CMR'de fiili taşıyıcı, taşıma ücretini ancak kendi akdi ilişkisinden isteyebilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1216 E. 2020/205 K. ·
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Uluslararası kara taşımacılığından kaynaklanan uyuşmazlıklar TTK hükümlerine göre değil, CMR hükümlerine göre çözümlenir. CMR 13. madde uyarınca fiili (alt) taşıyıcı, taşıma bedeli ödenmedikçe emtia üzerinde hapis hakkını kullanabilirse de, bu hakkın varlığı fiili taşıyıcıya alıcıya karşı doğrudan taşıma ücreti talep etme (husumet) hakkı vermez; fiili taşıyıcı, taşıma ücreti alacağını ancak kendi akdi ilişkisi içinde bulunduğu akit taşıyıcı/komisyoncudan talep edebilir. Alıcının bu alt taşıma ilişkisinden haberdar olmadığı durumda, fiili taşıyıcının alıcıya karşı açtığı itirazın iptali davası pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Uluslararası kara taşımacılığı uyuşmazlıklarında uygulanacak hukuk → kabul
Gerekçe: Uluslararası kara taşımacılığından kaynaklanan uyuşmazlıkların Türk Ticaret Kanununun taşımaya ilişkin hükümlerine göre değil, uluslararası bir anlaşma olan CMR (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyat İçin Mukavele Sözleşmesi) hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Fiili taşıyıcının alıcıya karşı husumeti ve hapis/ödeme talebinin muhatabı → kabul
İddia: Davalı vekili, taraflar arasında ticari anlaşma bulunmadığını, davacının akdinin dava dışı firma ile olduğunu, taşıma bedelinin bu firmaya ödendiğini, davacının alacağını ancak kendi akdinden talep edebileceğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: CMR 13. maddesi uyarınca fiili taşıyıcı, taşıma bedeli ödenmedikçe alıcıya karşı hapis hakkını kullanabilecek ise de, davacı dava dışı (akdi taşıyan) firma ile taşıma sözleşmesi akdetmiş olup, bu sözleşmeye dayalı alacağını ancak kendi akidi olan dava dışı firmadan ilamsız icra takibine konu ederek isteyebilir. Dosya kapsamında, göndereni Çek Cumhuriyetinde mukim firma olan emtianın taşınması için davalının dava dışı bir firma ile anlaştığı, onun da davacı ile anlaştığı, davacının anlaştığı firmadan ödemesini alamaması nedeniyle emtiayı elinde tuttuğu ve davalının bu alt anlaşmadan haberdar olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının doğrudan alıcı davalıdan taşıma ücretini talep etme hakkı ve husumeti bulunmamaktadır; davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekir. Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fiili (alt) taşıyıcının CMR 13. madde kapsamındaki hapis hakkının varlığının, alıcıya karşı doğrudan taşıma ücreti talep etme husumetini doğurmadığı; fiili taşıyıcının alacağını ancak kendi akit taşıyıcısından isteyebileceği yönündeki tespit, uluslararası kara taşımacılığı zincirlerinde husumet ilişkisinin belirlenmesi açısından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- pasif husumet (taraf sıfatı)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyat İçin Mukavele Sözleşmesi)↗ fiili taşıyıcı↗ akdi taşıyıcı↗ hapis hakkı↗ pasif husumet↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1216
KARAR NO 2020/205
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEME BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/02/2018
NUMARASI 2016/194 Esas- 2018/223 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/02/2020
Davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait emtiayı Çek Cumhuriyeti’nden Türkiye’ye taşıdığını ve karşılığında 26.10.2015 tarihli 3 fatura düzenlendiğini, ancak bedelinin ödenmediğini, TTK’nun 891/1 maddesinde taşıyıcının hapis hakkının düzenlendiğini, davalının eşyaların teslimini isteyebilmesi için öncelikle taşıma ücretini ödemesi gerektiğini, müvekkilinin 3 araçtaki yükü teslim ettiğini, ancak diğer eşyalar üzerinde muaccel hale gelmiş taşıma ücreti alacağına ilişkin ödeme yapılmamış olması nedeniyle hapis hakkını kullandığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, taraflar arasında hiçbir anlaşma bulunmadığını, müvekkilinin taşıma işini dava dışı ... firması ile akdettiği sözleşme uyarınca bu firmaya yaptırdığını ve taşıma bedeli 21.000-Euro’nun bu firmaya ödendiğini,müvekkilince taşımaya konu 5 tırdan 2 tırda bulunan ürünlerin teslim alınamaması üzerine yapılan araştırmalar sonucu 2 tırın alt taşımayı yapan davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, halen ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini ve bu konuda ceza soruşturması bulunduğunu, davacının ödemeyi arasındaki akdi ilişki gereği ... firmasından istemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, CMR taşıma senedi suretlerinin davalıya ait emtianın taşınmasında davacının akdi taşıyıcı sıfatını ispatladığı, zira malın taşıyıcı kontrolünde olmasının CMR 4.maddesi gereği davacının akdi taşıyıcı sıfatı için yeterli bir delil olduğu, davalı tarafından dava dışı ... firmasına yapıldığı iddia edilen ödemelerin dava konusu taşımaya dair olduğunun ispat edilemediği, dava dışı ... firması taşıma işleri komisyoncusu sıfatı ile hareket etmiş ve navlunu tahsil etmiş bile olsa fiilen taşımayı yapan davacı ... onun taşıyıcısı Düz firmasına karşı davalının navlun ödeme yükümlülüğünün sona ermeyeceği, navlun miktarı bakımından fatura bedellerinin rayice uygun olduğu, davacının da navlun bedeli bakımından sözleşme kapsamında alacağının miktar itibarı ile sabit olduğu, davacının hapis hakkını kullanmasında aykırı yön görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip tarihindeki davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 36.850 Euro üzerinden takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan 116.737,12 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1- Taraflar arasında ticari anlaşma bulunmadığını, davacı şirket yetkilisinin kolluk beyanında açıkça müvekkilini tanımadığını, kendi anlaşmasının ... firması ile olduğunu, bu firmadan ödemesini alamayınca müvekkili ürünleri üzerinde rehin hakkını kullandığını beyan ettiğini, 2-Müvekkilinin taşıma bedelini akidi olan firmaya anlaşmalarına uygun şekilde ödediğini, 3-Taşıma silsilesinin ... şeklinde olduğunu, alt taşıyıcı olan davacının taşımaya konu faturaları müvekkiline değil kendi akidi olan ... firmasına düzenlenmesi gerektiğini, 4-Taşıma ücretinin rayice uygun olup olmadığının tespitinin gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma(navlun) ücretinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalıya ait emtianın davalının bilgisi dahilinde kendisi tarafından taşındığını, taşıma ücretinin ödenmemiş olması nedeniyle emtia üzerinde hapis hakkının mevcut olduğunu ileri sürmüş, davalı ise taşıma için dava dışı ... firması ile anlaştığını ve taşıma bedelini bu firmaya ödediğini, davacının taşıma ücreti alacağını ancak kendi akidinden talep edebileceğini savunmuştur.Uluslararası kara taşımacılığından kaynaklanan uyuşmazlıkların Türk Ticaret Kanununun taşımaya ilişkin hükümlerine göre değil, uluslararası bir anlaşma olan CMR ( Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyat İçin Mukavele Sözleşmesi) hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.
CMR 13.m. “(1)Yükün teslimi için belirtilen yere varışından sonra alıcı, makbuz karşılığında kendisine sevk mektubunun ikinci nüshasını ve yükü teslim etmesini istemek hakkına sahiptir. ....(2)Bu maddenin 1.paragrafında kendisine sağlanan haklardan yararlanan alıcı, sevk mektubundan doğan ödemeleri ödemekle yükümlüdür. Fakat bu konuda bir anlaşmazlık çıktığında taşımacı, alıcı tarafından teminat gösterilmedikçe yükü teslim etmek zorunda değildir.” şeklinde, 34.m. ise “Tek bir mukaveleyle düzenlenen taşıma, karayolu taşımacıları tarafından ortaklaşa yapıldığında, tüm taşımanın yapılmasından her biri sorumludur...” şeklinde düzenlenmiştir.Dosya kapsamında mevcut delillerden, göndereni Çek Cumhuriyetinde mukim ...
firması olan emtianın taşınması ve alıcı davalıya (ve onun talimatı ile GMS firmasına) teslim edilmesi için davalının dava dışı ... firması ile anlaştığı, onun da davacı ile anlaştığı, toplam 5 tır ile taşınan emtiadan 3 tır emtianın davacının anlaştığı Düz Nakliyat firmasınca taşındığı ve alıcısına teslim edildiği, 2 tır emtianın ise emtiayı halihazırda elinde bulunduran davacı tarafından taşındığı, ancak taşıma ücretinin akidi olan ... firmasınca kendisine ödenmemesi üzerine 2 tır emtianın alıcısına teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Yine dosya kapsamında mevcut davacı şirket yetkilisi olan ... kollukta alınan beyanından dava dışı ... firması ile yaptığı anlaşmadan davalının haberdar olmadığı anlaşılmıştır.CMR 13.m.
uyarınca fiili taşıyıcı, taşıma bedeli ödenmedikçe alıcıya karşı hapis hakkını kullanabilecek ise de, davacı dava dışı (akdi taşıyan) ... firması ile taşıma sözleşmesi akdetmiş olup, bu sözleşmeye dayalı alacağını ancak kendi akidi olan dava dışı ... firmasından ilamsız icra takibine konu ederek istemesi mümkündür(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 26.04.2016 tarihli 2015/6665 E., 2016/4685 K. sayılı ve 21.11.2014 tarihli 2013/16495 E., 2014/18156 K. sayılı emsal kararları). O halde ilk derece mahkemesince açıklanan bu hususlar dikkate alınarak davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 m.
uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/02/2018 tarihli 2016/194Esas 2018/223 Karar sayılı hükmünün HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,”İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 54,40-TL harcın, 1.412,30- TL harçtan mahsubu ile 1.357,90- TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça yapılan 500- TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davalı vekili için AAÜT 7/2 m. uyarınca takdir olunan 3.400- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 1.994- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, istinaf başvuru harcı olarak yatırılan 98,10- TL’nin hazineye irad kaydına,Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 49-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267729 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi