Şirket-ortak cari hesap ve kira alacağında zamanaşımı ve delil eksikliği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/546 E. 2019/1216 K. · · İlk derece: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalZamanaşımıusul emsali
Gerekçe özeti
Şirket ile ortak arasındaki cari hesap alacağında zamanaşımı, alacağın doğumu anında muaccel olmasına göre işlemeye başlar; ortakların karı-koca olması bu süreyi etkilemez. Kira alacağında ise davalı adına gönderilen ihtarname ile şirkete verilen dilekçedeki ödeme taahhüdü ikrar niteliğinde olup zamanaşımını keser; vekilin bu beyanları yapabilmesi için özel yetkiye ihtiyacı yoktur. Kira bedeli hesaplamasında, taraflar arasında çekişmesiz olan kira sözleşmelerindeki bedeller esas alınmalı; davalının taraf olmadığı bir tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna göre bu bedelleri aşacak şekilde resen hesaplama yapılamaz; aksi halde hükme tesir edecek delil eksikliği doğar ve karar bu nedenle kaldırılır.
Ele alınan sorunlar
Cari hesap alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı → ret
İddia: Davacı vekili, alacağın her yıl sonunda kapatılıp yeniden kaydedildiğini, vadesi belli olmayan alacağın talep ile muaccel olacağını, Tasfiye Memuru'nun ihtarı ile temerrüde düşüldüğünü ve zamanaşımının dolmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Alacak eşler arasında değil, şirket ile ortak arasındadır; bu nedenle ilk derece mahkemesinin evlilik ilişkisine dayanan zamanaşımı başlangıcı gerekçesi hatalıdır. TBK 147/4 uyarınca ortaklık ile ortak arasındaki alacaklara 5 yıllık zamanaşımı uygulanır; TBK 149 ve 90 uyarınca borç, doğumu anında muaccel olur. Tasfiyeye ilişkin karar 10.04.2008 tarihinde kesinleşmiş, tasfiye memuru davalıdan ihtar ile 31.08.2008 tarihinden evvel doğan alacağı talep etmiştir. Davalının şirkete olan borcu doğumu anında muaccel olduğundan, cari hesap alacağının 31.08.2008 tarihi öncesinde doğduğu anlaşılmakla, 30.10.2014 dava tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Sonuç olarak cari hesap alacağı bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddinde isabetsizlik yoktur.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Kira alacağı yönünden mahkeme dışı ikrarın zamanaşımını kesip kesmediği ve vekilin ikrar yetkisi → ret
İddia: Davalı vekili, önceki vekilin ikrarda bulunma yetkisi olmadığını, ihtarnamenin kesin rakam içermediğini, mahkeme dışı ikrarın kesin delil olmayıp takdiri delil olduğunu ve dosyada bu ikrarı doğrulayan başka delil bulunmadığını ileri sürerek kira alacağının zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Gerekçe: Vekilin ihtarname keşide etmek ve ikrarda bulunmak için vekaletnamesinde özel bir yetkinin bulunmasına gerek yoktur; davalı, adına ihtarname keşide eden vekilin kendi beyanı ve iradesi hilafına ihtar gönderdiği yönünde bir iddiada bulunmamıştır. Davalı vekili tarafından gönderilen 26.04.2010 tarihli ihtarnamede kabul edilen hususlar ile davalının davacı şirkete verdiği 06.05.2010 tarihli dilekçesiyle kira bedellerini ödeyeceğini belirtmesi ikrar niteliğindedir ve TBK 154/1 uyarınca zamanaşımını kesmiştir. Bu nedenle kira alacağı bakımından zamanaşımı dolmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kira bedelinin hesaplanmasında sözleşme bedelleri yerine tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna göre resen hesaplama yapılmasının usulsüzlüğü → kabul
İddia: Davacı vekili, Tasfiye Memuru'nun yaptırdığı bilirkişi incelemesinde tespit edilen kira bedelleri esas alınarak talep edildiğini, mahkemenin hükmettiği miktarın hatalı hesaplandığını; davalı vekili ise davacının kira alacağı iddiasını ispat edemediğini, kira bedellerinin sürekli ve düzenli alınmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı, gerek ihtarında gerekse şirkete verdiği dilekçesinde, 2 dairenin Haziran 2010 tarihine kadar diğer ortakla aradaki anlaşmaya istinaden kirasının alındığını beyan etmiştir. 