6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tüketici işlemi niteliğindeki sigorta uyuşmazlığında görevli mahkeme tespiti

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1390 E. 2020/393 K. · · İlk derece: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Taraflardan birinin tüketici sıfatıyla hareket ettiği ve konusu ticari nitelik taşımayan bir sigorta işleminden (örneğin hususi araca ilişkin trafik sigortası poliçesi) kaynaklanan uyuşmazlıklarda, 6502 sayılı Kanun'un 3/1-k, 3/1-l ve 73/1. maddeleri uyarınca görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir; bu görev kuralı 83/2. madde gereği özel hüküm niteliğinde olup diğer kanunlardaki genel görev hükümlerinin önüne geçer. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan istinaf sebebi yapılmamış olsa da BAM tarafından re'sen gözetilir ve asliye ticaret mahkemesince işin esasına girilerek verilen karar, görevsizlik nedeniyle kaldırılıp dava usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Görevli mahkemenin tespiti (tüketici işlemi niteliği) → kabul

Gerekçe: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k ve 3/1-l maddelerinde tüketici ve tüketici işlemi tanımlanmış, sigorta sözleşmeleri de tüketici işlemi kapsamına alınmıştır. Aynı Kanun'un 73/1. maddesi tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklara tüketici mahkemelerinin bakmakla görevli olduğunu düzenlemekte, 83/2. maddesi ise diğer kanunlarda hüküm bulunsa da tüketici işlemleri açısından 6502 sayılı Kanun'un görev ve yetki hükümlerinin özel hüküm olarak uygulanacağını belirtmektedir. Somut olayda poliçeye konu aracın hususi otomobil olduğu, davacının tacir olduğuna dair dosyada bir bilgi veya belge bulunmadığı anlaşıldığından, taraflar arasındaki sehven poliçe düzenleme işlemi bir tüketici işlemidir. Bu durumda görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir; ilk derece mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi) işin esasına girerek karar vermesi hatalıdır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş olsa da BAM'ca re'sen gözetilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, taraflardan birinin tüketici sıfatıyla hareket etmesi halinde görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetileceği yönündeki tespit açısından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Tüketici işlemi niteliğindeki sigorta sözleşmesi uyuşmazlıklarında görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir; 6502 sayılı Kanun'un görev hükümleri diğer kanunlardaki hükümlere göre özel hüküm niteliğindedir.
Dava şartı
mahkemenin görevli olması (HMK 114/1-c)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici işlemi görev kamu düzeni re'sen inceleme usulden ret dava şartı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1390

KARAR NO 2020/393

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/11/2017

NUMARASI 2015/1379 Esas- 2017/800 Karar

DAVA

Poliçe İptali-Tazminat-Kayıt Düzeltme (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/04/2020

Davanın kabulüne hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin yeni satın aldığı aracının trafik sigortasını yaptırmak ve hasarsızlık indiriminden faydalanmak için sigorta şirketine gittiğinde davalı ....’nin acentesi olan diğer davalı tarafından müvekkilinin kimlik numarası kullanılarak sahibi olmadığı bir araca trafik sigortası yapıldığını öğrendiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı taraftan hatanın düzeltilmesini ve mağduriyetinin giderilmesini istediğini, ancak davalı ....’nin bu konuda bir şey yapmadığını, davalılarca yapılan bu işlem nedeniyle müvekkilinin tramer poliçe uygulamasındaki tarife basamak kodunun değiştiğini ve bunun da yeni yapılan sigorta poliçesinde hasarsızlık indiriminden yararlanamamasına neden olduğunu, müvekkilinin yeni poliçesi için 814,87-TL prim ödemek zorunda kaldığını, bu durumun gelecek senelere de sirayet edeceğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 81,48-TL zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılarca yapılan sigorta poliçesinin iptali ile hükümsüzlüğüne, müvekkilinin tramer poliçe uygulama sisteminde 4 olarak görünen tarife basamak kodunun hatalı poliçenin düzenlendiği tarihi de kapsayacak şekilde 5 olarak düzeltilmesinin davalılarca sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 21.04.2017 tarihli dilekçesinde, zarar tahsili ve basamak kodu düzeltme taleplerini ıslah ettiklerini, buna göre 200-TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, tramer poliçe uygulama sisteminde 4 olarak(şu an itibariyle 5) görünen tarife basamak kodunun poliçenin kesildiği tarihi de kapsayacak şekilde 6 olarak düzeltilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.

