6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cari hesap alacağında teslimin ispat külfeti ve defter delili

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1534 E. 2019/1396 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Cari hesaptan doğan alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında, malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; teslime ilişkin davalı imzasını taşıyan irsaliyeli fatura veya sevk irsaliyesi gibi yazılı delil sunulmadan salt fatura ve davacının kendi ticari defter kayıtlarına dayanılarak alacak ispatlanamaz. Karşı tarafın ticari defterlerini sunmamış olması, ancak bu deftere münhasır delil olarak dayanılmışsa aleyhine sonuç doğurur; münhasır delil olarak dayanılmamışsa defterin sunulmaması karşı taraf aleyhine yorumlanamaz. Ayrıca borca itirazdan sonra yapılan kısmi ödemeler borcun kabulü anlamına gelmez.

Ele alınan sorunlar

Malın teslimini ispat külfetinin davacı satıcıya ait olması → ret

İddia: Satışa konu ürünlerin davalıya fatura karşılığında teslim edildiği, bilirkişi raporu ile alacağın sübut bulduğu ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Kural olarak malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacının lehe delil vasfını haiz ticari defter kayıtlarına göre davacı alacaklı görünmekte ise de, davacı cari hesabı oluşturan tüm faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini yazılı delille ispatlamak zorundadır. Davacı, teslime ilişkin davalı imzasını taşıyan irsaliyeli fatura, sevk irsaliyesi vb. bir belge sunmamış, salt faturaya dayalı alacak talebinde bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının ticari defterlerini sunmamış olmasının hukuki sonucu → ret

İddia: Davalının ihtara rağmen ticari defterlerini sunmaktan imtina ettiği, bu durumun davalı aleyhine delil teşkil etmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: HMK 222/5 uyarınca bir tarafın ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ibraz edilmemesinin defter sahibi aleyhine sonuç doğurması, ancak karşı tarafın buna münhasır delil olarak dayanmasına bağlıdır. Davacı, davalının ticari defterlerine münhasır delil olarak dayanmadığından, davalının defterlerini sunmamış olması aleyhine sonuç doğurmaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

İtirazdan sonra yapılan kısmi ödemelerin borcu kabul anlamına gelip gelmediği → ret

İddia: Davalının kısmi ödemeler yaparak borcunu kabul ettiği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Davacı defterlerinde icra takibinden ve davadan sonra yapılan bir kısım ödemelere ilişkin kayıtlar bulunmakta ise de, borca itirazdan sonra yapılan bu ödemelerin borcu kabul anlamına gelmeyeceğinin kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari defterin ibraz edilmemesinin ancak karşı tarafın münhasır delil olarak dayanması halinde aleyhe sonuç doğuracağı ve borca itirazdan sonraki ödemelerin borç ikrarı sayılmayacağı yönündeki değerlendirmeler, benzer ispat ilişkili itirazın iptali davaları için yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali cari hesap ispat külfeti ticari defter münhasır delil sevk irsaliyesi icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222/5

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1534

KARAR NO 2019/1396

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/04/2018

NUMARASI 2016/1148 E.-2018/406 K.

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/11/2019

Davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya fermuar ürünü satıp teslim ettiğini, davalının yasal sürede faturalara itiraz etmediğini, ancak tüm uyarılara rağmen bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı müvekkiline fatura teslim etmediği gibi ürün de teslim etmediğini, ayrıca davacının hangi ürünü ne zaman teslim ettiği hususunu somutlaştırması gerektiğini savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, icra takibinin dayanağı cari hesap ekstresinde davalı şirkete atfen atılmış bir imza ve isim bulunmadığı, davacı tarafça davalının imzasını taşıyan cari hesap mutabakat belgesinin ya da cari hesaba ilişkin sözleşme ilişkisini ispatlayacak fatura ve irsaliye de sunulmadığı, davacının ticari defterlerinde alacağı kayıtlı ise de, davacının her zaman tek taraflı düzenleyebileceği nitelikteki defter ve kayıtlarına dayanamayacağı, diğer delillerle bu alacağını ispatlaması gerektiği, davacının alacağını yazılı delil ve belgelerle ispatlayamadığı gibi yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Satışa konu ürünlerin davalıya fatura karşılığında teslim edildiğini, faturaların aslının ise davalı şirkette olduğunu, davalı ürünleri teslim alıp kullanmasına rağmen bedellerini ödemediğini, bilirkişi raporu ile alacağın sübut bulduğunu,2-Davalının kısmi ödemeler yaparak borcunu kabul ettiğini,3-Davalının ihtara rağmen ticari defterlerini sunmaktan imtina ettiğini, dolayısıyla bu durumun davalı aleyhine delil teşkil etmesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

GEREKÇE

Dava, cari hesaptan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, cari hesabı oluşturan faturalara konu malların kendisine teslim edilmediğini savunmuştur.Kural olarak malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.Somut olayda davacının lehe delil vasfını haiz olan ticari defter kayıtlarına göre davacı alacaklı görünmekte ise de, davalı ticari defterlerini sunmamıştır. HMK 222/5 m. uyarınca bir tarafın ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibinin aleyhine sonuç doğurması, ancak karşı tarafın münhasır delil olarak buna dayanmasına bağlı olup(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12/10/2016 tarihli 2014/11-1159 E., 2016/967 K.

sayılı emsal kararı), davacı davalının ticari defterlerine münhasır delil olarak dayanmadığından, davalının ticari defterlerini sunmamış olması aleyhine sonuç doğurmaz ve davacının cari hesabı oluşturan tüm faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini yazılı delille ispatlaması gerekir. Ne var ki teslime ilişkin davalı imzasını taşıyan irsaliyeli fatura, sevk irsaliyesi vb. bir belge sunmamış, salt faturaya dayalı alacak talebinde bulunmuştur. Öte yandan davacı defterlerinde icra takibinden ve davadan sonra yapılan bir kısım ödemelere ilişkin kayıtlar bulunmakta ise de, borca itirazdan sonra yapılan bu ödemelerin borcu kabul anlamına gelmeyeceğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 11.04.2019 tarihli 2017/2920 E., 2019/2483 K.

Sayılı emsal kararı)O halde ilk derece mahkemesince ispatlanamayan davanın reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 44,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL nin mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 362(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 07/11/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/268621 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.