1 nolu daire yönünden 20.04.2009 tarihli kira sözleşmesi uyarınca alınan bir yıllık kira bedelinin (aylık 650-TL) 8.700-TL olarak davacı şirkete ödendiği gözetildiğinde, davalının tanık beyanına göre (2008 öncesi 10 aylık kira dahil) 1 yıl 10 aylık kira bedelinden; 2 nolu daire yönünden ise 01.06.2010 tarihinde aylık 500-TL bedelle kiraya verildiği ve geriye yönelik 5 yıllık kira bedelinden sorumlu olacağı belirlenmelidir. Davalının sorumlu olacağı kira bedelleri, kira sözleşmelerindeki bedeller esas alınmak suretiyle tespit edilmeli; öncelikle kira bedellerinin yatırıldığı iddia edilen davacı şirketin banka hesap hareketleri, taşınmazların kiralama bilgileri Vergi Dairesinden sorularak, davalının şirkete kira ödemesi altında yaptığı ödeme bulunup bulunmadığı yönünde şirket ticari defterleri de incelenerek konusunda uzman bilirkişiden taraf ve yargı denetimine elverişli rapor alınmalıdır. Mahkemece, dosyada mübrez ve taraflar arasında çekişmesiz olan kira sözleşmelerindeki kira bedelleri dikkate alınmadan, bu bedelleri aşacak şekilde davalının taraf olmadığı tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna göre resen hesaplama yapılarak karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Hükme tesir edecek derecede deliller toplanıp değerlendirilmediğinden karar bu yönden kaldırılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Şirket-ortak cari hesap alacağında zamanaşımı başlangıcının borcun doğum anındaki muacceliyete göre belirlenmesi ve ortaklar arasındaki evlilik ilişkisinin bu süreyi etkilemeyeceği; ayrıca vekilin özel yetkisi olmadan gönderdiği ihtarname ve borçlunun ödeme taahhüdü içeren dilekçesinin mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup zamanaşımını keseceği yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Ortaklık ilişkisinden doğan ve ortak ile ortaklık arasındaki alacaklarda TBK 147/4 uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır; bu süre, TBK 149 ve 90 uyarınca alacağın doğumu anında muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Mahkeme dışı ikrar niteliğindeki beyanlar (borçlunun ödeme taahhüdü içeren yazılı beyanları) TBK 154/1 uyarınca zamanaşımını keser.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı↗ muacceliyet↗ mahkeme dışı ikrar↗ ortaklık alacağı (TBK 147/4)↗ zamanaşımının kesilmesi (TBK 154/1)↗ bilirkişi raporu↗ delil eksikliği↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/546
KARAR NO 2019/1216
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/01/2017
NUMARASI 2014/1249 Esas 2017/86 Karar
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/10/2019
Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili ; davacı şirketin Bursa 1.ATM'nin 18/10/2006 tarih 2005/278 esas 2006/372 sayılı dosyada fesih ve tasfiyesine karar verildiğini ve tasfiye memuru atandığını, tasfiye memuru tarafından yapılan incelemede davalı ortağın şirkete 51.992,79 -TL ortak cari borcunun olduğunun tespit edildiğini, ayrıca davacı şirketin maliki olduğu ... İlçesi, ... Mah. ... ada ... parselde ... blok 1.kat 1 ve 2 nolu meskenlerin kirada bulunduğunu, kiracıların 2010 yılı Haziran ayından itibaren kira bedellerini davacı şirket hesabına yatırdığını, ancak davalı tarafından davacı şirket hesabına 8.700-TL.'nın aktarıldığını, 64.800- TL.'nin davalı uhdesinde kaldığını belirterek, kira ve cari borçtan kaynaklanan 116.792,79- TL'nın dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davalının davacıya 51.992,79-TL borcu bulunmadığını,davalının davacıdan 20- 25.000-TL. alacağı bulunduğunu,kira bedellerinin davalı tarafından alındığının ispatı gerektiğini, her iki taşınmazın diğer ortak tarafından kiraya verilerek bedellerinin alındığını, kiracı ... tarafından ... ödenen 500- USD kaporanın davalı tarafından iade edildiğini, ayrıca bu kiracının ödediği ferforje bedellerinin davalıya ödenen kısımdan mahsup edildiğini, diğer taşınmazın da ... tarafından kiraya verildiğini, akabinde iki yıl süre ile kiraya verilmesinin engellendiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece tarafların boşanmış olmaları, fesih davası açmış olmaları nedeniyle zamanaşımı süresi işleyeceğini, bu iki tarihten itibaren dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu,51.992,79-TL alacağın zamanamaşımına uğradığı,kira alacağı yönünden ise davalının 26/04/2010 tarihli cevabi ihtarname ile alacağın varlığı kabul edildiği, bu tarih itibari ile zamanaşımının kesildiği ve dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı, 2 nolu daire yönünden davalının 2005 yılı ortalarından 2010 yılı Haziran ayına kadarki kira bedelinden sorumlu olduğu, 1 nolu daire yönünden ; davalının 2008 öncesi 10 aylık kira bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının ödendiğini kabul ettiği 8.700-TL.'nın mahsubu sonucu bakiye 46.700- TL kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; dava konusu alacağın her yıl sonu itibariyle kapatıldığını ve yeni yılın ilk gününde yeniden ortaklardan alacak hesabına kaydedildiğini, alacağın vadesi belli olmadığından, alacaklının talebi ile muaccel olacağını,önceki Tasfiye Memuru’nun 07/04/2010 tarihli ihtar ile 3 gün içinde ödeme talep ettiğini,tebliğden itibaren 3gün içinde ödenmediğinden davalının temerrüde düştüğünü ,zamanaşımının dolmadığını,karı-koca ortaklar dışında ayrı bir tüzel kişi olan şirketin ortaktan alacağını talep ettiğini,Tasfiye Memuru'nun yaptırdığı bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen kira bedelleri nazara alınarak 64.800-TL talep edildiğini, mahkemece 46.700-TLye hükmedildiğini, hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek reddedilen kısımlar bakımından kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı vekili;kısmen kabul edilen 46.700-TL yönünden davacının iddiasını ispat edemediğini, hükmün kabul noktasının, müvekkilinin eski vekili tarafından yapıldığı iddia edilen ikrara dayandığını, vekilin, müvekkili adına ikrarda bulunma hak ve yetkisi bulunmadığını,davalı adına beyanın ikrar niteliğinde olduğu ve davalıyı bağlayacağı düşünülse bile, ihtarname kesin bir rakam içermediğinden tanık anlatımları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, kira bedellerinin sürekli ve düzenli olarak alınmadığını,dairelerde kiracı varsa kira bedeli aldığını, kira alacağının zamanaşımına uğradığı,HMK 236/4 maddesi gereği; mahkeme dışı ikrarın, taraflardan yada onların yetkili temsilcilerinden sadır olması ve ikrarın mahkemeye yönelik değil;
ya karşı taraf, yada başka kimseler veya merciiler önünde yapılması gerektiğini,mahkeme dışı ikrarın kesin delil olmayıp, takdiri delil olduğunu,dosyada mahkeme dışı ikrarı doğrulayacak delil ve emare olmadığını belirterek davanın kısmen kabulune ilişkin hükmün kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibari ile şirketin ortağından olan alacağın tahsiline ilişkindir.Şirket cari hesap alacağı yönünden davanın zamanaşımına uğradıgı gerekçesi ile ,kira alacağı yönünden ise davalının 26.04.2010 tarihli ihtarname ile alacağın varlığını kabul ettiği,zamanaşımı kesildiği gerekçesi ile Bursa 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/153 d.iş esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki deliller uyarınca mahkemece resen hesaplama yapılarak kısmen kabul edilmiştir.Bursa 1.ATM nin 18/10/2006 tarih 2005/278 eas 2006/372 sayılı kararı ile davacı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.Kira bedelinin tesbiti için tasfiye memurunun başvurusu üzerine Bursa 5.Sulh Hukuk Mah'nin 2011/153 d.iş esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre dairelerden her birinin 05/07/2005 tarihinden 31/07/2011 tarihine kadarki toplam kira getirisi 47.600-TLolarak tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık; Şirketin davalı ortağından dava edilen miktar kadar cari hesap ve kira alacağı olup olmadığı, dava edilen alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır. TBK 147/4 maddesi uyarınca bir ortaklıkta ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortakları arasındaki ; bir ortaklığın temsilcileri denetcileri ile ortaklık veya ortaklar arasında alacaklara 5 yıllık zaman aşımı uygulanır. TBK'nun 149. Maddesi uyarınca zamanaşıma alacağın muacel olması ile işlemeye başlar.TBK'nun 90.maddesinde ifa zamanı taraflarca belirlenmediğinde veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç doğumu anında muaccel olur.Davalı suresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuş olup mahkemece davanın ortaklık ilişkisinden kaynaklansa da ortakların karı koca olması ve başka ortağın bulunmaması nedeniyle evlilik süresi devam ettiği sürece eşlerin birbirinden doğan alacaklar nedeniyle zamanaşımının işlemeyeceğini ortakların boşanma davasının kesinleştiği 14.02.2007 ve şirketin tasfiyeye ilişkin kararın kesinleştiği 10.04.2008 tarihinden şirket cari alacağı yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi 30.10.2014 tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle bu kalem yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Ancak alacak eşler arasında olmayıp şirket ile ortak arasındadır.Tasfiyeye ilişkin karar 10.04.2008 tarihinde keşinleşmiş olup tasfiye memuru, davalıdan ihtar ile 31.08.2008 tarihinden evvel doğan alacağı talep etmektedir.Davalının şirkete olan borcu doğumu anında muaccel olup cari hesap alacağının 31.08.2008 tarihi öncesinde doğan alacak olduğu anlaşılmakla 30.10.2014 dava tarihinde 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş bulunmaktadır.Cari hesap alacağı bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddinde isabetsizlik yoktur.
