6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müteselsil kefilin rücu takibinde yetkili icra dairesinin tespiti

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2286 E. 2020/673 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Davacının nitelemesi: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Müteselsil kefiller ve asıl borçluya karşı açılan rücu davasında/icra takibinde yetkili icra dairesi, HMK 6. madde uyarınca davalının yerleşim yeri esas alınarak belirlenir. Davalı birden fazla ise HMK 7/1 uyarınca dava, davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde/icra dairesinde açılabilir; bu kapsamda takibe konu edilmemiş olsa da diğer müteselsil borçlulardan birinin yerleşim yerinin takibin yapıldığı yer olması, o icra dairesini yetkili kılar. İcra dairesinin yetkisine itiraz incelenirken sadece davalı olarak gösterilenlerin değil, tüm müteselsil borçluların yerleşim yeri dikkate alınmalıdır.

Ele alınan sorunlar

İcra dairesinin yetkisi ve yetkili icra dairesinde takip yapılmasının dava şartı olup olmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, kefil sıfatıyla ödeme yapan müvekkilinin TBK uyarınca rücu hakkına sahip olduğunu, para borcunun alacaklıya götürülüp ödenmesi gerektiğinden ifa yerinin alacaklının adresi olduğunu, borçlulardan birinin (Sarıyer) adresi İstanbul olduğundan takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 67. madde uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takip yapılması dava şartıdır ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması şartıyla mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır. İİK 50. madde yollamasıyla icra dairesinin yetkisi HMK'nın yetki hükümlerine göre belirlenir. Taraflar arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi yoktur; davacı ile diğer davalılar dava dışı banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefildirler. Borcu ödeyen müteselsil kefilin diğer müteselsil kefiller ve asıl borçluya rücu davasında HMK 6. madde uyarınca genel yetkili mahkeme ve icra daireleri, davalının yerleşim yeri mahkemeleridir. Getirtilen sicil kayıtlarına göre davalı şirketlerden bir kısmının merkezi İzmir, bir kısmının Ankara, bir kısmının İstanbul/Anadolu yargı çevresinde ise de, itirazın iptali davası açılmayan borçlu şirketin tescilli merkezinin Sarıyer olduğu ve Sarıyer'in takibin yapıldığı İstanbul icra dairesinin yargı alanında bulunduğu anlaşılmaktadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz incelenirken tüm borçluların yerleşim yeri dikkate alınmalıdır. HMK 7/1 uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir; dava sebebine göre kanunda davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse davaya o yer mahkemesinde bakılır. Somut olayda HMK 7/1 uyarınca yetkili bulunan İstanbul icra dairelerinde takip yapıldığı anlaşıldığından, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Müteselsil kefiller/borçlular arasındaki rücu takibinde icra dairesinin yetkisinin belirlenmesinde, takip borçlusu olarak gösterilmeyen ama müteselsil sorumlu olan diğer borçluların yerleşim yerinin de HMK 7/1 kapsamında dikkate alınması gerektiğine ilişkin değerlendirme, benzer çok taraflı kefalet/rücu uyuşmazlıklarında yetki itirazlarının çözümü için emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
İİK 67 uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takip yapılması dava şartıdır; icra dairesinin yetkisi HMK'nın yetki hükümlerine göre (İİK 50 yollamasıyla) belirlenir. Müteselsil kefiller/borçlular arasındaki rücu takibinde genel yetkili yer, HMK 6 uyarınca davalının yerleşim yeridir; davalı birden fazla ise HMK 7/1 uyarınca davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesi/icra dairesi de yetkilidir ve bu belirlemede takip borçlusu olmasa da müteselsil sorumlu diğer borçluların yerleşim yeri dikkate alınır.
Dava şartı
itirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde takip yapılmış olması

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali müteselsil kefalet rücu hakkı icra dairesinin yetkisi dava şartı genel yetki ortak yetki (HMK 7/1)

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67İİK 50 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 6HMK 7/1HMK 10HMK 114/2HMK 115HMK 353(1)a-4 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89 · BK — BK 73

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2286

KARAR NO 2020/673

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/07/2018

NUMARASI 2018/205 Esas 2018/733 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden )

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/07/2020

Dava şartı yokluğundan davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş'nin Ankara Ticari şubesi arasında imzalanan 25/05/2015 tarihli 143.750.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi ile 30.000.000.-TL bedelli genel kredi sözleşmesine de davalıların ve davacının müteselsil kefil olduğunu, hesapların katedildiğini, müteselsil kefil sıfatıyla toplam 8.854.162,27 TL ödeme yaptığı, ödemeden sonra diğer kefillerden ve asıl borçludan tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalıların icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, icra dairesinin yetkisine ve borca itirazın haksız olduğunu belirterek ...l ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyadaki davalıların itirazının iptaline icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... dışındaki davalılar vekili; davalı ..., ... A.Ş, ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş'nin adresinin Ankara, ... .A.Ş, ...'nin adresinin İstanbul/ Sancaktepe olduğunu ... A.Ş'nin kurulu olduğu adresin İzmir olduğu, ihtilafın İzmir'de yapılmakta olan bir inşaat işiyle ilgili olup HMK 10. Maddesi gereğince sözleşmenin ifa yerinin İzmir olduğu ortak yetkili mahkemenin İzmir olduğu inşaat sözleşmesinin ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasında imzalandığını,anılan sözleşmede İzmir Mahkemelerinin yetkili kılındığını bu nedenle davanın öncelikle yetki yönünden reddi gerektiğini ileri sürmüş,inşaatın tamamlanamadığını ve ... A.Ş tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle müvekkillerinin bankaya karşı yükümlülüklerini yerine getiremediğini ve zarara uğradıklarını beyanla davanın haksız olup reddi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalılarca süresi içinde usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olup, bu itirazın HMK 6. maddesi çerçevesinde yerinde ve geçerli bir itiraz olarak kabul edildiği, yetkisiz icra dairesinde yapılan bir takip üzerine açılan itirazın iptali davasında, yetkili icra dairesinde yapılmış olan icra takibinin varlığına ilişkin dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın HMK 114/2, 115. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bankaya kefil sıfatıyla ödeme yapan müvekkili şirketin TBK'da yer alan kefilin rücu hakkı düzenlemesi uyarınca asıl borçluya karşı alacaklı konuma geldiğini ve diğer kefillere karşı da rücu hakkına haiz olduğunu, para borcunun alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan ifa yerinin alacaklının adresi olduğunu, takip borçlularından ... A.Ş.'nin adresi Sarıyer olduğundan İstanbul Adliyesinde başlatılan icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatıldığının kabulü gerektiğini ileri sürürek ,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İİK 67.m. uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takip yapılması dava şartı olup, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması şartıyla mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. İİK 50. maddesi yollamasıyla icra dairesinin yetkisinin belirlenmesinde HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Genel yetki kuralını düzenleyen HMK’nun 6.maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir. Aynı yasanın 10.maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.Sözleşmenin ifa edileceği yer ise, 6098 sayılı TBK’nun 89(818 sayılı BK’nun 73.) maddesine göre tespit edilmelidir. Buna göre borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir.

Aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.Somut olayda taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmamaktadır. Nitekim davalı ... ..A.Ş ile dava dışı banka arasında akdedilen bir genel kredi sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı ile diğer davalılar davadışı banka ile imzalanan sözleşmede müteselsil kefilidirler. Borcu ödeyen müteselsil kefilin diğer müteselsil kefiller ve asıl borçluya rücuu davasında HMK 6.madde uyarınca genel yetkili olan davalının ikametgahı mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.Getirtilen sicil kayıtlarına göre;bir kısım davalı şirketlerin şirket merkezinin İzmir ,bir kısmı Ankara ,bir kısmı da İstanbul /Anadolu Adliyesi yargı alanında bulunmaktadır.Ancak itirazın iptali davası açılmayan davalı borçlu ...

AŞ nin tescilli şirket merkezi adresinin Sarıyer bulunduğu anlaşılmaktadır.Sarıyer ilçesi takibin yapıldığı İstanbul İcra Dairesinin yargı alanındadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz incelenirken tüm borçluların yerleşim yerinin dikkate alınması gerekmektedir. HMK 7(1) maddesi " davalı birden fazla ise dava,bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.Ancak,dava sebebine göre kanunda ,davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse ,davaya o yer mahkemesinde bakılır" hükmünü haizdir. Somut olayda HMK 7/1 maddesi uyarınca yetkili bulunan İstanbul( Çağlayan) İcra Dairelerinde takip yapıldığı anlaşılmakla, yetkili icra dairesinde takip yapılmaması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş , davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)a-4 m.

uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2018 Tarih 2018/205 Esas 2018/733 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile, HMK.'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 07/07/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/266912 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.