CEVAP

Davalılar, yasal sürede davaya cevap vermemişler, davalı .... vekili yasal süreden sonra sunduğu beyan dilekçesinde, davacı tarafça sözü edilen ihtarnamenin müvekkiline tebliğinden kısa bir süre sonra poliçenin iptal edildiğini, dolayısıyla bu yöndeki talebinin yersiz olduğunu, diğer iddialarının ise ilgili belgelerin celbinden sonra değerlendirilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava dilekçesinde davacının basamak kodunun 5. basamak olarak düzeltilmesinin talep edildiği, yargılama sırasında basamak kodunun kendiliğinden 5. basamak olduğu, ancak davalının hatalı işlemi olmasaydı davacının hüküm tarihindeki basamak kodunun 5. basamak değil 6. basamak olacağı, dolayısıyla davacının halen basamak kodundan dolayı mağdur durumda olduğu ve ıslah dilekçesinin dikkate alınması gerektiği, ayrıca davacının maddi zararının giderilmesinin gerektiği gerekçesiyle davacının sigorta bilgileri tarife basamak kodunun 6 olarak düzeltilmesine, davacının tazminat talebinin kabulü ile 81,48-TL nin dava tarihinden, 118,52-TL nin de ıslah tarihi olan 21/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Müvekkilince hatalı sigorta poliçesinin davadan önce iptal edildiğini, dolayısıyla davacının indirim kullanmak istediği poliçe hangi sigorta şirketine ait ise basamak değerinin düzeltilmesi işleminin de o şirket tarafından yapılması gerektiğini,2-Davacının sonraki yıllarda ortaya çıkacak muhtemel zararlarının sigortalının hasarının olmaması ihtimali üzerinden değerlendirildiğini, oysa hasar alma ihtimalinin de dikkate alınması gerektiğini, 3-Sigorta Bilgi ve Gözetim ...inin cevabi yazılarında basamak düzeltme işleminin yapıldığının bildirildiğini, dolayısıyla verilen kararın hatalı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı adına sehven düzenlendiği ileri sürülen trafik sigorta poliçesinin iptali ile hükümsüzlüğünün tespiti, bu nedenle uğranılan zararın tazmini ve buna bağlı olarak tramer poliçe uygulama sistemindeki tarife basamak kodunun düzeltilmesi istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de;

tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir.Aynı Yasa'da görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin niteliğine ve zaman bakımından uygulanmasına ilişkin hükümlere de yer verilmiş, Yasa'nın 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, maddenin özel hüküm niteliğinde olduğu vurgulanmış ve 6502 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinde yasanın yürürlüğü sonrası açılacak davalarda usul kurallarının derhal uygulanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Somut olaya döndüğümüzde davacı adına sehven düzenlendiği ileri sürülen poliçe işlemine konu aracın hususi otomobil olduğu, dosya kapsamında davacının tacir olduğuna dair bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sehven poliçe düzenlenmesi işleminin bir tüketici işlemi olduğu anlaşılmaktadır. O halde ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 10/10/2018 tarihli 2017/1841 E., 2018/6187 K.

sayılı emsal kararı)Görev kamu düzenine ilişkin olup istinaf konusu edilmemiş olsa da re’sen gözetilmesi gerekeceğinden, davalı ...Ş. vekilinin (esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin) istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün HMK 353(1)a-3 m. uyarınca kaldırılmasına ve davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2017 tarihli 2015/1379 Esas 2017/800 Karar sayılı hükmünün HMK.'nun 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA, Davanın, HMK.nun 114/1-c bendinde düzenlenen mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu nedeniyle aynı yasanın 115/2 fıkrası gereğince USULDEN REDDİNE, HMK.

20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli bulunan Kocaeli Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde ilk derece mahkemesinden, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,Harç, vekalet ücreti ve yargı giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesineDavalı .... tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliği işlemi tamamlanmak üzere, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

08/04/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267893 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.