İnşaat sigortası poliçesinde teminat kapsamı ve reasürans hissesi rücuu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1177 E. 2020/225 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Rücuen tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
İnşaat All Risk Sigorta Poliçesinde bakım devresi teminatı öngörülmüşse ve hasar, inşaatın henüz tamamlanmadığı bir dönemde sigorta süresi (veya bakım devresi) içinde meydana gelmişse, hasar teminat kapsamındadır; çelişkili ekspertiz raporları arasında, olay tarihinde yapılan mahkeme tespitiyle uyumlu olan ve diğer bağımsız rapor tarafından da doğrulanan tespite itibar edilir. Rücuen tazminat davasında dava konusu alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi, temerrüt tarihinin araştırılmasını gerektirmez.
Ele alınan sorunlar
Hasarın inşaat sigortası poliçesi teminat kapsamında olup olmadığı → ret
İddia: Davalı, dava dışı ekspertiz raporuna dayanarak hasarın inşaat çalışmasından kaynaklanmadığını, dahili su hasarı olduğunu, bu nedenle İnşaat Sigortası Genel Şartları A.4 maddesi uyarınca teminat dışında kaldığını, mevcut raporlar arasında çelişki bulunduğundan yeniden rapor alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İnşaat Sigortası Genel Şartları A.4.c maddesi, inşaatın tamamlanan, geçici kabulü yapılan veya işverene teslim edilen kısımlarındaki hasarları teminat dışında bırakmakta, ancak bakım devresi teminatı alınmışsa bu kapsamdaki hasarları teminata dahil etmektedir. Poliçede sigorta süresinin yanı sıra ayrıca bakım devresi teminatı öngörülmüştür. Dosyadaki tespit bilirkişi raporu, olay tarihinde yerinde inceleme yapılarak, mağazanın tavanından geçen tesisat bakım kapağının teras su testi sırasında patlaması sonucu su baskınının meydana geldiğini tespit etmiştir. Ekspertiz raporu da aynı mekanizmayı (teras tahliye kanallarının açılması sonucu oluşan baskının dirseği yerinden çıkarması) doğrulamaktadır. Davalının dayandığı ekspertiz raporundaki, olay günü inşaat işi yapılmadığı ve tesisat borusunun kendiliğinden patladığı yönündeki tespit, hem olay günü yapılan mahkeme tespiti hem de diğer ekspertiz raporuyla çelişmekte olduğundan kabul edilmemiştir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyeti raporu da tüm raporları değerlendirerek hasarın teras su izolasyonu testi sırasında meydana geldiğini, çelişkili bir durumun bulunmadığını, hasarın inşaatın henüz tamamlanmadığı bir dönemde sigorta süresi içinde meydana geldiğini ve teminat kapsamında olduğunu tespit etmiştir. Bu tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde hasarın teminat kapsamında olduğunun kabulü gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Hasar bedelinin hesaplanmasının doğruluğu → ret
İddia: Davalı, hasar bedelinin eksik hesaplandığını, dosyadaki ekspertiz raporunda hasar bedelinin 105.549,92-TL olarak tespit edildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunun ise davacı talebiyle sınırlı bir değerlendirme yaptığını ve gerçek zararın tespit edilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Hasar bedeli, 12.06.2014 tarihli ekspertiz raporunda 204.322,31-TL, 04.08.2014 tarihli ekspertiz raporunda ise 105.549,92-TL olarak tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti raporunda, 04.08.2014 tarihli ekspertiz raporunun hasarlı alçıpan asma tavan ve bir kısım hasarlı mobilya imalatları gibi tüm hasarlı imalatları kapsamadığı belirtilerek değerlendirmenin tespit raporu ve 12.06.2014 tarihli ekspertiz raporu bulgularına dayalı yapıldığı, tespit raporunda bir ürüne ilişkin birim fiyatın hatalı tespit edildiği, bunun dışındaki birim fiyatların olay tarihindeki piyasa fiyatlarıyla uyumlu olduğu, tespit raporundaki metraj değerleri esas alınarak inşaat imalatları için 89.732,25-TL, elektrik işleri için 114.925,50-TL olmak üzere toplam 204.657,75-TL hasar bedeli hesaplandığı açıklanmıştır. Bu değerlendirme denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan davalının gerçek hasar bedelinin tespit edilmediği yönündeki itirazına itibar edilmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Faizin başlangıç tarihi → ret
İddia: Davalı, ancak temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faize hükmedilebileceğini savunmuştur.
Gerekçe: Dava rücuen tazminat davası olduğundan, dava konusu alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İnşaat sigortası genel şartlarındaki bakım devresi teminatı kapsamının ve hasarın inşaat faaliyetiyle bağlantısının nasıl değerlendirileceği, çelişkili ekspertiz raporları arasında hangisine itibar edilmesi gerektiği yönünden emsal niteliktedir; BAM kararlarının emsal değeri bölgesel ve ikna edici olup bağlayıcı içtihat niteliği taşımaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi↗ reasürans↗ rücuen tazminat↗ bakım devresi teminatı↗ teminat dışında kalan haller↗ ekspertiz raporu↗ bilirkişi raporu↗ avans faizi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1177
KARAR NO 2020/225
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/11/2017
NUMARASI 2016/313Esas- 2017/1245 Karar
DAVA
Rücuen Tazminat ( Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/02/2020
Davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili, müvekkili nezdinde İnşaat All Risk Sigorta Poliçesiyle sigortalı ... Alışveriş Merkezinde 04.03.2014 tarihinde inşaat çalışmaları sürerken su hasarının meydana geldiğini ve bu nedenle tespit edilen hasar tutarı 204.322-TL’nin 28.07.2015 tarihinde sigortalıya ödendiğini, poliçenin müvekkili tarafından düzenlendiğini, reasürans tarafında ise davalı ile dava dışı ... Sigorta A.Ş.’nin ihtiyari reasürör olarak yer aldıklarını, reasürörlerin hasarın meydana geldiği tarihten itibaren müdahil olduklarını ve süreci takip ettiklerini, bunun sonucunda ... Sigorta A.Ş.’nin reasürans hissesi olan %40 orana karşılık gelen 81.528-TL’yi ödediğini, ancak davalının müracaatlarına rağmen hiçbir ödeme yapmadığını, %50 oranında reasürör olması nedeniyle bu orana tekabül eden tutardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 102.161-TL tazminatın ödeme tarihi olan 28.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili yasal sürede davaya cevap vermemiş, yasal süreden sonra sunduğu beyan dilekçesinde, davacı tarafından ödenen hasarın esasen inşaat sigorta poliçesi teminatı dışında kaldığı için reddi gerektiğini, zira ekspertiz incelemesi sonucu hasarın dahili su hasarı olduğunun, inşaat çalışmasından kaynaklanmadığının tespit edildiğini, kader birliğinin ancak sigorta poliçesi teminatı kapsamındaki rizikolar için geçerli olduğunu, ayrıca talebin fahiş olduğunu ve ancak müvekkilinin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi heyeti tarafından olayın inşaatın henüz tamamlanmadığı esnada meydana geldiğinin, geçici kabul yapılmış olsa bile bakım teminatının devreye gireceğinin, hasarın AVM binasının teras izolasyonunun testi amacıyla çalışma esnasında meydana gelmesi sebebiyle hasarın sigorta poliçe teminatı kapsamında olduğunun tespit edildiği ve bu tespitin mahkemece de uygun bulunduğu, söz konusu hasarın inşaat sigorta poliçesi teminat kapsamında olduğu, yine bilirkişilerce toplam zararın 204.657,75- TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin % 50 reasüror olması nedeniyle ödenen hasar bedelinin yarısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 102.161- TL'nin ödeme tarihi olan 28/07/2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1- Dava konusu olayla ilgili olarak davacı tarafından atanan ekspertiz tarafından düzenlenen 04.08.2014 raporu ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda farklı teknik tespitlerin yer aldığını, şöyle ki ekspertiz raporunda hasarın dahili su hasarı olduğunun, mahkemece alınan raporda ise teras izolasyonunun testi amacıyla çalışma neticesine meydana geldiğinden hasarın inşaat faaliyeti sonucu meydana geldiğinin belirlendiğini, bu tespitler birbiriyle çelişmekte olduğundan yeniden rapor alınması ve hasarın nedeninin açıkça tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu olayın inşaat faaliyetinden kaynaklandığı tespit edilmeksizin teminat kapsamında sayılmasının mümkün olmadığını, 2-Dava konusu tazminat hesaplamasının eksik yapıldığını, gerçek zararın tespitinin gerektiğini, dosyadaki ekspertiz raporu ile hasar bedelinin 105.549,92-TL olarak tespit edildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise hasar tespitinin davacının talep ettiği bedel ile sınırlı olarak değerlendirildiğini, 3-Müvekkilinin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faize hükmedilebileceğini belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen hasar bedelinin, ihtiyari reasürörden reasürans hissesi oranında rücuen tazmini istemine ilişkindir. Davacı, kendisi nezdinde İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ... Alışveriş Merkezinde inşaat çalışmaları sürerken su hasarının meydana geldiğini ve hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının da ihtiyari reasürör olarak hissesi oranında ödenen tutardan sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı ise hasarın inşaat tamamlandıktan sonra meydana geldiğini, İnşaat Sigorta Genel Şartları A.4 m. uyarınca hasarın teminat dışı olması nedeniyle kendisinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca talep edilen tutarın fahiş olduğunu savunmuştur.
İnşaat Sigortası Genel Şartlarının Teminat Dışında Kalan Halleri düzenleyen A.4.c. m.” İnşaatın tamamlanan veya geçici kabulü yapılan, yahut işverene teslim edilen veya işveren tarafından kullanılan kısımlarında doğrudan doğruya veya dolayısıyla meydana gelecek ziya ve hasarlar,(ancak bu bölümler için, poliçe ile bakım devresi teminatının alınmış olması halinde, ilgili kloz çerçevesinde ek teminat içeriğine giren hasarlar sigortalı sayılır)” şeklinde düzenlenmiştir. Dava konusu sigorta poliçesi incelendiğinde, sigorta süresinin 31.12.2013- 30.06.2014 olarak belirlendiği ve sigorta süresi bitiminde başlamak üzere ayrıca 30.06.2014 - 30.06.2015 tarihleri arasını kapsayan bakım devresi teminatının yer aldığı görülmüştür.
Dava konusu hasarın ise 04.03.2014 tarihinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında mevcut 21.03.2014 tarihli tespit bilirkişi raporu incelendiğinde, olay tarihinde yerinde inceleme yapılarak ve resimlendirilerek düzenlendiği ve mağazanın 4.katında çatı tecridi yapılan yerin tespiti için 5 ton su havuzlaması yapıldığının, 5 ton su test için birden bırakıldığında mağazanın tavanından geçen tesisat bakım kapağının patlamasına neden olduğunun, sızan suların mağazada hasar meydana getirdiğinin tespit edildiği belirtilmiştir. Yine dosya kapsamında mevcut 12.06.2014 tarihli ekspertiz raporu ile de, sigortalı AVM içerisinde yapımı devam eden sinema açık teras izolasyonunun kontrolü için teras tahliye kanallarının kapatılarak terasın tamamen su ile doldurulduğu,test sırasında sızıntı olmadığının anlaşılması ile tahliye kanallarının açıldığı, hızla tahliye olan suyun ...
tavan arasındaki dirsek üzerinde oluşturduğu baskı sonucu dirseğin yerinden çıktığı ve hasarın meydana geldiği, hasar bedelinin 204.322,31 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça sözü edilen 04.08.2014 tarihli ekspertiz raporunda ise, ... podyum gider borusunun patlaması sonrası borudan sızan suların sigortalı mağazasında hasara neden olduğu, duruma ilişkin Olay Raporu düzenleyen AVM yetkilileri ile yapılan görüşmede, olay günü ve yakın tarihinde AVM de izolasyon testi vb. inşaat işi yapılmadığı, hadise günü yapılan kontrollerde ... içerisindeki tesisat borusunun patladığı bilgisinin edinildiği tespit edilmiştir. Ne var ki gerek olay günü mahkeme huzurunda yapılan tespit ile çelişmesi gerekse diğer ekspertiz raporunda mağaza içindeki su hasarının yine teras bölümünden hızla tahliye olan suyun mağaza tavan arasındaki dirsek üzerinde oluşturduğu baskı sonucu oluştuğunun açıklanmış olması karşısında, 04.08.2014 tarihli rapordaki tespitin kabulü mümkün görülmemiştir.
Keza ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyeti raporunda da tüm raporlar değerlendirilerek, hasarın AVM binasının teras su izolasyonunun testi amacıyla terasın su doldurulması, bilahare bu suyun tahliyesi için tahliye kanal kapaklarının kontrolsüz açılması sonucunda tahliye borularında öngörülenin üzerinde basınç meydana gelmesine bağlı olarak ...nın tavanından geçen tahliye kanalı dirseğinde oluşan kopmaya bağlı mağazayı su bastığı şeklinde tespit yapılmış olup, buna göre hasarın meydana geliş şekline ilişkin çelişkili bir durumun söz konusu olmadığının, hasarın henüz inşaatın tamamlanmadığı bir dönemde sigorta süresi içinde meydana geldiğinin ve teminat kapsamında olduğunun kabulü gerekmiştir.
Hasar bedeli ise 12.06.2014 tarihli ekspertiz raporunda 204.322,31-TL ve 04.08.2014 tarihli ekspertiz raporunda 105.549,92-TL olarak tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti raporunda ise 04.08.2014 tarihli ekspertiz raporunun tüm hasarlı imalatları kapsamadığı (örneğin hasarlı alçıpan asma tavan ve bir kısım hasarlı mobilya imalatları gibi), bu nedenle değerlendirmenin tespit raporu ve 12.06.2014 tarihli ekspertiz raporlarındaki bulgulara dayalı olarak yapıldığı, tespit raporunda bir ürüne ilişkin birim fiyatın hatalı tespit edilmiş olduğu, bunun haricindeki birim fiyatların olay tarihindeki piyasa fiyatları ile uyumlu olduğu, tespit raporu ile tespit edilmiş metraj değerleri aynen alınarak inşaat imalatları yönünden hasar bedelinin 89.732,25- TL ve elektrik işleri yönünden ise 114.925.50- TL olmak üzere toplam 204.657,75-TL olarak hesaplandığı belirtilmiş olup, davalı tarafın gerçek hasar bedelinin tespit edilmediği yönündeki itirazına da itibar edilmemiştir.
Bu durumda davalı dosya kapsamında mevcut İhtiyati Reasürans Bülteni uyarınca %50 reasürans hissesi oranında hasar bedelinden sorumludur. Öte yandan dava rücuen tazminat davası olup, dava konusu alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. O halde ilk derece mahkemesince denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporuna itibar edilerek davanın kabulü yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 6.978,62- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.744,65- TL harcın mahsubu ile bakiye 5.233,97- TLnin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 35,35- TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
20/02/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267314 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi