Hava taşımasında kayıp emtia için sigortacının rücu davası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/632 E. 2019/1175 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Hava yoluyla yapılan uluslararası taşımalarda, taşımanın gerçekleştiği tarihte taşımanın başladığı ve bittiği ülkelerin 1999 tarihli Montreal Konvansiyonuna taraf olmaması halinde, Varşova Sözleşmesini değiştiren (4) sayılı Montreal Protokolü hükümleri uygulanır. Bu düzenleme kapsamında yükün ziyaı halinde gönderen kadar gönderilenin de (üçüncü kişi yararına sözleşme niteliği gereği) dava açma hakkı bulunduğundan, hava yük senedinde gönderen olarak gösterilen sigortalının husumet ehliyeti vardır. Fiili taşıyıcının sorumluluğu, kaybolan emtianın taşıma belgelerinde tespit edilen ağırlığı esas alınarak kg başına azami 17 SDR ile sınırlıdır. İhbar süresine ilişkin 14/20 günlük süreler hasar ve gecikme hallerine özgü olup, yükün tamamen ziyaı (kaybı) halinde ihbar zorunluluğu bulunmamaktadır. Taşıyıcı ziya halinde kurtuluş beyyinesi getiremeyeceğinden sorumluluğu mutlaktır.
Ele alınan sorunlar
Uygulanacak uluslararası sözleşmenin tespiti → tartışılmadı
Gerekçe: Taşımanın yapıldığı zaman ve dava tarihi ile taşıma güzergahı gözetildiğinde, çıkış ülkesi olan Endonezya 1999 tarihli Montreal Konvansiyonunu 20.3.2017 tarihinde imzaladığından, taşımanın yapıldığı tarihte iki akit ülke arasında bu sözleşme kapsamında bir taşıma söz konusu değildir. Bu nedenle dava konusu taşımaya 28 Eylül 1955 tarihli Lahey Protokolü ile tadil edilen 12 Ekim 1929 tarihli Varşova Sözleşmesini değiştiren (4) sayılı Montreal Protokolü hükümleri uygulanır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sigortalının/gönderilenin dava açma ehliyeti (aktif husumet) → ret
İddia: Sigortalının hava yük senedinde adı bulunmadığından ve taşıma akdinin tarafı olmadığından aktif dava ehliyetinin bulunmadığı.
Gerekçe: Yükün ziyaı veya hasara uğraması halinde dava açma hakkı öncelikle taşıma sözleşmesinin tarafı olarak gönderene aittir; ancak yük taşıma sözleşmesi üçüncü kişi yararına bir sözleşme olduğundan gönderilenin de dava açma hakkı vardır. Hava taşıma senedinde gönderen (shipper's) sigortalı şirket olduğundan davalının husumete yönelik istinaf sebepleri yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Fiili taşıyıcının sorumluluk sınırının hesabı (ağırlık esası) → ret
İddia: Ziya olan emtianın ağırlığının 165 kg değil 83,75 kg olduğu, buna göre sorumluluk sınırının 1.423,75 SDR (7.793,75 TL) ile sınırlı olduğu.
Gerekçe: 1975 tarihli 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik Varşova Konvansiyonu 22.2.b maddesi uyarınca fiili taşıyıcının sorumluluğu hasar ve ziya halinde kg başına azami 17 SDR ile sınırlıdır. Kayıp emtianın ağırlığının ilgili listede ve tazminat başvuru formunda 165 kg olarak belirlendiği, davalının ziya olan emtianın 83,75 kg olduğuna ilişkin iddiasının dayanaksız olduğu; 165 kg esasına göre belirlenen sorumluluk üst sınırının yasal düzenlemelere uygun olduğu kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İhbar süresine uyulmadığı itirazı → ret
İddia: Varşova/Lahey Konvansiyonu ve 4 nolu Montreal Ek Protokolü uyarınca 14 günlük hak düşürücü ihbar süresine uyulmadığı.
Gerekçe: Varşova Konvansiyonunun değişik 26.2. maddesine göre hasar halinde yük için 14 gün içinde, gecikme halinde ise yükün eline geçtiği tarihten itibaren 20 gün içinde taşıyana ihbar yapılması gerekir; ancak kayıp (ziya) halinde ihbar zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının sorumluluk limiti ve ihbar süresine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Taşıyıcının kurtuluş beyyinesi getirememesi (mutlak sorumluluk) → ret
Gerekçe: Varşova/Lahey Konvansiyonunun 20. maddesi uyarınca ziya halinde taşıyıcının kurtuluş beyyinesi getiremeyeceği, sorumluluğunun mutlak olduğu gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın uluslararası hava taşımalarında hangi konvansiyonun uygulanacağının tespiti (varış/çıkış ülkesinin Montreal Konvansiyonuna taraf olma tarihi esas alınarak), gönderilenin/sigortalının dava açma ehliyeti, sorumluluk sınırının ağırlık esasına göre hesaplanması ve ziya halinde ihbar zorunluluğu bulunmadığı yönündeki tespitleri açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Varşova Konvansiyonu↗ Montreal Protokolü (4 nolu)↗ fiili taşıyıcı↗ sorumluluk sınırı (SDR)↗ kurtuluş beyyinesi↗ husumet↗ üçüncü kişi yararına sözleşme↗ ihbar süresi↗ rücuen tazminat↗ avans faizi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/632
KARAR NO 2019/1175
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/12/2017
NUMARASI 2015/972 Esas 2017/1092 Karar
DAVA
Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/09/2019
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkil Şirkete 10667291 sayılı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ve 1 nolu Zeyilnamesi ile ....A.Ş. adına sigortalı 12 kap Roket emtiasının 23.10.2014 235 ANK ... sayılı 23.10.2015 tarihli AWB tahtında Ankara’dan Jakarta’ya taşınmak üzere davalı fiili taşıyana teslim edildiğini, 25.11.2015 tarihinde emtianın tahliyesi sonrasında 1 kap 165 kg ağırlığında TR-300 roket modelinin kayıp olduğunun anlaşıldığı, fiili taşıyıcıya kayıp/tazminat başvurusuna 02.12.2014 ve 04.12.2014 tarihinde e-mail ile verilen cevapta eşyanın kaybolduğu aramaların devam ettiği bildirildiği ancak tüm aramalara rağmen eşyanın bulunamadığı,eşyanın teslim edilememesi sonrası yapılan ekspertiz çalışmasında %1 muafiyet miktarı 347,63-usd, roket bedeli 5.280-usd’den düşülerek kdv hariç 4.932,37-usd zarar tespit edildiği, poliçe döviz kuru 2,2645TL üzerinden hesaplanan 11.170-TLnin sigortalıya 13.07.2015 tarihinde ödendiğini belirterek ödenen sigorta tazminatının 13.07.2015 ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava konusu taşımaya Varşova/LAHEY Konvansiyonu ve onu tadil eden 4 nolu Montreal Protokolü Hükümleri uygulanması gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını,davacı tarafından süresi içerisinde ihbarda bulunma mükellefiyetine uyulmamış olması nedeni ile hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; kayıp başvurusunun süresi içinde yapıldığı, VK 22.2a gereğince taşıyıcının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu , 25.11.2015 tarihli SDR kuru 3.9665-TLhesaplanarak tazminat ödendiği, hüküm tarihindeki kurun tazminatın ödendiği tarihteki kurdan daha fazla olduğundan taleple bağlı kalınarak ödenen tazminatın davalıdan rücü şartları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.170-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili;sigortalının hava yük senedinde adının bulunmadığı ve taşımanın tarafı olmadığından, taşıma akdine aykırılıktan açılan işbu davada, sigortalı şirketin aktif dava ehliyeti olmadığı, Varşova/Lahey Konvansiyonu ile onu da tadil eden 4.nolu Montreal Ek Protokolü uyarınca ihbar yükümlülüğü bulunduğu ve bunun da 14 günlük hak düşürücü süre içerisinde yapılması gerektiği, müvekkili bir an için sorumlu tutulsa dahi, sorumluluğunun sınırlı olduğunu, dava konusu yükün sadece 1 kap 83,75 kilogramın hasarlandığı dikkate alındığında, sorumlu tutulacağı üst limitin 83,75 kg x 17 SDR = 1.423,75 SDR olduğunu, buna göre 7.793,75- TLnin aşılamayacağı ancak karar tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Somut olayda ; Davaya konu taşımanın yapıldığı zaman ve dava tarihi ,taşıma güzergahı gözetildiğinde ,çıkış ülkesi olan Endonezya 20.3.2017 tarihinde 1999 tarihli Montreal Konvansiyonunu imzaladığından iki akit ülke arasında taşıma sözkonusu değildir.Bu sebeble dava konusu taşımaya 28 eylül 1955 de Lahey'de yapılan protokolle tadil edilen 12 ekim 1929 da Varşova'da imzalanan uluslararası hava taşımalarına ilişkin bazı kuralların birleştirilmesi hakkındaki sözleşmeyi değiştiren (4) sayılı Montreal protokolü hükümleri uygulanacaktır. Yükün ziyaı veya hasara uğraması halinde ,davacı sıfatı öncelikle taşıma sözleşmesinin tarafı olarak gönderene aittir.Bununla birlikte yük taşıma sözleşmesi ,üçüncü kişi yararına bir sözleşme olduğu için gönderilenin de dava açma hakkı vardır.
235-..165 sayılı hava taşıma senedinde gönderen(shipper's) sigortalı Roketsan olduğundan davalı vekilinin husumete yönelik istinaf nedenleri yerinde değildir. 1975 tarihli 4 nolu Montreal Protokolü ile değişik V.K.
22. 2.b maddesi uyarınca davalı fiili taşıyıcının sorumluluğu hasar ve ziya halinde kg başına azami 17 sdr ile sınırlıdır.Kayıp emtianın 25.11.2014 tarihli ... listte ağırlığının 165- kg olarak belirlendiği , aynı miktar tazminat başvuru formunda da yazılı olduğundan davalı vekilinin ziya olan emtianın ağırlığının 83,75 kg olduğuna ilişkin iddiası dayanaksızdır.165 kg esasına göre belirlenen sorumluluk üst sınırı yasal düzenlemelere uygundur.Yine V.K.nun değişik 26.2.maddesine göre hasar halinde yük için 14 gün içinde ,gecikme halinde de yükün eline geçtiği tarihten itibaren 20 gün içinde taşıyana ihbar yapılması gerekir. Buna göre kayıp halinde ihbar zorunluluğu bulunmadığından davalı vekilinin sorumluluk limiti ve ihbar süresine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davacı sigorta dava dışı sigortalısına yapmış olduğu hasar ödemesi nedeniyle ödediği tarihten itibaren davalıdan avans faizi talep edebilecektir.Davalı taşıyıcının V/L Konvansiyonu 20.madde uyarınca ziya halinde kurtuluş beyyinesi getiremeyeceği ,sorumluluğunun mutlak olduğu gözetildiğinde ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,hükümde kamu düzenine aykırılık da olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 763,02- TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 226,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 536,12- TL harcın davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı gider avansından karşılanan 42-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/09/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/268925 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi