6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR taşımasında hasarın ispatı ve tesellüm kaydı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/998 E. 2019/1650 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Uluslararası kara taşımacılığından kaynaklanan uyuşmazlıklarda CMR hükümleri uygulanır. CMR 9/2 ve 30/1 uyarınca, tesellüm sırasında usulüne uygun bir çekince/bildirim konulmamışsa, sevk mektubunda (CMR senedinde) yükün iyi durumda teslim edildiği varsayılır; bu varsayımın aksini, yani hasarın taşıma esnasında meydana geldiğini ispat yükü davacıdadır. Hasara ilişkin düzenlenen tutanağın şoför veya yetkili kişi imzasını taşımaması ve sunulan delillerin (fotoğraf vb.) hasarlı emtia ile taşıyıcının aracı arasında kesin bağlantı kuramaması halinde, hasarın davalı taşıyıcı nezdinde meydana geldiği ispatlanamamış sayılır ve rücu talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Davacının sigorta poliçesi kapsamında taraf sıfatı → kabul

Gerekçe: Sigorta poliçesi incelendiğinde dava konusu hasarın teminat dışı tutulduğuna dair bir hükme rastlanılmamış, ayrıca davacı tarafça temlik belgesi sunulduğundan davacının taraf sıfatının bulunduğu kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Uyuşmazlığa uygulanacak hukuk: CMR hükümleri → tartışılmadı

Gerekçe: Uluslararası kara taşımacılığından kaynaklanan uyuşmazlıkların Türk Ticaret Kanununun taşımaya ilişkin hükümlerine göre değil, uluslararası bir anlaşma olan CMR (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyat İçin Mukavele Sözleşmesi) hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Taşınan emtianın hasarlı olarak teslim edildiğinin ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, emtiada meydana gelen hasarın tutanak, ekspertiz raporu ve fotoğraflar ile açıkça ispatlandığını ve emtianın belirtilen plakalı araçla taşındığının ispat edildiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: CMR 17/1 uyarınca taşımacı yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar meydana gelen kayıp ve hasardan sorumludur. CMR 9/2 uyarınca sevk mektubunda taşımacı tarafından beyan edilmiş çekince yoksa, aksi kanıtlanmadıkça tesellümde yükün ve ambalajların iyi durumda olduğu varsayılır. CMR 30/1 uyarınca alıcı, ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında, açıkça görülmediği hallerde teslimden 7 gün içinde durumu bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus yükü sevk mektubunda belirtilen şekilde aldığına kanıt oluşturur. Somut olayda sigortalı kaşe ve imzasını taşıyan CMR senedinde hasara dair bir şerh bulunmamaktadır. Davacının sunduğu tutanakta araç şoförü veya yeminli gümrük müşavirinin imzası bulunmadığından CMR 30/1 anlamında geçerli bir bildirim yapılmamıştır; bu nedenle davacının CMR senedinin aksini, yani emtianın hasarlı teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Davacının sunduğu fotoğraflarda araç plakası görülemediğinden davalı tarafça taşınan emtiaya ilişkin olup olmadığı anlaşılamamış, ayrıca davalı firmanın sunduğu ve davacı tarafça itiraz edilmeyen e-posta yazışmalarında, tutanağa yazılan plakanın sehven, hasarlı mal taşımayan başka bir plakalı araç olarak yazıldığı ve sigortaya konu resimlerle bu aracın resimlerinin farklılık gösterdiği belirtilerek, bu araçla yapılan taşımada herhangi bir hasar meydana gelmediği kabul edilmiştir. Ayrıca CMR senedi ile tutanaktaki tarihler arasında uyumsuzluk bulunmaktadır. Sonuç olarak davacı tarafça davalılar nezdinde yapılan taşıma sırasında hasar meydana geldiği ispat edilememiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, uluslararası kara taşımacılığı uyuşmazlıklarında CMR hükümlerinin uygulanacağını ve CMR 30/1 anlamında usulüne uygun bildirim/tutanak düzenlenmemesi halinde hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin ispat yükünün davacıya (sigortacıya) ait olduğunu ortaya koyması bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyat İçin Mukavele Sözleşmesi) taşıyıcının sorumluluğu ispat yükü halefiyet sigorta poliçesi tesellüm karinesi hasar bildirimi

Atıf yapılan mevzuat: CMR — CMR 17/1CMR 9/2CMR 30/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/998

KARAR NO 2019/1650

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/02/2018

NUMARASI 2016/657 Esas-2018/177 Karar

DAVA

İtirazın İptali(Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/12/2019

Davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkili nezdinde Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ... A.Ş.’nin Polonya’da yerleşik .... S.A. firmasından satın aldığı 6 set CNG Tüp Seti Oto Yedek Parça emtiasının, 09.07.2015 tarihinde davalı ... . A.Ş. sorumluluğunda fiili taşıyıcı olan diğer davalı tarafından ... plakalı tır aracına yüklenerek Polonya’dan Bursa’ya kara taşımasının gerçekleştirildiğini, emtianın 15.07.2015 tarihinde sigortalı yetkililerine teslim edildiği sırada emtia paletlerinin birbirlerinin içine geçmiş olduğunun, ...., .... ve .... nolu tüp setlerinin hasara uğradıklarının tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, ekspertiz raporu ile de hasarın karayolu nakliyesi sırasında nakliye aracının yapmış olduğu ani frenleme, yüksek hızda kasis atlama ve/veya çukura düşme sonucunda üst üste yüklenen sandıklı paletlerin bir kısmının kayması ve üstteki sandığın alttaki sandık üzerine düşerek sandık içerisindeki tüp yüzeyine teması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, kalite mühendisinin yaptığı inceleme sonucunda ise CNG tanklarının dış yüzeyleri hasarlandığından valflerinin de hasarlanmış olabileceği ve fonksiyonel olarak çalışmasında problemler olabileceği şüphesi ile risk görülen tüplerin kullanılmamasına karar verildiğini, hasar ihbarını müteakip müvekkilince sigortalısına 88.487,36-TL hasar bedelinin ödendiğini ve sigortalının haklarına halef olunduğunu, bu hasardan dolayı oluşan zarardan davalıların sorumlu olduklarını, rücu yazısı ile müracaat edilmişse de bir cevap verilmediğini ileri sürerek 88.487,36-TL alacağın ödeme tarihi olan 30.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsiline talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı .... Ltd. Şti. vekili, davacı tarafça delil olarak dayanılan 14.07.2015 tarihli tutanak antrepo görevlilerince tek taraflı düzenlenmiş bir belge olup gerçekliğinin ispata muhtaç olduğunu, tutanakta emtianın araçta yatar vaziyette olduğunun belirtildiğini, ancak boşaltma esnasında böyle bir durumun söz konusu olması halinde araç şoförünün de imzası ile tutanak altına alınması gerekirken şoförün tutanağı imzalamadan ayrılmasını hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki 15.07.2015 tarihli CMR belgesinde sigortalı şirket yetkilisinin emtiayı eksiksiz ve hasarsız aldığına dair imzasının bulunduğunu, bunun aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkiline ait ... plaka sayılı römorkun branda renginin kırmızı olduğunu, oysa sunulan fotoğraflardaki rengin koyu yeşil olduğunu, aracın plakasını gösterir vaziyette bir fotoğrafının da bulunmadığını, bu durumda hasarın müvekkili taşıması sırasında meydana gelmediğinin açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ...

Loj. A.Ş. vekili, müvekkilinin siparişe konu malzemeleri eksiksiz ve hasarsız şekilde teslim ettiğini, CMR belgesinde de hasara ilişkin bir çekincenin bulunmadığını, ayrıca sigortalının müvekkiline yasal sürede bildirimde bulunmadığını, teslimden itibaren yaklaşık 15 gün geçtikten sonra durumun mail ile bildirildiğini, müvekkilince hasara ilişkin tutanak istenmesine rağmen tutanak düzenlenmediğinin bildirildiğini, fotoğraf istenmesine üzerine fotoğrafların dava dışı ... firmasına gönderildiğini ve bu firma tarafından fotoğrafların ... plaka sayılı araca ait olmadığının bildirildiğini, daha sonra sigortalının gönderdiği mailde plakanın tutanağa yanlış yazıldığının, ... plakalı araca ait hasarlı taşıma olmadığının bildirildiğini, kaldı ki ambalajlama ve yüklemenin gönderici tarafından yapılmış olmasının müvekkilinin sorumluluğunu ortadan kaldırmakta olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının sigortalısına taşınan mal hasarı nedeniyle 88.487,36.TL lik ödeme yaptığı, Polonya dan Bursa ya taşınırken emtiada hasar oluştuğu, buna ilişkin antrepo görevlisinin imzasının bulunduğu tutanak oluşturulduğu, ancak hasar yönünden fiili taşıyanın emtiayı o araçla taşıdığına yönelik açık görsel sunulamadığı, tutanakta yetkilendirilmiş gümrük müşaviri imzası olmadığı, bu durumda malın nerede , hangi aşamada ve ne sebeple hasarlandığının sabit olmadığı, dolayısıyla tutanağın mevzuata uygun tutulmuş bir tutanak olmadığı, her ne kadar bir kısım fotoğraf delil olarak eklenmiş ise de fotoğrafların hiçbirinde araç plakasının net olmadığı, araç brandalarının benzerlik taşımadığı, yani fiili taşıyanın davalı olduğunu gösterir belgenin net olmadığı, bu durumda dosyanın mevcut haliyle hasarın taşıma esnasında taşıyanın kusuruyla doğduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşıyıcının eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, emtiada meydana gelen hasarın tutanak, ekspertiz raporu ve fotoğraflar ile açıkça ispatlandığını, emtianın ... plaka sayılı araçla taşındığı hususunun ispat edildiğini belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

GEREKÇE

Dava, Nakliyat Sigorta Poliçesi uyarınca sigortalıya ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyıcılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda; dava dışı sigortalının yurtdışından ithal ettiği bir kısım emtianın taşıma işinin davalılar nezdinde .... plaka sayılı araçla gerçekleştirildiği tarafların kabulündedir. Ne var ki davalı taraf emtianın hasarsız bir şekilde sigortalıya teslim edildiğini, hasara konu emtianın kendilerince taşınan emtia olmadığını savunmuşlardır.Öncelikle sigorta poliçesi incelendiğinde, dava konusu hasarın teminat dışı tutulduğuna dair bir hükme rastlanılmamış, ayrıca davacı tarafça temlik belgesi de sunulduğundan davacının taraf sıfatının bulunduğu anlaşılmıştır.

Uluslararası kara taşımacılığından kaynaklanan uyuşmazlıkların Türk Ticaret Kanununun taşımaya ilişkin hükümlerine göre değil, uluslararası bir anlaşma olan CMR (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyat İçin Mukavele Sözleşmesi) hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. CMR 17/1 maddesi uyarınca taşımacı yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar,bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Yine CMR 9/2 maddesi uyarınca sevk mektubunda, tasımacı tarafından beyan edilmis çekince yok ise aksi kanıtlanmadıkça tesellümde yükün ve ambalajların iyi durumda oldugu, sayılarının, marka ve numaralarının sevk mektubunda yazılı olanlara uydugu varsayılır. CMR’nin 30/1 maddesi uyarınca ise, alıcının taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden 7 gün içinde durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtilen şekilde aldığına kanıt oluşturacaktır.Somut olayda, sigortalı kaşe ve imzasını taşıyan 15.07.2015 tarihli CMR senedinde, emtianın hasarlı olduğuna dair herhangi bir şerhe rastlanılmamıştır.

Davacı tarafça sunulan “Tutanaktır” başlıklı belgede ise, 14.07.2015 tarihinde tescil için antrepoya alınan ... plakalı araçta CNG tüplerinin araçta yatarak uygunsuzluğunun tespit edildiği, kalite kontrol edilmek üzere araçtan indirildiği belirtilmiş ise de, tutanakta araç şoförünün veya yeminli gümrük müşavirinin imzası bulunmadığından, CMR 30/1 m. anlamında bir bildirimde bulunulmadığı, dolayısıyla davacı tarafın CMR senedinde belirtilenin aksini yani emtianın hasarlı olarak teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Ne var ki davacı tarafça hasara ilişkin yalnızca emtianın araç içindeki bir kısım fotoğrafları sunulmuş ise de, fotoğraflarda araç plakası görülemediğinden, davalı tarafça taşımanın yapıldığı ...

plaka sayılı araca ilişkin olup olmadığı anlaşılamadığı gibi, davalı tarafça taşınan emtia olduğuna dair ayırt edici bir unsur bulunmadığından bu hususta da bir tespit yapılamamıştır. Kaldı ki, davalı ... firması tarafından sunulan ve davacı tarafça açıkça itiraz edilmeyen e-posta yazışmaları incelendiğinde, sigortalı firma adına davalı ... firmasına gönderilen gönderilen 24.02.2016 tarihli e-postada, hasarlı parçaların 14.07.2015 tarihinde gelen sevkiyatlarda tespit edildiği, plakalarının aşağıda belirtildiği, tutanağa yazılan plakanın sehven 15.07.2015 tarihinde gelen herhangi bir hasarlı mal taşımayan ... plaka araç olduğu, dolayısıyla sigortaya konu resimler ile ... plakalı aracın resimlerinin farklılık gösterdiği belirtilmiş olmakla, davalı tarafından ...

plaka sayılı araçla yapılan taşıma sırasında herhangi bir hasar meydana gelmediği açıkça kabul edilmiştir. Ayrıca CMR senedi 15.07.2015 tarihli olduğu halde, tutanakta 14.07.2015 tarihli teslimden söz edilmektedir. Dava dışı sigortalının tüm taşıma işinin davalılarca üstlenildiği de ileri sürülmediğine göre, davacı tarafça davalılar nezdinde yapılan taşıma sırasında hasar meydana geldiği hususu ispat edilememiştir. O halde ilk derece mahkemesince ispatlanamayan davanın reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 44,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL nin mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/12/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267761 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1253 E. 2021/961 K. · Onandı

Hasarsız teslim şerhli CMR senedinin aksini ispat yükü davacıdadır

Gerekçe özeti

Sigortalının kaşe ve imzasını taşıyan, hasar şerhi bulunmayan CMR senedinin aksini (emtianın hasarlı teslim edildiğini) ispat yükü davacıdadır; şoför/gümrük müşaviri imzası taşımayan tutanak usulüne uygun bildirim sayılmaz ve hasarlı malın davalının taşımasına ait olduğu ayırt edici delille ortaya konamıyorsa taşıyanın sorumluluğu ispatlanamamış olur.

Emsal değeri

Hasar şerhi bulunmayan CMR senedine karşı hasarın ve taşıyanın kusurunun ispat yükünün davacıda olduğu yönünden emsal değeri vardır.

Kavramlar: ispat yükü CMR senedi ve hasar şerhi hasar bildirimi taşıyanın sorumluluğu

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2020/1253 E.  ,  2021/961 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.02.2018 tarih ve 2016/657 E - 2018/177 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.12.2019 tarih ve 2018/998 E- 2019/1650 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili nezdinde Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan Karsan Otomotiv A.Ş.’nin Polonya’da yerleşik SİLCO S.A. firmasından satın aldığı 6 set CNG tüp seti oto yedek parça emtiasının, 09.07.2015 tarihinde davalı ... Loj. A.Ş. sorumluluğunda fiili taşıyıcı olan diğer davalı tarafından .../... plakalı tır aracına yüklenerek Polonya’dan Bursa’ya kara taşımasının gerçekleştirildiğini, emtianın 15.07.2015 tarihinde sigortalı yetkililerine teslim edildiği sırada emtia paletlerinin birbirlerinin içine geçmiş olduğunun, ..710, ...542 ve ..704 numaralı tüp setlerinin hasara uğradıklarının tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, ekspertiz raporu ile de hasarın kara yolu nakliyesi sırasında nakliye aracının yapmış olduğu ani frenleme, yüksek hızda kasis atlama ve/veya çukura düşme sonucunda üst üste yüklenen sandıklı paletlerin bir kısmının kayması ve üstteki sandığın alttaki sandık üzerine düşerek sandık içerisindeki tüp yüzeyine teması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, kalite mühendisinin yaptığı inceleme sonucunda ise CNG tanklarının dış yüzeyleri hasarlandığından valflerinin de hasarlanmış olabileceği ve fonksiyonel olarak çalışmasında problemler olabileceği şüphesi ile risk görülen tüplerin kullanılmamasına karar verildiğini, hasar ihbarını müteakip müvekkilince sigortalısına 88.487,36 TL hasar bedelinin ödendiğini ve sigortalının haklarına halef olunduğunu, bu hasardan dolayı oluşan zarardan davalıların sorumlu olduklarını, rücu yazısı ile müracaat edilmişse de bir cevap verilmediğini ileri sürerek 88.487,36 TL alacağın ödeme tarihi olan 30.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı Sevnak Nakliyat Ltd. Şti. vekili; davacı tarafça delil olarak dayanılan 14.07.2015 tarihli tutanağın antrepo görevlilerince tek taraflı düzenlenmiş bir belge olup gerçekliğinin ispata muhtaç olduğunu, tutanakta emtianın araçta yatar vaziyette olduğunun belirtildiğini, ancak boşaltma esnasında böyle bir durumun söz konusu olması halinde araç şoförünün de imzası ile tutanak altına alınması gerekirken şoförün tutanağı imzalamadan ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,15.07.2015 tarihli CMR belgesinde sigortalı şirket yetkilisinin emtiayı eksiksiz ve hasarsız aldığına dair imzasının bulunduğunu, bunun aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkiline ait ...

