6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Faturaların iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olması halinde teslim ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1396 E. 2020/394 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Tacirler arasındaki cari hesap ilişkisinde, faturaya konu malın teslim edilip edilmediği ihtilaflı olsa da, o faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde malın teslim edildiği ispatlanmış sayılır; ayrıca ödeme yapıldığına veya defterlerde buna ilişkin bir kayda rastlanmadığı sürece alacağın varlığı kabul edilir. Faturaya dayalı ve likit nitelikteki alacaklarda icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya uygundur.

Ele alınan sorunlar

Malın teslim edildiğinin ispatı → ret

İddia: Davalı, yazılı sözleşmeye dayanmayan faturaların karşı tarafa gönderilmesinin veya kayıtlarda yer almasının malın teslim edildiği anlamına gelmeyeceğini, irsaliyelerde teslim alan kişilerin o tarihlerde şirket çalışanı olmadığının tespit edildiğini ve irsaliyelerin eksik sunulduğunu ileri sürerek malın teslim edildiğinin ispatlanamadığını savunmuştur.

Gerekçe: Kural olarak malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Somut olayda dava konusu faturalar her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğundan, faturalara konu malın davalı tarafa tesliminin ispat edilmiş olduğunun kabulü gerekir. Davalının ödeme yönünde bir savunması bulunmadığı gibi tarafların defterlerinde de bu yönde bir kayda rastlanmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatının koşullarının bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alacak faturaya dayalı olup likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tacirler arasındaki cari hesap ilişkisinde faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde malın tesliminin ispatlanmış sayılacağına ilişkin değerlendirme, benzer itirazın iptali davalarında ispat yükü tartışmalarına ışık tutması bakımından emsal niteliktedir; kararda ayrıca Yargıtay 19. HD.'nin bir kararına atıf yapılmıştır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ispat yükü ticari defter kaydı cari hesap ilişkisi icra inkar tazminatı likit alacak

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1396

KARAR NO 2020/394

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/03/2017

NUMARASI 2014/1252 Esas-2017/354 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/04/2020

Davanın kabulüne yönelik hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya satıp teslim etmiş olduğu mala karşılık düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,davacının akdi ilişkinin varlığını, faturaların müvekkiline tebliğ edildiğini ve faturalara konu mal veya hizmetin verildiğini ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında tıbbi malzeme alımı neticesinde düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacak ilişkisinin bulunduğu, davalı tarafın adına düzenlenen faturalar ile içeriklerine süresinde itiraz etmeden bir kısım ödemeler yaptığı, ancak bakiye ödemeyen bedellerin kaldığı, her ne kadar malın teslim edilmediği, arada ticari ilişkinin kurulmadığı iddia edilmiş ise de tarafların incelenen yasal ticari defter ve kayıtlarında cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tespit edilen miktarda davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Yazılı bir sözleşmeye dayanmayan faturaların karşı tarafa gönderilmesinin, hatta karşı taraf kayıtlarında yer almasının dahi fatura konusu malın teslim edildiği şeklinde yorumlanamayacağını, cari hesap ilişkisi içerisinde çok sayıda fatura, teslimat ve ödemeye dayalı çalışmakta olan tacirler arasında gönderilen faturaların dönemsel olarak mutabakat sağlanmak üzere kayda alınmasının malın teslim edildiği anlamına gelmeyeceğini, irsaliyeli faturaların sunulmasının da yeterli olmadığını, zira teslim alan kısmında ismi bulunan kişilerin müvekkili şirket çalışanı olup olmadığının, çalışanı ise mal teslim almaya yetkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini, irsaliye tarihleri dikkate alındığında ismi geçen şahısların o tarihler itibariyle müvekkili şirkette çalışmadıklarının tespit edildiğini, ayrıca irsaliyelerin eksik sunulduğunu,2-Alacak likit olmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, muhtelif faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, faturalara konu malların kendisine teslim edilmediğini savunmuş, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kural olarak malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.Somut olayda dava konusu faturalar her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olup bu durumda faturalara konu malın davalı tarafa tesliminin ispat edilmiş olduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 19.HD.'nin 30.10.2017 tarihli 2016/13252 E., 2017/7401 K.sayılı emsal kararı).

Davalının ödeme yönünde savunması bulunmadığı gibi tarafların defterlerinde de bu yönde kayda rastlanılmamıştır. O halde davacının alacak talebinde haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bununla birlikte alacak faturaya dayalı olup likit(bilinebilir, belirlenebilir) olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 1.182,76- TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 295,69- TL harcın mahsubu ile bakiye 887,07- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı gider avansından karşılanan 70,35-TL istinaf giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile, HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 08/04/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267894 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.