6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İsticvap davetiyesinin usulsüzlüğü nedeniyle eksik inceleme ile kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/723 E. 2020/153 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Taraflarca dayanılan bir sözleşmenin varlığı ve içeriği ihtilaflı olduğunda, tüzel kişi davalının isticvap davetiyesinin bizzat tüzel kişi unvan ve adresine, sözleşme sureti eklenerek düzenlenmesi; yurtdışında bulunan gerçek kişi davalının ise HMK 172. madde uyarınca ancak istinabe (talimat) yoluyla isticvap edilmesi gerekir. Bu usule aykırı şekilde yapılan isticvap işlemleri geçersiz olup, davanın esasına etkili olan bu delil toplanmadan verilen karar eksik incelemeye dayanır ve kaldırılmayı gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Davalı şirketin isticvabının usulüne uygunluğu → kabul

Gerekçe: HMK 169 vd. maddeleri uyarınca davacının dayandığı sözleşmeye ilişkin olarak davalıların isticvap edilmesi gerekir. HMK 170. madde uyarınca tüzel kişiler adına temsil yetkisine sahip kimseler isticvap olunur ise de, isticvap davetiyesinin tüzel kişi unvan ve adresi belirtilerek düzenlenmesi gerekir. İlk derece mahkemesince davalı şirketin isticvabı yönünden isticvap davetiyesi şirket yerine yetkilisi ile ortağının isim ve adreslerine düzenlenerek gönderilmiş, ayrıca davetiye ekinde sözleşmenin bulunup bulunmadığı belirtilmemiş olup bu haliyle isticvabın usulüne uygun olmadığının kabulü gerekmiştir. Davalı şirket vekilinin sözleşmenin müvekkilinde mevcut olmadığını, aslının sunulması gerektiğini bildirmesi karşısında, ilk derece mahkemesince öncelikle davalı şirket vekilinden sözleşmedeki imzaya ve içeriğine itirazları olup olmadığının sorulması, imzaya itiraz var ise davacı taraftan sözleşme aslının istenilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, itiraz yok ise sözleşmenin davalı şirketin kabulünde olduğu dikkate alınarak yargılamaya devam edilmesi, açık beyan bulunmaması halinde ise davalı şirkete sözleşme ekli usulüne uygun isticvap davetiyesi tebliği gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yurtdışında bulunan gerçek kişi davalının isticvap usulü → kabul

Gerekçe: Dosya kapsamında mevcut belgelerden davalının yurtdışı adresine 10.03.2016 tarihinde isticvap davetiyesi ekli tebliğ yapıldığı görülmekte ise de HMK 172. madde uyarınca davalının ancak talimat yoluyla isticvabı mümkün olduğundan bu davetiyenin usulüne uygun olmadığı açıktır. Akabinde davalının isticvabı için Rusya Adli Makamlarına talimat yazılmasına karar verilmiş, ancak daha sonra dava dilekçesi içeriğinde sözleşmeden söz edildiğinden bahisle bu yöndeki ara karardan dönülmüştür. Oysa dava dilekçesi içeriğinde sözleşmeden söz edilmesi sözleşmenin davalının kabulünde olduğu anlamına gelmeyecek olup, davalının HMK 172. madde ve Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün Hukuki Konularda Uluslararası İstinabe Taleplerine Uygulanacak Esasları doğrultusunda istinabe yoluyla isticvabı gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Eksik inceleme nedeniyle ilk derece kararının kaldırılması → kabul

İddia: Davacı vekili, davalıların mal teslimini ispatlayamadıkları halde davanın reddedildiğini, bilirkişi incelemesi taleplerine rağmen dosyanın bilirkişiye gönderilmediğini, ispat yükünün davalıda olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: İlk derece mahkemesince davanın esasına etkili olan deliller (davalıların usulüne uygun isticvabı) toplanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)a-6 madde uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tüzel kişi davalının isticvap davetiyesinin şirket unvanı ve adresine düzenlenmesi gerektiği ile yurtdışındaki gerçek kişi davalının ancak istinabe yoluyla isticvap edilebileceği hususlarında usul kurallarını netleştirmesi nedeniyle emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap istinabe tüzel kişinin isticvabı ispat yükü eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 169HMK 170HMK 172HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/723

KARAR NO 2020/153

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/12/2017

NUMARASI 2014/717 Esas- 2017/1253 Karar

DAVA

İstirdat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/02/2020

Davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, Rusya’da ticari faaliyet yapan müvekkilinin, davalılarla 2005 yılında başlayan ticari ilişkisinde davalılardan yedek parça satın aldığını ve değişik tarihlerde ödemelerde bulunduğunu, 2006 yılına gelindiğinde müvekkili ödemeleri düzenli olarak yapmasına rağmen davalıların taahhüt ettikleri tüm malları teslim etmediklerini, bunun üzerine tarafların 16.05.2006 tarihinde bir araya gelerek sözleşme imzaladıklarını, buna göre davalıların eksik mal teslimi nedeniyle 120.000-USD borçlu olduklarını kabul ettiklerini, davalı şirket yetkilisi ... ile davalı ...’un borcu yarı yarıya ödemeyi taahhüt ettiklerini, bu borcun da 2006 yılı içinde taraflar arasında karşılıklı olarak yapılacak ticaret ile mal olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 2006 yılında tarafların ticarete devam ettiklerini, ancak sözleşmede bahsedilen 120.000-USD karşılığı malın müvekkiline teslim edilmediğini, bu arada müvekkilinin yeni siparişler için avans göndermeye devam ettiğini, bu kapsamda 50.000-USD ve 22.914-USD olmak üzere toplam 72.914-USD’nin davalı şirkete havale edildiğini, ancak bu ödeme karşılığında da mal teslim edilmediği gibi avans ödemelerinin iade de edilmediğini, davalılara ihtarname gönderilmesine rağmen bir sonuç alınamadığını ileri sürerek 192.914-USD’nin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı şirket vekili yasal sürede davaya cevap vermemiş, yasal süreden çok sonra 08.02.2017 tarihinde sunduğu beyan dilekçesinde, davacı iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin davacı ile ticari ilişkisinin olmuş olabileceğini, ancak ticari ilişki gereği davacıya mal tesliminin muhakkak yapılmış olması gerektiğini, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, 16.05.2006 tarihli sözleşmenin ise müvekkilinde bulunmadığını, davacı tarafça aslının sunulması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ..., usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın, ticari ilişki kapsamında avans olarak verilen paraya karşılık mal teslimi yapılmadığı iddiasına dayanmakta olduğu, taraflar arasında imzalanan ve davacının dayandığı 16.05.2006 tarihli sözleşmede davacının 2005 yılı içerisinde yapılan ticarette 120.000-USd alacaklı olduğunun, bunun davalı şirket yetkilisi ... ve ... tarafından yarı yarıya mal ile ödenmesinin kararlaştırıldığının görüldüğü, bu sözleşmede açıkça davacının alacağının ticari ilişki kapsamında mal verilerek ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacı taraf bu sözleşme gereğince kararlaştırılan malın verilmediğini iddia etmiş ise de bu hususta iddiasını ispat edemediği, ticari defter ve belgelerin incelenmesi hususunda ara karar oluşturulduğu ancak davalıların defter ibraz etmedikleri, davacının da dosyadaki belgelere göre değerlendirme yapılmasını talep ettiği, davacının mal teslimi yapılmadığını ispat edemediği, sözleşme dışında değerlendirme yapıldığında da avans olarak ödeme yapıldığından malın teslim edildiği karinesinin mevcut olduğu, bunun aksini iddia edenin ispat etmesi gerektiği, ancak davacının bu iddiasını usulüne uygun delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Dava sürecinde davalı tarafın davaya cevap vermediğini, uzun süre takip etmediğini, davacının Rus vatandaşı olması ve Rusya’da yaşaması nedeni ile defter ibrazının mümkün olmadığını, ancak süresinde masrafını yatırdıkları halde ve mevcut delillerle bilirkişi incelemesi yapılması taleplerine rağmen dosyanın bilirkişiye gönderilmediğini, davalıların mal teslimini ispatlayamadıkları belirtilmesine rağmen davanın reddedildiğini, 2-Davalı taraf vekilinin ilk ve son olarak verdiği 08.02.2017 tarihli dilekçede “havale yapılmış olabilir, ürün teslim edilmiş olabilir" gibi ifadelerle davaya cevap verdiğini, yapılan ödemelerin belgesi mevcut olup davalının da bu ödemeleri inkar etmediğini, buna rağmen ürünlerin teslim edildiğine ilişkin hiç bir belge ve delil sunmadığını, ispat yükümlülüğünün “malın teslimi yapılmış olabilir” diyen davalı tarafta olduğunu, davalı tarafın teslime ilişkin belge sunmadığı gibi defter kayıtlarını da ibraz etmediğini, TTK, BK ve HMK hükümleri gereğince sözleşmenin tarafı olarak davacının edimini ispat ettiğini ve bu durumun davalı tarafça da inkar edilmeyerek zımnen kabul edildiğini belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

GEREKÇE

Dava, sipariş edilen mallara karşılık avans olarak yapılan ödemelerin istirdatı istemine ilişkindir.Davacı, taraflar arasında 2005 yılında başlayan ticari ilişkide davalılardan satın aldığı yedek parça emtiasına karşılık avans ödemeleri yaptığını, akabinde emtianın teslim edilmesi gerektiğini, ancak emtianın eksik teslimi üzerine taraflar arasında 16.05.2006 tarihinde bir sözleşme akdedildiğini ve buna göre davalıların teslim edilmeyen mallar nedeniyle 120.000-USD borçlu olduklarını kabul ettiklerini, bu borcun mal teslimi suretiyle ödeneceğini, ancak sözleşme gereğince taahhüt edilen mallar teslim edilmediği gibi, daha sonra yapılan 72.914-USD avans ödemesi karşılığında da mal teslim edilmediğini ileri sürmüş, davalılar yasal sürede davaya cevap vermemişlerdir.Bu durumda öncelikle davacı iddiası doğrultusunda, delil olarak dayanılan 16.05.2006 tarihli Sözleşmeye ilişkin olarak HMK 169.

vd. m. uyarınca davalıların isticvap edilmeleri gerekir. HMK 170.m. uyarınca tüzel kişiler adına, temsil yetkisine sahip kimseler isticvap olunur ise de, isticvap davetiyesinin tüzelkişi unvan ve adresi belirtilerek düzenlenmesi gerekir. Ne var ki ilk derece mahkemesince davalı şirketin isticvabı yönünden isticvap davetiyesi şirket yerine yetkilisi ile ortağının isim ve adreslerine düzenlenerek gönderilmiş, ayrıca davetiye ekinde sözleşmenin bulunup bulunmadığı belirtilmemiş olup, bu haliyle isticvabın usulüne uygun olmadığının kabulü gerekmiştir. Akabinde ise davalı şirket vekili sözleşmenin müvekkilinde mevcut olmadığını, aslının sunulması gerektiğini bildirmiştir. O halde ilk derece mahkemesince, öncelikle davalı şirket vekilinden sözleşmedeki imzaya ve içeriğine bir itirazları olup olmadığının sorulması,imzaya itiraz var ise davacı taraftan sözleşme aslının istenilmesi ve sonucuna göre gerekli işlemlerin yapılması, itiraz yok ise sözleşmenin davalı şirketin kabulünde olduğu dikkate alınarak yargılamaya devam edilmesi, açık bir beyanda bulunulmaması halinde ise davalı şirkete sözleşme ekli usulüne uygun isticvap davetiyesi tebliği gerekir.Davalı ...’un isticvabına gelince;

dosya kapsamında mevcut belgelerden adı geçen davalının yurtdışı adresine 10.03.2016 tarihinde isticvap davetiyesi ekli tebliğ yapıldığı görülmekte ise de HMK 172.m. uyarınca davalının ancak talimat yoluyla isticvabı mümkün olduğundan bu davetiyenin usulüne uygun olmadığı açıktır. Akabinde davalının isticvabı için Rusya Adli Makamlarına talimat yazılmasına karar verilmiş, ancak daha sonra dava dilekçesi içeriğinde sözleşmeden söz edildiğinden bahisle bu yöndeki ara karardan dönülmüştür. Oysa dava dilekçesi içeriğinde sözleşmeden söz edilmesi sözleşmenin davalının kabulünde olduğunu anlamına gelmeyecek olup, davalının HMK 172.m. ve Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün Hukuki Konularda Uluslararası İstinabe Taleplerine Uygulanacak Esasları doğrultusunda istinabe yoluyla isticvabı gerekir.

O halde ilk derece mahkemesince davanın esasına etkili olan deliller toplanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)a-6 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2017 tarihli 2014/717 Esas 2017/1253 Karar sayılı hükmünün HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye İADESİNE"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafça yatırılan 35,90- TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 06/02/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267518 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.