Havayolu taşımasında hasar ihbarının 14 günlük hak düşürücü süresi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1171 E. 2020/231 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Havayolu ile yapılan uluslararası eşya taşımasında, taşıyıcının bizzat düzenlediği hasar tespit tutanağının bulunması, tek başlına Montreal Sözleşmesi'nin 31. maddesinde öngörülen 14 günlük hak düşürücü ihbar süresini ortadan kaldırmaz; ihbar şartının aranmaması için tutanağın somut olarak emtia (kargo muhteviyatı) hasarını içermesi ve taşıyıcının bu hasarı bu şekilde öğrenmiş olması gerekir. Tutanak yalnızca ambalaj hasarını gösteriyor ve emtiada hasar olmadığını belirtiyorsa, taşıyıcının emtia hasarını öğrendiğinden söz edilemez ve alıcı/sigortalı tarafın 14 gün içinde yazılı ihbarda bulunma yükümlülüğü devam eder; bu süre geçirildiğinde taşıyıcının kötü niyeti ispatlanmadıkça davacı dava açma hakkını yitirir.
Ele alınan sorunlar
Davacının aktif husumeti (halefiyet) → kabul
Gerekçe: Davacı poliçe kapsamında ödeme yapmış olup, davada aktif husumeti bulunduğu kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Uygulanacak hukuk: Montreal Sözleşmesi → kabul
Gerekçe: Almanya-Türkiye arasında gerçekleştirilen havayolu taşımasında davalı şirket fiili taşıyan olup, uyuşmazlığın çözümünde 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi hükümleri uygulanacaktır.
Gerekçe kaynağı: özgün
14 günlük hak düşürücü sürede hasar ihbarı yapılmadığından dava açma hakkının yitirilmesi → kabul
İddia: Davalı vekili, yasal sürede ihbarda bulunma mükellefiyetinin yerine getirilmediğini, Montreal Konvansiyonu uyarınca 14 günlük hak düşürücü sürede yazılı ihbar yapılmadığını, dolayısıyla dava açma hakkının yitirildiğini, ilk derece mahkemesinin hasar tespit tutanağı bulunduğundan ihbarın gerekli olmadığı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Montreal Sözleşmesi'nin 31. maddesi uyarınca kargoda hasar durumunda teslim almaya yetkili şahsın, hasarın fark edilmesinden itibaren 14 gün içinde taşıyıcıya yazılı şikayette bulunması gerekir; bu süre içinde şikayette bulunulmazsa taşıyıcının kötü niyeti olmadıkça taşıyıcı aleyhine dava açılamaz. Somut olayda emtianın hasarlı olduğuna dair 14 günlük süre içinde davalıya ihbarda bulunulmadığı tarafların kabulündedir. Taşıyıcının herhangi bir suretle hasarı öğrenmesi halinde ihbarın süresinde yapılmadığını ileri sürmesi TMK'nın 2. maddesi uyarınca iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağından, bu durumda hasar nedeniyle ihbar şartının aranmaması ilke olarak kabul edilmekle birlikte, dosyadaki bila tarihli Kargo Hasar Raporu incelendiğinde, taşınan paletin ambalajında (mukavva kutuda) 10 cm yırtık bulunduğunun, ancak kutu içindeki emtiada (iletken plakalarda) hasar olmadığının belirtildiği görülmüştür. Bu belge sadece ambalaj hasarına ilişkindir, emtia hasarına ilişkin bir kayıt içermemekte, aksine emtiada hasar olmadığını belirtmektedir. Sigortalı tarafından emtiaya ilişkin hasar ilk kez 29.12.2016 tarihli yazı ile davacı sigorta şirketine bildirilmiştir. Bu durumda taşıyıcının emtia hasarını öğrendiğine dair bir tutanak bulunmadığından, 14 günlük hak düşürücü sürede hasar bildirim şartı gereklidir; bu yönde bir bildirim yapılmadığına göre davacı tarafın dava açma hakkını yitirdiğinin kabulü gerekir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Kararda, Montreal Sözleşmesi'nin 31. maddesindeki 14 günlük hasar ihbarı hak düşürücü süresinin, taşıyıcının bizzat tuttuğu hasar tespit tutanağı ile ortadan kalkması için tutanağın somut olarak emtia hasarına ilişkin kayıt içermesi gerektiği, salt ambalaj hasarını gösteren tutanağın bu istisnayı doğurmayacağı ilkesi bölgesel ikna edici emsal niteliğindedir.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'nin 31. maddesi uyarınca, kargoda hasar durumunda teslim almaya yetkili şahıs, hasarın fark edilmesinden itibaren en geç 14 gün içinde taşıyıcıya yazılı şikayette (ihbarda) bulunmalıdır; bu süre içinde şikayette bulunulmazsa, taşıyıcının kötü niyeti olması dışında taşıyıcı aleyhine dava açılamaz.
- Dava şartı
- Davacının aktif husumeti (halefiyet nedeniyle dava açma hakkı)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali↗ Halefiyet↗ Montreal Sözleşmesi↗ Hak düşürücü süre↗ Hasar ihbarı↗ İyiniyet kuralları (TMK 2)↗ Taşıyıcı sorumluluğu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1171
KARAR NO 2020/231
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/04/2018
NUMARASI 2017/969 Esas- 2018/378 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/02/2020
Davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili, müvekkili nezdinde Nakliyat Emtia Taşıma Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... A.Ş.’ne ait emtianın, davalı tarafından taşınması esnasında tamamen hasarlandığını, müvekkilinin hasar bedeli olan 65.629-TL’yi 21.03.2017 tarihinde sigortalısına ödediğini ve bu şekilde sigortalının haklarına halef olduğunu, davalı şirkete yapılan rücu taleplerinin ise sonuçsuz kaldığını, alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, dava konusu kargonun muhteviyatında herhangi bir hasar kaydı olmaksızın alıcısına teslim edildiğini, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca dava konusu taşıma Almanya ve Türkiye arasında gerçekleşmiş olup dava konusu olaya uygulanacak olan 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi’nin 31/2 m. uyarınca davacı tarafın yasal sürede ihbarda bulunma mükellefiyetini de yerine getirmediğini, dolayısıyla aynı Sözleşmenin 31/4 m. uyarınca dava açılamayacağını, her durumda Sözleşmenin 22/3 m. uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, yine davacı tarafça ancak karar tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, somut olaya uygulanacak 1999 tarihli Montreal Konvansiyonunun 31.maddesine göre hasar ve kısmi ziyanın 14 gün içinde bildirilmesi gerektiği, davacı tarafça ihbar yükümlülüğüne uyulmadığı, bununla birlikte bizzat davalı THY çalışanları tarafından tutulan hasar tespit tutanağı mevcut olup, taşıyıcının herhangi bir suretle hasarı öğrenmesi halinde ihbarın süresinde yapılmadığını ileri sürmesinin TMK'nın 2. maddesi uyarınca iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu durumda hasar nedeniyle ihbar şartının aranmaması gerektiği, taşımaya konu emtianın çift taraflı bakır yüzeyle kaplı elektronik devrelerin imalatında kullanıldığı, hasar bedelinin % 10 sovtaj oranı ile 17.931,41 Euro karşılığı 65.629,00 TL olduğu, taşıyıcının sorumluluğunun hasar gören kargonun beher kg için 19 SDR ile sınırlı olması gerektiğinin belirlendiği ve somut olayda 6460 Sdr sorumluluk üst sınırının hesaplandığı, davacının talebi 32.875,00 TL miktarında olup davacının tüm talebinin rücu edilebilir tazminat miktarının altında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 32.875-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1- Kargonun muhteviyatında herhangi bir hasar kaydı olmaksızın alıcısına teslim edildiğini, nitekim tutulan kargo hasar raporunda da muhteviyat hasarı olmadığına dair not olduğunu, 2-Davacı tarafın yasal sürede ihbarda bulunma mükellefiyetini yerine getirmediğini, zira Montreal Konvansyonu uyarınca 14 günlük hak düşürücü sürede yazılı ihbar yapılmadığını, dolayısıyla dava açma hakkının yitirildiğini, ayrıca mahkemenin hasar tespit tutanağı olduğundan hasar ihbarının gerekli olmadığı yönündeki gerekçesinin de hatalı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, nakliyat sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı yasal sürede ihbarda bulunulmadığını, hasar tutanağında muhteviyat hasarı olmadığının bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davacı poliçe kapsamında ödeme yapmış olup, iş bu davada aktif husumeti bulunduğu kabul edilmiştir. Almanya-Türkiye arasında gerçekleştirilen havayolu taşımasında davalı şirket fiili taşıyan olup, somut olayda uyuşmazlığın çözümünde 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi hükümleri uygulanacaktır. Montreal Sözleşmesinin 31.m. “(1) Kontrol edilmiş bagaj ya da kargoyu teslim almaya yetkili şahıs tarafından şikayetsiz olarak alınması, bagaj ya da kargonun iyi koşullarda ve sırasıyla Madde 3’ün 2.paragrafında ve Madde 4’ün 2.paragrafında anılan taşıma dökümanına ya da farklı yöntemlerin içerdiği kayıtlara uygun olduklarına dair kesin olmayan karine teşkil eder.(2)Hasar durumunda, teslim almaya yetkili şahıs hasarın fark edilmesinden sonra derhal ve en geç kontrol edilmiş bagajlar durumunda alınan tarihten itibaren 7 gün içerisinde ve kargo halinde de anılan tarihten itibaren 14 gün içerisinde taşıyıcıya şikayette bulunmalıdır.
Gecikme durumunda şikayet, kargonun kendi kullanımına verilmiş olması gereken tarihten itibaren 21 gün içerisinde yapılmalıdır. (3)Her şikayet, yazılı olmalı ve sözü edilen süreler içerisinde verilmeli ya da gönderilmelidir. (4) Eğer yukarıda bahsedilen süreler içerisinde bir şikayette bulunulmazsa, taşıyıcının kötü niyeti olması dışında, taşıyıcı aleyhinde bir dava olamaz.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olaya döndüğümüzde, emtianın hasarlı olduğuna dair 14 günlük süre içinde davalıya bir ihbarda bulunulmadığı tarafların kabulündedir. Öte yandan taşıyıcının herhangi bir suretle hasarı öğrenmesi halinde ihbarın süresinde yapılmadığını ileri sürmesi, TMK'nın 2. maddesi uyarınca iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu durumda hasar nedeniyle ihbar şartı aranmamalıdır(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 19/09/2018 tarihli 2016/14162 E., 2018/5436 K.
sayılı emsal kararı). Bu bağlamda dosya kapsamında mevcut bila tarihli Kargo Hasar Raporu incelendiğinde, 19.12.2016 tarihli uçuş sırasında taşınan paletin alt tarafında (yani mukavva kutuda) 10 cm yırtık olduğunun, mukavva kutu içinde olduğu anlaşılan kargo muhteviyatında(yani iletken plakalarda) ise hasar olmadığının belirtildiği görülmüş olup bu durumda söz konusu belgenin sadece ambalaj hasarına ilişkin olduğu, emtia hasarına ilişkin bir kayıt içermediği gibi aksine emtiada hasar olmadığını belirttiği anlaşılmıştır. Sigortalı tarafından emtiaya ilişkin hasar ilk kez 29.12.2016 tarihi yazı ile davacı sigorta şirketine bildirilmiştir. Bu durumda somut olayda 14 günlük hak düşürücü sürede hasar bildirim şartı gerekli olup, bu yönde bir bildirim yapılmadığına göre davacı tarafın dava açma hakkını yitirdiğinin kabulü gerekmiştir.
O halde ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak davanın reddi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2018 tarihli 2017/969 Esas 2018/378 Karar sayılı hükmünün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın REDDİNE,” İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 54,40- TL harcın, peşin yatırılan 418,16-TL harçtan mahsubu ile 363,76-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca takdir olunan 5.193,38- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 561,43- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, istinaf başvuru harcı olarak yatırılan 98,10- TL’nin hazineye irad kaydına, Davalı tarafça yapılan toplam 53,35-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
20/02/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267316 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi