6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Faturaya dayalı alacakta akdi ilişkinin ispat yükü davacıdadır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/714 E. 2019/1676 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Faturaya dayalı alacak davasında, davalının sözleşmesel ilişkiyi ve hizmetin ifasını inkâr etmesi halinde, akdi ilişkinin ve faturada yazılı hizmetin verildiğinin ispat yükü davacıya aittir; fatura tek başına ifa ilişkisinin kanıtı değildir. Ayrıca karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesinin davacı aleyhine değerlendirilebilmesi, davacının bu defterlere münhasır delil olarak dayanmış olması koşuluna bağlıdır; bu koşul yoksa defter ibrazından kaçınma davanın ispatı için yeterli sayılmaz.

Ele alınan sorunlar

Faturaya dayalı alacağın ispatında ispat yükünün kime ait olduğu → ret

İddia: Davacı vekili, davalının bilirkişi raporuna ve ödeme şekline itirazının olmadığını, davalının itiraz ettiği fatura için kısmi ödeme yaptığından bu faturadaki hizmetin yapıldığının ispatlandığını ve ispat yükünün davalıya geçtiğini, en azından bu fatura yönünden davanın kısmen kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Davalı sözleşmesel ilişkiyi, hizmetin verildiğini ve borcu inkâr ettiğinden, sözleşmesel ilişkiyi ve faturalarda yazılı hizmetin davalıya verildiğini, faturanın da bu akdi ilişki nedeniyle düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre HMK 200. madde uyarınca yazılı delille kanıtlamalıdır. Davacı tarafça sunulan irsaliyeli faturalarda teslim eden ve alan kısmında isim ve imza bulunmamaktadır. Ticari defterlerin usulüne uygun tutulması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerekir; dayanağı kanıtlanamayan faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. İncelenen davacı ticari defterlerinin tam olarak sunulmadığı, bu nedenle kanuna uygun tutulmadığının kabulü gerekir. Davacı, icra takibine dayanak faturaların davalıya tebliğ edildiğine ve faturalar içeriği hizmetin verildiğine dair delil sunmamıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Ticari defter ibraz etmemenin sonucu ve münhasır delil şartı → ret

İddia: Davacı vekili, dava dilekçesinde her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarını delil olarak gösterdiğini, mahkemenin davalının ticari defterlerine münhasıran dayanıp dayanmadıkları hususunda kendilerine süre verilmesi gerekirken bu süre verilmeden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bir tarafın ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibi aleyhine sonuç doğurması, HMK 222/5 gereğince ancak karşı tarafın münhasır delil olarak bunlara dayanmasına bağlıdır. Davacı, dava açarken davalının defterlerine münhasıran dayanmadığından, davalının ticari defterlerini hazır etmemesi davanın ispatı için yeterli değildir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Faturaya dayalı alacak davalarında ispat yükünün davacıda olduğu ve karşı tarafın ticari defter ibraz etmemesinin ancak münhasır delil dayanağı varsa sonuç doğurabileceği yönündeki gerekçe, benzer ispat yükü uyuşmazlıklarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ispat yükü fatura ticari defter münhasır delil HMK 200 HMK 222

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 200HMK 222HMK 222/5HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/714

KARAR NO 2019/1676

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/10/2017

NUMARASI 2016/796 Esas- 2017/981 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2019

İspatlanamayan davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalının cari hesap ilişkisi olduğunu, 14.882,14- TL alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalının borcu bulunmadığı iddiası ile takibe itiraz ettiğinden takibin durduğunu, müvekkili şirketin usulüne uygun olarak tutmuş olduğu ticari defter ve kayıtlara yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacaklarının görüleceğini, haksız yapılan itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, takibe konu ödeme emrinden anlaşıldığı kadarı ile dava konusu alacağın, davacıya ait iki adet faturadan kaynaklandığını, söz konusu faturaların hangi hizmet veya mal satımı veya alımı hususlarına ilişkin olduklarının karşı tarafça bugüne kadar açıklanamadığını, davacı tarafın yalnızca kendi kestikleri faturaları kendi defterlerine işleyerek olmayan bir alacağı olur hale getirmek istediğini, davaya ve icra takibine dayanak yapılan faturaların müvekkil firma ile hiçbir alakası olmadığını, bugüne kadar da bu faturalardan doğduğu iddia edilen alacak talebinin müvekkili tarafından kabul görmediğini, sonuç olarak mezkur faturaların kendilerine tebliğ edilip, müvekkil tarafından kabul edildiğini ve yasal defterlerine işlenmiş olmadığını, bu nedenle usule ve yasaya uygun olmayan yöntemlerle alacak tahakkuk ettirilmesinin kabul edilemez bir durum olduğundan dolayı dava konusu borcu kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davacının , takibe konu 2 adet fatura (11.357,40- TL ve 5.609,94- TL' lik) ya dayalı bakiye 14.882,42-TL alacak olduğunu iddia ettiği,verilen kesin süreye rağmen davalının defterlerini ibraz etmediği ,davacının defter, kayıtlarında davacının, ticari ilişki ve cari hesap bakiyesi olarak davalıdan 14.882,42 -TL alacaklı oduğu,bir tarafın ticari defterlerinin ibrazı istenilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibinin aleyhine sonuç doğurması ancak karşı tarafın münhasır delil olarak bunlara dayanmasına bağlı olduğu, davalının ticari defterlerini hazır etmemesi davanın ispatı için yeterli olmadığı, faturaya dayalı alacağın ispatı için, faturada yazılı hizmetin sunulduğunun ispatı gerektiği,ispat yükü davacıda olduğu ,davacının teslim veya hizmet olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin ispatına yönelik herhangi delil sunmadığında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalının bilirkişi raporuna ve ödeme şekline itirazının olmadığını, davalının itiraz ettiği fatura için 2.084,98- TL ödeme yaptığından bu faturadaki hizmetin yapıldığının ispat edildiğini, artık ispat yükünün bu fatura için davalıya geçtiği,11.357,46- TL'lik fatura yönünden davanın kısmen kabulü gerektiğini, dava dilekçesinde ve davalının da her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarını delil olarak gösterdiğini, mahkemenin davalının ticari defterlerine münhasıran dayanıp dayanmadıkları hususunda kendilerine süre verilmesi gerekirken bu süre verilmeden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibariyle 2 adet faturaya dayalı alacağın takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takibinde 31.1.2014 tarihli 11.357,40- TL ve 28.2.2014 tarihli 5.609,94- TL bedelli faturalardan bakiye 14.882,42 -TL alacağın tahsili istenilmiştir. Dava dilekçesinde davacı, ticari defter ve kayıtlara ,davalı tarafta her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmıştır. Verilen kesin süreye rağmen davalı ticari defterlerini ibraz etmeyerek HMK 222.madde uyarınca ibrazdan kaçınmıştır. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir. Fatura sözleşmenin yapılması ile ilgili değil;

taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Eldeki davada, davalı sözleşmesel ilişkiyi, hizmetin verildiğini ve borcu inkâr etmektedir. Hâl böyle olunca, sözleşmesel ilişkiyi; faturalarda yazılı hizmetin davalıya verildiğini ve faturanın da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre, 6100 sayılı HMK’nın 200. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlamalıdır. Davacı tarafça sunulan irsaliyeli faturalarda teslim eden ve alan kısmında isim ve imza bulunmamaktadır. Ticari defterlerin usulüne uygun tutulması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerekir.

Dayanağı kanıtlanamayan faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. İncelenen davacı ticari defterlerinin tam olarak sunulmadığı bu sebeble kanuna uygun tutulmadığının kabulü gerekmektedir. Davacı icra takibine dayanak faturaların davalıya tebliğ edildiği ve faturalar içeriği hizmetin verildiğine dair delil sunmamıştır. Bir tarafın ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibinin aleyhine sonuç doğurması, HMK 222/5 gereğince , ancak karşı tarafın münhasır delil olarak bunlara dayanmasına bağlıdır. Davacı dava açarken davalının defterlerine münhasıran dayanmadığından, davalının ticari defterlerini hazır etmemesi davanın ispatı için yeterli değildir.

Davacı vekilinin davanın reddine ilişkin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından ,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 44,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 31/12/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267744 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.