6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Süresinde cevap vermeyen davalının sonradan yaptığı savunmanın dinlenmezliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1558 E. 2019/1445 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Yasal sürede cevap dilekçesi vermeyen davalı davayı inkar etmiş sayılır; bu süreden sonra ileri sürdüğü, davanın konusu dışındaki önceki ilişkilere veya üçüncü kişilerle yapılan farklı sözleşmelere dayanan savunmalar, savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi niteliğinde olduğundan dinlenemez ve bu savunmanın ispatı için yine süresinde ileri sürülmeyen yemin deliline başvurulamaz. Ayrıca, dava önce görevsiz mahkemede açılıp görevsizlik kararıyla görevli mahkemeye gönderilmiş ve açılmamış sayılma kararı verilmemişse, davalı bu aşamaya ilişkin masraf ve vekalet ücreti talep edemez. Sözleşmeyle miktarı ve vadesi belirlenmiş bir hisse devir bedeli alacağı likit nitelikte olduğundan, ödenmediğinin tespiti halinde icra inkar tazminatına hükmedilebilir.

Ele alınan sorunlar

Süresinde cevap vermeyen davalının yasal süreden sonraki savunması ve yemin deliline dayanması → ret

İddia: Mahkemece şekli inceleme yapılarak yalnızca hisse bedelinin ödenip ödenmediğinin araştırıldığı, taraflar arasındaki sözleşme içeriğinin dikkate alınmadığı; yemin deliline dayanılmasına rağmen bu delilin kullanılmadan hüküm kurulduğu ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Yasal sürede cevap vermeyen davalı davayı inkar etmiş sayılacağından, ancak bu kapsamdaki savunması (yani inkar) dikkate alınabilir. Davalının taraflar arasındaki önceki ilişkiye ve dava dışı firmalar arasında akdedilen farklı bir hizmet sözleşmesine atıfta bulunarak yapmış olduğu savunma, savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi mahiyetinde olup dinlenilmesi mümkün değildir. Ayrıca davalı bu savunmasını ispata yarar delil de sunamamıştır. Dolayısıyla yasal süreden sonraki bu savunmanın ispatı, yine yasal süreden sonra dayanılan yemin delili ile de mümkün görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Görevsizlik kararı nedeniyle masraf ve vekalet ücreti talebi → ret

İddia: Görevsiz mahkemede ikame edilen dava için davalı lehine masraf ve vekalet ücreti takdir edilmediği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Dava öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, mahkemenin görevsizlik kararı ve davacının yasal sürede gönderme talebi üzerine dosya bu mahkemeye gönderilmiştir. Söz konusu görevsizlik kararı üzerine davanın açılmamış sayılması yönünde bir karar verilmediğine göre, davalının görevsizlik kararına ilişkin masraf ve vekalet ücreti talebi haklı görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hisse devir bedeli alacağının esası ve icra inkar tazminatı → ret

İddia: Alacağın likit olmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Sözleşmede hisse devir bedelinin miktarı ve ödeme tarihi açıkça kararlaştırılmış olup davalının bedeli ödediğine dair geçerli/ispatlanmış bir savunması bulunmadığından davacının hisse devir bedeli talebinde haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Alacak, sözleşmeyle miktarı ve vadesi belirlenmiş olduğundan likit (bilinebilir, belirlenebilir) niteliktedir; bu nedenle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yasal sürede cevap vermeyen davalının sonradan sunduğu, dava konusu ilişki dışındaki bir sözleşmeye dayanan savunmasının savunmanın değiştirilmesi/genişletilmesi yasağı kapsamında dinlenemeyeceği ve bu savunmaya ilişkin yemin deliline de itibar edilemeyeceği yönündeki değerlendirme ile görevsizlik kararı sonrası açılmamış sayılma kararı verilmemişse masraf/vekalet ücreti talep edilemeyeceği yönündeki tespit açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı inkar edilmiş sayılma yemin delili görevsizlik kararı icra inkar tazminatı likit alacak itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1).a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1558

KARAR NO 2019/1445

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/04/2018

NUMARASI 2017/1016 E.-2018/471 K.

DAVA

Alacak(Hisse Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/11/2019

Davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 10.10.2014 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin dava dışı ... A.Ş.’deki hissesini davalıya devrettiğini, ancak davalının sözleşme ile kararlaştırılan 20.000-TL devir bedelinin 15.12.2014 tarihine kadar ödemesi gerekirken ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, yasal sürede davaya cevap vermemiş, yasal süreden sonra sunduğu beyan dilekçesinde, davacının daha önce ... A.Ş.’de pazarlama sorumlusu olarak çalışmakta olduğunu ve müvekkilinin teşvik amacıyla davacıya şirketteki bir kısım hissesini devrettiğini ve karşılığında davacının bir ödemede bulunmadığını, ayrıca sermaye artırımı sonrasında davacı tarafından taahhüt edilen kısmın davacı adına müvekkili tarafından ödendiğini, daha sonra davacının şirketten ortak ve çalışan vasfıyla ayrılmasına karar verildiğini,... A.Ş. ile davacının ortağı ve yöneticisi olduğu ....Ltd. Şti. arasında akdedilen sözleşme uyarınca ....Ltd. Şti.’nin ... A.Ş.’ne bir takım hizmetler vereceğini ve ... A.Ş. tarafından peşinat olarak 20.000-TL ve daha sonra 40.000-TL ödeme yapılacağını, buradaki tutarın 40.000-TL olmasının ise tesadüf olmadığını, zira davacı gibi yine Kesit firmasında ortak ve yönetici olan ...

de ... A.Ş.’deki hissesini müvekkiline 20.000-TL bedelle devretmesi konusunda sözleşme yapıldığını, yani 40.000-TL’nin bu iki devir bedelinin toplamı olduğunu, 40.000-TL’nin yukarıda izah edilen süreçle ödenmiş olduğunu, ancak kötüniyetli olarak icra takibinin başlatıldığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonuunda, davalı taraf davacı adına sermaye artırımını ödemek suretiyle hisse bedelini ödediğini ileri sürmüş ise de bu iddiasını ispat edemediği, davacının alacak talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Görevsiz mahkemede ikame edilen dava için müvekkili lehine masraf ve vekalet ücreti takdir edilmediğini, 2-Mahkemece şekli inceleme yapıldığını ve yalnızca hisse bedelinin ödenip ödenmediğinin araştırıldığını, taraflar arasında yapılan sözleşme içeriğinin dikkate alınmadığını,3-Yemin deliline dayanılmış olmasına rağmen bu delil kullanılmadan hüküm tesis edildiğini,4-Alacak likit olmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, anonim şirket hisse devir bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamında mevcut 10.10.2014 tarihli sözleşme incelendiğinde, davacının ... A.Ş.’deki 825 adet ve 8250-TL nominal bedele sahip nama yazılı hisse senedinin tamamının 20.000-TL bedel ile davalıya devredilmesinin, devir bedelinin en geç 15.12.2014 tarihine ödenmesinin kararlaştırılmış olduğu görülmüştür.Davalı, yasal sürede davaya cevap vermemiş, yasal süreden sonra sunduğu beyan dilekçesinde, hisse devrine konu ... A.Ş. ile davacının ortağı ve yöneticisi olduğu ... Ltd. Şti. arasında akdedilen aynı tarihli Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi uyarınca ... Ltd. Şti.’nin vereceği hizmetlere karşılık bu firmaya 10.11.2014 tarihinde 20.000-TL ve 10.12.2014 tarihinde 40.000-TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, 40.000-TL’nin esasında davacı ile dava dışı ...’in hisse devir bedelleri toplamı olduğunu, 40.000-TL’nin ise daha önce davacıya ...

A.Ş.’de taahhüt etmiş olduğu sermaye bedelinin ödenmesi suretiyle ödenmiş olduğunu savunmuştur.Ne var ki yasal sürede davaya cevap vermemiş olan davalı, davayı inkar etmiş sayılacağından, ancak bu kapsamdaki savunması dikkate alınabilir. Davalının taraflar arasındaki önceki ilişkiye ve dava dışı firmalar arasında akdedilen farklı bir hizmet sözleşmesine atıfta bulunarak yapmış olduğu savunma ise savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi mahiyetinde olup dinlenilmesi mümkün olmadığı gibi, davalı söz konusu savunmasını ispata yarar delil de sunamamıştır. Dolayısıyla davalının yasal süreden sonraki bu savunmasının ispatı, yine yasal süreden sonra dayandığı yemin delili ile de mümkün görülmemiştir.Öte yandan, iş bu dava öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, mahkemenin görevsizlik kararı ve davacının yasal sürede gönderme talebi üzerine dosya iş bu Mahkemeye gönderilmiş olup, söz konusu görevsizlik kararı üzerine davanın açılmamış sayılması yönünde bir karar verilmediğine göre, davalının görevsizlik kararına ilişkin masraf ve vekalet ücreti talebi de haklı görülmemiştir.O halde davacının hisse devir bedeli talebinde haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulü yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gibi, alacak likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiş, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.366,20- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 341,55- TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65- TL’nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 56,35- TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/11/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/268715 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.