plaka sayılı römorkun branda renginin kırmızı olduğunu, oysa sunulan fotoğraflardaki rengin koyu yeşil olduğunu, aracın plakasını gösterir vaziyette bir fotoğrafının da bulunmadığını, bu durumda hasarın müvekkili taşıması sırasında meydana gelmediğinin açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Loj. A.Ş. vekili, müvekkilinin siparişe konu malzemeleri eksiksiz ve hasarsız şekilde teslim ettiğini, CMR belgesinde de hasara ilişkin bir çekincenin bulunmadığını, ayrıca sigortalının müvekkiline yasal sürede bildirimde bulunmadığını, teslimden itibaren yaklaşık 15 gün geçtikten sonra durumun mail ile bildirildiğini, müvekkilince hasara ilişkin tutanak istenmesine rağmen tutanak düzenlenmediğinin bildirildiğini, fotoğraf istenmesine üzerine fotoğrafların dava dışı Çavdaroğlu firmasına gönderildiğini ve bu firma tarafından fotoğrafların ... plaka sayılı araca ait olmadığının bildirildiğini, daha sonra sigortalının gönderdiği mailde plakanın tutanağa yanlış yazıldığının, ... plakalı araca ait hasarlı taşıma olmadığının bildirildiğini, kaldı ki ambalajlama ve yüklemenin gönderici tarafından yapılmış olmasının müvekkilinin sorumluluğunu ortadan kaldırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sigortalısına taşınan mal hasarı nedeniyle 88.487,36 TL lik ödeme yaptığı, Polonya'dan Bursa'ya taşınırken emtiada hasar oluştuğu, buna ilişkin antrepo görevlisinin imzasının bulunduğu tutanak oluşturulduğu, ancak hasar yönünden fiili taşıyanın emtiayı o araçla taşıdığına yönelik açık görsel sunulamadığı, tutanakta yetkilendirilmiş gümrük müşaviri imzası olmadığı, bu durumda malın hangi aşamada ve ne sebeple hasarlandığının sabit olmadığı, tutanağın mevzuata uygun tutulmuş bir tutanak olmadığı, her ne kadar bir kısım fotoğraf delil olarak eklenmiş ise de fotoğrafların hiçbirinde araç plakasının net olmadığı, araç brandalarının benzerlik taşımadığı, fiili taşıyanın davalı olduğunu gösterir belgenin net olmadığı, bu durumda dosyanın mevcut haliyle hasarın taşıma esnasında taşıyanın kusuruyla doğduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, sigortalı kaşe ve imzasını taşıyan 15.07.2015 tarihli CMR senedinde, emtianın hasarlı olduğuna dair herhangi bir şerhin bulunmadığı, davacı tarafça sunulan “Tutanaktır” başlıklı belgede ise, 14.07.2015 tarihinde tescil için antrepoya alınan ... plakalı araçta CNG tüplerinin araçta yatarak uygunsuzluğunun tespit edildiği, kalite kontrol edilmek üzere araçtan indirildiği belirtilmiş ise de, tutanakta araç şoförünün veya yeminli gümrük müşavirinin imzası bulunmadığından, CMR 30/1 maddesi anlamında bir bildirimde bulunulmadığı, davacı tarafın CMR senedinde belirtilenin aksini yani emtianın hasarlı olarak teslim edildiğini ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından sunulan fotoğraflarda araç plakası görülemediğinden, davalı tarafça taşımanın yapıldığı ...

plaka sayılı araca ilişkin olup olmadığı anlaşılamadığı, davalı tarafça taşınan emtia olduğuna dair ayırt edici bir unsur bulunmadığından bu hususta da bir tespit yapılamadığı, davalı .... tarafından sunulan ve davacı tarafça açıkça itiraz edilmeyen e-posta yazışmaları incelendiğinde, sigortalı firma adına davalı ....’ye gönderilen 24.02.2016 tarihli e-postada, hasarlı parçaların 14.07.2015 tarihinde gelen sevkiyatlarda tespit edildiği, plakalarının aşağıda belirtildiği, tutanağa yazılan plakanın sehven 15.07.2015 tarihinde gelen herhangi bir hasarlı mal taşımayan ... plakalı araç olduğu, dolayısıyla sigortaya konu resimler ile ... plakalı aracın resimlerinin farklılık gösterdiği belirtilmiş olmakla, davalı tarafından ...

plaka sayılı araçla yapılan taşıma sırasında herhangi bir hasar meydana gelmediği açıkça kabul edildiği, CMR senedinin 15.07.2015 tarihli olduğu halde, tutanakta 14.07.2015 tarihli teslimden söz edildiği, sigortalı tarafından tüm taşıma işinin davalılarca üstlenildiğinin ileri sürülmediği, davacı tarafça davalılar nezdinde yapılan taşıma sırasında hasar meydana geldiği hususunun ispat edilemediği, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.