Davalının adına ihtarname keşide eden vekilin kendi beyanı ve iradesi hilafına bu şekilde ihtar gönderdiği yönünde bir iddiası bulunmadığı gibi vekilin ihtarname keşide etmek ve ikrarda bulunmak için vekaletnamesinde özel bir yetkinin bulunmasına gerek bulunmamaktadır.Davalı vekili tarafından gönderilen Gemlik ....Noterliğinin26.04.2010 tarihli ihtarname de kabul edilen hususlar ile davalının davacı şirkete verdiği 06.05.2010 tarihli dilekçesiyle kira bedellerini ödeyeceğini belirtmesi ikrar niteliğinde olup TBK154/1 maddesi uyarınca zamanaşımını kesmiştir.Talebin kira alacağı bakımından zamanaşımına uğramadığı anlaşılmakla davalı vekilinin ,önceki vekilin şirkete gönderdiği ihtarnamede belirtilen hususların ikrar niteliğinde olmadığı,içeriğinin delil olarak kabul edilemeyeceği ve kira alacağının zaman aşımına uğradığı yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Ancak ;davalı gerek ihtarında gerekse şirkete verdiği dilekçesinde 2 dairenin Haziran 2005 tarihinden itibaren kirasının diğer ortak ile aradaki anlaşmaya istinaden alındığı beyan edilmiş olup haziran 2010 tarihine kadar , davalının 1 nolu daire yönünden;
20. 04.2009 tarihli kira sözleşmesi uyarınca alınan 1 yıllık kira bedelinin(aylık 650- TL)8.700 TL nin davacı şirkete ödendiği gözetildiğinde tanık beyanına göre ( 2008 öncesi 10 aylık kira olmak üzere )1 yıl 10 aylık kira bedelinden sorumlu olacağı ,2 nolu daire yönünden ise 01/06/2010 tarihinde aylık 500- TL.bedel ile kiraya verildiği ve geriye yönelik 5 yıllık kira bedelinden sorumlu olacağı,davalının geriye yönelik sorumlu olacağı kira bedellerinin kira sözleşmelerindeki bedeller esas alınmak suretiyle tespit edilerek; öncelikle kira bedellerinin yatırıldığı iddia edilen davacı şirketin ...bank Uluyol Şubesindeki hesap hareketleri, davacı şirkete ait taşınmazların kiralama bilgileri varsa Vergi Dairesinden de sorularak, davalının şirkete kira ödemesi altında yaptığı ödeme bulunup bulunmadığı yönünde şirket ticari defterleri de incelenerek bu hususları açıklığa kavuşturacak şekilde konusunda uzman bilirkişiden alınacak taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece dosya da mübrez ve taraflar arasında çekişmesiz olan kira sözleşmelerindeki kira bedelleri dikkate alınmadan bu bedelleri aşacak şekilde davalının taraf olmadığı, tesbit dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre re'sen hesaplama yapılarak karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Hükme tesir edecek derecede delillerin toplanıp değerlendirilmediği sonucuna varıldığından;davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının bu yönden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1249 Esas - 2017/86 Karar sayılı 30/01/2017 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"
İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının(Davacı 31,40-TL davalı 797,50-TL ) kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/10/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/268862 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi