6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bedel kaydı olmayan senedin ta'lil edilemeyeceği ve ispat yükü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1189 E. 2020/192 K. · · İlk derece: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Bedel kaydı içermeyen bir senedin, borçlunun senedin teminat amacıyla verildiğine ilişkin beyanı bulunsa da, ta'lil edilmesi (nedeninin değiştirilmesi/kayıtlı hale getirilmesi) mümkün değildir; senet kambiyo vasfını korur. Senetteki temel ilişkiyi inkar etmeyip senedin ödendiğini iddia eden taraf, ödemeyi senede karşı senetle ispat kuralı çerçevesinde yazılı delille ispatlamak zorundadır. Ödeme yerine geçtiği ileri sürülen bir taşınmaz devrine ilişkin tapu kaydında/akit tablosunda bu devrin senet bedeline karşılık yapıldığına dair bir açıklama veya şerh yoksa, söz konusu tapu kaydı yazılı delil başlangıcı sayılmaz; bu halde dava değeri ve karşı tarafın açık muvafakati bulunmadıkça tanık dinlenemez.

Ele alınan sorunlar

İstirdat davasında ispat yükünün kime ait olduğu → ret

İddia: Davacı, senedin teminat senedi olduğunu ve davalının da bunu kabul ettiğini, dolayısıyla senedin nedeninin davalı tarafça talil edildiğini, bu nedenle ispat yükünün davalıya geçtiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmekle yükümlüdür; bu genel kural menfi tespit/istirdat davalarında da tarafların sıfatı değişse dahi geçerliliğini korur. Dayanak bono kıymetli evrak niteliğinde olup sebebini içermeyen bir borç ikrarına ilişkindir. Davalının senedin fındık alım satımı nedeniyle oluşan borca karşılık teminat olarak verildiğini belirtmesi, senedin teminat fonksiyonu olduğu gözönüne alındığında senedin kambiyo vasfını etkilemez; bedel kaydı bulunmayan senedin ta'lili söz konusu olamaz. Davacı senetteki temel ilişkiyi inkar etmeyip ödediğini iddia ettiğinden ispat külfeti davacı üzerindedir; davacı, taşınmaz devrederek senedi ödediğini yazılı belgelerle ispat etmek zorundadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Taşınmaz devrinin senet bedelinin ödendiğine dair yazılı delil başlangıcı sayılıp sayılmayacağı ve tanık dinletme talebi → ret

İddia: Davacı, taşınmazın davalının oğluna devredildiğinin tapu kaydıyla sabit olduğunu, bunun yazılı delil niteliğinde bulunduğunu ve bu hususta tanık dinletme talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ödeme karşılığı devredildiği iddia olunan taşınmazın akit tablosunda ya da tapu kaydında taşınmazın senet bedeline karşılık devredildiğine ilişkin herhangi bir açıklama veya şerh bulunmamaktadır. Senetle ilişkilendirilemeyen taşınmaz tapu kaydı bu davada yazılı delil başlangıcı niteliğinde değildir; bu nedenle HMK 200/2 maddesi uyarınca dava değeri ve davalının açık muvafakati bulunmadığından tanık dinlenemez. Mahkemece davacı tanıklarının dinlenmemesinde isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bedel kaydı olmayan bir senedin, tarafların teminat amaçlı verildiğine dair karşılıklı beyanları bulunsa da ta'lil edilemeyeceği ve senede karşı senetle ispat kuralının istirdat/menfi tespit davalarında da geçerliliğini koruduğu; ayrıca senetle ilişkilendirilmeyen bir taşınmaz devrinin tapu kaydının yazılı delil başlangıcı sayılamayacağı yönündeki değerlendirmeler bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat davası senede karşı senetle ispat kuralı bedel kaydı senedin ta'lili yazılı delil başlangıcı ispat yükü kambiyo senedi

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72/7 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 200HMK 200/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1189

KARAR NO 2020/192

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 03/04/2018

NUMARASI 2017/1197 Esas 2018/264 Karar

DAVA

İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/02/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ;davacının davalıdan 2010 yılında nakit borç aldığını, aldığı borç karşısında boş bir senedi sadece adını soy adını, adresini, kendi el yazısı ile yazmak ve imzalamak suretiyle düzenleyerek davalıya verdiğini, diğer unsurların bulunmadığını,davalı tarafından doldurularak icra takibine konu edildiğini, yapılacak inceleme ile sonradan doldurulan kısımların müvekkilinin eli ürünü olmadığının ortaya çıkacağını, borcunu ödeyemeyince ... Köyü ... ada ... parselde bulunan fındıklığın davalıya satışı, borcun mahsubu için anlaştığını, davalının talebi üzerine taşınmazın davalının oğlu ... 08/04/2010 tarihinde devrinin sağlandığını, taşınmazın bedeli olarak 94.000-TL belirlendiği,borç düşülerek, geriye kalan 45.000-TLnin davalı tarafından davacıya ödendiğini,senedin bedelsiz kaldığını,senedin iadesini davalıdan talep etse de davalının iade etmediğini, kambiyoya dayalı takip nedeniyle dava açma hakkını saklı tutarak 56.500-TL 'yi davalıya, İcra Müdürlüğü'ne de 1.073-TL tahsil harcı ödediğini belirterek müvekkilinin ödediği bedelin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı tarafın iddiasının da kambiyo senedinin bedelsiz kaldığı yönünde olduğunu, müvekkilinin fındık alım satım işiyle uğraştığını, zaman zaman davacıdan fındık satın aldığını, davacının 5 – 6 yıl kadar önce müvekkilin oğluna bir yer sattığını, aralarında o zamandan kalan bir hesap da, bir senet de bulunmadığını, birbirleriyle sürekli çalışan, alacağını geç de olsa alan müvekkil, bu satıştan sonra da davacı ile çalışmaya devam ettiğini,takibe konu senedin bu satıştan sonra yeniden çalışmaya başlamaları sebebiyle alındığını, davacı borçlu, fındık ticareti sebebiyle kalan borcun teminatı olarak bir senet verdiğini ve borcunu ödemeyen davacıdan alacağını tahsil etmek isteyen müvekkili tarafından icraya konulduğunu, davacı taraf senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia ettiğini, senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delille ispatlamakla yükümlü olduğunu, tanık dinletilmesine muvafakatlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının icra takibine konu senedin teminat senedi olduğunu belirtmesine rağmen bu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin dosyaya yazılı bir belge sunmadığı, davacı dava dilekçesinde davalıdan borç para aldığını ve icra takibine konu senedi teminat senedi olarak verdiğini belirtmiş ve akabinde aldığı borç para karşılığında borcuna karşılık davacının oğluna 94.000-TL karşılığında taşınmaz sattığını yazılı bir delille ispat edemediği, senede karşı senet ile ispat geçerli olduğundan ve davacının senede karşı yazılı bir belge sunmadığından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili ; takibe konu olan senedin teminat senedi olduğunu ve davalı tarafın da teminat senedi olduğunu kabul ettiğini, davalının taraflar arasında alım satım ilişkisinin başlanması sebebi ile teminat senedi olarak alındığı yönündeki beyanları dikkate alındığında senedin nedeni davalı tarafça talil edilmiş olup; ispat yükünün davalı tarafa geçtiğini, yazılı delil niteliğinde olan tapu kaydının getirtildiğini ve taşınmazın davalının oğluna devredildiğini ve davalının da taşınmazın devredildiğini kabul ettiğini, mahkemenin tanık dinletme taleplerini kabul etmediğini,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; İİK 72/7 maddesi uyarınca açılan istirdat davasıdır.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur .İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Dayanak bono kıymetli evrak niteliğinde olup, sebebini içermeyen bir borç ikrarına ilişkin bulunmaktadır. HMK nun 200. maddesi gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan ve varlığı- başka bir sebebe dayandığı ileri sürülse dahi- borçlusunca kabul edilen bir borcun ödendiğine ilişkin savunma, kural olarak, senede karşı senetle ispat zorunluluğu kuralı çerçevesinde ancak yazılı delille ispatlanabilir.

Senede bağlanmış bir borcunu söndürmeyi amaçlayan borçlu, yapacağı ödeme karşılığında senedi (borç belgesini) alacaklıdan almalı; verilmediği takdirde ödemeyi yapmamalıdır. Somut olayda davacı davaya konu 28.01.2014 ödeme tarihli 31.01.2011 düzenleme tarihli " bedel kaydı" içermeyen 49.000- TL bedelli senedi davalıdan aldığı borç karşılığında boş olarak verildiği ve senedin bedelinin taşınmaz devri suretiyle ödendiğini; davalı ise davaya konu senedin davacı ile arasındaki fındık alım satımının bedeline karşılık teminat olarak verildiğini savunmaktadır.Her ne kadar da davalı senedin fındık alım satımı nedeniyle oluşan borca karşılık teminat olarak verildiğini belirtmiş ise de senedin teminat fonksiyonu olduğu gözönüne alındığında bu beyan senedin kambiyo vasfını etkilemeyecektir."Bedel kaydı" bulunmayan senedin ta’lili söz konusu değildir.(YHGK 2003/19-290E-2003/286 K).

Davacı senetteki temel ilişkiyi inkar etmeyip ödediğini iddia etmektedir. Buna göre ispat külfeti davacı üzerinde olup, davacı taşınmaz devrederek davaya konu senedi ödediğini yazılı belgelerle ispat etmek zorundadır. Davacı taşınmaz devretmek suretiyle senet bedelini ödendiği iddia etmiş ve bu konuda tanıkların dinlenmesi istemişse de ödeme karşılığı devredildiği iddia olunan taşınmazın akit tablosunda ya da tapu kaydında taşınmazın senet bedeline karşılık devredildiğine ilişkin herhangi bir açıklama veye şerh bulunmamaktadır. Buna göre senetle ilişkilendirilemeyen taşınmaz tapu kaydı bu davada yazılı delil başlangıcı niteliği olmayıp, HMK 200/2 maddesi uyarınca dava değeri ve davalının da açıkça muvafakatı olmadığından tanık dinlenemez.Mahkemece davacı tanıklarının dinlenmemesinde isabetsizlik yoktur.

Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267717 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.