketin tür değişikliğinden sonra teminat mektubunun 14.11.2014 tarihinde aynı şartlarla davacının limited şirket ünvanı adına 14.11.2015 tarihine kadar uzatıldığı, davacının 20.11.2014 tarihli dilekçe ile davalı bankaya kesin teminat mektubunun iptali için Malatya Şubesine bilgi verilmesi talebiyle teminat mektubunu iade ettiği ,içeriği ve imzası davacı tarafından inkar edilmeyen dilekçede yeni ünvan adına teminat mektubu düzenlenmesi talebi bulunmadığı ve bu dilekçenin aksi aynı nitelikte bir delil ile ortaya konmadığı gibi davacının ihtarındaki açıklamasına göre de bu dilekçe tarihinden sonra 17.12.2014 tarihinde Malatya subesinden yeni ünvan adına teminat mektubu düzenlenmesi talebinde bulunduğu hususları nazara alındığında davacı şirketin dosya kapsamındaki delillerle davacının ünvanının değiştirilmesi maksadıyla teminat mektubunun davalı bankaya iade edildiği yönündeki iddasını ispatlayamamıştır.Davacının basiretli bir tacir olarak şirketin tür değişikliği yapması durumunda da ticaret sicil kayıtları ile bu husus ortaya konacak şekilde davalı bankaya ibrazı halinde bankanın teminat mektubu yönünden sorumluluğunun devam edeceği gözeterek teminat mektubunun güvence altına aldığı risk ortadan kalkmadan davalı bankaya iade etmemesi gerektiği ;yeni ünvan adına teminat mektubu düzenlenmesi talebi edilmesi halinde de bu husus açıkca belirtilerek iade edilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkemece davanın reddi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bununla birlikte dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)b-2 m.

uyarınca hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2017 Tarih 2016/217 Esas 2017/1067 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın REDDİNE"2-Verilen hükme göre davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında bir KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gerekli 44,40 TL harcın ; davacı tarafından peşin yatırılan 730,70- TL harçtan mahsubu ile fazla olan 686,30-TL'nin hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, davalı yan gider avansından karşılanan 10,-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Davalı lehine takdir olunan 7.005,06- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının(Davacı 35,90-TL davalı 1.034-TL ) istek halinde kendilerine iadesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/268981 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3219 E. 2021/5287 K. · Onandı

Teminat mektubunun iptal amacıyla iadesi ve bankanın garanti sorumluluğunun sona ermesi

Gerekçe özeti

Kesin teminat mektubunu iptal talebiyle bankaya iade eden lehtar, iadenin ünvan değişikliği düzeltilmesi koşuluyla yapıldığını aynı nitelikte delille ispatlayamazsa bankanın garanti sorumluluğu sona erer; basiretli tacir, mektubun güvencesindeki risk kalkmadan mektubu iade etmemeli, düzeltme talebini iade sırasında açıkça belirtmelidir.

Emsal değeri

Teminat mektubunun iptal talebiyle iadesinde, iadenin koşullu (ünvan düzeltme) yapıldığını ispatlayamayan lehtar karşısında bankanın garanti sorumluluğunun sona ereceği yönünde emsal değer taşır.

Kavramlar: banka teminat mektubu garanti sorumluluğu teminat mektubunun iadesi basiretli tacir ispat yükü itirazın iptali

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2020/3219 E.  ,  2021/5287 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.12.2017 tarih ve 2016/217 E. - 2017/1067 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne-karar verilmesine yer olmadığına dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.09.2019 tarih ve 2018/617 E. - 2019/1135 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davalı bankanın... Şubesi tarafından, BSB Gıda ..Ltd.Şti'nin müvekkili şirketten yapacağı mal alımından dolayı doğmuş ve doğacak borçlarının 60.000 TL kadar olan kısmını garanti eden ve borç tutarını müvekkilinin ilk yazılı ödeme talebi üzerine derhal ödeyeceğini taahhüt eden 22.11.2013 tarihli ve 14.11.2014 tarihine kadar geçerli kesin teminat mektubunun müvekkili şirkete verildiğini, yine bankanın... Şubesi tarafından 14.11.2014 tarihli yazı ile süresinin 14.11.2015 tarihine kadar uzatıldığını, müvekkili şirketin ltd.şti iken AŞ’ye dönüştüğünü, ileride ortaya çıkabilecek karışıklıkların önüne geçmek adına davalı bankanın... Şubesi’ne 17.12.2014 tarihinde yazılan yazı ile unvan değişikliği yapıldığı ve teminat mektubunun yeni ünvana göre düzenlenmesi talep edilerek teminat mektubunun davalının ...

Şubesi’ne teslim edildiğinin bildirildiğini, Davalı-borçlu bankanın, teminat mektubunu yeni ünvanına göre düzenlemediği gibi da iade etmediğini,bankanın... Şubesi’nin sadece 05.02.2015 tarihli "aslı gibidir" onaylı suretini müvekkili şirkete teslim ettiğini, bu arada müvekkili şirketin müşterisi BSB Gıda ..Ltd.Şti.’nin borcunu ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin 10.11.2015 tarihinde davalıya başvurarak teminat mektubunun nakde çevrilmesini talep ettiğini, cevap verilmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, teminat mektuplarının garanti fonksiyonu gereği usulune uygun bir tazmin talebi gelmesi halinde,derhal ve hiç bir araştırma yapmadan ödemeye ve lehtara rücu etmeye yetkili olduğunu, itirazın iptali ile davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıya verilen teminat mektubunun, “BSB Gıda ..Ltd. Şti.” lehine verilen kesin ve 14.11.2014 tarihine kadar geçerli olan ve mektup süre uzatım talebi doğrultusunda 14.11.2015 tarihine kadar geçerlilik süresi uzatılan süreli teminat mektubu olduğunu, söz konusu mektubun iptal edilmemesi ve süresi içinde usulüne, içeriğine ve mahiyetine uygun tazmin talebi olması halinde davalı bankanın garanti sorumluluğunun doğacağını, ancak davacının, 20.11.2014 tarihinde mektup aslını davalı bankanın ... şubesine iade ederek, ilgili mektubun iptalini yani sistemden çıkışını ve talep ettikleri işlem hakkında da mektubu düzenleyen ve kendilerine teslim eden... şubesine bilgi verilmesini talep eden bir talimat yazısı verdiklerini, bankanın ...

şubesi çalışanları da davacının talimatı doğrultusunda aynı gün içinde ilgili... şubesine mail ortamında konu hakkında bilgi ilettiklerini, ancak davacı şirket yetkilisinin 20.11.2014 tarihinde sanki hiç bu yazıyı vermemiş gibi 10.11.2015 tarihinde mektubun tazminini talep ettiğini, davalı bankanın, 12.11.2015 tarihli yazısı ile davacının 20.11.2014 tarihinde mektubu davalı bankaya iade ettiğini ve talimat doğrultusunda mektubun çıkışının gerçekleştirildiğini belirttiğini, yazışmalara bakıldığında; davacının iddia ettiği gibi bir unvan değişikliğinden bahsetmediği ve yeni bir mektup talebinin olmadığı, davacının bu konuda somut deliller ibraz edemediğini, çünkü ne yazılı ne de sözlü bu şekilde bir talep olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonunda, borcu garanti altına alınan dava dışı BSB Gıda .. Ltd. Şti'nden talep tarihi itibari ile 190.742,90 TL alacaklı olduğunun rapor edildiği, davalının teminat mektubu gereği garanti altına aldığı bedeli ödemekten imtina edecek haklı bir sebebi bulunmaması nedeniyle davacının teminat mektubunun nakde çevrilmesi yönündeki ihtarname ve icra takibiyle yönelttiği talebinde haklı olduğunun sabit görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda, davacının teminat mektubunun muhatabı olan şirketin limited şirketten AŞ.ye dönüşmesi sebebiyle teminat mektubunun ünvan değişikliği düzeltilerek iade edilmesi koşuluyla davalı bankaya teslim edildiğini iddia etmekte ise de; davacı şirketin tür değişikliğinden sonra teminat mektubunun 14.11.2014 tarihinde aynı şartlarla davacının limited şirket ünvanı adına 14.11.2015 tarihine kadar uzatıldığı, davacının 20.11.2014 tarihli dilekçe ile davalı bankaya kesin teminat mektubunun iptali için... Şubesine bilgi verilmesi talebiyle teminat mektubunu iade ettiği, içeriği ve imzası davacı tarafından inkar edilmeyen dilekçede yeni ünvan adına teminat mektubu düzenlenmesi talebi bulunmadığı ve bu dilekçenin aksi aynı nitelikte bir delil ile ortaya konmadığı gibi davacının ihtarındaki açıklamasına göre de bu dilekçe tarihinden sonra 17.12.2014 tarihinde...

subesinden yeni unvan adına teminat mektubu düzenlenmesi talebinde bulunduğu hususları nazara alındığında davacı şirketin dosya kapsamındaki delillerle davacının unvanının değiştirilmesi maksadıyla teminat mektubunun davalı bankaya iade edildiği yönündeki iddasını ispatlayamadığı, davacının basiretli bir tacir olarak şirketin tür değişikliği yapması durumunda da ticaret sicil kayıtları ile bu husus ortaya konacak şekilde davalı bankaya ibrazı halinde bankanın teminat mektubu yönünden sorumluluğunun devam edeceği gözeterek teminat mektubunun güvence altına aldığı risk ortadan kalkmadan davalı bankaya iade etmemesi gerektiği, yeni unvan adına teminat mektubu düzenlenmesi talebi edilmesi halinde de bu husus açıkca belirtilerek iade edilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkemece davanın reddi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği, bununla birlikte dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir

bir hususta bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)b-2 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.