6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bono imza incelemesinde yetersiz bilirkişi raporu nedeniyle kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1868 E. 2020/886 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Davacının nitelemesi: Kambiyo senedine (bono) dayalı borçsuzluğun tespiti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir kambiyo senedinde imza inkarına dayalı menfi tespit davasında, bilirkişi incelemesine esas alınan mukayese belgelerinin senedin tanzim tarihinden sonraki tarihli olması veya fotokopiden ibaret olması halinde, bu belgelere dayanılarak hazırlanan imza inceleme raporu hükme ve denetime elverişli sayılmaz; ayrıca tarafın rapora yönelik itirazları ve ek inceleme (Adli Tıp Kurumu) talebi karşılanmadan karar verilmesi de eksik incelemedir. Böyle bir durumda mahkemenin, senedin tanzim tarihinden önceki tarihli, mukayeseye esas alınabilecek nitelikte imza içeren belgeleri araştırıp toplayarak yeni bir bilirkişi kuruluna ayrıntılı ve denetime elverişli rapor aldırması ve sonucuna göre karar vermesi gerekir; bu yapılmadan verilen hüküm kaldırılır.

Ele alınan sorunlar

Bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olup olmadığı → kabul

İddia: Davalı vekili, bilirkişi raporuna yaptığı itirazların mahkemece gerekçesiz reddedildiğini, davacının genel kredi sözleşmelerindeki imzalarının eli ürünü olduğunun bilirkişi raporunda tespit edildiğinin göz ardı edildiğini, yeni bilirkişi heyetinden rapor alınması talebinin de reddedildiğini, eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki mukayese evrakları, aynı davacıya ait imzaların tartışmalı olduğu başka bir dava dosyasından (İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ilgili dosyası) temin edilmiştir. Mukayeseye esas evrakların incelenmesinde, senedin tanzim tarihinden (18.12.2006) sonraki tarihli evrakların kullanıldığı, önceki tarihli evrakların ise fotokopiden ibaret olduğu görülmüştür. Fotokopi belgeler veya senedin tanzim tarihinden sonra atılan imzalar, mukayese incelemesine esas alınamaz. Ayrıca davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları ve masrafı taraflarınca karşılanmak üzere Adli Tıp Kurumundan rapor alınması talebi mahkemece değerlendirmeye alınmamıştır. Bu nedenlerle mevcut bilirkişi raporu hükme ve denetime elverişli değildir; dava konusu senedin tanzim tarihinden önceki tarihlerde atılmış, mukayeseye esas olabilecek nitelikte imza içeren belgeler araştırılıp toplanarak yeni bir bilirkişi kuruluna ayrıntılı ve denetime elverişli rapor aldırılması ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yetersiz inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesi → tartışılmadı

İddia: Davacı vekili, alınan raporlar gereğince müvekkiline atfen bonoya atılan imzanın eli ürünü olmadığının belirlendiğini, sözleşmelerin banka nezdinde imzalandığının hayatın olağan akışına uygun olduğunu ileri sürerek İİK 72/5 gereği dava açmaya zorlanması nedeniyle kötüniyet tazminatının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Hüküm kaldırıldığından davacı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İmza incelemesine esas mukayese belgelerinin, senedin tanzim tarihinden sonraki tarihli veya fotokopi nitelikte olması halinde bilirkişi raporunun denetime elverişsiz sayılacağı ve bu durumun hükmün kaldırılması sonucunu doğuracağı yönünden bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası imza inkarı bono bilirkişi incelemesi mukayese belgesi denetime elverişli rapor eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1868

KARAR NO 2020/886

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/07/2018

NUMARASI 2016/1132 Esas - 2018/723 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/09/2020

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı bankanın müvekkil aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında takibe konu ettiği 18.12.2006 tanzim ve 18.01.2007 vade tarihli 675.000-usd bedelli bonoda müvekkiline atfen yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığından bahisle bono ve takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ,davalının kötüniyetli takibi nedeniyle davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, dava konusu alacağın dava dışı ... Bankası'ndan temlik alındığını, davacı tarafın bononun tanzim tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolması arefesinde imza inkarında bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve TM K'nun 2. maddesi gereğince davanın reddi gerektiğini, ayrıca temlik edilen ... Bankası tarafından İstanbul 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011-442 esasında davacı taraf aleyhine açılmış tasarrufun iptali davasının derdest bulunduğunu ve dava dilekçesinde bu dosyaya atıfta bulunulmadığını, ayrıca davacı tarafın icra mahkemesinde de şikayet yolu tercih etmediğini, davacı iddiasının bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi davacının genel kredi sözleşmesinde bulunan kefaletinden dolayı sorumluluğunun bulunduğunu beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davaya ve takibe konu bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı, imza inkarı herkese karşı ileri sürülebilecek nitelikte mutlak defi niteliğinde olduğu, bu sebeple davacı tarafın imza inkarına dayalı bono ve takibe ilişkin borçsuzluğun tespiti talebi yerinde görülüp dava salt; kambiyo ilişkisi çerçevesinde incelenmiş, temel ilişki ayrı bir davanın konusunu teşkil ettiğinden ve huzurdaki davanın konusunu oluşturmadığından inceleme konusu yapılmamış, Mahkemece icra edilen yargılanma ve tekmil dosya münderecatından edilen vicdani kanaat gereğince; davanın kabulü ile 18.01.2007 vadeli, 675.000- USD bedelli bono ve bu bonoya dayalı olarak yapılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

esas sayılı takip dosyası nedeniyle davacının davalıya 1.598.306,25 -usd borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminat talebinin davalı bankanın temel ilişki çerçevesinde genel kredi sözleşmesinin imzalanması sırasında veya sonraki işlemlerde imza sayısındaki fazlalıklarda nazara alındığında bonodaki imzanın bizzat davacı tarafça atılıp atılmadığını bilemeyebileceği, bilerek böyle bir senedi kabul etmeyeceği anlaşılmakla davacı tarafın şartları oluşmadığından ve yerinde görülmediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; davada alınan raporlar gereği müvekkile atfen takip dayanağı bonoya atılan imzanın eli ürünü olmadığının belirlendiğini , sözleşmelerin banka nezdinde yapıldığını imzaların banka nezdinde atıldığı hayatın olağan akışı olduğundan bu sebeplerle kararın kaldırılarak İİK 72/5 gereği dava açmaya zorlanan müvekkili lehine haksız takip nedeni ile kötü niyet tazminatının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı vekili; yargılama sürecinde dosyaya sunulan 21.03.2018 tarihli bilirkişi raporuna itiraz edildiği, fakat itirazlarının mahkemece dikkate alınmadan ve gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, bilirkişi raporunda davacı asil ...'ın genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmelerindeki imzaların eli ürünü olduğunun belirlendiğinin mahkemece dikkate alınmadığının, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talebinin de de reddedildiğini, mahkemenin eksik inceleme sonucunda usul yasaya aykırı karar verdiğini, bu sebeplerle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.

GEREKÇE

Elde ki dava;

18. 01.2007 vadeli, 675.000- usd bedelli bono ve bu bonoya dayalı olarak başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığınin tesbiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince alınan 21.03.2018 tarihli grafolog bilirkişi raporuna itibar edilerek;senette davacıya atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacının aynı zamanda ... bankası Merter şubesi ile imzalanan genel kredi sözleşmelerindeki kefalet imzalarının davacı ...'a ait olmadığı ileri sürülerek İstanbul 2 Asliye Ticaret mahkemesinin 2016/1251 esas sayılı dosyasında açılan davada yargılamanın devam ettiği, Jandarma Kriminal Daire Başkanlığının 11.09.2019 tarihli raporu ile genel kredi sözleşmelerindeki imzaların davacıya ait olduğunun tesbitine ilişkin rapor sunulduğu ,ancak mahkemece 07/11/2019 tarihli oturumda incelenen kredi sözleşmelerinden 3 adedinin yargılama konusu olduğu belirlenerek bu sözleşmelerin dava konusu olduğunun tesbitine , özellikle 2.bilirkişi kurulu raporunda davacının dayandığı belge asılları ile ilgili yeterli inceleme yapılmadığının tesbiti ile davacının dayandığı mukayese evraklarının toplanması sonrası öncelikle ek rapor alınmasına karar verildiği , mahkemece davacının tatbike medar imzalarının celbi için müzekkereler yazıldığı dosyanın derdest bulunduğu anlaşılmaktadır.İstinafa konu hükme esas alınan mukayese belgeleri ise yukarıda yazılı dava dosyasında ki mevcut olan belgeler ile yapılmıştır.

Mukayese evrakların incelenmesin de senedin tanzim tarihi olan 18.12.2006 tarihinden sonra ki tarihli evraklar olduğu,önce ki tarihli evraklar ise fotokopiden ibarettir. Bir adet bankacılık hizmetleri sözleşmesinin ise ayrıntılı bilgi olmadığından İstanbul 2 ATM nin 2016/1251 esas sayılı dosyasında dava konusu olup olmadığı inkar edilen imzalardan olup olmadığı belirlenememiştir.Fotokopi veya senedin tanzim tarihinden sonra atılan imzalar mukayese olarak imza incelemesine esas alınamaz.Davalı vekilince alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmiş, bir kez de masrafı taraflarınca karşılanmak üzere Adli Tıp Kurumundan rapor alınması talep edilmiş ise de ,mahkemece bu itirazlar dinlenmemiştir. Anlatılanlara göre;

alınan bilirkişi raporu hükme ve denetime elverişli değildir. O halde davalı tarafın rapora itirazları gözetilerek dava konusu senedin tanzim tarihinden önceki tarihlerde atılmış mukayeseye esas imzalarını içeren belgeler araştırılıp toplanarak yeni bir bilirkişi kuruluna yeniden imza incelemesi yaptırılıp, ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükme tesir edecek deliller toplanıp değerlendirilmediğinden hükmün kaldırılmasına ,davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1132 Esas - 2018/723 Karar sayılı ve 12/07/2018 tarihli kararının, HMK. 'nun 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA ;"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 89.254,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Hüküm kaldırıldığından davacı vekilinin istinaf nedenlerinin incelemesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/09/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/268400 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.